Bizi Takip Edin

Lifestyle

Fırında tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Fırında tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Öncelikle hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum. Bu mübarek ay inşallah hepimize bolluk, bereket ve huzur getirir. Zira şu sıralar bu üç kavramı hayatımızda pek göremiyoruz. Pandemi, kur krizi ve Ukrayna savaşı nedeniyle yaşadığımız sorunlardan kurtulmak için inşallah Ramazan ayı güzel gelişmelere sahne olur. Bildiğiniz gibi, bir süredir tasarruf konulu bloglar yazıyorum. Bu hafta bu blog dizime fırında tasarruf yöntemleri ile devam edeceğim. Ramazan’da malumunuz, en fazla kullandığımız araçlardan biri fırındır. Neredeyse her akşam çalıştırdığımız fırınlar epeyce elektrik yakıyor. Faturalar ise coştukça coşuyor. Şimdi kimse çıkıp da demesin fırın çalıştırmayın, yemeklerinizi ocakta pişirin falan diye. Yahu yaklaşık 15 saat hiçbir şey yemeyeceğiz. Canımız neler çekecek neler… Ocağın yeri başka, fırının yeri başka. Fırını hiç kullanmamak nefsimize eziyet etmek olur. Elbette ki kullanacağız. Peki faturaların coşmasını nasıl önleyeceğiz? Fırında tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

Mikrodalga daha az elektrik yakıyor.

Fırında tasarruf yöntemleri listemin ilk sırasında mikrodalga fırın kullanmak var sevgili arkadaşlar. Ankastre veya set üstü fırınınızın markası ve modeli ne olursa olsun, mikrodalga fırına göre enerji sarfiyatı çok daha yüksektir. Bu durum hem pişirme, hem de ısıtma süreleri için geçerlidir. Ortalamasına bakacak olursak, diğer fırınlarda 45 dakika süren bir pişirme işlemini mikrodalgada 8-10 dakikada tamamlayabilirsiniz. 10 dakikalık bir ısıtma işlemini ise mikrodalgada saniyeler içinde tamamlayabilirsiniz. Fırında tasarruf yöntemleri içinde mikrodalga fırın kullanmak elektrik sarfiyatınızda yüzde 60 tasarruf sağlar. Özellikle Ramazan gibi fırının çok kullanıldığı bir dönemde bu miktar gerçekten de yüksek bir miktardır. Sahur için pişireceğiniz börekler mikrodalgada çok daha kısa sürede pişer. İftar için fırında et yemeklerini de mikrodalgada hızlıca pişirirsiniz. Aslında elbette mikrodalga da kullanmayıp yemek yapmak için ocağı tercih edebilirsiniz. Ama arkadaşlar, nefsinize zulmetmeyin derim. Fırın kullanacaksanız fırında tasarruf yöntemleri içinde en doğru tercih mikrodalga fırındır. 

Ankastre fırın kullanmak zorunda değilsiniz.

Günümüzde ankastre mutfak setleri artık pek çok evde mevcut. Benim yaşımda olanlar gayet iyi hatırlayacaktır ki ankastre ürünler eskiden lüks kapsamına giriyordu. Evlerde ocaklı fırınlar kullanılıyor, börek ve fırın yemekleri için bunlar tercih ediliyordu. Mutfakta bir de mini veya midi fırın oluyor, bunlar da kek yapımında kullanılıyordu. Ankastre setlerin yaygınlaşmasıyla birlikte artık bu ürünlere eskisi kadar rağbet yok. Fakat sevgili arkadaşlar, ev tasarruf yöntemleri içinde ihtiyaca uygun ürün seçimi önemli bir konudur. Örneğin üç kişilik bir aile ankastre fırın almadan önce dikkatle düşünsün derim. Bu ürüne gerçekten ihtiyaç var mı? Varsa tamam, buyursun alsınlar. Ancak güzel bir mini veya midi fırın üç kişilik bir ailenin fırında pişirme ihtiyaçlarını güzel şekilde karşılar düşüncesindeyim. Ankastre fırınların genişliğiyle karşılaştırdığınızda set üstü fırınlar enerji maliyeti konusunda çok daha avantajlıdır. Fırında tasarruf yöntemleri içinde fırın seçimi bu yüzden önemli. Gereksiz bir ürün alıp fazla enerji harcamaya lüzum yok. 

Fırın borcamı veya seramik kaplar kullanın.

Öteden beri fırın tepsileri krom, granit veya emaye gibi materyallerden yapılıyor sevgili arkadaşlar. Dayanıklılık bakımından kabul, bunlar sağlam tepsilerdir. Fakat ısı iletimi konusunda bunlar aslında iyi birer seçim değildir. Oysa fırın borcamları ve seramik kaplar ısıyı mükemmel şekilde iletirler. Bu sayede yemekleri daha kısa sürede pişirirler. Fırında tasarruf yöntemleri içinde bu konuya özellikle dikkat etmenizi tavsiye ederim. Enerji tasarrufu için küçük önlemler büyük sonuçlar yaratır. Gerekmedikçe fırın tepsilerini kullanmazsanız mutfakta tasarruf konusunda önemli bir avantaj elde edersiniz. Mutfak tasarrufu konusunda fırınların sicili biraz bozuk. Çünkü çok elektrik harcıyorlar ve bu yüzden alabileceğimiz her önleme dikkat etmeliyiz. Önceki haftalarda da belirttiğim gibi evde tasarruf yöntemleri bilgiden ziyade bilinç meselesidir. Yani fırın borcamının ısıyı daha iyi ilettiğini bilmek yetmez. Bundan daha önemlisi, borcamı kullanarak yemek hazırlama bilinci göstermektir. Eğer birkaç çeşit borcam veya seramik kap temin ederseniz fırın tepsilerini kullanmanıza gerek kalmaz. 

Ön ısıtma için 10 dakika yeterlidir.

Fırında ne tür bir yemek yaparsanız yapın, yemeğinizi fırına koymadan önce ön ısıtma yapmanız gerekir sevgili arkadaşlar. Ön ısıtmanın önemini kısaca şöyle izah edeyim. Eğer ön ısıtma yapmadan fırına yemek koyarsanız, yemeğinizin üst kısmında kabuksu bir tabaka oluşmaz. Bu tabakanın görevi, fırında pişen yemeğin su kaybını önlemektir. Ön ısıtma yaptığınız fırına yemek koyduğunuzda bu tabaka hızlıca oluşur. Böylelikle yemeğiniz suyunu çekmez. Aksi durumda suyunu çeker ve tekrar su koymak zorunda kalırsınız. Ancak bu durumda yemeğinizin lezzeti azalır. Dolayısıyla fırına yemek koymadan önce ön ısıtma yapmak lazım. Bununla birlikte süreyi abartmamak lazım. Mesela 20 dakika ön ısıtma olmaz. Fırında tasarruf yöntemleri içinde ön ısıtma süresi için 10 dakika yeterlidir. Ayrıca ön ısıtmada sıcaklık değeri de önemlidir. Fırınınızı örneğin 250 derecede ısıtmanız ciddi bir enerji maliyeti yaratır. Bu konuda ideal olanı, yemeğinizi kaç derecede pişirecekseniz fırınınızı aynı derecede ısıtmanızdır. Ardından yemeğinizi fırına koyabilirsiniz. 

Fırının ısıyı sızdırmadığından emin olun.

Belki birçoğunuz bilmezsiniz, eskiden her evde davul fırın vardı. Börek ve baklava yapımında bu fırınlar özellikle tercih edilirdi. Günümüzde bu ürünlere hâlâ ilgi duyuluyor. Ama eskisi kadar yaygın olduğunu söyleyemem. Artık evlerin mutfakları küçüldü, davul fırını saklayacak yer bulmak zorlaştı. Evlerde börek ve özellikle baklava yapımı da epeyce azaldı. Yine de siz siz olun, davul fırın kullanacaksanız kapakları ve pencereyi iyice kapattığınızdan emin olun. Davul fırınların özel rezistans sistemleri fırın içinde ısıyı mükemmel şekilde dağıdır. Zaten bu yüzden davul fırında pişen börek ve baklavanın lezzeti başka bir güzelliğe sahiptir. Ancak fırın kapaklarının ve penceresinin tam kapanmaması da sık rastlanan bir durumdur. Bu yüzden yiyecekler geç pişer. Ki bunun anlamı fırının daha fazla elektrik kullanmasıdır. Benzer bir durum aslında diğer fırın çeşitleri için de geçerli. Fırında tasarruf yöntemleri içinde fırın kapağınızı iyice kapattığınızdan mutlaka emin olmalısınız. Aksi durumda geçen zaman paranızı boşa harcar. 

Fırın kapağını gerekmedikçe açmayın.

Bu maddeyi evham kumkumaları için yazıyorum sevgili arkadaşlar. Zira bu kişiler, cevaplarını bildikleri sorular sorar, bildikleri cevapları teyit için her şeyi yaparlar. Yahu fırına yeni koyduğun kek 5 dakikada pişer mi güzel kardeşim? Niye kapağı açıp da bakıyorsun pişmiş mi pişmemiş mi diye? Fırın içine lambayı, kapağa camı boşuna mı koymuşlar? Kekin pişip pişmediğini kapağı açmadan anlayamaz mısın? İşte bu soruları evham kumkumalarına sorabiliriz sevgili arkadaşlar. Gerçi kendilerince haklı bir gerekçe mutlaka uydururlar. Oysa bu gibi durumlarda esas mesele kaygı yönetimidir. Yani bu kişiler kekin pişip pişmediğini nasıl anlayacaklarını değil, kaygılarıyla nasıl baş etmeleri gerektiğini öğrenmeli. Fırında tasarruf yöntemleri içinde fırın kapağını gerekmedikçe açmamak etkin bir yöntemdir. Çünkü kapağı her açtığınızda ısı dışarıya kaçar. Bu bir taraftan fırının tekrar ısınmasını gerektirir. Bir taraftan da yemeğin pişme süresini geciktirir. Fırının yaktığı elektrikten tasarruf etmenin yolları içinde kapağı gerekmedikçe açmamaya da özellikle dikkat edelim. 

Fırında aynı anda birden fazla yemek pişirmeye çalışın.

Evde yapılacak tasarruflar içinde fırınlar gerçekten de “geniş” imkanlar sunuyor sevgili arkadaşlar. Günümüzde fırınlar artık çok daha gelişmiş özelliklere sahip. Özel fan sistemleri sayesinde yemeklerin kokuları birbirine karışmıyor. Dolayısıyla fırının bir gözünde başka, diğer gözünde başka bir yemek pişirebilirsiniz. Hatta yemeğiniz pişip fırını kapattıktan sonra içinde pide veya ekmek bile ısıtabilirsiniz. Sırf bu yöntem bile tasarruf konusunda faydalı sonuçlar doğurur. Fırında tasarruf yöntemleri içinde fırınınızı en verimli şekilde kullanmak için bu fırsatları mutlaka değerlendirmelisiniz. Her yemeği ayrı ayrı pişirdiğinizde elektrik faturanız bir hayli kabaracaktır. Oysa birden fazla yemeği fırında aynı anda pişirmek gibi evde tasarruf yolları Ramazan bereketinden daha iyi yararlanmanızı sağlar. Eski tip fırınlarda aynı anda örneğin hem börek, hem de et yemeği yapmak mümkün değildi. Kokular birbirine karışıyordu. Yeni nesil fırınlarda bu sorunlar çözüldü. Gereksiz yere vehmetmeyin, kokular birbirine karışmıyor. Bu gibi basit önlemlerle evlerde elektrik tasarrufu ciddi boyutlara ulaşabilir. 

Fırınınızı temiz tutun.

Fırında yemek yapmak zahmetli bir iştir. Oysa fırın temizliği düşündüğünüz kadar zahmetli olmayabilir sevgili arkadaşlar. Şu şartla ki, fırın temizliğini geciktirmemelisiniz. Fırınınız fazla soğumadan temizliğe başlarsanız yağ lekelerini çok daha kolay temizlersiniz. Aksi durumda elbette kurumuş yağ lekeleri yüzünden fırın temizliği zorlaşır. Bu nedenle fırınınızı tekrar çalıştırıp ısıtmanız gerekebilir. Ki bu da tasarruf konusunda kayıp yaratır. Fırın temizliğini düzenli şekilde yaptığınızda yüzeyde kir tabakaları oluşmaz. Bu sayede fırınınız daha iyi ısınır. Diğer tasarruf yöntemleri de daha faydalı sonuçlar doğurur. Üstelik fırında kötü kokular oluşmaz. Fırın temizliğini ihmal etmeniz durumunda enerji tüketiminiz artar. Mutfakta kötü kokular oluşur. Fırında pişirdiğiniz yemeklerin lezzetinde de bozulma hissedebilirsiniz. Oysa fırın temizliği için basit bir bulaşık süngeri ile yağ sökücü yeterlidir. Ve fırınınızı her kullanımın ardından temizlemeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Bu işi ertelemeniz durumunda diğer işlerden hiç sıra gelmeyebilir. Hayatta her şeyi yerinde ve zamanında yapmak lazım. 

İmkanınız varsa 3 zamanlı tarifeye geçin.

Önceki haftalarda da belirttiğim gibi 3 zamanlı tarifeler enerji maliyeti konusunda önemli fırsatlar sunuyor. Eğer 3 zamanlı tarife kullanırsanız saat 22:00’den sonra yapacağınız pişirme işleri sırasında enerji maliyetiniz azalır. Malumunuz, son zamlardan sonra 3 zamanlı tarife konusu çok önemli hale geldi. Elektrik faturaları Ramazan’da da cep yakmaya devam edecek gibi görünüyor. Aslına bakarsanız 3 zamanlı tarifeler sadece fırında tasarruf yöntemleri için faydalı değildir. Aynı zamanda tüm elektrikli ev aletlerinden tasarruf için de faydalıdır. Ancak saat 17:00 ile 22:00 arasında enerji sarfiyatınıza dikkat etmeniz gerekir. Aksi durumda daha yüksek bir maliyetle karşılaşırsınız. Fakat tek zamanlı tarife kullanıyorsanız fırınınızı saat kaçta çalıştırdığınızın önemi yok. Tarife değişimi için gerekirse sayaç değişikliğinden kaçınmayın. Çünkü oluşacak maliyet kısa zamanda size geri dönecektir. Bu sayede sahurda sıcak börekler ve benzeri yiyecekler tüketebilirsiniz. Ancak fazla abartmanızı da tavsiye etmem. Hep söylemişimdir, protein ağırlıklı beslenmek daha sağlıklı ve ekonomiktir. 

A+++ sınıfı ürünleri tercih edin.

Eğer yeni bir fırın alacaksanız fırınınızın mutlaka A+++ enerji sınıfında olmasını tavsiye ederim sevgili arkadaşlar. Daha önce de belirttiğim gibi elektrikli araçlarda enerji sınıflandırması günümüz koşullarında çok önemli bir konu haline geldi. Fırın seçiminde ilk tercihiniz mikrodalga olabilir. Eğer A+++ sınıfı mikrodalga fırın kullanırsanız fırında tasarruf yöntemleri çok daha başarılı sonuçlar doğurur. Ankastre ve set üstü fırınlar için de yine A+++ enerji sınıfı ürünleri tavsiye ederim. Diğer ürünlere oranla bu gruptaki ürünlerin fiyatları bir miktar yüksektir. Ancak sevgili arkadaşlar, aradaki maliyet farkı kısa zamanda tasarruf ile size geri döner. Evde tasarruf yapmanın yolları konusunda imkanları bir parça zorlamanızda yarar var. A+++ sınıfı ürünler elektrik tasarrufu konusunda her alanda başarılı sonuçlar verir. Evde tasarruf yapmak genel kanının aksine, sadece sonuçlarla ilgili değildir. Nedenlere de bakmak lazım. Hatta nedenler bence sonuçlardan daha önemlidir. Çünkü yüksek enerji sınıfındaki bir ürün tasarruf konusunda istediğiniz sonuçları vermez. 

Ofixboy’un Tercihi: Miss Lady Fırın Torbası 25 x 38 cm 8 Yaprak

Fırında tasarruf yöntemleri ile bu haftanın da sonuna geldik sevgili arkadaşlar. Sözlerimi bitirmeden önce bir üründen kısaca bahsetmek istiyorum. Fırında yemek yaparken ben Miss Lady Fırın Torbası 25 x 38 cm 8 Yaprak ürününü kullanıyorum. Bu ürünler yemeklerin pişme sürelerini epeyce kısaltıyor. Size de tavsiye ederim. Bu ürünleri özellikle fırında et ve sebze pişirmek için rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ürün özelliklerini incelemek için linki tıklayabilirsiniz. Sipariş için de aynı linki kullanabilirsiniz. Tasarruf konulu blog dizim önümüzdeki haftalarda devam edecek. Beni takip etmeyi ihmal etmeyin. Hepinize bir kez daha hayırlı Ramazanlar diliyorum. 

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler