Bizi Takip Edin

Lifestyle

İş ayakkabınız standartlara uygun mu?

Yayınlandı

tarihinde

İş ayakkabıları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

İş hayatımız içinde en dikkat etmemiz gereken konuların başında iş güvenliği geliyor efendim. Öyle ki, en küçük bir yanlış veya ihmal, çok büyük kayıplara sebebiyet verebiliyor. İş güvenliği konusunda tüm riskleri ortadan kaldırmak çoğu zaman mümkün olmasa da alınabilecek birtakım önlemlerle pek çok riskin önüne geçmek mümkün. Bu önlemlerden biri, iş kazaları sırasında en fazla hasar gören organlarımızdan biri olan ayaklarımızı korumak için gerekli standartlara uygun iş ayakkabıları giymektir. Online alışveriş rehberiniz Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, bu standartlara temas edeceğiz ve iş ayakkabısı seçimlerinize ışık tutacak faydalı bilgiler paylaşacağız.

İş ayakkabıları niçin önemlidir?

Söz konusu ayakkabılar olunca, farklı markaların yüzlerce çeşit ürününü piyasada bulmamız mümkündür. Ve ayakkabı seçimlerimizde çoğu zaman marka, renk ve konfor kriterleriyle yetindiğimiz de hepimizin malumu. İşyerimizde hepimiz şık ve güzel görünmek isteriz, ayakkabılarımızın da buna katkı sağlamasını bekleriz. Fakat, iş ayakkabıları söz konusu olduğunda marka, renk ve konfor kriterlerinin çok daha ötesinde, farklı kriterlere göre ayakkabı seçimlerimizi yapmamız gerekiyor. 

İş ayakkabıları özellikle de inşaat, elektrik, maden ve metal sanayisi gibi alanlarda çok önemli bir konudur. Çünkü bu sektörlerde yoğun bir fiziksel efor kullanılmakta ve ağır cisimlerin ayak yaralanmalarına yol açma riski yüksek olmakta. Bu sektörlerde ayrıca, değişik birtakım kimyasal maddelerin ayakla teması ve ayak tabanında yanma riski oluşması da yüksek. Bu gibi risklerin önüne geçmek için iş ayakkabıları konusunda gerekli standartlar kesin olarak belirlenmiş ve kayıt altına alınmış durumda.

İş ayakkabıları için gerekli standartlar nelerdir?

İş ayakkabıları için gerekli standartlar, TS EN ISO 20345 Emniyet Ayak Giyecekleri Standardı ve TS EN ISO 20347 İş Ayak Giyecekleri Standardı belgelerinde kesin olarak belirlenmiştir. Bunlardan ilki olan TS EN ISO 20345 Standardı, çelik veya kompozit korumalı iş ayakkabılarında geçerli standartları kayıt altına alıyor. Bu tür ayakkabıların dil kısmındaki etiketlerde görebileceğiniz özel kodların anlamları şu şekilde;

SB: Temel güvenlik.
S1: Antistatik, şok emici topuk bölgesi, yağa dayanıklı taban.
S1P: Antistatik, şok emici topuk bölgesi, yağa dayanıklı taban, çelik ara taban.
S2: Antistatik, şok emici topuk bölgesi, yağa dayanıklı taban, suya dayanıklı.
S3: Antistatik, şok emici topuk bölgesi, yağa dayanıklı taban, suya dayanıklı, çelik ara taban. 

TS EN ISO 20347 Standardı ise burun darbe dayanımı olmayan iş ayakkabıları için gerekli standartları kayıt altına almakta. Bu tür ayakkabılar için kullanılan özel kodların anlamları ise şu şekilde;

01: Antistatik, şok emici topuk bölgesi.
01P: Antistatik, şok emici topuk bölgesi, çelik ara taban.
02: Antistatik, şok emici topuk bölgesi, suya dirençli.
03: Antistatik, şok emici topuk bölgesi, suya dirençli, çelik ara taban.

İş ayakkabıları için ortak standartlar nelerdir?

Yukarıda bahsettiğimiz standartlar, belirli iş kollarına özel olarak üretilmiş iş ayakkabıları için geçerli standartlardır. Bunlara ek olarak, iş ayakkabıları için ortak birtakım standartlardan ve özel kodlardan bahsedebiliriz;

A: Antistatik ayakkabı.
C: İletken ayakkabı.
CI: Soğuğa karşı yalıtımlı ayakkabı.
E: Şok emici topuk bölgeli ayakkabı.
ESD: Elektrostatik boşalımlı ayakkabı.
HI: Sıcağa karşı yalıtımlı ayakkabı.
HRO: 300 dereceye dayanıklı ayakkabı.
P: Çelik ara tabanlı ayakkabı.
WRU: Suya dayanıklı ayakkabı.

İş riskleri yüksek bir sektörde ve işyerinde çalışmaktaysanız, yaptığınız işin niteliklerine göre S1P veya S3 tipi iş ayakkabıları doğru bir tercih olacaktır. Eğer yol inşaatı gibi bir işte çalışıyorsanız ve sıcak asfaltla temas ediyorsanız, HI tipi iş ayakkabıları kullanmanız gerekir. Mevsim şartlarına bağlı olaraksa soğuk kış aylarında CI tipi iş ayakkabılarını tercih edebilirsiniz. Gıda sektöründe çalışanların kullanacağı iş ayakkabıları ise 02 tipi iş ayakkabıları olmalı. 

İş ayakkabısı alırken nelere dikkat etmek gerekir?

İş ayakkabıları yapılan işin niteliklerine uygun olarak üretildiği için, iş ayakkabısı alırken dikkat etmeniz gereken ilk konu, alacağınız ayakkabının gerekli standartlara uygun olup olmadığıdır. Doğru bir iş ayakkabısı seçtiğinizde, hem iş güvenliğiniz, hem de iş verimliliğiniz artacaktır. Bu bağlamda, ayakkabınızın şu özelliklerine dikkat etmelisiniz.

Burun Direnci

İş ayakkabılarında burun direncini sağlamak için özel birtakım burun koruyucuları kullanılmaktadır. Bu koruyucular, ayakkabının ön tarafına konulan ve ayak parmaklarını darbelerden koruyan özel bombeli parçalardan oluşmakta. İş ayakkabınızın dış etkenlere karşı direncini arttıran bu koruyucular, ayakkabıyla güçlü bir şekilde birleştirilmiş olmalı.

Taban Delinme ve Bükülme Direnci

İş kazalarının önemli bir kısmı, ayağa batan cisimler nedeniyle oluşmakta. Bu tür kazaların önüne geçebilmek için iş ayakkabınızın taban delinme direncinin en az 1100 Newton olması gerekmekte. Bükülme direnci ise ayakkabınızın bükülme cihazına yerleştirildiği ilk konumdan 33 mm yüksekliğe saniyede 15 çevrimlik bir hızla kıvrıldığında ilk konumuna dönmesini ifade etmekte. 

Elektrik Direnci

İş kazalarının önemli bir diğer nedeni de elektrik çarpması. Eğer böyle bir riskin olduğu bir sektörde çalışmaktaysanız, kullanacağınız iş ayakkabıları gerekli elektrik direncine sahip olmalı. Bu direnç, ayakkabıların etiket kısmında belirtilmekte. Bu kısmı mutlaka kontrol edin.

Isı Yalıtımı ve Soğuğa Karşı Direnç

İş ayakkabıları için ısı yalıtımı ve soğuğa karşı direnç, taban astarının sıcaklık değerinin 23 derecede sabitlenmesi için gerekli olan şartların sağlanmasını ifade etmekte. İş ayakkabınızın bu standarda uygun olmasına da dikkat etmelisiniz.

İhtiyaç duyduğunuz iş ayakkabıları Ofix’te!

Online alışveriş sitemiz Ofix ihtiyaç duyduğunuz iş ayakkabılarına uygun fiyat avantajlarıyla sahip olma fırsatı sunuyor. Sitemizde satışını yaptığımız tüm iş ayakkabıları çeşitlerini inceleyebilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
3 Yorum

1 Yorum

  1. iş ayakkabısı

    5 Temmuz 2019 saat 16:36

    standartlar çok iyi şekilde özetlenmiş. teşekkürler

  2. seobil

    19 Ocak 2020 saat 18:45

    Kapsamlı içerik için Teşekkürler

  3. Gel Gel Balon

    18 Ağustos 2020 saat 14:04

    Çook güzel

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler