Bizi Takip Edin

Lifestyle

Çift taraflı bant nedir ve nasıl kullanılır?

Yayınlandı

tarihinde

Çift taraflı bant nedir ve nasıl kullanılır diye merak ediyorsanız, Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz. Bant siparişlerinizi Ofix.com'dan verebilirsiniz.

Montaj işleri ve dekoratif düzenlemelerde en sık kullanılan araçların başında çift taraflı bantlar gelir. Her iki yüzeyinde yapıştırıcı bulunan bu ürünler, diğer bant çeşitleriyle yapamayacağımız işleri kolaylaştırır. Aynı zamanda da yüzeylere ve objelere zarar vermeden istediğimiz sonuçları almamızı sağlar. Piyasada farklı özellik ve ebatta birçok çift taraflı bant çeşidi bulmak mümkün. Bu ürünlerin temel özelliklerini bilirsek hem alışveriş sırasında doğru ürünleri seçebiliriz, hem de seçtiğimiz ürünleri daha etkin şekilde kullanabiliriz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, çift taraflı bantlar hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Çift taraflı bant nedir?

İki yüzeyi birbirine tutturmak için kullanılan en önemli araçların başında bantlar gelir. Günlük hayatımızda kullandığımız bantlar genellikle tek yüzeyi yapışkanlı şeffaf bantlardır. Kağıt yüzeyleri birbirine tutturmak, defter kaplamak, yüzeylere kağıt ve benzeri objeleri tutturmak için şeffaf bantları tercih ederiz. Şeffaf bantlardan farklı olarak çift taraflı bantlar, her iki yüzeyi yapıştırma özelliğine sahip bantlardır. Bu ürünlere çift taraflı bant denilmesinin nedeni de buradan gelir. Her iki yüzeyinde yapıştırıcı bulunan çift taraflı bant çeşitleri, diğer bant çeşitleriyle yapamayacağımız işleri yapmamıza yardımcı olur. Örneğin duvara tablo asmak veya çeşitli montaj işleri için çift taraflı bant kullanmayı tercih ederiz. Duvar ve diğer yüzeylerde kalıcı iz bırakmayan çift taraflı bant çeşitleri, delme veya çivileme yapmaksızın mekanlarda istediğimiz dekoratif düzenlemeyi gerçekleştirmemizi sağlar. 

Çift taraflı bant ne işe yarar?

Çift taraflı bant çeşitleri daha çok montaj işleri ve dekoratif düzenlemelerde kullanılır. Bu ürünlerin her iki tarafında da yapıştırıcı madde olduğu için objeler yüzeye sıkıca yapışır, ayrıca bir yapıştırıcı kullanmaya gerek kalmaz. Çift taraflı bant kullanımında iki yüzey arasında hava boşluğu kalmadığı için yapışma işlemi güçlü şekilde sağlanır. Kullanıldıkları alanlarda basınca dayanıklı yüzeyler oluşturan çift taraflı bantlar, yapılan montaj işleri ve dekoratif düzenlemeler sırasında yüzeylerin ve objelerin zarar görmesini önler. İstenildiği takdirde yüzeylerden ve objelerden kolayca sökülebilen bu ürünler, mekanlarda istenilen değişikliği yapmaya imkan tanır. Bu nedenle çift taraflı bant çeşitleri, montaj ve dekorasyon işleriyle uğraşan firmaların sabit giderleri arasında yer alır. Evlerde ve ofislerde de çekmecenin bir köşesinde bulundurulmak istenen ürünlerden biridir.

Duvara tablo asmak istediğinizde, çivi ve çekiç kullanmanız durumunda duvar delinir. Tablonun yerini değiştirmek istediğinizde duvardaki delik nedeniyle istenmeyen görüntülerle karşılaşabilirsiniz. Üstelik, bazı duvarlara çivi çakmak ciddi ölçüde zor olabilir. Binanın inşasında kullanılan yapı materyallerinin niteliğinden dolayı duvara çivi çakmakta zorluk çekebilirsiniz. Matkap kullanımı da yine hem zahmetli olabilir, hem de duvara kalıcı zarar verebilir. Bu gibi durumlarda duvara tablo ve benzeri objeleri monte etmek için çift taraflı bant kullanmayı tercih edebilirsiniz. Bu sayede duvara çivi çakma konusunda herhangi bir sorunla karşılaşmadan montaj işlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Montaj işlerinde çift taraflı bant kullanmak yüzeye zarar vermediği için, olası bir taşınma durumunda yüzeyleri eski haline getirme sorunundan da kurtulmanızı sağlar. 

Çift taraflı bant çeşitleri nelerdir?

En çok kullanılan çift taraflı bant çeşitlerinin montaj bandı, çift taraflı köpük yapışkanlı bant, çift taraflı filmik bant ve çift taraflı ağ dokulu bant olduğunu söyleyebiliriz. Bu ürünlerin yanı sıra çift taraflı tissue bant, suda eriyen bobin ekleme bandı, ağ takviyeli sızdırmazlık bantları da bu grupta talep gören ürünler arasında yer almakta. Bunların yanı sıra, çift taraflı bantlarda kullanılan yapıştırıcının niteliğine göre farklı çeşitlerden de bahsetmek mümkün. Örneğin çift taraflı akrilik bantlar, hemen tüm montaj ve dekorasyon işlerinde rahatlıkla kullanılabilecek bir ürün grubudur. Bu ürünlerle plastik, cam, ahşap, PVC gibi yüzeylerde başarılı sonuç elde etmek mümkün. Diğer taraftan, çift taraflı bant türleri içinde uzunluk ve kalınlığa göre farklı ayrımlar da yapılabilmekte. Piyasada genel olarak ince ve orta kalınlıktaki çift taraflı bant çeşitlerinin daha fazla rağbet gördüğünü söyleyebiliriz.

Çift taraflı bant nasıl kullanılır?

Çift taraflı bant kullanırken öncelikle yüzeyi ve objeyi hazırlamalı, gerekiyorsa temizliğini sağlamalısınız. Objeyi yüzeye hangi noktadan yapıştıracağınıza doğru şekilde karar verirseniz, yapıştırma işleminizi tekrarlamak zorunda kalmazsınız. Doğru noktayı belirlemek için objenin arka kısmında ölçüm ve işaretleme yapabilirsiniz. Objeyi ister yatay konumda, isterseniz dikey konumda yüzeye yapıştırabilirsiniz. Her iki durumda da objenin ağırlık noktasını tespit eder ve çift taraflı bandı bu nokta üzerine uygularsanız, objeniz yüzeyde daha düzgün şekilde durur. Ağırlığın eşit dağıtılmaması durumunda uygulamanın hemen ardından olmasa bile bir süre sonra kaymalar oluşabilir. Bu gibi durumlarda da uygulamayı tekrarlamanız gerekebilir. Doğru noktalara yapacağınız uygulamaları ise uzun süre sorunsuz şekilde kullanabilirsiniz. 

Çift taraflı bant kullanımı sırasında uygulama yapacağınız yüzeyin kuru olması ve içeride hava kabarcığının kalmaması gerekir. Yüzeyde hava kabarcığı bırakmamak için uygulama sırasında ürünü sıvayabilir, hava kabarcıklarını çıkarabilirsiniz. Fakat sıvama işlemi sırasında fazla sert olmayan cisimler kullanmalısınız. Aksi durumda bant yüzeyinde aşınma meydana gelir ve yapıştırma işleminden istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Çift taraflı bantlarda yapıştırıcının kullanım anına kadar bozulmaması için silikonlu kağıt kullanılır. Bu malzeme aynı zamanda da ürünün temiz kalmasını sağlar. Çift taraflı bant kullanımı sırasında uygulamanın hemen öncesine kadar silikonlu kağıdı çıkarmamalısınız. Çıkardıktan sonra ise fazla beklemeden uygulamayı gerçekleştirmelisiniz. Silikonlu kağıttan çıkarıldıktan sonra uzun süre havayla temas eden ürünler, yapıştırma işlemi sırasında etkin sonuçlar vermeyebilir.

Çift taraflı bant kullanırken nelere dikkat etmek gerekir?

Çift taraflı bantlar, yapıştırıcılık özelliği yüksek bantlardır. Bu özellikleri sayesinde tamir, montaj, tutturma, asma ve sabitleme işlerini kolayca yapmaya olanak sağlar. Bununla birlikte, kullanım sırasında bazı güçlüklere sahiptirler. Çift taraflı bant kullanırken her şeyden önce, ürünü iyi tanımalı ve diğer bant çeşitleri ile bir tutmamalısınız. Nitekim diğer bant çeşitleri, herhangi bir yanlış uygulama sonucunda yüzeyden çıkarılıp tekrar uygulanabilir ürünlerdir. Çift taraflı bant çeşitlerinde ise ürünü tekrar uygulamak hem zordur, hem de etkisini kaybetmesine neden olur. Kullanacağınız ürünü iyi tanır ve özelliklerini bilirseniz, kullanımdan kaynaklı hatalardan henüz baştan kurtulursunuz. 

Çift taraflı bant çeşitleri içinde köpük bantlar, sızdırmazlık özelliği yüksek bantlardır. Suyun yanı sıra hava koşullarına karşı da yüksek direnç gösteren bu ürünler, montaj işlerinin yanı sıra otomotiv ve mobilya sektöründe de sıkça kullanılır. Fakat bununla birlikte, olası bir yanlış kullanım durumunda hatayı düzeltmeyi zorlaştırıcı bir etki gösterir. Bu nedenle, çift taraflı köpük bant kullanırken çok daha dikkatli olmanız gerekir. Herhangi bir yanlış uygulama yapılması durumunda ise yeni bir uygulama yapmadan önce yüzeyi ve yapıştıracağınız objeyi iyice temizlemelisiniz. Yüzeyde veya objede kalıntı kalması durumunda yapacağınız yeni uygulamadan istediğiniz sonuçları alamayabilirsiniz. Köpük bantların yanı sıra çift taraflı polyester bantlar da yapıştırıcılık özelliği yüksek bantlardır. Bunları kullanmadan önce yüzeylerde hassas ölçümler yapmalı, temizliği sağlamalı ve tüm işlemler sırasında dikkatli olmalısınız.

Ofis dostu çift taraflı bantlar Ofix’te!

Çift taraflı bantlar hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği çift taraflı bant çeşitlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Vege Çift Taraflı Bant 12 mm x 25 m

Listemizin ilk sırasında, Vege çift taraflı bant 12 mm x 25 m var. Ve-Ge markasının bant çeşitleri ambalaj bantları, çift taraflı montaj bantları, endüstriyel ve teknik bantlar, kırtasiye tipi bantlar ve klişe montaj bantları şeklinde 5 başlık altında toplanmakta. Bunlar içinde çift taraflı montaj bantları, özellikle PVC, PT, PP ve benzeri yüzeylerde yapıştırma ihtiyaçlarına hızlı ve pratik çözümler sunuyor. 

Selko Çift Taraflı Montaj Bandı 18 mm x 2 m

Listemizin ikinci sırasında, Selko çift taraflı montaj bandı 18 mm x 2 m var. Kuvvetli yapıştırma ve hızlı uygulama özelliğine sahip bu ürünler şeffaf silikon bant özelliğine sahip. Her iki tarafı akrilik yapıştırıcıya dayandırılmış güçlü çözücü ile kaplı bu ürünler, piyasada bulunan pek çok tutkal türüne iyi bir alternatif niteliğinde. Montaj işlerinin yanı sıra kaplama ve iki taraflı sabitleme işleri için de son derece kullanışlı bu ürünleri, herhangi bir bant kesiciye ihtiyaç duymadan kullanabilirsiniz.  

Pattex 1483609 Çift Taraflı Montaj Bandı 19 mm x 1.5 m

Listemizin üçüncü sırasında, Pattex 1483609 çift taraflı montaj bandı 19 mm x 1.5 m var. Bu ürünler de yine montaj işlerinizi duvarı delmeden yapmanız için iyi bir alternatiftir. Duvara pano veya çerçeve asmak, banyo ve mutfak aksesuarlarını seramik veya fayans yüzeylere sabitlemek gibi işlerde bu ürünleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Neme dayanıklı ve güçlü yapısı sayesinde uzun süreli kullanım imkanı sunan bu ürünler, iç ve dış mekanlarda kullanım için uygun özellikte. Her türlü ahşap, seramik, metal, taş, plastik, sıva ve beton üzerinde bu ürünleri kullanabilirsiniz. 

Ofix’te satışı devam eden diğer çift taraflı bant çeşitlerini inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler