Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Enrique Lores’in Başarı Hikayesi

Yayınlandı

tarihinde

Enrique Lores ve HP hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

24 yaşında HP ailesine stajyer mühendis olarak katılan Enrique Lores, HP‘de farklı kademelerde 30 yıl görev yaptıktan sonra Kasım 2019’da HP Inc.‘in CEO’luğuna atandı. 2000’li yıllarda aşırı büyüme sonucu yönetilemez hale gelen HP‘nin 2015 yılında HP Inc. ve Hewlett Packard Enterprise olarak ikiye bölünmesinde kilit bir rol üstlenen Enrique Lores, HP‘nin İT yatırımları ile donanım ve bilişim alanlarındaki Ar-Ge süreçlerini Hewlett Packard Enterprise‘a bırakarak üretim ve satış faaliyetlerini kontrolü altına aldı. HP‘nin küresel pazar gücünü koruması için çok önemli bir stratejiyi hayata geçiren Enrique Lores, HP‘de edindiği 30 yıllık deneyimle HP Inc.‘i başarıyla yönetmeye devam ediyor. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Enrique Lores‘in hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Enrique Lores

Enrique Lores, 1 Kasım 1965 yılında İspanya’nın başkenti Madrid’de dünyaya geldi. Valensiya’da bulunan Politeknik Üniversitesi‘nde elektrik mühendisliği eğitimi aldıktan sonra, yüksek lisansını Barselona’daki ESADE Business School‘da tamamladı. 24 yaşına geldiğinde, HP ailesine stajyer mühendis olarak katıldı.

1980’li yıllarda HP, artan ürün çeşitliliği ve geliştirdiği inovatif çözümler sayesinde dünya pazarında önemli bir konuma yükselmişti. 1980 yılında ilk mikroişlemci geliştirme sistemi HP 64000 ve ilk ticari lazer yazıcı HP 2680 A‘yı piyasaya sunan şirket, 1 yıl sonra ilk renkli grafik masaüstü bilgisayar HP 9845 C‘nin lansmanını yaptı. 1984 yılından itibaren mürekkep püskürtmeli yazıcılar ve lazer yazıcılar ile tarayıcılara yöneldi. 1985 yılında kurulan China Hewlett Packard ile Çin’e açılan şirket, bilgi teknolojileri alanında yaptığı yatırımları baskı sistemleri, sayısal görüntüleme çeşitleri ve bilgisayar donanımlarıyla zenginleştirdi. Yazılım alanında yaptığı yatırımlarla müşteri portföyünü genişletti, dünya çapında pek çok ülkede ulusal güvenlik altyapılarına yazılım desteği sundu.

1980’lerin sonlarında HP, Sony ve Yokogawa Electric gibi Japon pazarında önemli bir paya sahip teknoloji şirketleriyle ortaklıklar kurmaya başladı. Ne var ki, Uzakdoğu pazarındaki bu büyüme, HP‘nin yönetilmesini giderek zorlaştırmaktaydı. 1989 yılında genç bir stajyer mühendis olarak HP ailesine katılan Enrique Lores, HP‘nin 1990’lı yıllarda büyüme vizyonunun son tüketicilerin ihtiyaç duyduğu elektronik cihazların üretimine dayanması gerektiğini düşünüyordu. Dahası, HP‘nin hızlı büyüme sürecinin kontrol altında tutulması gerektiğine inanıyordu. Bilgi teknolojileri alanında kazanılan deneyimlerin görüntüleme ve baskı teknolojilerinde de kullanılması gerektiğini düşünüyor, müşteri destek hizmetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini savunuyordu. Bu düşünceleri yönetimin dikkatini çekince, 1990’lı yıllarda HP‘nin bilgisayar, baskı ve görüntüleme teknolojileri birimlerinde yönetici pozisyonuna yükseldi.

Enrique Lores ve HP

HP içinde Enrique Lores‘in yıldızının parlaması, 2000’li yıllarda başladı. Yönetici pozisyonunda bulunduğu birimlerde üzerine aldığı sorumlulukları başarıyla yerine getiren Lores, HP‘nin dünya geneline yayılan farklı birimleri arasında etkin bir koordinasyon sağladı. Bu başarı sayesinde HP‘nin ticari bilgisayar işletmesinin genel müdürlüğünü üstlendi, müşteri destek hizmetleri biriminden sorumlu kıdemli başkan yardımcılığına kadar yükseldi. Bu görevleri sırasında Lores, HP‘nin iş yönetim süreçlerinin ne kadar karmaşık hale geldiğini görüyor, yönetim kurulunu iş süreçlerini basitleştirmek konusunda yönlendiriyordu.

2000’li yıllarda HP, kısa aralıklarla görev yapan birçok CEO tarafından yönetilmekte ve göreli olarak istikrarsız bir görünüm vermekteydi. Şirketin büyüme stratejisi farklı ekipler tarafından hazırlanıyor, farklı yönetimler tarafından uygulanmaya çalışılıyordu. İş operasyonlarının kapsamlı analizinden uzak bir şekilde geliştirilen bu stratejiler içinde çalışma modelleri her geçen gün daha karmaşık hale geliyordu. Örneğin, püskürtmeli yazıcılar grubunda geliştirilen bir çalışma modeli henüz sonuç vermeden iptal ediliyor, bunun yerine lazer yazıcılar için yeni bir model geliştiriliyordu.

Çalışma modelleri arasında büyük bir karmaşanın yaşandığı bu dönemde Enrique Lores, şirketin büyüme stratejisinin dijital ürünlere odaklanması gerektiğini düşündü. Yeni çalışma modelleri geliştirmektense şirketin maliyet yapısının iyileştirilmesi ise HP için hayati bir öneme sahipti. Bu konuda kesin başarı elde etmenin yolu ise HP‘nin Ar-Ge ve inovasyon birimleri ile satış ve pazarlama birimlerinin ayrıştırılması ve iki farklı şirkete bölünmesiydi. Bu bölünme sayesinde HP, çalışma modelleri karmaşasından kaynaklanan kaynak israfını önleyebilir ve maliyet yapısını iyileştirebilirdi.

HP’nin Bölünmesi Sürecinde Enrique Lores

2015 yılı, HP tarihi ve Enrique Lores‘in kariyerinde çok önemli bir dönüm noktası oldu. Uzun süredir ikiye bölünmesi konuşulan HP‘nin bölünmesi için Ayırma Yönetim Ofisi kuruldu ve başına Enrique Lores getirildi. Ofisin temel görevi, HP‘nin İT yatırımları, donanım ve bilişim alanlarındaki Ar-Ge süreçlerinin Hewlett Packard Enterprise; üretim ve satış faaliyetlerinin ise HP Inc. tarafından yönetilmesini sağlamaktı. Lores‘e göre bu bölünme sayesinde HP Inc., çalışma modellerini ve organizasyon yapısını basitleştirecekti. Hewlett Packard Enterprise ise üretim ve satış organizasyonunun dışında kalıp Ar-Ge ve inovasyona yönelecek, yeni yatırımlar için kaynak bulacaktı.

HP‘nin bölünme süreci, Enrique Lores‘in yönetimi sayesinde başarıyla tamamlandı. Üstelik, bu bölünme sayesinde her iki şirket de kendilerinden beklenenden daha iyi bir performans gösterdi. Öyle ki, 2018 yılında HP‘nin yıllık cirosu 20 milyar doları aştı. Bilgi teknolojileri alanındaki gücünü pekiştirmek için HP, kendi ekosistemini geliştirmeye öteden beri büyük önem veriyordu. Enrique Lores‘in öncülüğünde, dünyaca ünlü teknoloji şirketi Samsung‘un yazıcı birimi satın alındı ve bu ekosistemin yazıcı ayağı daha da güçlendirildi. Kasım 2019’da Enrique Lores, HP Inc.‘in CEO’su Dion Weisler‘ın sağlık sorunları nedeniyle istifa etmesiyle boşalan CEO’luk görevine atandı.

Ofis dostu HP ürünleri Ofix.com’da!

Enrique Lores‘in başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği HP ürünleri içinde ilk üçte yer alan ürünleri kısaca tanıtacağız. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

HP 650 CZ101AE Siyah Kartuş

Listemizin ilk sırasında, HP 650 CZ101AE siyah kartuş var. Mürekkep kapasitesi 13 ml olan bu ürünlerle yaklaşık 360 sayfa çıktı alabilirsiniz. 113 x 37 x 115 mm ölçüsündeki bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

HP 652 F6V25AE Siyah Mürekkep Kartuş

Listemizin ikinci sırasında, HP 652 F6V25AE siyah mürekkep kartuş var. Bir diğer ofis dostu kartuş olan bu ürünlerin de baskı kapasitesi yaklaşık 360 sayfa. Aynı boyuttaki bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

HP 951XL CN047AE Kırmızı Mürekkep Kartuş

Listemizin üçüncü sırasında, HP 951XL CN047AE kırmızı mürekkep kartuş var. Mürekkep kapasitesi 17 ml olan bu ürünlerle yaklaşık 1500 sayfa çıktı alabilirsiniz. 114 x 126 x 25 mm ölçüsündeki bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer HP ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler