Bizi Takip Edin

Lifestyle

Saç dökülmesini önlemek için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Saç dökülmesini önleme yolları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Saç dökülmesi, çeşitli nedenlere bağlı olarak hemen her yaşta görülebilen en yaygın sağlık sorunlarından biridir. Kişinin sosyal ilişkilerine ve psikolojik durumuna zarar veren bu sorun, başka birtakım sağlık sorunlarının habercisi de olabilir. Saç dökülmesine karşı etkin bir mücadele verebilmek için her şeyden önce, saç dökülmesinin nedenlerini ve çözüm yollarını bilmek gerekir. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, saç dökülmesi konusunu ele alacağız ve saç dökülmesini önleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Saçlar neden dökülür?

Öncelikle biraz saç dökülmesinden bahsedelim efendim. Saç dökülmesinin birçok nedeni olabilir. Bu nedenler arasında genetik nedenler, mevsim geçişleri, demir eksikliği, hormonal bozukluklar, sağlıksız beslenme, yoğun stres, hamilelik, kimyasal maddeler ve kemoterapi gibi nedenler üst sıralarda yer alıyor. Sağlıklı bir saç derisinde, günde ortalama 100-150 adet saç telinin dökülmesi normal olarak kabul edilmekte. Saç dökülmeleri mevsim geçişlerinde daha yoğun olmakla birlikte, bu miktarın üzerinde ve 2 aydan uzun sürmesi durumunda bir dermatologa başvurmanızda yarar var. Uzun süreli saç dökülmeleri yalnızca saç derisiyle ilgili olmayıp çeşitli hastalıkların belirtisi olabilir.

Genetik Nedenlere Bağlı Saç Dökülmesi

Saç dökülmesinin nedenleri arasında genetik nedenler ilk sırada yer alıyor. Genetik nedenlere bağlı saç dökülmesi hem kadınlarda, hem de erkeklerde görülse de erkeklerde görülme sıklığı daha fazla. Öyle ki, saç dökülmesi sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 50’sinde genetik nedenler belirleyici oluyor. Bu tür saç dökülmeleri kronik olduğu için ilerleyen yaşla birlikte kellik oluşabiliyor ve kesin çözüm için saç ekimi gerekebiliyor. Saç dökülmesine karşı erken yaşlardan itibaren alınmaya başlanan birtakım önlemler, dökülme hızını yavaşlatabilmekte. Örneğin mezoterapi ve PRP tedavisine bağlı olarak saç dökülmesi yavaşlatılabilmekte.

Mevsim Geçişlerine Bağlı Saç Dökülmesi

Mevsim geçişlerinde vücudumuzda meydana gelen değişimlerden cildimiz olduğu kadar saç derimiz de etkileniyor. Cildin nem dengesinin bozulması ve derideki koruyucu tabakaya zarar veren uygulamalar saçlarda önce kepeklenmeye, ardından kuruluğa ve son olarak dökülmeye yol açabiliyor. Mevsim geçişlerinde saçların canlı ve parlak görünmesi adına yapılan pek çok uygulama, saç derisinde nem kaybı ve yağlanmaya yol açabiliyor, her gün yıkanan saçlar daha fazla dökülebiliyor.

Demir Eksikliğine Bağlı Saç Dökülmesi

Vücudumuzda doku ve hücrelere oksijenin taşınmasında demirin çok önemli bir işlevi var. Daha çok kansızlık olarak bilinen demir eksikliği nedeniyle saç derisi yeterince beslenemiyor ve saçlar dökülebiliyor. Demirin saç derisine faydası o kadar büyük ki, saç dökülmesinin nedeni demir eksikliği olmasa bile demir alımını arttıran kişilerde saç dökülmesinin yavaşladığı bilinmekte. Bununla birlikte, saç dökülmesi şikayetiniz varsa demir takviyesi kullanmadan önce hekiminize başvurmalısınız. Nitekim, demir takviyeleri midede yanma, hazımsızlık ve kabızlık gibi bazı yan etkilere yol açabilmekte.

Hormonal Bozukluklara Bağlı Saç Dökülmesi

Hormonal bozukluklar da yine, saç dökülmesinin nedenleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Hormonal bozukluk yaşayan kişilerde adet gecikmeleri veya düzensizlikleri, aşırı tüylenme, aşırı akne, aşırı kilo alma gibi sorunlar oluşabilmekte. Hormonal bozukluklara bağlı saç dökülmesi önemli bir sağlık sorunu olduğu gibi, başka birtakım sorunların da habercisi olabilir. Bu bulguları bir arada yaşamaktaysanız, vakit geçirmeden bir sağlık kurumuna başvurup kan testi yaptırabilirsiniz.

Sağlıksız Beslenmeye Bağlı Saç Dökülmesi

Sağlıksız beslenme nedeniyle vücutta oluşan vitamin ve mineral eksikliği, saç dökülmesine yol açabilmekte. Özellikle mevsim geçişlerinde artan vücudun enerji ihtiyacını karşılamak adına tüketilen bol karbonhidratlı besinler ve alınan toksik kaloriler saç dökülmesini hızlandırabiliyor. Sağlıksız beslenmeye bağlı olarak vücutta azalan B12 ve D vitaminleri, folik asit, biotin ve çinko seviyesi saç kaybına yol açtığı gibi, saç folikülünden yeni saç üretilmesini de engellemekte.

Yoğun Strese Bağlı Saç Dökülmesi

Yoğun stres altında yaşamak, modern hayatın yarattığı sorunlardan biri. Yoğun stres altında yaşayan kişilerde artan kortikotropin ve kortizol seviyesi, vücudun hemen tüm fizyolojik süreçlerine zarar vermekte. Üstelik yoğun stres, anksiyete ve psikozların tedavisinde kullanılan ilaçlar da saç dökülmesine yol açabilmekte. Hatta, saç kaybının kendisi bile kişide stres ve anksiyete düzeyini arttırdığı için saç dökülmesinde kısır döngü yaratabiliyor.

Hamileliğe Bağlı Saç Dökülmesi

Tıp literatüründe postpartum saç dökülmesi olarak ifade edilen hamilelik sonrası saç dökülmesi, hamilelik dönemi boyunca dökülmesi gerektiği halde dökülmemiş saçların doğumdan 2-3 ay sonra aniden ve hep birlikte dökülmesidir. Hamileliğe bağlı saç dökülmesi, çoğu zaman kendiliğinden durmakta. Fakat kişide başka birtakım sağlık sorunları varsa saç dökülmesi devam edebilir. Bu gibi durumlarda vakit geçirmeden bir dermatologa başvurmak gerekir.

Kimyasal Maddelere Bağlı Saç Dökülmesi

Saçların daha güzel görünmesini sağlamak adına saçlara sürülen jöle, briyantin, saç köpüğü gibi ürünler, içerdiği kimyasal maddelerden dolayı saç derisine zarar verebilmekte. Bu gibi ürünleri kullanıyorsanız, akşam yatmadan önce saçlarınızı mutlaka yıkamalısınız. Saçınıza sürdüğünüz bir ürünü temizlemeden yeni bir uygulama yaptığınızda, saç derinizde oluşan zararlar artıyor ve daha yoğun bir saç dökülmesi oluşabiliyor.

Kemoterapiye Bağlı Saç Dökülmesi

Saç dökülmesinin nedenleri arasında kemoterapiye bağlı saç dökülmesi özel bir durumu ifade etmekte. Kemoterapi alan hastalarda saç dökülmesi kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı için, kemoterapinin sona ermesiyle birlikte saç köklerinde yeni saçlar oluşabilmekte. Kemoterapinin ardından yeni saçlar çıkmaya başlamamışsa, sorunun çözümü için bir dermatologa başvurabilirsiniz.

Saç dökülmesini önlemek için neler yapmak gerekir?

Saç dökülmesini kısaca bu şekilde ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, saç dökülmesini önleme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle vurgulamak istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri olup herhangi bir hastalığın tedavisine yönelik değildir. Saç dökülmesi sorununuz varsa, vakit geçirmeden bir dermatologa başvurmanızda yarar var. Saç dökülmesi sorununuzu çözecek en doğru bilgileri dermatologunuzdan alabilirsiniz.

Sağlıklı beslenmelisiniz.

Saç dökülmesini önleme yolları listemizin ilk sırasında sağlıklı beslenme var. Sağlıklı beslenmeyi belli bir dönemle sınırlamayıp tüm hayatınıza yayarsanız, pek çok sağlık sorununu zaten hiç yaşamazsınız. Sağlıklı beslenmek için kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta, sebze ve meyve, baklagil, sağlıklı yağlar, tam tahıllı besinler ve kuruyemişler çok faydalı. Tüm bu besinleri ölçüsünde tüketirseniz, vücudunuzun protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral ihtiyaçlarını dengeli bir şekilde karşılayarak daha sağlıklı saçlara kavuşabilirsiniz.

Saç köklerinizi beslemelisiniz.

Listemizin ikinci sırasında, saç köklerini beslemek var. Saç dökülmesini önleme yolları içinde saç köklerinizi beslemek için B12 ve D vitaminleri, folik asit, biotin ve çinko bakımından zengin besinleri tüketebilirsiniz. Mevsim şartlarını dikkate alırsanız, bu mevsimde örneğin portakal tüketiminizi arttırabilirsiniz. Portakalın faydaları içinde yer alan kansızlığı azaltıcı etkisi, B12 ve folik asit bakımından zengin bir içeriğe sahip olmasından kaynaklanıyor. Portakal üstelik, C vitamini yönünden zengin olduğu için vücudun demir emilimini arttırıyor ve kansızlıkla mücadeleyi destekliyor.

Saç derinizde kan dolaşımını hızlandırmalısınız.

Saç dökülmesini önleme yolları listemizin üçüncü sırasında, saç derisinde kan dolaşımını hızlandırma var. Saç köklerini besleyen kılcal damarlarda kan akışı yavaşladığında saçlar yeterince beslenemediği için dökülme oluşabiliyor. Saç derinizde kan dolaşımını hızlandırmak için saçlarınıza masaj yapabilir, masaj sırasında zeytinyağı veya hindistan cevizi yağı kullanabilirsiniz. Masajın ardından saçlarınızı ılık suyla yıkayabilirsiniz. Saçlarınızı tararken dişli taraklar yerine tahta tarakları tercih edebilirsiniz.

Saç türünüze uygun şampuan kullanmalısınız.

Listemizin dördüncü sırasında, saç türüne uygun şampuan kullanmak var. Saç türünüze uygun olmayan bir şampuan kullanırsanız, saç derinizin nem ve yağ dengesi bozulur ve saçlarınızın dökülmesini önlemekte zorluk çekersiniz. Oysa kuru saçlar, normal saçlar ve yağlı saçlar için özel olarak üretilen şampuanları kullanarak daha sağlıklı saçlara kavuşabilirsiniz.

Saçlarınızı her gün yıkamamalısınız.

Hangi saç türüne sahip olursanız olun, saçlarınızı her gün yıkamaktan kaçınmalısınız. Saç türünüze uygun bir şampuan kullansanız bile sık yıkanan saçlarda nem ve yağ dengesini korumak zordur. Saç dökülmesini önleme yolları içinde saçlarınızı 2 günde 1 yıkayabilirsiniz. Saçlarınızı temiz ve bakımlı tutmak için her gün yıkamanıza gerek yok.

Saçlarınızı banyodan hemen sonra kurutmamalısınız.

Banyodan hemen sonra saçları kurutmak, saç dökülmesini tetikleyici etkiler yaratabilmekte. Nemli saçlar, kuru saçlara oranla daha dayanıksızdır. Nemli saçlara yapılan uygulamalar saç köklerinin daha fazla zarar görmesine yol açabilir. Banyodan çıktıktan sonra saçlarınızı havluyla iyice kurulamalı, saç kurutma makinesiyle kurutmak için acele etmemelisiniz. Banyodan hemen sonra saçlara fön çekmek de yine, saçların dökülmesine yol açabilmekte.

Saçlarınıza yüksek ısı uygulamamalısınız.

Saça şekil vermek için kullanılan maşa ve düzleştiriciler, yaydıkları yüksek ısı nedeniyle saçlara zarar verebilir ve kırılmalarına yol açabilir. Yüksek ısı nedeniyle saç köklerinizde oluşan tahrişler başka birtakım nedenlerle birleştiğinde saçlarınızın dökülme hızını arttırabilir. Saç dökülmesi sorununuz varsa, saçlarınızı düşük ısıda kurutmaya dikkat etmeli, şekillendirmek için maşa veya düzleştirici kullanmamalısınız.

At kuyruğu ve örgüden kaçınmalısınız.

Saç dökülmesini önleme yolları listemizin sekizinci sırasında, at kuyruğu ve örgüden kaçınma var. At kuyruğu ve örgüler, saçlara ve saç derisine ciddi zararlar verebilmekte. Özellikle de sıkı örgüler nedeniyle saçların nefes alması zorlaşıyor, saç derisinde ve köklerde çeşitli tahrişler oluşabiliyor. At kuyruğu ve örgüden kaçınarak saçlarınızın nefes almasını ve sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
2 Yorum

1 Yorum

  1. seda

    28 Haziran 2020 saat 13:00

    dökülme sürece başlayan sacı durduramazsınız biraz yaşam biraz stres biraz ırsi biraz yediklerimiz içtiklerimiz ama sonuç değişmez ..sonunda saç ekim 🙂

  2. Boyacı

    26 Ocak 2023 saat 00:29

    Bilgi için teşekkürler. Ne yaparsan yap, dökülüyor be başkan.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler