Bizi Takip Edin

Lifestyle

Huzursuz bacak sendromu nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Huzursuz bacak sendromu hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Yatağa girdiğinizde bacaklarınızda yanma, karıncalanma veya uyuşma hissediyor olabilirsiniz. Yatarken veya otururken bacaklarınızda ağrı veya iğnelenme gibi şikayetler yaşıyorsanız huzursuz bacak sendromundan şüphe edebilirsiniz. Özellikle akşam saatlerinde bacaklarınıza ağırlık çöküyor ve rahatsız edici bir his oluşuyorsa huzursuz bacak sendromu yaşıyor olabilirsiniz. Bacaklarınızı hareket ettirmek için aşırı istek duymanız bu hastalığın en önemli belirtilerinden biridir. Ne var ki birçok insan bu belirtilerin geçici olduğunu düşünür ve huzursuz bacak sendromundan şüphe etmez. Konuyla ilgili yapılan bilimsel araştırmalara göre çalışan kesimde her 10 kişiden birinde huzursuz bacak sendromu mevcut. Fakat bu hastalık iyi bilinmediği için tanı, teşhis ve tedavi süreçleri zorlaşıyor. Hastalığın ilerlemesi durumunda hastanın yaşam kalitesi ve iş performansı düşüyor. Üstelik iş gücü kayıpları oluşuyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, huzursuz bacak sendromu hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Bu hastalığın nedenleri, belirtileri ve tedavi süreçleri hakkında merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarını bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Kısaca Huzursuz Bacak Sendromu

Bu hastalığı bugüne kadar hiç duymadıysanız huzursuz bacak sendromu nedir diye merak ediyor olabilirsiniz. Tıp literatüründe huzursuz bacak sendromu (restless leg syndrome, kısaca RLS), hastanın bacaklarında hissettiği fakat tam olarak ifade edemediği rahatsız edici bir his nedeniyle uykuya dalmasını engelleyen bir sendrom olarak tarif edilir. Hastada oluşan bu rahatsız edici his, bacaklarını hareket ettirme konusunda aşırı bir istek yaratır. Kontrol edemediği bu istek nedeniyle hastanın uykuya dalması zorlaşır. Bu yönüyle huzursuz bacak sendromu esasen uyku sağlığıyla ilgili bir hastalıktır. Ancak belirtileri tüm yaşamı etkiler. Belirtilerin şiddetine göre hastanın gün içinde farklı alanlarda çeşitli sorunlarla karşılaşması mümkündür. Özellikle masa başı işlerde çalışanlar huzursuz bacak sendromuna bağlı şikayetleri daha yoğun şekilde yaşar. Gün içinde yeterince hareket etmeyen kas ve eklemlerde şikayetlerin derecesi artar. Bazı durumlarda belirtiler sadece bacaklarla da sınırlı kalmaz. Ayak, diz çevresi, kol ve dirseklerde de huzursuz bacak sendromuna bağlı şikayetlerle karşılaşmak mümkündür. 

Huzursuz bacak sendromu neden olur?

Birçok nedene bağlı olarak hastada huzursuz bacak sendromu oluşabilir. Bunlar içinde en önemlileri demir eksikliği, Akdeniz anemisi, diyabet, periferik nöropati, romatoid artrit ve üremidir. Kas hareketlerini kontrol etmek için beynin salgıladığı dopaminin yetersiz olması da huzursuz bacak sendromuna neden olabilir. Bu hastalığın dopaminle ilişkili olması, psikolojik etkenler tarafından tetiklenmesine neden olur. Başka bir deyişle ağır depresyon veya anksiyete yaşayan kişilerde huzursuz bacak sendromuna yakalanma riski artar. Hastanın demir metabolizmasına zarar veren kronik bir hastalığı varsa, belirtileri daha şiddetli hissetmesi mümkündür. Örneğin mide ve bağırsaklarda oluşan kanamalı hastalıklar demir metabolizmasını olumsuz etkiler. Bu nedenle huzursuz bacak sendromunu tetikleyebilir. Hastanın kullandığı ilaçların yan etkileri de belirtilere yol açabilir. Dolayısıyla demir değerleri normal bile olsa hastanın farklı nedenlerle belirtilerle karşılaşması mümkündür. Diyabet hastalarının kol ve bacak sinirlerinde meydana gelen hasarların da bu hastalığa yol açması mümkündür. Ayrıca hamilelerin huzursuz bacak sendromuna yakalanma riski yüksektir. 

Huzursuz bacak sendromu belirtileri nelerdir?

Bu hastalığın en önemli belirtileri, yatağa girince bacaklarda oluşan yanma, karıncalanma veya uyuşma hissidir. Bu belirtiler genellikle bacaklarda ağrı ve kaşıntıyla başlar. Ardından baldırda elektrik çarpmasına benzer daha şiddetli belirtiler oluşur. Bacak sendromu olan kişiler, özellikle akşam saatlerinde bacaklarına ağırlık çöktüğünü hisseder. Huzursuz bacaklar bazen basit bir hareketle bu şikayetlerden kurtulur. Ancak bir süre sonra belirtiler yeniden başlar. Bazı durumlarda hastada ayak sendromu da görülebilir. Huzursuz bacak sendromunda olduğu gibi huzursuz ayaklar da uzun süre hareketsiz kalamaz. Basit birtakım ayak hareketleri sayesinde huzursuz ayaklarda rahatlama oluşur. Fakat huzursuz ayaklarda bu hareketler kalıcı bir sonuç doğurmaz. Belirtilerin en şiddetli hale geldiği zaman dilimi uyku öncesi ve uyku anlarıdır. Nitekim gece yatakta ortaya çıkan belirtiler nedeniyle hasta, yataktan kalkıp yürüme ihtiyacı hisseder. Yürüdüğünde belirtiler bir süreliğine yatışır. Ne var ki sonra tekrar başlar. Uykusu bölünen hasta, ertesi güne yorgun ve uykusuz başlamak zorunda kalır. 

Huzursuz bacak sendromunun belirtileri hemen her yaşta ortaya çıkabilir. Bu belirtiler çocukluk döneminde başlayabileceği gibi, 40 yaşından sonra da başlayabilir. Hamileliğin özellikle ilk 3 aylık döneminde belirtilerle karşılaşma ihtimali daha yüksektir. Çünkü hamilelik nedeniyle metabolizmada oluşan değişimler huzursuz bacak sendromunun belirtilerine zemin hazırlar. Hamileliğin ileriki aşamalarında ise belirtilerin daha şiddetli hale gelmesi mümkündür. Ancak hamileliğe bağlı huzursuz bacak sendromu belirtileri doğumun ardından yavaş yavaş ortadan kalkar. Başka bir deyişle metabolizma normale döndüğünde belirtiler sona erer. Bununla birlikte, hormonal dengede oluşabilecek herhangi bir bozukluk nedeniyle belirtilerin yeniden başlaması da mümkündür. Bu gibi durumlarda belirtileri ciddiye almak ve geçiştirmemek gerekir. Eğer bu tür belirtilerle karşılaşmaktaysanız vakit geçirmeden bir nöroloji servisine başvurmanızı tavsiye ederiz. Üstelik huzursuz bacak sendromu belirtileri olarak düşünüp ihmal ettiğiniz konuların aslında başka hastalıkların belirtileri olması da mümkündür. Kesin tanıyı ancak hekiminiz koyabilir. Bunun için vakit geçirmeden hekiminize başvurmalısınız. 

Huzursuz bacak sendromunun görülme sıklığı nedir?

Bu hastalıkla ilgili yapılan bilimsel araştırmalara göre çalışan kesimde her 10 kişiden birinde huzursuz bacak sendromu mevcut. Halk arasında huysuz bacak sendromu olarak da bilinen bu hastalık kadınlar arasında erkeklere oranla 2 kat daha yaygın. İlerleyen yaşla birlikte huzursuz bacak sendromunun görülme sıklığı artıyor. Aynı zamanda da belirtilerin yol açtığı sorunlar artıyor. Nitekim hastalığın ilk aşamasında belirtiler haftada sadece 1 kez görülür. Bu ilk aşamada hasta, bacaklarda gerilme isteği ile karşılaşır. Ancak huzursuz bacak sendromu nedir diye bilmiyorsa bu durumu doğru değerlendiremez. Dolayısıyla hastalık ilerler ve belirtiler daha sık ve şiddetli hale gelir. Üstelik sadece uykusuzluk bakımından rahatsız etmez. Aynı zamanda da hayatının pek çok alanında hastanın yaşam kalitesini ve iş performansını olumsuz etkiler. Diğer taraftan hastanın istemsiz şekilde yapmak zorunda kaldığı bacak hareketleri eşinin de uyku kalitesine zarar verir. Böylelikle huzursuz bacak sendromuna bağlı şikayetler daha büyük sorunlara yol açar. 

Huzursuz bacak sendromu hayatı nasıl etkiler?

Bu hastalığı yaşayanların günlük hayatları ve iş hayatları çeşitli sorunlara sahnedir. Nitekim bacaklarını uzun süre hareketsiz şekilde tutmada ciddi zorluk çekerler. Bu nedenle evde veya ofiste uzun süre hareketsiz kalamazlar. Ayrıca sinema veya tiyatro izlerken ya da otobüs veya uçak yolculuğu yaparken çok sıkıntı çekerler. Bacakları hareketsizliğe dayanıklı olmadığı için uzayan sunumlar ve iş görüşmeleri onlar için kabusa döner. Huzursuz bacak sendromu egzersizleri için imkan bulurlarsa şikayetleri bir miktar azalır. Ancak iş toplantıları veya görüşmeleri sırasında kısa aralıklarla ayağa kalkıp dolaşmak isterler. Ki bu durum bir taraftan kendilerinin, bir taraftan da diğerlerinin dikkatini dağıtır. Buna bağlı olarak odaklanma güçlüğüyle karşılaşırlar. Hastanın sigara veya alkol gibi kötü alışkanlıkları varsa kas fonksiyonları üzerindeki kontrolü daha zayıftır. Buna bir de kafeinli içecekler eklenince hasta kendisiyle uğraşmaktan işiyle ilgilenmeye fırsat bulamaz. Bu hastalığa sahip kadınların topuklu ayakkabı giymesi ise şikayetlerinin daha da artmasına yol açar. 

Huzursuz bacak sendromu nasıl tedavi edilir?

Bu hastalığın tedavi edilebilmesi için öncelikle kesin tanının konulması gerekir. Huzursuz bacak sendromunda kesin tanı bir nöroloji uzmanı veya uyku hastalıkları uzmanı tarafından konur. Tanıyı koymak için hastanın ilk olarak fizik muayenesi gerçekleşir. Ardından hastadan bazı kan testleri istenir. Gerek görülmesi durumunda hastaya başka testler de uygulanır. Bunlar içinde EMG ve uyku testleri en yaygın olanlarıdır. Kan testinde en önemli konulardan biri demir değeridir. Hastada demir eksikliği varsa öncelikle bu sorunu çözmek gerekir. Hastanın kullanacağı demir takviyeleri şikayetlerinde ciddi bir azalma sağlar. Ancak bunların kesin tedavi için yetersiz kalması da mümkündür. Daha etkin sonuçlar almak için hastanın huzursuz bacak sendromu ilaçları kullanması gerekir. Bunlara ek olarak yaşam tarzı değişiklikleri yapması da gerekir. Özellikle çalışma alanını yeniden düzenlemek bu bağlamda çok önemlidir. Gün içinde bacaklarını hareket ettirmesi ve huzursuz bacak sendromu egzersizleri yapması tedaviye olumlu katkılar sağlar. Duruma göre hastanın kas gevşetici kullanması da gerekebilir. 

Bazı durumlarda huzursuz bacak sendromu dopamin eksikliğiyle doğrudan ilgilidir. Ağır psikolojik sorunlar yaşayan kişilerde beyin yeterince dopamin salgılamadığı için huzursuz bacak sendromuyla karşılaşmak mümkündür. Bu bakımdan hastaya uygulanan dopamin testi sırasında dopaminin yetersiz olduğu ortaya çıkarsa dopamin arttırıcı çözümler tedavi sürecine ciddi bir katkı sağlar. Bu bağlamda örneğin güneşe çıkmak, müzik dinlemek, yürüyüş yapmak, sağlıklı beslenmek gibi önlemler tedavi sürecine olumlu katkılar sağlar. Rahatsız bacak sendromu ile mücadelede moral ve motivasyon son derece önemlidir. Nitekim huzursuzluk sendromu kalıcı hale geldiğinde ilaçlar dahil tüm önlemlerin etkisi azalır. Bacaklarda huzursuzluk hisseden hasta bu gibi durumlarda başka uzuvlarında da huzursuzluk hissiyle karşılaşır. Örneğin huzursuz ayak sendromu, huzursuz el sendromu gibi hastalıkların dopamin eksikliği nedeniyle oluşması mümkündür. Dolayısıyla uykuda bacak hareketleri sendromuyla karşılaşan hasta psikolojik bakımdan kendisini güçlü tutmalıdır. Çünkü huzursuz kas sendromu çeşitleri kişinin genel psikolojik durumundan oldukça etkilenir. 

Editörün Tavsiyesi: M&T Diplays UAFRG00000 Turn Footrest Ayak Desteği – Gri

Ofiste veya evde çalışırken oturma konforumuza dikkat etmemiz çok önemli. Huzursuz bacak sendromu gibi bir hastalığınız olsun ya da olmasın, bazı basit önlemlerle oturma konforunuzu daha iyi hale getirebilirsiniz. Bu konuda M&T Diplays UAFRG00000 Turn Footrest ayak desteği – gri ürünümüz iyi bir seçimdir. Nitekim dönebilir ayak desteği sayesinde ayaklarınız sabit durmaktan kurtulur, rahatlama sağlar. Ayaklarınızda uyuşma hissettiğiniz anda bu ürünler sayesinde kan dolaşımınızı hızlandırabilirsiniz. Bu sayede çalışma düzeninizi bozmadan ayaklarınızdaki huzursuzluk hissinden kurtulursunuz. Bacaklarınızda kan dolaşımı hızlandıkça hareket isteğini kontrol altında tutabilirsiniz. Ayaklarınızı dinlendirici yardımıyla sallamak, bileklerinizde masaj etkisi yaratır. Fakat elbette sadece bu ürünlerle huzursuz bacak sendromuna karşı kalıcı bir sonuç alamazsınız. Bu ürünleri tedavi sürecinizin bir parçası olarak veya bu soruna yakalanmamak için değerlendirebilirsiniz. Ürünün fiyatını öğrenmek ve siparişinizi vermek için burayı tıklayabilirsiniz. Sitemizde satışı devam eden diğer ergonomi destek ürünlerini ise buradan inceleyebilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler