Bizi Takip Edin

Teknoloji

E-fatura sistemine henüz geçmediniz mi?

Yayınlandı

tarihinde

E-fatura sistemi hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

İş hayatımız her geçen gün biraz daha dijitalleşiyor. Kullandığımız ofis araçlarının yanı sıra iletişim şekillerimiz ve iş ilişkilerimiz de değişiyor. Ülkemizde yıllık brüt satış hasılatı 10 milyon liranın üzerinde olan tüm vergi mükelleflerinin 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren e-fatura sistemine geçmesi zorunlu hale getirildi. Siteme kayıt yaptıran kullanıcıların sayısı her geçen gün artıyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, e-fatura konusunu ele alacağız ve sistemin nasıl işlediği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Dijital Dönüşüm ve E-Fatura

Teknoloji çağının sunduğu fırsatlar, iş hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Kullandığımız araçlar, kurduğumuz iletişim şekilleri ve iş ilişkilerimiz, dijital teknoloji sayesinde hem nitelik, hem de nicelik bakımından önemli değişimlere sahne oluyor. Ofiste dijital dönüşüm konusunda ilgi ve duyarlılıklar her geçen gün artıyor. Teknoloji çağında işletmelerin başarısı, tüm departmanlarıyla bu dönüşüme ayak uydurmalarıyla yakından ilişkili.

2000’li yıllarda internetin yaygınlaşmasıyla birlikte pek çok işimizi internet üzerinden yapmaya başladık. Akıllı cihazların gelişmesine paralel bir şekilde, ülkemizde e-ticaret sektörü hızlı bir gelişim ivmesi yakaladı. Hız ve zaman yönetimi konusunda büyük fırsatlar sunan internet, işletmelerin vergi yükümlülüklerini yerine getirmesini de büyük ölçüde kolaylaştırdı. İnternet üzerinden verilen beyanname ve bildirimler sayesinde muhasebe departmanlarının iş yükü önemli ölçüde azaldı. Ödemelerin de internet üzerinden kolayca yapılması sayesinde vergi mükellefleri artık vergi dairesine neredeyse hiç gitmeden yükümlülüklerini yerine getirebilmekte.

Kısaca ifade etmek gerekirse e-fatura, zorunlu elektronik fatura kapsamına giren vergi mükellefleri tarafından elektronik ortamda düzenlenen faturalardır. Bu faturalar elektronik ortamda düzenlendiği gibi, bunların müşteriye iletilmesi ve muhafaza edilmesi de elektronik ortamda gerçekleşiyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yönetilen e-fatura uygulamasında kağıt faturalarla aynı bilgileri ihtiva eden e-faturalar, hukuki bakımdan da aynı niteliklere sahip. Fakat fatura basma ve gönderme maliyetlerini ortadan kaldıran bu faturalar, istenilen bilgilere e-arşiv üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde ulaşım imkanı sunuyor ve kurumsal ilişkileri daha güvenli şekilde sürdürmeyi sağlıyor.

E-fatura gönderme yükümlülüğü kimleri kapsıyor?

Elektronik fatura uygulamasına göre sisteme kayıtlı mükelleflerin birbirlerine elektronik ortamda fatura düzenlemesi ve bunları elektronik ortamda göndermesi yasal bir zorunluluk. Bu uygulama, yakın bir döneme kadar yalnızca anonim ve limited şirketlerin yararlandığı bir uygulamaydı. Fakat zamanla kapsamı genişletildi ve Vergi Usul Kanunu‘na göre fatura düzenlemek zorunda olan tüm mükelleflerin yararlanabileceği bir sistem halini aldı. Bu sistemden artık yalnızca şirketler değil, fatura yükümlülüğü bulunan tüm ticaret erbabı da yararlanabiliyor. 

Ülkemizde ilk olarak 2012 yılında kullanılmaya başlanan e-fatura sisteminde madeni yağ lisansına sahip vergi mükellefleri ile kolalı gazoz, alkollü içki, tütün ve tütün mamulleri imal veya ithal edenler arasında 25 milyon lira ve üzeri brüt satış hasılatına sahip mükellefler için e-fatura kullanma zorunluluğu getirilmişti. 2015 yılının Haziran ayında kapsamı genişletilen bu sistemde, hesap dönemlerinde brüt satış hasılatı 10 milyon lira ve üzerinde olan vergi mükelleflerinin 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren e-fatura kullanması zorunlu hale getirildi. Bu konuda yükümlülüğü bulunmayan ve sisteme kayıtlı olmayan vergi mükellefleri ise kağıt fatura kullanmaya devam edebilirler. Fakat e-faturaların yakın bir gelecekte tüm firmalar için zorunlu hale getirilmesi gündemde.

E-fatura uygulamasına nasıl geçilir?

Bu uygulamaya geçmek için portal, entegrasyon veya özel entegrasyon yöntemlerinden birini kullanabilirsiniz. Bunlar içinde portal yöntemi, en kolay ve maliyetsiz yöntemdir. Nitekim bu yöntem, GİB’in e-fatura sistemini tanıtmak ve yaygınlaştırmak için fatura adedi yüksek olmayan işletmelere sunduğu pratik bir çözüm. www.efatura.gov.tr adresini kullanarak sisteme kayıt olabilir, portal üzerinden e-faturanızı düzenleyebilirsiniz.

Entegrasyon yöntemi, yeterli bilgi işlem altyapısına sahip vergi mükelleflerinin kendi sistemlerini GİB’in sistemine entegre etmesiyle kullanılıyor. Özel entegrasyon yöntemi ise gerekli niteliklere sahip özel bir entegratör yardımıyla e-faturalar alıp göndermeye olanak sağlıyor. Maliye tarafından onay verilmiş özel entegratör yazılımı ve donanımıyla muhasebe sisteminizden gerekli bilgiler bu yöntemle kolayca alınıp faturalar hazırlanıyor.

Bu arada, şu önemli hatırlatmaları da yapalım. Bu yöntemleri birlikte kullanmanız mümkün değil, aynı anda yalnızca bir yöntemi kullanabilirsiniz. Sisteme geçtikten sonra, e-faturaya tabi firmalara e-fatura; tabi olmayan firmalara ise kağıt fatura kesmeniz gerekiyor. Bu sistemle keseceğiniz tüm e-faturalar, mali mühürle iletiliyor ve bu mühürleri 3 yılda bir yenilemeniz gerekiyor.

E-faturanın avantajları nelerdir?

Ticaretin her alanında olduğu gibi e-ticaret alanında da müşteri sayısı ve alışveriş hacmi her geçen gün artıyor. Bu durum karşısında e-faturalar, pek çok kolaylığı beraberinde getiriyor. Her şeyden önce, şirkete ciddi bir tasarruf imkanı sunuyor. Çevre dostu bir uygulama olması nedeniyle fatura basmak için gerekli kağıt ve mürekkep ile posta işlerinde kullanılan zarf ve arşivleme maliyetleri ortadan kalkıyor. Faturaların hazırlanma süresi kısaldığı için zamandan da tasarruf sağlanıyor, tahsilatlar veya mutabakatlar hızlanıyor. Bu sistemde faturaların kaybolma riski yok. Eski faturalara ulaşmak ise basit birkaç işlemle kolayca gerçekleşiyor.

E-defter nedir?

E-faturaların işlenmesi ve korunması e-defterler üzerinden sağlanıyor. E-defterlere kaydedilen e-faturalar, gerektiğinde yine e-defterler üzerinden ibraz ediliyor. E-fatura sistemine zorunlu olarak geçen vergi mükelleflerinin e-defter uygulamasına da geçmesi yasal bir zorunluluk. E-defter uygulamasında yalnızca yevmiye defteri ve defteri kebir yer almakta. Envanter defteri, karar defteri, müzakere defteri, pay defteri gibi defterler ise e-defter kapsamına girmiyor. E-fatura sistemine geçip e-defter kullanmaya başladıysanız, yevmiye defteri ve defteri kebirde tuttuğunuz muhasebe kayıtlarınızı kağıt ortamında saklamanıza gerek yok.

E-arşiv nedir?

Vergi mevzuatımıza göre internet üzerinden mal veya hizmet satışı yapan ve brüt satış hasılatı 5 milyon lira ve üzerinde olan vergi mükellefleri, 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren e-arşiv uygulamasını kullanmak zorunda. E-arşiv uygulaması, GİB tarafından belirlenen standartlara uygun şekilde faturanın elektronik ortamda oluşturulması, muhafaza edilmesi, ibrazı ve raporlanmasını kapsayan bir uygulama. Bu uygulamadan yararlanmak isteyen vergi mükelleflerinin öncelikle e-fatura sistemine kayıt olması gerekiyor.

E-arşiv faturası nedir?

E-fatura sistemi ülkemizde henüz yeni bir sistem olduğu için, bazı kafa karışıklıklarına da yol açabiliyor. Sistemle ilgili en sık karıştırılan konulardan biri e-fatura ile e-arşiv faturası arasındaki farklardır. Kısaca ifade etmek gerekirse e-fatura, yalnızca e-fatura sistemine kayıtlı vergi mükelleflerine kesilebilir; e-arşiv faturası ise e-fatura sistemine kayıtlı olmayan müşterilere gönderilen faturadır. Başka deyişle e-arşiv faturası, aslında yeni bir belge türü olmayıp kağıt faturalarla aynı kapsamda değerlendirilmektedir. E-arşiv faturasının e-faturadan bir diğer farkı da GİB üzerinden alıcısına ulaştırılmamasıdır. Bu faturalar ayrıca, istenirse kağıt olarak da müşteriye teslim edilebilir.

E-fatura konusunu ele aldığımız ve sistemin nasıl işlediği hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, konuyla ilgili daha geniş bilgi ve yasal mevzuata www.efatura.gov.tr adresinden kolayca ulaşabileceğinizi hatırlatalım.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Teknoloji

Mavi Kuş Geri Döndü: Twitter 2 Gerçekten Başlıyor mu?

Yayınlandı

tarihinde

Elon Musk, Twitter’ı satın aldıktan sonra platformun adını X olarak değiştirdi; mavi kuşu emekliye ayırdı, “tweet” kelimesini geri plana itti ve yıllardır alıştığımız Twitter kimliğini neredeyse tamamen ortadan kaldırdı.

Fakat görünen o ki mavi kuşun hikayesi henüz bitmemiş.

Operation Bluebird adlı ABD merkezli bir girişim, Twitter.now isimli yeni bir sosyal medya platformunu kullanıma açtı. Eski Twitter’ın görünümünü ve ruhunu geri getirmeyi amaçlayan platformda yanıt verme ve yeniden paylaşma gibi tanıdık özellikler bulunuyor. Kısacası siteye girenleri oldukça nostaljik bir görüntü karşılıyor.

Twitter Adı Nasıl Yeniden Kullanılıyor?

Tartışmanın merkezinde X’in eski Twitter markasından vazgeçip vazgeçmediği bulunuyor.

Operation Bluebird, Twitter’ın X olarak yeniden markalanmasının ardından “Twitter”, “Tweet” ve mavi kuş logosuna ait marka haklarının fiilen terk edildiğini savunuyor. X ise isim değişikliğinin bu haklardan vazgeçildiği anlamına gelmediğini söylüyor ve girişimin Twitter adını kullanmasına karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor.

Sosyal medyada paylaşılan bazı haberlerde hâkimin Twitter markasının artık X’e ait olmadığına karar verdiği öne sürüldü. Ancak durum tam olarak böyle değil. Hâkim, Nisan 2026’daki duruşmada X’in bazı eski marka unsurlarından vazgeçmiş olabileceği yönünde bir değerlendirmede bulundu. Henüz Twitter markasının terk edildiğini kesinleştiren yazılı ve nihai bir karar açıklanmadı. Yani mavi kuş geri döndü ama hukuki mücadele henüz sona ermiş değil. The Trademark Lawyer

Eski Twitter’ın Yeni Hali

Twitter.now yalnızca eski tasarımı geri getirmekle yetinmek istemiyor. Platform, paylaşımların güvenilirliğini değerlendirmeyi amaçlayan “Vera” isimli bir sistem üzerinde de çalışıyor. Kullanıcıların karşılarına çıkan içerikleri güven puanlarına göre filtreleyebilmesi planlanıyor.

Platform şimdilik erken erişim aşamasında. Katılmak isteyenlerden 20 dolar, hukuki mücadeleye daha fazla destek vermek isteyenlerden ise 40 dolar ve üzeri ödeme talep ediliyor. Şirket, ücretli üyelik sisteminin bot hesapları azaltacağını ve platformun reklamverenlere bağımlı kalmadan gelişmesini sağlayacağını savunuyor. Twitter.now

İşin ilginç taraflarından biri de girişimin arkasındaki isim. Operation Bluebird’ün kurucuları arasında, geçmişte Twitter’ın hukuk ekibinde görev yapan Stephen Coates da bulunuyor. Yani eski Twitter’ı geri getirmek isteyen ekipte, markayı yakından tanıyan bir isim var.

Twitter Gerçekten Geri Dönebilir mi?

Twitter.now’ın kalıcı olup olmayacağını söylemek için henüz erken. Platformun önünde hem X ile devam eden ciddi bir marka davası hem de yeni kullanıcıları ikna etme sınavı bulunuyor.

Yine de yaşananlar teknoloji dünyası açısından oldukça sıra dışı. Bir şirket, dünyanın en bilinen markalarından birini geride bırakıyor; başka bir girişim ise o markayı yerden alıp yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyor.

Elon Musk mavi kuşa veda etmiş olabilir. Fakat internet, anlaşılan o ki vedalaşmaya henüz hazır değil.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Robot, Usain Bolt’u Geride Bıraktı

Yayınlandı

tarihinde

İnsanlığın en hızlı sprinteri denildiğinde akla hâlâ Usain Bolt geliyor. Ancak Çin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda piste çıkan Tiangong Ultra, 100 metreyi Bolt’tan daha kısa sürede tamamladı.

Pekin merkezli X-Humanoid tarafından geliştirilen robot, eleme yarışında 100 metreyi 9,39 saniyede koştu. Böylece Usain Bolt’un 2009 yılında kırdığı ve hâlâ geçilemeyen 9,58 saniyelik insan dünya rekorundan daha iyi bir süre elde etti.

Tiangong Ultra yarışlar ilerledikçe hızını daha da artırdı. Önce 8,86 saniyeye inen robot, finalde 8,64 saniyelik dereceye ulaştı. Elbette bu sonuç Bolt’un resmî rekorunu elinden almıyor; insanlar ve robotlar farklı kategorilerde yarışıyor. Yine de ortaya çıkan tablo, insansı robotların son bir yıldaki gelişimini göstermesi bakımından oldukça dikkat çekici.

Bir yılda büyük değişim

Tiangong Ultra, geçtiğimiz yıl aynı mesafeyi 21,50 saniyede tamamlamıştı. Robotun kısa süre içinde derecesini yarıdan fazla düşürmesi; denge, hareket kontrolü ve hız konusunda ne kadar ciddi ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.

Yarışlar kusursuz da değildi. Bazı robotlar finişten sonra duramayarak bariyerlere çarptı, bazılarıysa dengesini kaybedip düştü. Yani hız konusunda insanları geride bırakmaya başlayan robotların, hareketlerini kontrol etme konusunda hâlâ öğrenecekleri var.

Asıl hedef yarış kazanmak değil

Dünya İnsansı Robot Oyunları yalnızca eğlenceli bir spor organizasyonu olarak düzenlenmiyor. Futbol, boks ve koşunun yanı sıra ev işleri, otel hizmetleri ve acil durum müdahaleleri gibi günlük hayata yönelik alanlarda da robotlar test ediliyor.

Pistte kazanılan hız ve denge becerilerinin gelecekte fabrikalarda, depolarda, bakım hizmetlerinde ve tehlikeli çalışma alanlarında kullanılması hedefleniyor.

Şimdilik Usain Bolt’un spor tarihindeki yeri güvende. Fakat robotların yalnızca bir yılda kaydettiği gelişime bakılırsa, önümüzdeki yarışlarda bizi çok daha şaşırtıcı görüntüler bekliyor olabilir.

Kaynak: Associated Press, Reuters

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Bill Gates’ten Yapay Zekâ Alarmı

Yayınlandı

tarihinde

Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin gündeminde değil; çalışma biçimimizden iletişim alışkanlıklarımıza kadar hayatın hemen her alanını değiştiriyor. Bill Gates’e göre ise dünya, bu dönüşümün hızına henüz hazır değil.

Gates, yapay zekânın sağlık ve eğitim başta olmak üzere birçok alanda büyük fırsatlar sunacağını düşünüyor. Ancak aynı teknoloji, iş gücü ve güvenlik konusunda ciddi sorunları da beraberinde getirebilir.

İş hayatında hızlı bir dönüşüm

Satış, müşteri hizmetleri, yazılım, hukuk ve veri analizi gibi alanların yapay zekâdan ilk etkilenecek meslekler arasında olması bekleniyor. Robot teknolojisinin gelişmesiyle bu değişim zamanla fiziksel işlere de yayılabilir.

Gates’in asıl endişesi işlerin değişmesi değil, bunun çok hızlı gerçekleşmesi. Özellikle kariyerinin başındaki gençler, başlangıç seviyesindeki pozisyonların azalması nedeniyle iş hayatına girerken daha fazla zorlanabilir.

Dijital tehditler büyüyebilir

Yapay zekâ güvenlik açıklarını tespit etmek için kullanılabildiği gibi, dolandırıcılık ve siber saldırıları daha kolay hâle getirmek için de kullanılabilir.

Gerçeğinden ayırt edilmesi zor sahte görüntüler, kişiye özel dolandırıcılık mesajları ve kritik kurumları hedef alan saldırılar önümüzdeki dönemin önemli riskleri arasında gösteriliyor.

Her işi yapması gerekiyor mu?

Yapay zekâ geliştikçe bakım, eğitim ve sağlık gibi alanlarda da daha fazla kullanılacak. Ancak empati ve insani iletişim gerektiren bazı görevlerin tamamen makinelere bırakılması tartışmalı.

Bir robot kötü bir haberi kusursuz biçimde aktarabilir. Fakat o anda ihtiyaç duyulan şey yalnızca doğru bilgi olmayabilir.

Gates’e göre çözüm, yapay zekâyı durdurmaya çalışmak değil; dönüşümü doğru yönetmek. Çünkü asıl soru artık yapay zekânın hayatımıza girip girmeyeceği değil, bu değişime ne kadar hazırlıklı olduğumuz.

Kaynak: Bill Gates – The choices we make about AI now are critical

Okumaya Devam Et

Trendler