Bizi Takip Edin

Lifestyle

Erdem Deniz: Servis365 yerinde karar!

Yayınlandı

tarihinde

Servis365 genel müdür yardımcısı Erdem Deniz ile yerinde karar dönemini konuştuk.

Son 1 yıldır dünya kamuoyunun gündeminden hiç düşmeyen koronavirüs salgınında 1 Mart itibariyle yeni bir dönem başladı. “Yerinde karar dönemi” olarak ifade edilen bu dönemde, tüm illerimizde koronavirüs risk haritasına göre kontrollü sosyal hayata geçiş kademeli şekilde başlatıldı. Salgın nedeniyle uzunca bir süredir kapalı kalan kafe, restoran ve benzeri yerlerde dezenfeksiyon ve bakım hizmetlerine yoğun bir talep artışı yaşandı. Perakende tesis yönetimi alanında hizmet veren Servis365 firması, bu talepleri karşılamaya devam ediyor. Firmanın genel müdür yardımcısı Erdem Deniz ile yerinde karar döneminde kurumsal müşteri pazarında yaşanan değişimleri ve Servis365‘in sunduğu hizmetleri konuştuk. 

Merhaba, öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Röportajımıza başlarken sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba, öncelikle memnuniyetle zaman ayırdığımı belirtmek isterim. 1991 Denizli doğumluyum. Lisans eğitimimi Kocaeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü‘nde, lisansüstü eğitimimi ise İTÜ Gayrimenkul Geliştirme yüksek lisans programında tamamladım. İş hayatımın ilk yıllarında bir süre inşaat sektöründe saha mühendisi olarak görev yaptım. 2013 yılında hizmet sektörüne geçtim ve henüz yeni kurulmuş olan Servis365 ailesine katıldım. Yaklaşık 8 yıldır farklı kademelerde bulunduğum Servis365’te son 3 yıldır genel müdür yardımcısı unvanı ile yer almaya devam etmekteyim. 

Servis365 olarak perakende tesis yönetimi alanında hizmet vermektesiniz. Okurlarımız için bize firmanızdan biraz bahsedebilir misiniz?

2012 yılında faaliyete başlayan Servis365, sektörün ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye’de gerçek manada “Retail Facility Management” kültürünü hayata geçirmek için kurulan bir sistemdir. Tekil işletmelerden büyük perakende zincirlerine, ofislerden orta ölçekli tesislere kadar geniş müşteri kitlemize hizmet veriyoruz. Teknik bakım, onarım, teknik işletme, dezenfeksiyon gibi aslında tesisin işletilmesinden doğan tüm ihtiyaçlara tek bir noktadan hızlı, kapsamlı ve organize çözümler üretiyoruz. İklimlendirme-havalandırma sistemleri bakımı, aydınlatma sistemi bakımı, elektrik tesisat ve pano bakımları, kompanzasyon sistemi bakımları, İSG kontrol ve raporlama hizmetleri, tadilat-renovasyon hizmetleri gibi 50’den fazla başlıkta hizmet sunuyoruz. Mühendislerden oluşan operasyon yönetim kadromuz ile müşterilerimizin teknik işletme modeline analitik yaklaşımlar getirerek para ve zaman tasarrufu sağlıyoruz.

Yerinde Karar Döneminde Kurumsal Müşteri Pazarı 

Yerinde karar dönemine geçişle birlikte işyerlerinde dezenfeksiyon, iklimlendirme-havalandırma sistemleri bakımı gibi hizmetlere yönelik ciddi bir artış yaşandı. Bu konuya ilişkin ne gibi gözlemleriniz var?

Yerinde karar dönemi, dezenfeksiyon ve teknik bakım hizmetlerine talebi arttırdı. Pandemide 1 yılı tamamlamamızla beraber normale dönüş için yeni bir uygulama dönemine geçtik; her ilin vaka oranlarına göre değerlendirileceği yerinde karar dönemi. Buna göre düşük riskli, orta riskli, yüksek riskli ve çok yüksek riskli olarak sınıflandırılan illerde sosyal hayat risk seviyesine göre düzenleniyor. Uygulama kapsamında çok yüksek riskli iller hariç tüm illerde işletmelerin yeniden açılması, ilgili sektörlerdeki geri dönüş hazırlıklarını ve COVID-19’dan korunmaya yönelik uygulamalara talepleri arttırdı. Özellikle uzun süredir kapalı olan restoran ve kafe, oyun salonları gibi işletmeler yeniden açılış öncesi hızlı ama kapsamlı bir hazırlık süreci geçirdiler. 

Bu bağlamda pek çok işletmede, masa yerleşimleri düzenlendi, bariyerler ve işaretlemeler konumlandırıldı. İklimlendirme ve havalandırma sistemlerine detaylı bakım ve dezenfeksiyon işlemleri uygulandı. Tüm bunların yanında, hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının tüm illerde Pazar günleriyle sınırlandırılması ve hatta düşük ve orta riskli illerde tamamen kaldırılması, uygulama öncesinde yalnızca hafta içinde çalışan perakende mağazaları, spor salonları gibi tesislerin personel yönetimi ve işletmesinde yeniden düzenleme yapmasına neden oldu. Ülke genelinde yaygın olan perakende ve restoran zincirleri, faaliyet ve stratejilerinde de “yerinde karar” uygulamasına geçtiler.

Bu yeni dönemde pandeminin seyrinin ne yönde olacağı merak konusu olsa da kapalı işletmelerin yeniden açılmasının ilk 10 gün itibariyle işletmelerin dezenfeksiyon ve bakım uygulamalarına talebini arttırdığını söylemek mümkün. Servis365 olarak biz bu süreçte bir yandan ekip arkadaşlarımızın sağlığını korumak için kendi tedbirlerimizi uygularken, diğer yandan anlık olarak değişen müşteri taleplerine hızlı ve esnek çözümler üreterek ihtiyaç duyulan desteği en iyi şekilde sağlamayı sürdürüyoruz. 

“Servis365 Yerinde Karar!” 

İstanbul merkezli bir firmasınız. Hizmet ağınız yurt genelini kapsıyor mu?

Elbette, İstanbul merkezli olsak da Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Mersin, Adana illerinde yer alan bölge merkezlerimiz ve sayıları 100’ü aşan onaylı çözüm ortağımız ile tüm yurt genelinde hizmet veriyoruz. Bugüne kadar Ebebek, Yataş, Madame Coco, Doğuş Perakende Grubu, Elca Kozmetik, Sütaş, Şok Marketler, Dagi gibi yurt genelinde pek çok lokasyonda tesisleri bulunan büyük zincirlere hizmet sağladık ve sağlamaya da devam ediyoruz. Hizmetlerimiz yalnızca teknik ihtiyaçlarla da sınırlı değil. Örneğin pandemide ilk yeniden açılış döneminde Dagi firmasının Türkiye genelindeki 62 lokasyonunun dezenfeksiyon işlerini sadece 6 günde tamamladık. Oldukça hızlı bir operasyon yürüttük. Dezenfeksiyonun yanı sıra kurumsal müşteri pazarına yönelik olarak geliştirdiğimiz danışmanlık, teknik kontrol, mimari düzenleme gibi bütünleşik ve tek noktadan çözümler de yurt genelinde ilgi görüyor.

Perakende tesis yönetimi alanında hizmet veren diğer firmalar arasında Servis365 hangi özellikleriyle öne çıkmakta?

Öncelikle biz işimizin “sorun” üzerine kurulu olduğunun farkında olan ve destek verdiğimiz müşterilerimizde “çözüm” kelimesinin karşılığı olma misyonu ile hareket eden bir organizasyonuz. Bu bağlamda, perakende tesis yönetimi süreçlerinde mühendislik yaklaşımının gerekliliğine inanıyoruz. İlk kurulduğumuz günden beri ekiplerimizi yer aldığı projelerde katma değer yaratabilecek kişilerden oluşturuyoruz. İş gücümüzü bu yönde geliştirmeye yatırım yapıyoruz. Bununla birlikte bize göre bu işin olmazsa olmazı olan “şeffaf takip, anlık raporlama, değerli bilgi üretme” unsurlarını çok önemsiyoruz. Perakende tesis yönetimi sektöründe müşterilerin de entegre olabildiği online takip sistemini ilk kullanan öncü firma olarak, kurulduğumuz günden beri kendi yazılımımız olan SRV365 sistemini kullanıyoruz. Ekiplerimizin ve çözüm ortaklarımızın kullandığı akıllı cihazlar ile saha aksiyonlarını anlık ve online olarak raporluyoruz. Bu özelliklerimiz sayesinde yerinde karar döneminde Servis365, kurumsal müşteri pazarında oluşan talepleri en iyi şekilde karşıladı. Hatta şunu söyleyebilirim ki, Servis365 yerinde karar! 

Servis365’e Başvuru Kanalları

Peki, Servis365’e başvurular nasıl yapılıyor?

Başvuruları telefon ve mail yoluyla alıyoruz. Başvuruda bulunmak isteyenler 444 6 365 ve +90 850 288 8 365 nolu telefon numaralarından veya [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Bizi https://www.servis365.com.tr web sitemizden ziyaret ederek daha yakından tanıyabilirler.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Yerinde karar döneminin ülkemiz ve tüm sektörler için hayırlı olmasını ve pandeminin seyrini olumlu yönde etkilemesini diliyorum. Bu süreçte özverili çalışmalar gerçekleştiren tüm Servis365 ailesi paydaşlarına ve çözüm ortaklarımıza bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.

Bu güzel röportaj için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim. Sevgiyle… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler