Bizi Takip Edin

Lifestyle

Doğal gaz kaçağı nedir ve nasıl anlaşılır?

Yayınlandı

tarihinde

Doğal gaz kaçağı nedir ve nasıl anlaşılır diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Günümüzde en fazla kullanılan yakıt türlerinden biri olan doğal gaz, güvenli kullanıldığı sürece iyi bir enerji kaynağıdır. Diğer yakıt türlerine göre daha çevreci olan doğal gazın kullanımı sonbahar ve özellikle kış aylarında artıyor. Bununla birlikte doğal gaz kaçağı riskleri de artıyor. Doğal gaz kullanıcılarının büyük bir bölümü aslında bu risklerin farkındadır. Üstelik kaçak risklerine karşı koruyucu önlemleri almak da doğal ve yasal bir yükümlülüktür. Ancak yine de her türlü önleme rağmen doğal gaz kaçakları nedeniyle her yıl özellikle kış aylarında can kayıpları yaşıyoruz. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için doğal gaz kaçağı konusunda farkındalıklarımızı arttırmamız çok önemli. Doğal gaz kaçağının ne olduğunu bilirsek bu gibi durumlarda doğru adımlar atabiliriz. Olası kayıpları da önleyebiliriz. Doğal gaz kaçağının zor fark edilebilir olması, bu konuda kullanıcıların daha bilinçli hareket etmesini gerektiriyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, doğal gaz kaçağı hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Doğal gaz kaçağı nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse doğal gaz kaçağı, doğal gazla çalışan bir sistemde gazın kullanımı gerçekleşmeksizin sistemin dışına çıkarak ortama sızmasıdır. Doğal gazla çalışan sistemlerde aslında sızıntıyı önleyecek mekanizmalar mevcuttur. Ancak birçok nedenden dolayı bu mekanizmalar işlevini yerine getiremediğinde doğal gaz kaçağı oluşur. İster kombi olsun, isterse ocak, tesisatın özellikle ısıtma ve yakma ünitesinin bakım ve temizlik işlerinin ihmali doğal gaz kaçağına neden olabilir. Ayrıca baca temizliği ihmal edildiğinde doğal gaz ortama sızabilir. Baca borusu yerinden çıkan, gaz sensörü arızalı veya devre dışı kalan sistemlerde kaçak riski yüksektir. Yetkisiz kişiler tarafından yapılan ve yönetmeliklere aykırı şekilde gerçekleşen baca temizliği işleri doğal gaz kaçağı riskini arttırır. Tesisatta değişiklik yapmak gerektiğinde doğru prosedürleri izlememek hayati risklere yol açabilir. Bazı durumlarda bacanın yapısal özellikleri de doğal gaz kaçağına neden olabilir. Örneğin baca malzemeleri yoğuşma suyu için dayanıklı olmayabilir. Veya yer darlığı nedeniyle baca küçültmesi yapılmışsa kaçak riski artar. 

Doğal gaz normal şartlar altında renksiz ve kokusuz bir gazdır. Bu nedenle dedektör veya sensör olmaksızın kaçağın fark edilmesi zor olabilir. Her yıl ülkemizde ve dünya genelinde kış aylarında artan kombi zehirlenmesi olayları karşısında doğal gaz tedarikçileri bazı önlemler almakta. Bunlardan biri, doğal gazı özel birtakım işlemlerden geçirerek kokulandırmaktır. Dolayısıyla doğal gaz kaçağı sırasında etrafa yayılan kötü koku bu konuda önemli bir ipucudur. Doğal gazla çalışan bir sistem kullananlar, böyle bir kokuyla karşılaştığında ilk olarak doğal gaz kaçağından şüphe etmeli. Peki doğal gaz kokusu neye benzer diye merak ediyorsanız, çürük yumurta veya çürük sarımsak kokusu cevabını verebiliriz. Nitekim halk arasında doğal gaz kaçağı en çok çürük yumurta kokusuna benzetilir. Ayrıca çürük sarımsak kokusu benzetmesi de yaygındır. Gaz tedarikçileri tarafından doğal gaza kazandırılan bu koku, kullanıcıların gerekli önlemleri alması için bir işarettir. Fakat bununla birlikte bu koku her zaman duyulmayabilir. 

Doğal gaz kaçağı nasıl anlaşılır?

Eğer doğal gaz kaçağı sırasında ortamda kötü bir koku oluşmuşsa kaçağı fark etmeniz göreli olarak daha kolaydır. Ancak bazı durumlarda böyle bir koku hiç oluşmayabilir. Dolayısıyla doğal gaz kaçağını anlamak için aslında ortamdaki koku önemli bir işaret olsa da güvenilir bir yöntem değildir. Doğal gaz kaçağını anlamanın en güvenilir yolu gaz dedektörü kullanmaktır. Kaçakla karşılaşması durumunda dedektör devreye girer ve alarm verir. Gaz dedektörleri halihazırda doğal gaz kaçağını anlamada en güvenilir çözümleri sunar. Dedektörü eğer doğru şekilde konumlandırır, periyodik bakım hizmetleri sırasında çalışıp çalışmadığını kontrol ettirirseniz doğal gaz kaçağı konusunda birçok riski önleyebilirsiniz. Doğal gaz kullanıcılarının ortamda dedektör bulundurması aynı zamanda da yasal bir yükümlülüktür. Doğal gaz abonelik işlemleri sırasında ortamda dedektörün olup olmadığı özellikle inceleme konusudur. Alarmlı doğal gaz dedektörleri günümüzde doğal gaz kullanan hemen tüm evlerde, otellerde, kazan dairelerinde ve benzeri ortamlarda mevcuttur. Dedektörlerin vereceği alarm sayesinde kullanıcının gazı kesmesi hayati riskleri önler. 

Günümüzde bazı dedektör sistemleri aynı zamanda doğal gaz akışını kesme özelliğine sahiptir. Ancak bu özellik tüm dedektörlerde yoktur. Doğal gaz kaçağını anlamada etkili araçlardan biri de doğal gaz sensörleridir. Üstelik bu sensörler olası bir kaçak durumunda gazı kesme özelliğine sahiptir. Akıllı ofis sistemleri içinde yer alan akıllı sensörler sayesinde ofisinizde olası bir doğal gaz kaçağını anında öğrenebilirsiniz. Vanaların kapanmasını ise otomatik olarak sağlayabilirsiniz. Bu sistemler devreye girdiğinde kullanıcılara bir uyarı mesajı gider. Bu sayede kullanıcı o sırada uzakta olsa bile durumdan haberdar olur. Gaz akışı otomatik olarak kesildiği için gecikme durumu oluşmaz. Bir taraftan da havalandırma sistemleri devreye girer ve ortama temiz hava girişi sağlanır. Sensörlü sistemlerin bir diğer özelliği de kullanıcının doğal gaz tüketimini düzenli şekilde takip etmesini sağlamasıdır. Böylelikle gereksiz ve aşırı tüketimlere karşı farkındalıkları artar. İşyerinize ait farklı lokasyonlar varsa, akıllı sensörler sayesinde tüm lokasyonlarda güvenliğinizi sağlayabilirsiniz. 

Doğal gaz kaçağı nasıl kontrol edilir?

Kış aylarında düşen hava sıcaklıkları nedeniyle evlerde ve ofislerde doğal gaz kullanımı artıyor. Bu nedenle “Doğal gaz kaçağı nasıl anlaşılır?” sorusu sıkça soruluyor. Bu sorunun yanı sıra “Doğal gaz kaçağı nasıl kontrol edilir?” sorusu da merak ediliyor. İster evde olsun, isterse ev dışı ortamlarda, doğal gaz kaçağı kontrolünü hiçbir zaman ateşli çakmak, kibrit vb. araçlarla yapmamalısınız. Aksi durumda kaçak nedeniyle oluşan gaz sızıntısı patlamaya neden olur. Doğal gaz kaçağının meydana gelebileceği farklı yüzeyler vardır. Bunlar içinde doğal gaz boruları sızıntı riski en yüksek yüzeylerdir. Ayrıca ocak veya kombi bağlantı noktaları ile yakma ünitesi çevresinde doğal gaz kaçaklarının oluşması mümkündür. Bu gibi yüzeylerde doğal gaz kaçağını kontrol etmek için köpük kullanabilirsiniz. Bunun için bir miktar sabunu biraz ıslatarak köpürtün. Elde ettiğiniz köpüğü kaçaktan şüphe ettiğiniz kısımlara sürün. Kaçak varsa sabun köpüğünde mutlaka köpürme veya şişme oluşacaktır. Köpük bulamamanız durumunda tükürük salgısı kullanabilirsiniz. 

Doğal gaz kaçağı varsa ne yapmak gerekir?

Bulunduğunuz ortamda doğal gaz kaçağı ile karşılaşırsanız ilk yapmanız gereken şey doğal gaz vanasını kapatmaktır. Ardından bulunduğunuz ortamdaki bütün pencereleri açarak ortama temiz hava girişi sağlamalısınız. Eğer imkanınız varsa dışarı çıkmanız faydalı olacaktır. Bu sayede ortama daha iyi hava girişi gerçekleşir. Üstelik siz de daha iyi nefes alırsınız. Ancak aşırı soğuk nedeniyle dışarı çıkamıyorsanız balkona yakın bir noktada veya pencere önünde bekleyebilirsiniz. Böylelikle ortamdaki doğal gazdan daha az etkilenirsiniz. Aynı zamanda da vücudunuzdaki karbonmonoksiti atabilirsiniz. Bunları yaparken kesinlikle sigara içmemeli, kibrit veya çakmak kullanmamalı, ateş yakmamalısınız. Elektrikli cihaz çalıştırmamalı, elektrik düğmelerini açıp kapatmamalısınız. Kendinizi güvene aldıktan sonra vakit geçirmeden Alo 187 Doğal Gaz Acil Hattı‘nı aramalısınız. Eğer hayati risk söz konusuysa 112 Acil Çağrı Merkezi‘ni arayabilirsiniz. Bir yakınınızda doğal gaz zehirlenmesi belirtileri gözlemlemişseniz, ilk yardım eğitiminiz varsa gerekli müdahalelerde bulunmalısınız. Fakat eğitiminiz yoksa kişinin rahatça nefes almasını sağlamaktan başka hiçbir müdahalede bulunmamalısınız. 

Doğal gaz kaçağı nasıl önlenir?

Bulunduğunuz ortamda doğal gaz kaçağıyla karşılaşmak istemiyorsanız bazı önlemleri almanız gerekir. Bunların başında periyodik bakım ve temizlik işlerini gerçekleştirmek gelmekte. Doğal gazı ne tür bir sistemde kullanırsanız kullanın, bu işlemler sayesinde pek çok riski kolayca önleyebilirsiniz. Bu hizmetler aynı zamanda tasarruf konusunda da faydalıdır. Periyodik bakım ve temizlik işleri gerçekleştiğinde örneğin kombide tasarruf konusunda başarılı sonuçlar alabilirsiniz. Bununla birlikte bu işler için mutlaka yetkili firmalarla çalışmalısınız. Nitekim kombi montajı ve bakım hizmeti veren firmaların yetki belgesine sahip olması, verdikleri hizmetin kalite standartlarına uygun olduğunu gösterir. Yetkisiz kişilerden hizmet almanız durumunda doğal gaz kaçağıyla mücadele konusunda sorun yaşayabilirsiniz. Ayrıca tesisatınızda her zaman standartlara uygun parça ve ekipmanlar kullanmalısınız. Çünkü standartlara uygun olmayan parça ve ekipmanların doğal gaz kaçağı riskine yol açması mümkündür. Dahası bacanızın paslanmaz çelik baca olması gerekir. Kullandığınız dedektör veya sensörün çalışıp çalışmadığını da mutlaka kontrol ettirmelisiniz. Bulunduğunuz ortamı havalandırmayı da ihmal etmemelisiniz. 

Servis365 ile henüz tanışmadınız mı?

Doğal gaz kaçağı hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, ofisinizin veya işletmenizin her türlü bakım, onarım, dezenfeksiyon vb. işlemleri için hizmet alabileceğiniz Servis365‘ten kısaca bahsetmek istiyoruz. 2012 yılında faaliyete başlayan Servis365, kurumsal müşteri pazarının ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye’de gerçek anlamda “retail facility management” kültürünü hayata geçirmek için kurulan bir sistemdir. Tekil işletmelerden büyük perakende zincirlerine, ofislerden orta ölçekli tesislere kadar geniş müşteri kitlesine hizmet veren Servis365‘in deneyimli kadrosu, ihtiyaç duyduğunuz teknik bakım, onarım, dezenfeksiyon hizmetlerine tek noktadan, hızlı, kapsamlı ve organize çözümler üretmekte. İklimlendirme-havalandırma sistemleri bakımı, aydınlatma sistemi bakımı, elektrik tesisat ve pano bakımları, tadilat-renovasyon hizmetleri gibi 50’den fazla başlıkta hizmet alabileceğiniz Servis365 ile henüz tanışmadıysanız burayı tıklayabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler