Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Kalemtıraşlar

Yayınlandı

tarihinde

Kalemtıraşlar hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Yazı ve çizim çalışmalarında kullanılan ahşap kalemlerin ucunu açmayı sağlayan kalemtıraşlar eğitim ve iş hayatında sürekli el altında bulundurulmak istenen kırtasiye ürünlerinden biridir. İster kurşun kalemler olsun, isterse renkli ahşap kalemler, kullanım sırasında bu ürünlerin uçları kalınlaşır veya kırılabilir. Böyle durumlarda kalemtıraş kullanarak kalem ucunu açmak gerekir. Piyasada farklı ihtiyaçlara uygun şekilde üretilen çok sayıda kalemtıraş bulmak mümkün. Tüm kalemtıraş çeşitleri aynı işleve sahip olsa da aralarında nitelik ve kalite bakımından önemli farklar mevcuttur. Kalemtıraş türlerini bilir ve ihtiyaçlarınıza en uygun ürünü seçerseniz, ahşap kalemlerinizi daha etkin şekilde kullanabilirsiniz. Bu sayede yazı ve çizim çalışmalarınızda daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, kalemtıraşlar hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız ve Ofix’te en çok sipariş verilen kalemtıraşlardan ilk üçte yer alan ürünleri kısaca tanıtacağız. 

Kalemtıraş nedir?

Kalemtıraşı kısaca, ahşap kalemlerin ucunu açmak için kullanılan kırtasiye ürünü şeklinde tanımlayabiliriz. Kalem açacağı olarak da bilinen kalemtıraşta genellikle paslanmaz çelikten üretilen bir kesici kısım ile onu tutan plastik veya metal bir gövde mevcuttur. Kesici kısım sayesinde ahşap kalemlerin ucunu açan veya sivrilten kalemtıraşlar, gövdede bulunan deliğe yerleştirilen kalemin döndürülmesiyle işlevini yerine getirir. Kurşun kalemler başta olmak üzere renkli kalemler, teknik çizim kalemleri, makyaj kalemleri gibi birçok ahşap kalem çeşidinin kullanımı sırasında kalemtıraşa ihtiyaç duyulur. Eğitim hayatında öğrencilerin kalem kutuları içinde mutlaka yer bulan kalemtıraşlar, iş hayatında da ofis masası veya çekmecesinde bulundurulmak istenen ürünlerden biridir. Yaptığınız iş ne olursa olsun ahşap kalem kullanıyorsanız, iyi bir kalemtıraşı kalemliğinizde veya çekmecenizde bulundurmanız gerekir. 

Kalemtıraş ne zaman icat edildi?

Ahşap kalemlerin icadı 18. yüzyılda gerçekleşmiş olsa da kalemtıraşın icadı 19. yüzyılda gerçekleşti. Tarih içinde kullanılan yazı araçlarının uçlarını sivriltmek için çakı, bıçak veya jilet gibi materyaller kullanılmaktaydı. Ahşap kalemlerin icadından sonra bu materyaller, kalemlerin uçlarını açmak veya sivriltmek için de kullanıldı. Kalemtıraşın icadı, 1828 yılında Fransız matematikçi Bernard Lassimone tarafından gerçekleştirildi. Kalemtıraşın patentini alan ilk kişi Lassimone oldu. Lassimone‘un icat ettiği kalemtıraşta, ahşap kalemin ucunu törpülemek için bir ahşap blogun içinde birbirine 90 derece açıyla yerleştirilmiş iki adet metal eğe vardı. Bu basit düzenek sayesinde Lassimone, kurşun kalem kullanımını kolaylaştırdı ve yaygınlaştırdı. Tanıtımı ilk olarak 24 Aralık 1829 tarihinde yayınlanan Le Constitutionnel gazetesinde yapılan bu düzenek, kalemtıraşın hem tanınmasını sağladı, hem de geliştirilmesinin önünü açtı. 

Bernard Lassimone‘un buluşu kısa sürede büyük ilgi gördü ve yeni kalemtıraş çeşitlerine ilham kaynağı oldu. 1837 yılında Cooper & Eckstein tarafından patenti alınan styloxynon isimli araç, Lassimone‘un icadını biraz daha kullanışlı hale getirdi. Kurşun kalemleri bıçak veya benzeri araçlarla sivriltmeye oranla çok daha pratik çözümler sunan bu araçlar, aynı zamanda da bileme teknolojilerinin evrimini hızlandırdı. 1840’lı yıllardan itibaren bu konu üzerinde araştırmalar yapan bilim insanları sayesinde kalemtıraşlar hızlı bir gelişim ivmesi yakaladı. ABD’de kalemtıraş için ilk patent, 1855 yılında Walter K. Foster tarafından alındı. Elektrikli kalemtıraşlar ise ilk olarak 1917 yılında kullanıcıların beğenisine sunuldu. 20. yüzyılda versatil (mekanik) kalemlerin icat edilmesiyle birlikte kalemtıraşlara ilginin bir miktar azaldığını söyleyebiliriz. Fakat bununla birlikte kalemtıraşlar, ahşap kalem kullananlar için hâlâ önemini koruyan bir kırtasiye ürünüdür. 

Kalemtıraş nasıl yazılır?

Kalemtıraşla ilgili en fazla merak edilen konulardan biri, kalemtıraşın nasıl yazıldığıdır. Öyle ki, internet kullanıcılarının kalemtıraşla ilgili aramalarında “Kalemtıraş nasıl yazılır?” sorusu ve “kalemtıraş tdk” araması geniş bir yer tutmakta. Kalemtıraş sözcüğü, bileşik bir sözcüktür ve bu nedenle kalem ile tıraş sözcükleri bitişik yazılır. Fakat kalemtıraşın çoğu zaman kalem tıraş şeklinde ayrı yazıldığını görmekteyiz. Bileşik sözcükler ayrı yazıldıklarında farklı anlamlara gelir. Söz gelişi, ayakkabı ile ayak kabı aynı şey değildir. Kalemtıraşı da kalem tıraş şeklinde değil, kalemtıraş şeklinde yazmak gerekir. Ayrıca, tıraş sözcüğünü traş şeklinde yazmak da doğru değildir. Farsça teraş sözcüğünden gelen tıraş sözcüğü, bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, onu yontma anlamına gelir. Bu bakımdan kalemtıraş sözcüğü, kalemi yontan veya kaleme biçim veren aracı ifade eder. 

Sözcüğün ayrı yazılması gereken tek durum, kalemi tıraş etmek şeklinde fiil kullanımıdır. Fakat bu kullanım yerine kalemi açmak, sivriltmek veya inceltmek gibi ifadeler tercih edilmekte. Dolayısıyla, kalem tıraş makinesi yazım şekli doğru bir yazım şekli değildir, kalemtıraş makinesi şeklinde yazılması gerekir. Diğer taraftan, kalemtraş makinesi yazım şekli de doğru değildir, tıraş sözcüğünün içindeki “ı” harfini atlamamak gerekir. Ancak ne var ki, bu hatalı yazım şekillerinin internette sıkça kullanıldığını, hatta bazen ürün isimlerinde bile yer bulabildiğini görüyoruz. Dahası, bazen doğru ve yanlış kullanım şekillerinin bir arada kullanıldığını da görmekteyiz. Ki bu durum, konuya ilişkin bir kafa karışıklığını yansıtmakta. Doğru kullanım şekilleri yaygınlaştıkça, hatalı kullanım şekillerinin azalmasını diliyoruz. 

Kalemtıraş çeşitleri nelerdir?

Piyasada en sık rastlanan kalemtıraş çeşitleri manuel kalemtıraş, kollu kalemtıraş ve hazneli kalemtıraş olmak üzere üçe ayrılır. Kalemtıraş çeşitleri içinde tek delikli ve küçük boy kalemtıraşlar, kullanım kolaylığı ve fiyat avantajı nedeniyle daha fazla tercih edilir. Çift delikli kalemtıraşlar ise tercihe göre kalemi daha kısa veya daha uzun ve sivri açmaya imkan tanır. Kalemtıraşı kullandıktan sonra çöplerin etrafa dökülmesini istemeyen kullanıcılar için hazneli kalemtıraşlar iyi bir seçim olabilir. Kollu kalemtıraşlar ise ofis ortamında hem kullanım kolaylığı, hem de temizlik açısından pratik çözümler sunabilir. Masaüstü kalemtıraş olarak da bilinen kollu kalemtıraşlar, gün içinde fazla sayıda ahşap kurşun kalemin ucunu açmak durumunda kalan kullanıcılara daha az efor sarf etme olanağı sağlar. Aynı zamanda da çöplerin dağılmasını önler ve çevreyi temiz tutar. 

Kalemtıraş çeşitleri içinde ayrıca otomatik kalemtıraş, elektrikli kalemtıraş, pilli kalemtıraş gibi farklı ürünlerden de bahsedilebilir. Otomatik kalemtıraşlar, elektrikle veya pille çalışır. Başka deyişle, elektrikli kalemtıraşlar ve pilli kalemtıraşlar aslında otomatik kalemtıraş çeşitleri içinde yer alır. Bu ürünlerin içinde özel birtakım devreler ve mekanik parçalar mevcuttur. Bu nedenle fiyatları diğer kalemtıraşlara göre daha pahalıdır. Kaleminizi açmak için enerji sarfiyatında bulunmak istemiyorsanız, diğer kalemtıraş çeşitlerine yönelebilirsiniz. Ofis için gerekiyorsa masa tipi kalemtıraş çeşitleri içinde kalite ve uygun fiyat avantajına sahip ürünler iyi bir seçim olabilir. Masa tipi kalemtıraş çeşitleri için kullanılan çevirmeli kalemtıraş, büyük kalemtıraş veya jumbo kalemtıraş ifadeleri ayrı bir tür olmayıp, masa tipi kalemtıraşları ifade etmektedir. 

Kalemtıraş alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Her üründe olduğu gibi kalemtıraş alırken de bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Bu konuda öncelikle, ihtiyaçlarınızı netleştirmeniz gerek. Eğer gün içinde kalemtıraşa fazla ihtiyaç duymuyorsanız, tek delikli ve küçük boy bir kalemtıraş sizin için iyi bir seçim olabilir. Kalemtıraşlar arasında en çok talep gören ürünler de bunlardır. Fakat kalemtıraşa sıkça ihtiyaç duyuyorsanız, kollu veya hazneli kalemtıraşlar daha doğru bir seçim olabilir. Kollu ürünler sayesinde kalemtıraş kullanmanız kolaylaşır ve hızlanır. Daha az efor sarf ederek kalemlerinizin ucunu açabilirsiniz. Hazneli ürünler de yine, kalem çöplerinin etrafa yayılmasını önler. Ürünün türüne karar verdikten sonra kullanılan materyalin türüne ve rengine karar verebilirsiniz. Kalemtıraşlarda daha çok plastik ve metal gövde kullanılmakta. Metal gövdenin daha dayanıklı olduğunu söyleyebiliriz. Renk çeşitlerinde ise geniş bir yelpaze bulunmakta. Kendi zevkinize göre hemen her renkte bir kalemtıraş bulabilirsiniz. 

Ofis dostu kalemtıraşlar Ofix’te!

Kalemtıraşlar hakkında paylaştığımız bu bilgilerin ardından yazımızın bu kısmında, online ofis marketiniz Ofix’te en çok sipariş verilen kalemtıraşlardan ilk üçte yer alan ürünleri kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tiko 362 Plastik Kalemtıraş

Listemizin ilk sırasında, Tiko 362 plastik kalemtıraş var. Bu ürünler, okulda veya işyerinde basit ve hazneli bir kalemtıraş arayan kullanıcılarımız için iyi bir seçim olabilir. Plastik gövdeye sahip sarı renkli bu ürünleri kullanarak ahşap kalemlerinizin uçlarını dilediğiniz şekilde açabilir veya sivriltebilirsiniz. Kırtasiye dünyasında Tiko kalemtıraş modelleri uygun fiyat avantajı ve kalitesiyle öne çıkmakta. Eğitim ve iş hayatında rahatlıkla kullanılabilecek  

Faber-Castell 94730 Yedekli Metal Kalemtıraş

Listemizin ikinci sırasında, Faber-Castell 94730 yedekli metal kalemtıraş var. Yazı araç ve gereçleri alanında 250 yıldan uzun süredir faaliyet gösteren Faber-Castell markası, tüm ürünlerinde olduğu gibi kalemtıraşlar için de kaliteli çözümler sunuyor. Faber-Castell kalemtıraş çeşitlerini hemen her kalem kutusu veya ofis çekmecesinde görebilirsiniz. Metal gövdeli ve yedekli bu ürünler, kalem açmak için hem öğrenciler, hem de ofis çalışanları için en uygun seçeneklerden biri. Eğer haznesiz bir ürün sizin için yeterli olacaksa, tercihinizi bu ürünlerden yana kullanabilirsiniz.  

Bigpoint 986 Kollu Plastik Kalemtıraş

Listemizin üçüncü sırasında, Bigpoint 986 kollu plastik kalemtıraş var. Eğer gün içinde çok sayıda ahşap kalemi açmanız gerekiyorsa ve bu iş için fazla efor sarf etmek istemiyorsanız, bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Kollu plastik kalemtıraş çeşitleri özellikle kalabalık ofislerde kalem açma ihtiyaçlarına kolay çözümler sunuyor. Aynı zamanda da kalem çöplerinin etrafa yayılmasını önlemekte.  

Ofix’te satışı devam eden diğer kalemtıraş çeşitlerini inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler