Bizi Takip Edin

Lifestyle

Feng Shui Ofis Masa Düzeni

Yayınlandı

tarihinde

Feng Shui ofis masa düzeni konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Zaman ne kadar hızlı geçiyor, öyle değil mi!?… Yeni yılı karşılamaya hazırlandığımız günler sanki dün gibi. Oysa, Ocak ayını çoktan yarılamışız bile… Ofix takviminde bu ayı ofis masa düzeni ayı ilan ettik. Online alışveriş rehberiniz Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, bu ayın ruhuna uygun bir şekilde, Feng Shui ofis masa düzeni konusunu ele alacağız.

Feng Shui felsefesi nedir?

Önce biraz Feng Shui felsefesinden bahsedelim efendim. Çincede “rüzgar” ve “su” sözcüklerinden oluşan Feng Shui, insan ve çevre arasındaki ilişki hakkında birtakım görüş ve düşüncelerden oluşan eski bir Çin felsefesi. İnsanın ancak çevresiyle uyumlu olduğu zaman mutluluğu yakalayabileceğini anlatan bu felsefe, mekanın düzenleniş şeklinin insan mutluluğuyla doğrudan bir ilişkisi olduğunu savunuyor. 

Feng Shui felsefesine göre insanın özünde bulunan hayat enerjisi (chi), mekanda belli bir düzen içinde dolaşabildiği zaman yükseliyor, bu olmadığında düşüyor. Nesnelerin belli bir düzene göre yerleştirilmesi, bu enerjiyi beslemekte. Bu düzen ve hareket, yukarıda bir örneğini sunduğumuz Bagua haritalarıyla gösteriliyor. Mekanda düzen içinde hareket edemeyen enerji, kargaşaya yol açıyor. Ve bu kargaşa, kendi hayat enerjimizin yanı sıra başkalarının da hayat enerjisini düşürüyor.

Yüzlerce yıl Çin’de imparatorların güçlerini ve halk üzerindeki etkilerini arttırmak için kullanılan Feng Shui felsefesi, günümüzde dünyanın pek çok coğrafyasında mekan düzenleme sanatı olarak uygulanmakta. Gerek ev içi, gerekse ev dışı alanlarda dekorasyon konusunda en sık başvurulan kaynaklardan biri haline gelen bu felsefenin ofis dekorasyonu ve ofis masa düzeni konusunda da pek çok uygulaması mevcut. Bu uygulamalarla gerçekleştirilmek istenen esas amaç, eşyaların konumunu belirli kurallar çerçevesinde belirleyerek başarı ve mutluluk düzeyini yükseltmek.

Feng Shui Ofis Masa Düzeni

Çeşitli uygulamaları hakkında günümüzde çok sayıda seminer verilmekte. Özellikle de iş hayatında alan yönetimi çok önemli olduğu için, bu tür bilgiler iş verenler ve ofis çalışanları için faydalı olabilir. Feng Shui felsefesinin diğer uygulamalarını başka yazılarımıza bırakarak biz bu yazımızda, Feng Shui ofis masa düzeni uygulamasını açıklayacağız. Bu uygulamada ofis masası için 9 küçük kareden oluşan Feng Shui alanları oluşturmanız gerekiyor.

1. Bölge: Zenginlik ve Bereket

Ofis masanızın sol ön kısmını oluşturan bu bölge, refah seviyenizi temsil etmekte. Bu kısma bir yeşil bitki, cam veya kristal eşya, değerli bir obje veya ofis bilgisayarınızı yerleştirebilirsiniz. Objelerin renginin mor olması enerjinizi yükseltecektir. Bu kısımda kullanacağınız objeler, ofis aydınlatma sisteminiz içinde ışıktan yararlanma şeklinizi etkilememeli. Işığı kesmeniz durumunda oluşacak loş ortam iş veriminizi azaltacaktır.

2. Bölge: Ün ve Şöhret

Ofis masanızın 2. bölgesi, iş ortamı veya toplum içindeki konumunuzu yansıtacak eşyaların yer alması gereken bölümdür. Bu kısma kartvizitlik, üzerinde adınız ve konumunuzun yazılı olduğu kalemlik ya da aldığınız ödül veya madalyalar gibi objeleri yerleştirebilirsiniz. Kullanacağınız dekoratif objelerin rengi ise kırmızı olmalı. Fakat, bu rengi yoğun miktarda kullanmamalısınız. Belirli bir düzeye kadar kırmızı rengi, özgüven ve özsaygınızı yükseltir. Bu düzeyin üzerine çıktığınızda ise karşı taraf üzerinde öfke duygularının uyanmasına yol açabilirsiniz. Ki bu da aslında, iş hayatında olmasını istemeyeceğimiz durumların başında gelmekte.

3. Bölge: Aşk ve Evlilik

Feng Shui ofis masa düzeni içinde 3. bölge aşk ve evlilik alanı. Bu kısımda, romantik çağrışımlar yapan objeler kullanabilirsiniz. Güzel bir çerçeve içinde, sevgilinizle çektirdiğiniz bir fotoğraf, taze çiçekler ya da başka birtakım romantik objeler bu kısımda olmalı. Renk tercihi içinse pembe uygun bir seçim.

4. Bölge: Sağlık ve Aile

Feng Shui ofis masa düzeni içinde aile fotoğraflarınızı koymanız gereken alan 4. bölgedir. Çerçeve tercihinizin ahşap olması daha isabet olur. Doğal ahşap çerçeve içinde bir aile fotoğrafı, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanıza yardımcı olacaktır. Kullanmak isteyeceğiniz diğer objeler içinse renk tercihiniz yeşilden yana olmalı.

5. Bölge: Merkez

Feng Shui ofis masa düzeni içinde 5. bölgeyi, gün içinde yerine getirmeniz gereken işler için genellikle boş bırakabilirsiniz. Burada kullanacağınız sarı renkli objeler ise çalışmalarınız sırasında motivasyonunuzu yükseltecektir.

6. Bölge: Çocuklar ve Yaratıcılık

Çocuklarınızı hatırlatan veya size çocukluğunuzu hatırlatan objeler için bu kısmı kullanabilirsiniz. 6. bölge ayrıca, Feng Shui ofis masa düzeni içinde yaratıcılık yeteneğinizi güçlü bir şekilde kullanmanızı sağlayacak eşyaları koymanız gereken kısımdır. Örneğin not defterleri, karalama defterleri veya ajandalar ya da çizim defterleri bu kısımda olmalı. Renk içinse açık mavi ilk tercihiniz olmalı. Bu kısımda ayrıca, seramik bir kupa içinde renkli kalemler de kullanabilirsiniz. Bu gibi detaylar, yaratıcılık yeteneğinizi işinize yansıtmanıza katkı sağlayacaktır.

7. Bölge: Bilgi ve Kişisel Gelişim

Ofis ortamı içinde bilgilerinizi tazelemek ya da bilmediğiniz konularda yararlanmak için kullanacağınız eşyalarınız bu kısımda yer almalı. Her al elinizin altında olmasını isteyeceğiniz referans kitaplar ya da bu gibi eşyalarınızı 7. bölgede bulundurursanız, çalışmalarınız sırasında özgüven ve motivasyon duygularınızı arttırabilirsiniz. Bu kısımda ayrıca, bilgece söylenmiş sözlerin yer aldığı değişik objeler de kullanabilirsiniz. Renk tercihi içinse önceliğiniz kahverengi olmalı.

8. Bölge: Kariyer Yönetimi

Ofis ortamı içinde yaptığınız işleri daha sağlıklı sürdürmenizi sağlayan araç ve gereçler 8. bölgede olmalı. Feng Shui ofis masa düzeni içinde bu kısım, kariyer planlarınız için en önemli kısmı ifade ediyor. Bu bölgede günlük planlarınız yanı sıra kariyer hedeflerinizi de sürekli hatırlamanızı sağlayacak post-it’ler kullanabilirsiniz. Renk tercihi içinse önceliğiniz mavi olmalı. Gün içinde hemen tüm işlerinizi online olarak yapmaktaysanız, zaman kazandırması için notebookunuzu da bu bölgeye koyabilirsiniz.

9. Bölge: Sosyal İlişkiler ve Seyahat

Ofis masanızın sağ alt köşesini ifade eden 9. bölge, Feng Shui ofis masa düzeni içinde sosyal ilişkilerinizi veya seyahatlerinizi yansıtan fotoğraf veya değişik birtakım objeler için en uygun alan. Tatilde gittiğiniz veya gitmek istediğiniz yerleri hatırlatan objeler, gelecek planları konusunda heyecan ve motivasyon duygularınızı yükseltecektir. Bu kısım için renk tercihiniz ise gri olmalı. Ayrıca, yönetici konumunda bulunanlar için 9. bölge, çok önemli bir güç bölgesidir. Bu bölgenin etkin bir şekilde düzenlenmesi, çalışanlar üzerindeki etki gücünü arttırmakta.

Okumaya Devam Et
2 Yorum

1 Yorum

  1. zehra

    27 Mayıs 2022 saat 13:07

    Merhabalar. bu düzenlemeyi L biçimli masalar için de yapabilir miyiz? çalışma masamın sağ tarafı L olacak şekilde uzatılmış.

    • Editör

      27 Mayıs 2022 saat 13:08

      Merhabalar, Feng Shui masa düzeninde L masalar için farklı bir düzenleme mevcut değil. Çalışma masanızın sağ kısmında da aynı düzeni oluşturabilirsiniz.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler