Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ekolojik Geri Dönüşüm Nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Ekolojik Geri Dönüşüm Nedir?

Dünyamız her gün gün daha fazla atık maddeye maruz kalıyor. Peki, ekolojik geri dönüşüm buna engelleyebilir mi? Geri dönüşüm ile dünyamızı koruyup yeni nesillere daha aydınlık ve temiz bir çevre bırakabilir miyiz? Geri dönüştürülmüş ürünler halk ve çevre sağlığı için ne ifade ediyor?

Kullanılmış ve bir daha kullanılmayacak maddelerin işlenmesine ve tekrar tüketici kullanımına sunulmasına kısaca geri dönüşüm adını veriyoruz. Günümüzde kâğıttan plastiğe, camdan metale kadar pek çok ürün geri dönüştürülebilir özelliğe sahip. Önemi ise bu noktada ortaya çıkıyor. Geri dönüştürme hareketi, dünyamızın ve çevremizin çöplüğe dönmesine engel oluyor. Geri dönüşümün önemini kavramak ve geri dönüştürülmüş ürünler hakkında daha bilinçli olmak için öncellikle bu kavramları detaylı bir şekilde irdelememiz gerekiyor.

Ekolojik Geri Dönüşüm Nedir?

Ekoloji Nedir?

En temel ifade ile ekoloji, organizmalar ve çevreleri arasındaki etkileşimin bilimsel analizidir. Ekoloji bilimi, dünyamızı saran birçok ekosistemi anlamamıza yardımcı oluyor. Elbette iyileştirmemiz ve dünyamızı temiz tutmamız açısından da faydaları saymakla bitmez. Bu çalışma alanı biyoloji ve yeryüzü bilimleri ile disiplinler arası bir bağlantı kuruyor.

Yunanca yurt, ev, yaşanılan yer anlamına gelen “oikos” ve söz, söylem anlamlarındaki “logos” kelimelerinin birleşimi ekoloji günümüzde hem hayvanların hem de bitkilerin yaşayışlarını, yaşama alanlarını, bulundukları çevrenin etkilerini ve dönüşümlerini inceliyor. Özellikle son yıllarda yapılan araştırmalarda ise artık kaçış noktası olmayan bir gerçeği gözler önüne seriyor. Bu gerçek; hızlı insan yaşamının bir sonucu olan pek çok ürünün kullanım sonrası işlevini yitirdiğinde dünyamıza verdiği zarardır. İşte ekolojik geri dönüşüm burada devreye giriyor.

Ekolojik geri dönüşüm bir “yaşam planı”dır. Sadece hayvanlar ve bitkiler için değil insan yaşamı için de büyük bir öneme sahip. Çünkü dünya, hepimizin ortak yuvası. Bu dünyayı kirletici etki gösteren her nesne ve çöp; çevreyi kirlettiği kadar insan yaşamını da olumsuz yönde etkiliyor. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz çağda dünyamızı koruyacak hareketleri devam ettirmek son derece hassas bir konu. Burada geniş çaplı düşünmeliyiz. Bize çok ufak görünen bir eylem dahi büyük dönüşümlerin bebek adımlarını oluşturur. Yani herkesin ortak görevleri arasında ekolojik geri dönüşüme önem vermek ilk sıralarda geliyor. Nasıl mı?

Çok basit! Nasıl büyük firmalar, üretim sırasında halk ve çevre sağlığını düşünüyorsa bireylerin de bu konuda eşit derecede hassas olmaları gerekiyor. Bu hassasiyet ise çok ufak detaylarda yatıyor. Örneğin aldığınız ürünlerin içeriğini ne kadar biliyorsunuz? Geri dönüştürülmüş ürünler kullanmanın önemine hâkim misiniz? Bu ve daha birçok soruyu kendinize sorarak siz de temiz bir dünya ve temiz bir gelecek için elinizi taşın altına koyabilirsiniz.

Geri Dönüşüm Nedir?

Geri Dönüşüm Nedir?

Yeniden değerlendirebilme imkânı tanıyan atıkların çeşitli işlemler sonucunda üretim sürecine tekrar dahil olmasına geri dönüşüm adı verilir. Yani kullanıldıktan sonra atığa dönüşen kâğıt, cam, metal ya da plastik gibi malzemelerin fiziksel ve kimyasal işlemler sonrasında yeniden imalat sürecine kazandırılmasıdır. Bir nevi dünyadaki atık oranını azalır. Bu atıklar yeniden şekillendirilerek insan yaşamına kazandırılır. Peki, geri dönüşüme ilk ne zaman ihtiyaç duyduk insanlık olarak biliyor musunuz? Savaşlar sonucu çıkan kaynak sıkıntıları ile geri dönüşüme olan ihtiyacımız ortaya çıkmıştır.

Atık çöp miktarını azaltmak ve gereksiz kullanımı önlemek geri dönüşüm hareketinin başlıca sebepleri arasındadır. Katı atıkların taşınması ve depolanması gibi sorunları da engeller. Dolayısıyla ekolojik geri dönüşüm insan yaşamı için bünyesinde pek çok avantajı barındırır. Sonuç olarak her tüketicinin bu konuda bilinçli hareket etmesi, daha temiz bir dünya için gereklidir.

Geri Dönüşüm Nasıl Yapılır?

Geri dönüştürülecek malzemeye göre işlemler değişkenlik gösterir. Genel olarak çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemleri içermektedir. Kademeli olarak yapılan işlemler şu şekildedir:

  • Değerlendirilebilir atıkların ayrıştırılarak toplanması
  • Bu atıkların cinslerine göre sınıflandırılması
  • Fiziksel ve kimyasal işlemlerle atıkların dönüştürülmesi ve kullanılabilir forma getirilmesi
  • Geri dönüştürülen malzemelerin yeni bir ürünle ekonomiye kazandırılması

Peki, tüm bu işlemler insanlığa ne mi kazandırıyor? İlk olarak doğal kaynaklarımızı koruyoruz. Atıkların sebep olduğu karbon salınımı azalıyor. Enerji ve su tasarrufu sağlanır. Düzenli çöp depolama tesislerinin kullanım ömrü uzar. Ekolojik geri dönüşüm hareketi, insanlığın geleceğe yaptığı bir yatırımdır. Ekonomiye katkı sağlamakla kalmaz istihdam alanı yaratır. Sonuç olarak nereden bakarsak bakalım günümüzün modern yaşantısında geri dönüşüm umutlu bir gelecek için adeta bir zorunluluktur.

Ekolojik Geri Dönüşüm Nedir?

Ekolojik Geri Dönüşümün Çevreye ve Ekonomiye Katkıları Nelerdir?

Çevresel ve ekonomik olarak ekolojik geri dönüşüm birçok katkı sağlar. İlk olarak dünya daha temiz bir yer haline gelir. Çünkü çevremizdeki atık oranı azalır. Tüm gereksiz enerji kullanımlarının önüne geçilmektedir. Artık herhangi bir işlevi olmayan ve kullanmadığımız maddeler, ekonomiye yeniden kazandırılmaktadır. Bu da birçok farklı alanda çeşitli istihdam alanları yaratır.

Üretim için hammadde arayışı büyük ölçüde azalır. Karbon salınımının iklim değişikliği, sera etkisi gibi olumsuz etkileri azaltılmaktadır. Hava ve çevre kirliliğinin önüne geçilir. Ekolojik geri dönüşüm ile orman, su gibi insan ve canlı hayatını birebir etkileyen kaynaklar korunur.

Neden Geri Dönüşüme Önem Vermeliyiz?

Sonsuz tüketim alışkanlıkları çağımızın başlıca sorunları arasında geliyor. Durmadan tüketirken geride bıraktıklarımızı ise pek sık düşünmüyoruz. Dünyaya ve aslında kendimize; gelecek nesillere ne kadar zarar verdiğimizin bilincinde olmak ise çok önemli bir konu. Hepimiz bu dünyanın bir tüketicisiyiz. Modern yaşamda devamlı kullandığımız ve kullanmak zorunda olduğumuz; işlevi bitince ise attığımız yüzlerce ürün var. Bu durumda ne yapmalıyız? İşte geri dönüştürülmüş ürünler burada devreye giriyor. Bilinçli tercihlerimizle bu ürünleri kullanmak hem kendi sağlığımız hem çevre temizliği hem de dünyanın geleceği için çok hassas seçim.

Çünkü siz bu içeriği okurken bile yüzbinlerce ürünün kullanım ömrü doluyor ve çöplerde yerlerini alıyor. Eğer ekolojik geri dönüşüme önem vermezsek dünyamız maalesef bir çöp deposundan farksız olacak. Bu yüzden çöpe attığınız her atık kadar kullandığınız her ürün büyük bir öneme sahip. Nitekim siz de geri dönüştürülmüş ürünler kullanarak daha temiz bir dünya yaratabilir ve kendi geleceğiniz için ilk adımı atabilirsiniz.

Ekolojik Geri Dönüşüm Nedir?

Select’in %100 Geri Dönüştürülmüş Ürünleri ile Tanışın!

Günümüzde birçok bilinçli marka geri dönüşümün ne kadar önemli olduğunun farkında. Bu kapsamda üretim sürecinde hem çevre sağlığını hem de kullanıcı memnuniyetini ön planda tutuyorlar. İşte Select de bu markalar arasında yer alıyor.

%100 geri dönüştürülmüş selülozdan üretilen Select Nature ürünlerini Ofix’te en uygun fiyatlarla bulabilirsiniz. Ofix her zaman olduğu gibi hem sizi hem cebinizi hem de rahatınızı düşünüyor. Ekolojik geri dönüşüm teknolojisi ile tek bir ağaç dahi kesilmeden üretilen konforlu Select ürünleri, temizlik ürünleri kategorisinde sizlere sunuluyor. Yeni nesil Select Nature temizlik kağıtları ile tanışabilirsiniz. Satış sitemizden doğa dostu ürünleri kaliteli bir şekilde satın alabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler