Bizi Takip Edin

Lifestyle

Papatya çayının faydalarını biliyor musunuz?

Yayınlandı

tarihinde

Papatya çayının faydaları hakkında önemli bilgiler Ofix Blog'da...

Sakinleştirici ve yatıştırıcı etkisi Antik dönemden beri bilinen papatya çayı, ülkemizde en sevilen bitki çaylarından biri. Bileşimindeki faydalı maddeler sayesinde mide ve bağırsak sorunlarına iyi gelen, spazm çözücü özelliği olan, kan şekerini dengeleyen, romatizmal hastalıklara iyi gelen papatya çayının daha pek çok faydasından bahsetmek mümkün. Papatya çayı aynı zamanda zayıflamak isteyenlerin de en fazla tercih ettiği bitki çaylarından biri. “Papatya çayı zayıflatır mı?” sorusu arama motorlarında her gün binlerce kullanıcı tarafından soruluyor. Aynı şekilde, “Papatya çayı ne işe yarar?” sorusu da internet kullanıcıları tarafından sıkça soruluyor. Antioksidan etkisi yüksek olan papatya çayının birçok sağlık sorununa iyi gelmesi, konuya ilişkin soruların artmasına yol açıyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, papatya çayının faydaları konusunu ele alacağız. Papatya çayının faydaları nelerdir, diye merak ediyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Papatya nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse papatya, çayırlarda ve ekinler arasında kendiliğinden yetişebilen, boyu 50 cm’ye kadar ulaşabilen, gövdesi çok dallı ve yaprakları beyaz, ortasında sarı kömeçli çiçeği bulunan bileşik parçalı bir kır bitkisidir. Bilimsel adı anthemis nobilis olan bu bitkinin hem adı, hem de çiçeği halk arasında papatya olarak adlandırılmakta. Papatya bitki çayı faydaları hakkında tarih boyunca sayısız inceleme yapılmış. Anavatanı Türkiye olan ve şifalı bitkiler arasında değerlendirilen papatyanın faydalarından tarih boyunca pek çok alanda yararlanılmış. Örneğin güzelliğiyle tarihte adından sıkça bahsettiren Kleopatra, papatyadan etkin bir şekilde yararlanabilmek için papatya özlerinden sabun yaptırmış ve bu sabunu her gün kullanmış. Papatya çayının yatıştırıcı etkisini arttırmak için melisa çayıyla birlikte tüketilmesi de değerlendirilmiş. Papatya ve melisa çayı, geleneksel tıpta yatıştırıcı olarak kullanılan en eski bitki çayları içinde yer almış. 

Tarih boyunca papatya çayı en çok sakinleştirici ve yatıştırıcı etkisi nedeniyle tercih edilmiş. Bunun yanı sıra hazımsızlık sorunlarına karşı da papatya çayı sıkça kullanılmış. “Papatya çayı mideye iyi gelir mi?” sorusu günümüzde de internet kullanıcıları tarafından sıkça sorulan sorulardan biri durumunda. Buna bağlı olarak, “Papatya çayı günde kaç kez içilir?” sorusu da merak edilen konulardan biri. Bütün bitki çaylarında olduğu gibi papatya çayını da günde 2 bardaktan fazla tüketmemek gerekir. Dahası, papatya çayının zararları konusunda da dikkatli olmak gerekir. Nitekim, hamilelerin ve kronik bir hastalığı olanların papatya çayını günde 1 bardak bile tüketmeleri sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Çünkü papatyadaki etken maddelerin ilaçlarla etkileşime girmesi zehirlenmeye yol açabilmekte. Ayrıca, papatya çayının uyku getirici özelliği olduğu için araç kullanmadan önce içilmemesi gerekir. Eğer herhangi bir nedenle uzun süre araç kullanmanız gerekiyorsa, papatya çayından uzak durmanızda yarar var. 

Papatyanın bileşiminde hangi maddeler vardır?

Papatyanın bileşiminde uçucu yağlar, fenolik bileşikler, amino asitler, salisik asitler ve yağ asitleri ile tanen, glikozit, azülen, bisabolol, chamuzelen, cadinen, cholin, fernesen, geroniol, triptofan, terpenler ve pitosterin gibi faydalı maddeler bulunmakta. Bu bileşiminden dolayı tarih boyunca bitkisel tedavi amacıyla kullanılan papatya bitkisi, günümüzde daha çok bitki çayı olarak tüketilmekte. Papatya çayı faydaları ve zararları ile iyi tanınması gereken bitki çaylarından biridir. Papatya çayı doğru şekilde hazırlandığında ve tüketildiğinde papatyanın faydalarından daha etkin bir şekilde yararlanmak mümkündür. Yanlış hazırlama ve tüketim şekilleri ise papatya çayı yan etkileri oluşumuna neden olabilir. Diğer bitki çaylarında olduğu gibi, papatya çayını da kaynatarak değil, demleyerek hazırlamak gerekir. Kaynatılarak hazırlandığı zaman papatyanın bileşimindeki birçok etken madde işlevini yitiriyor. Aynı zamanda da toksik etki yaratabiliyor. 

Papatya çayının faydaları nelerdir?

Papatya hakkında paylaştığımız bu bilgilerin ardından, papatya çayının faydaları hakkında bazı noktalara kısaca temas edeceğiz. Fakat şu noktayı özellikle vurgulayalım. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri açısından faydalı bilgilerdir. Herhangi bir hastalığın tedavisi için öneri niteliğinde değildir. Nitekim bitki çayları bir ilaç olmadığı gibi, herhangi bir hastalığı yalnızca bitki çaylarıyla tedavi etmek de mümkün değildir. Herhangi bir hastalığınız varsa, papatya çayının faydaları konusunda daha etkin sonuçlar almak için hekiminize danışmanızı öneririz. Eğer herhangi bir ilaç kullanıyorsanız, papatyanın zararları ile karşılaşmamak için hekiminize danışmanızda yarar var. Bu bağlamda örneğin, “Papatya çayı tansiyonu yükseltir mi?” diye merak ediyor olabilirsiniz. Papatya çayının tansiyonla doğrudan bir ilişkisi olmamakla birlikte, çeşitli ilaçlarla birlikte kullanılması durumunda tansiyonu yükselttiğini söyleyebiliriz. Bu gibi konularda en doğru bilgileri hekiminizden alabilirsiniz. 

Sindirime yardımcı olur.

Papatya çayının faydaları listemizin ilk sırasında, sindirime yardımcı olma etkisi var. Bileşimindeki uçucu yağlar, fenolik bileşikler ve amino asitler sayesinde papatya çayı, yemekten sonra tüketildiğinde mide ve bağırsakları rahatlatır. Hazma yardımcı olur ve hazımsızlık şikayetlerini azaltır. Papatya çayındaki bisabolol maddesi ülsere iyi gelirken, azülen maddesi mide yanmasına iyi gelir. Hazımsızlık şikayetleriniz eğer yemeğin hemen ardından başlıyorsa, yemekten sonra tüketeceğiniz 1 bardak papatya çayıyla bu şikayetlerinizden kurtulabilirsiniz. Fakat 2 günden uzun süren şikayetleriniz için mutlaka hekiminize başvurmalısınız. Papatya çayının antispazmodik ve antienflamatuar özellikleri de yüksektir. Bu sayede mide ve bağırsak kramplarının tedavisinde de faydalı olabilir. Günlük düzenli papatya çayı tüketimiyle huzursuz bağırsak sendromu, mide bulantısı, kas spazmı gibi şikayetlerinizde de iyileşme sağlayabilirsiniz. 

Kan şekerini dengeler.

Papatya çayının faydaları listemizin ikinci sırasında, kan şekerini dengeleme etkisi var. Papatya çayı zayıflatıyor mu, diye merak ediyorsanız, buna kısmen evet cevabını verebiliriz. Fakat zayıflamanın tek bir değişkene bağlı olmadığını unutmamak gerekir. Gün içinde kan şekerinde meydana gelen düzensizlikler, şeker metabolizmamızın olumsuz etkilenmesine yol açar. Ve bu durum, insülin direncinden diyabete kadar birçok hastalığa zemin hazırlar. Papatya çayıyla ilgili yapılan bilimsel araştırmalara göre papatya özütleri, şeker metabolizmasına zarar veren enzimlerin oluşmasını engelleyici özelliğe sahip. Bu sayede papatya çayı, insülin salgılanmasını destekler ve kan şekerindeki ani değişimlere karşı etkin bir koruma sağlar. Papatya çayının şeker içermemesi de bu bağlamda önemli bir avantajdır. Bununla birlikte, diyabet hastasıysanız ve insülin tedavisi görüyorsanız, papatya çayını kullanmadan önce hekiminize danışmanızı tavsiye ederiz. Çünkü insülin tedavisinde kullanılan etken maddeler ile papatya özütleri arasındaki etkileşimi hekiminizin değerlendirmesi gerekir. 

Sakinleştirir ve sinirleri yatıştırır.

Papatya çayının faydaları listemizin üçüncü sırasında, sakinleştirici ve sinirleri yatıştırıcı etkisi var. Papatya çayının bu etkisini henüz ilk yudumda hissedebilirsiniz. Kendinizi gergin ve sinirli hissettiğiniz zamanlarda papatya çayıyla sakinleşebilir, sinirlerinizi yatıştırabilirsiniz. “Papatya çayı sakinleştirir mi?” sorusu öteden beri papatya çayıyla ilgili en çok merak edilen konulardan biridir. İyi bir sakinleştirici olan papatya çayındaki fenolik bileşikler ve yağ asitleri sayesinde hem kas ve iskelet sisteminizde, hem de sinir sisteminizde sakinleşme sağlayabilirsiniz. Bu bağlamda, “Papatya çayı ne zaman içilmeli?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Papatya çayını kendinizi gergin ve sinirli hissettiğiniz zamanlarda tüketebilirsiniz. Aç veya tok, sabah veya akşam papatya çayı tüketimi arasında önemli bir fark yok. Papatya çayını kas ağrılarınız için kullanmayı tercih ediyorsanız, öncesinde ılık bir duş yapabilirsiniz. Bu sayede papatya çayı etkileri kas ve iskelet sisteminizde daha güçlü şekilde ortaya çıkacaktır. 

Uyku sağlığını korur.

Papatya çayının faydaları listemizin dördüncü sırasında, uyku sağlığını koruma etkisi var. Papatya çayının yarattığı sedatif etkiler, beyinde bulunan pineal bezinden salgılanan ve uyku hormonu olarak bilinen melatoninin üretimini desteklemekte. Özellikle triptofan amino asidi, melatonin salgılanmasına yardımcı oluyor. Melatonin ayrıca, eklemlerin gelişmesine de katkı sağlamakta. Papatya çayıyla ilgili en sık sorulan sorulardan biri olan “Papatya çayı uyku getirir mi?” sorusuna evet cevabını verebiliriz. Papatya çayı uyku konusunda en doğru tercihlerden biridir. Gün içinde yaşadığınız strese bağlı olarak artan kortizol seviyeniz, papatya çayındaki etken maddeler sayesinde azalır, kaslarınız gevşer. Bu sayede uykuya daha kolay dalabilirsiniz. Eğer uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız, yatmadan yarım saat önce papatya çayı tüketebilirsiniz. Fakat, 2 haftadan uzun süren uyku bozukluğu şikayetiniz varsa hekiminize başvurmanızı tavsiye ederiz. 

Ses kısıklığına iyi gelir.

Papatya çayının faydaları listemizin beşinci sırasında, ses kısıklığına iyi gelme etkisi var. Papatya çayının ses tellerimiz üzerindeki onarıcı ve yumuşatıcı etkisini henüz ilk yudumda hissedebilirsiniz. Özellikle toplantı öncesinde tüketeceğiniz 1 bardak papatya çayıyla ses tellerinizi açabilir, sesinizi daha iyi kullanabilirsiniz. Papatya çayı ayrıca, sedatif etkileri sayesinde toplantı stresini üzerinizden atmanıza yardımcı olur ve vücudunuzu sakinleştirerek toplantıya hazırlar. Her gün papatya çayı içmek sesinizi daha iyi kullanmak konusunda önemli başarılar elde etmenize yardımcı olur. Bununla birlikte, çayınız çok sıcak olmamalı. Aksi durumda ses telleriniz zarar görebilir. Ayrıca kronik ses kısıklığı şikayetiniz varsa ve herhangi bir ilaç kullanıyorsanız, papatya çayını tüketmeden önce hekiminize danışmalısınız. Mevsim geçişlerine bağlı olarak ses kısıklığı şikayeti yaşıyorsanız, sesinizi açmak için papatya çayı iyi bir tercih olabilir.  

Papatya çayının faydaları içinde ayrıca, şu etkilerden de bahsedilebilir. Cildin canlı ve parlak görünmesini sağlar, saç köklerini besler, saç kaşıntısını giderir. Sinüzite karşı etken maddelere sahiptir. Âdet sancılarına iyi gelir. Vücut direncini yükseltir. Kemik erimesini yavaşlatır, kemik yoğunluğunun artmasını sağlar. Menopoz sancılarını yatıştırır. Karaciğeri temizler. Sabahları oluşan mide bulantısını giderir. Ağız iltihaplarının iyileşmesini kolaylaştırır, diş eti hastalıklarını önler. Diğer taraftan, papatya çayının faydaları konusunda en fazla merak edilen konulardan biri de “Papatya çayı ve melisa çayı karıştırılır mı?” sorusudur. Papatya çayının özellikle sedatif etkileri söz konusu olduğunda bu karışımın etkili olduğu düşünülmekte. Oysa, bitki çaylarını karıştırarak tüketmenin çeşitli yan etkileri olmakta. Hangi amaçla olursa olsun, bitki çaylarını birbirine karıştırarak tüketmemenizi tavsiye ederiz. Eğer papatya çayından istediğiniz sonuçları alamıyorsanız, sedatif etkiler konusunda bir diğer alternatif olarak melisa çayını değerlendirebilirsiniz. 

Editörün Tavsiyesi: Doğadan Bitki Çayı Papatya 1.2 g x 20 Adet

Papatya çayının faydaları konusunda paylaştığımız bu bilgilerin ardından, Doğadan bitki çayı papatya 1.2 g x 20 adet ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Bitki çayları söz konusu olduğunda poşet çaylar en sık tercih edilen tüketim şekillerinden biridir. Dökme çaylara oranla hazırlanması ve tüketilmesi daha kolay olan bu ürünler, evde veya ofiste bitki çayı tüketimini kolaylaştırmakta. Yukarıda bahsettiğimiz şikayetleriniz için hekim gözetiminde alacağınız diğer önlemlerle birlikte papatya çayı tüketmeniz faydalı olabilir. Papatya çayı için Doğadan bitki çayı papatya 1.2 g x 20 adet ürünümüz iyi bir seçim olabilir. Bu ürünleri doğru demlemek için önce bardağa poşeti koymalı, ardından sıcak suyu üzerine yavaşça dökmelisiniz. Suyu ekledikten sonra ürünü bardağa 8-10 kez batırıp çıkararak papatya çayınızı tüketime hazır hale getirebilirsiniz. Ürünü 2 dakikadan fazla bardağın içinde tutmamalısınız. Aksi durumda toksik etkiler oluşabilir. Paket içi miktarı 20 adet olan bu ürünleri günde 2 bardaktan fazla tüketmemeniz gerektiğini de özellikle belirtelim. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler