Bizi Takip Edin

Lifestyle

İlkbaharda motive kalabilmek için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

İlkbaharda motive kalabilmek için faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Merhaba güzel ilkbahar, merhaba parlayan güneş, merhaba uçuşan kelebekler! Ve merhaba tüm bunlar olup biterken ofiste verimli bir şekilde çalışmaya çalışan sevgili beyaz yakalılar! Nihayet karnabahar gibi kat kat giyinmeyi bıraktığınız için mutlusunuz. Fakat bu güzel havalarda ofiste kaldığınız için canınız biraz sıkkın olabilir. Ofixboy kardeşiniz bendeniz, ilkbaharda motive kalabilmek için neler yapmak gerektiğine dair güzel bir liste hazırladım. İlkbaharda ofiste verimliliğinizi düşürmemek için dikkat etmeniz gereken konular işte huzurlarınızda…

Bahar temizliği şart! 

Madem bahar geldi, ofiste bahar temizliği yaparak bunu ofisinize de yansıtmalısınız. Temiz bir masa, işinize odaklanmanın altın kurallarından biridir. Kış boyunca masanızın köşelerinde, çekmecelerinizin diplerinde biriken o tüm işe yaramaz not kağıtları, biten tükenmez kalemler, bükülüp saç tokası ya da maymuncuk halini almış olan ataşlar her gördüğünüzde motivasyonunuzu düşürür. Ofisinizde bahar temizliği yaparak bunlardan kurtulabilirsiniz. Bu arada, küçük bir bilgi paylaşayım. Ofis çalışanlarının yüzde 57’si, ofis arkadaşlarını masalarının temizlik-kirlilik durumuna göre yargılıyormuş. Ofis arkadaşlarınızın diline düşmemek için ofis masa, çekmece ve dolaplarınızı güzelce temizlemelisiniz. Bu iş için ihtiyaç duyduğunuz tüm ürünleri benim sevgili şirketim Ofix.com üzerinden sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz. 

Telefon out, odaklanma in! 

Bahar geldi ya, arkadaşlarınız sizi iş çıkışı yemeğe çağırmak için, Pazar günü kahvaltıya davet etmek için, hiç olmadı “Öğle yemeğinde köftecide mi buluşsak abi?” demek için ikide bir mutlaka arayacaktır. Kışın nedense hiç karşılaşılmayan bu durumu kontrol edebilmek sizin elinizde. Cep telefonunuzu ofis telefonunuza yönlendirmek ve cep telefonunuza gelen çağrıların VoiceMail’e düşmesini sağlamak bunlar içinde en basiti. WhatsApp’taki kişisel notunuza “Aramayın kardeşim, çalışıyorum!” yazmak da bir başka çözüm. Bunların yanı sıra, ilkbaharda motive kalabilmek için telefonunuzdaki tüm uygulamaları sessize alabilir, telefon ekranınıza düşmelerini engelleyebilirsiniz. Bu pratik çözümlerle ofiste çalışırken yaptığınız işlere odaklanabilir, motivasyonunuzun düşmesini engelleyebilirsiniz. 

Ekstra molalar yapabilirsiniz. 

Kabul edelim ki, yukarıdaki iki maddeyi yapsanız bile hâlâ kafanızdan “Yaa, hasta ayağına yatıp 3 gün izin mi alsam? Parkta yürüyüş yaparım, güzel bir yerde kahve içerim, kafamı kesin toplarım!” gibi düşünceler geçiyor olabilir. Böyle hileli yollara başvurmanıza hiç gerek yok sevgili beyaz yakalılar! Bunun yerine, gün içinde verdiğiniz 5-10 dakikalık kahve molalarınızı sayı olarak biraz arttırabilir, arkadaşlarınızla daha fazla sosyalleşebilirsiniz. Öğle arası dışında, örneğin 3 defa kahve molasına çıkıyorsanız bunu 5 yapabilirsiniz. Hatta bir tanesinde notebookunuzu da yanınıza alabilir, gün sonuna ertelediğiniz basit işleri gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede hem ofis çalışmanız, hem de mola anlarınız daha keyifli ve verimli hale gelecektir. 

Özel hayat ile iş hayatı dengesini sağlamalısınız. 

İkinci maddede belirttiğim o telefonlar var ya, işte o telefonlar havaların ısınmasıyla birlikte gitgide artıyor. Bunları ne kadar sınırlamaya çalışsanız da çıkışta ne yapacağınızı, hafta sonu nerelere gideceğinizi düşünmekten kendinizi alıkoyamıyor olabilirsiniz. Hatta durumu abartıp, “Bu genç yaşımda ve güzel havalarda ofise tıkılıp kaldım!” diye düşünüyor da olabilirsiniz. Bu gibi düşüncelerden kurtulmanın en iyi yolu, özel hayatınızı daha sosyal geçirmenin yollarını bulmaktır. Bunlar içinde mesela ailenizle veya arkadaşlarınızla birlikte pikniğe gitmek veya mangal yapmak güzel bir çözüm olabilir. Ofisteki işlerinizi etkileyecek kadar kendinizi yormadığınız sürece özel hayatınızı sosyalleşerek geçirdiğinizde ilkbaharda motive kalabilmek konusunda daha olumlu sonuçlar alabilirsiniz.

Baharın gelişinin tüm okurlarıma mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum.

Ofixboy…

Okumaya Devam Et
3 Yorum

1 Yorum

  1. gezilecek yerler

    23 Mart 2019 saat 09:44

    Telefon out, odaklanma in kısmı biraz zor 🙂

  2. Ali BEY

    23 Mart 2019 saat 10:20

    Tamda araştırdığım bir konuydu. Teşekkürler Ofix 🙂

  3. Hakan ARTAŞ

    28 Ağustos 2019 saat 11:17

    İlk yorumcuya sonuna kadar katılıyorum.
    Telefon out, odaklanma in kısmı biraz değil… çok zor (:

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler