Bizi Takip Edin

Lifestyle

Kontrol listesi hazırlamanın püf noktaları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Kontrol listesi hazırlamanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Eğitim ve iş hayatında sıkça kullanılan kontrol listeleri, yapılan işlerin veya devam eden süreçlerin etkin bir şekilde kontrolünü sağlıyor. İyi hazırlanmış bir kontrol listesi ile hata ihtimali en aza indirgenebilir, iş süreçlerinin takibi kolaylaştırılabilir. Kontrol listesi oluşturma konusunda farkındalıklar arttıkça yapılan işlerde kalite artışı sağlanabilir. Kontrol listesi ölçme ve değerlendirme yöntemleriyle kalite artışını olanaklı kılarken çalışanların analiz yeteneğini ve sorun çözme becerilerini de geliştirmekte. Günümüzde pek çok işletme, çalışanlarına kontrol listeleri dağıtarak yapılan işlerin kalitesini korumaya çalışmakta. Peki, kontrol listesi nasıl hazırlanır? Kontrol listesi hazırlarken nelere dikkat etmek gerekir? İyi hazırlanmış bir kontrol listesinin temel özellikleri nelerdir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, kontrol listesi hazırlamanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Kontrol listesi nedir?

Kontrol listesini kısaca, bir işin yapılması sırasında nelerin hangi sırayla yapılması gerektiğini izlemek için hazırlanan liste şeklinde tanımlayabiliriz. Eğitim hayatında kullanılan kontrol listeleri, öğrenciden beklenen performansın ölçülmesini ve değerlendirilmesini sağlar. Özellikle ödev kontrol listeleriyle bu ölçüm ve değerlendirmeler başarılı bir şekilde sağlanır. Bunun içindir ki, eğitim camiasında “Ödev kontrol listesi nasıl hazırlanır?” sorusu öteden beri merak edilen bir konudur. İş hayatında kullanılan kontrol listeleri ise iş süreçlerinin etkin şekilde takibini ve olası hataları en aza indirgemeyi olanaklı kılar. İyi hazırlanmış bir kontrol listesiyle iş süreçlerinde ortaya çıkan hata ve eksiklikler kolayca tespit edilebilir. Kötü hazırlanmış bir kontrol listesi ise hata ve eksikliklerin tekrarına yol açar. Ve zamanla yapılan işin kalitesini düşürür. Bu nedenle günümüzde pek çok işletme, çalışanlarına kontrol listesi ve raporu formu dağıtarak kalite standartlarını korumaya çalışmakta. 

Kontrol listesi hazırlamanın püf noktaları nelerdir?

Alternatif ölçme araçlarından biridir ve dereceleme ölçekleri ile dereceli puanlama anahtarlarından oluşur. Yapılan işin veya takip edilen süreçlerin niteliğine bağlı olarak kontrol listelerinde farklı dereceleme ölçekleri ile dereceli puanlama anahtarları kullanılabilir. İyi bir kontrol listesinin temel özelliği, kullanılan dereceleme ölçekleri ile dereceli puanlama anahtarının kontrolü sağlanacak işlere veya süreçlere uygunluğudur. Bunun yanı sıra kontrol listelerinde önem veya öncelik sıralaması, ölçülebilirlik, gözlemlenebilirlik ve objektiflik şartlarının gözetilmesi gerekir. Bu şartlara uygun şekilde hazırlanan kontrol listeleriyle iş süreçlerinde olası hatalar en aza indirgenir ve kalite artışı sağlanır. Kontrol listesi hazırlamanın püf noktalarını ele aldığımız yazımızın bu kısmında bu konulara kısaca temas edeceğiz. İş güvenliği kontrol listeleri gibi daha spesifik listeler için uzman desteği alabilirsiniz. 

Önem veya Öncelik Sıralaması

Kontrol listesi hazırlarken yapılması veya kontrol edilmesi gereken işler ya da süreçler hakkında önem veya öncelik bakımından bir sıralama yapmalısınız. Listenizin başına en önemli veya en acil konuları yazmalı, daha az önemli işlere ya da süreçlere daha alt sıralarda yer vermelisiniz. Bu sizi, kontrolünü sağlayacağınız konuya ilişkin olarak gereksiz emek ve zaman kaybından kurtarır. Bu sayede zamanınızı daha verimli şekilde kullanabilirsiniz. Kontrol listenizle değerlendireceğiniz işler veya iş süreçlerinde en önemli veya acil konularda hatayla karşılaşırsanız, diğer konuların kontrolünü sağlamadan önce bu hataların giderilmesi için gerekli adımları atmalısınız. Bu bakımdan, iyi hazırlanmış kontrol listeleri zaman yönetimi konusunda büyük avantaj sağlar. Gözlem formu ve kontrol listesi arasındaki fark da esasen bu noktayla ilgilidir. Nitekim gözlem formu, yapılması gereken işlerin yapılıp yapılmadığını tespitle yetinir. Kontrol listesi ise eksiklerin ivedilikle giderilmesine katkı sağlar. 

Ölçülebilirlik

Kontrol listesinde yer vereceğiniz konuların ölçülebilir olması gerekir. Buradaki ölçülebilirlik şartı esasen, işin yapılıp yapılmadığını (evet-hayır) veya yapılması için gerekli unsurların sağlanıp sağlanamadığını (var-yok) anlamaya yöneliktir. Ölçülebilirlik bu yönüyle, kontrol listesine işlevsellik kazandırır ve iş takip süreçlerini hızlandırır. Kontrol listesini ölçme ve değerlendirme konusunda etkin kılan temel unsur, kullanılan dereceleme ölçekleri ile dereceli puanlama anahtarlarıdır. Örneğin, ofisinizde denetim yapılacaksa denetimden başarıyla çıkmak için hazırlayacağınız kontrol listesinde, denetlenecek konuların denetime uygun olup olmadığını uygun-uygun değil şeklinde tespit edebilmelisiniz. Uygun-uygun değil şeklinde seçtiğiniz bu dereceleme ölçeği size, denetlenecek konuların denetime uygun olup olmadığını anlamada büyük avantaj sağlar. 

Kontrol listesi hazırlarken dereceleme ölçekleri olarak örneğin iyi-kötü, güzel-çirkin vb. ölçümü zor veya olanaksız değerleri kullanırsanız, iş takip süreçleriniz oldukça zorlaşır. Bu gibi dereceleme ölçekleri kalite artışını sağlamaktan uzak olduğu gibi, eksiklerin doğru şekilde tespit edilmesini de zorlaştırır. Gözlem formu ve kontrol listesi arasındaki farklardan biri de bu noktayla ilgilidir. Formalarda kullanılan dereceleme ölçekleri çoğu zaman yetersiz kalırken, kontrol listelerinde kullanılan dereceleme ölçekleri kalite kontrolüne büyük katkı sağlar. Gözlem formu ile işler veya süreçler hakkında farklı türden bilgiler elde etmek mümkünken, kontrol listesiyle esas olarak eksikler veya yanlışların tespiti amaçlanır. Hazırladığınız kontrol listesi örneği eksikler veya yanlışların tespitini sağlıyorsa amacına uygun ve iyi bir liste demektir. 

Gözlemlenebilirlik

Kontrol listenize dahil edeceğiniz işler gözlemlenebilir olmalı. Başka deyişle, yapılıp yapılmadığı açık ve net bir şekilde tespit edilebilmeli. Gözlemlenebilir olmayan işlere kontrol listenizde yer verirseniz, işin olması gerektiği gibi yapılıp yapılmadığını kontrol edemezsiniz. Kontrol listesinin gözlemlenebilirlik şartının yerine gelmesi için, listenizde beş duyu organınızdan en az biriyle algılayabileceğiniz konulara yer vermelisiniz. Subjektif birtakım sezgiler ya da hislerle hareket etmeniz durumunda kontrol listesinin etkinliği azalacaktır. Bu konuda özellikle önyargılara karşı dikkatli olmalısınız. Çünkü pek çok önyargı, gözlemlenebilir olmayan konuları gözlemlenebilir hale getirme iddiası taşır. Gözlemlenebilir konulardan oluşan kontrol listeleri, iş için harcanan performansın yerinde olup olmadığını anlamanızı sağlar. Gözlemlenebilir olmayan konular ise performansın yerindeliğini anlamaya katkı sağlamaz. 

İş süreçlerinde eğer birtakım riskler varsa, bu risklerin ortadan kaldırılıp kaldırılmadığını ancak gözlemleyebileceğiniz konular üzerinden değerlendirebilirsiniz. Bu nedenle kontrol listenizde risklere dair yalnızca gözlemlenebilir konulara yer vermelisiniz. İş süreçlerinde risklere ilişkin doğru değerlendirmeler yapmak için nedenler ile sonuçlar arasında ölçülebilir ilişkiler kurmanız gerekir. Bunu başarmanız halinde önyargılarınızdan büyük ölçüde kurtulmuşsunuz demektir. Eğer iyi bir derecelendirme ölçeği kullanırsanız, risk analizi konusunda daha başarılı sonuçlar elde edersiniz. Risk analizlerine katkı sağlamayan derecelendirme ölçekleri ise önyargıların büyümesine, hatta yapılan işlere zarar vermesine yol açabilir. 

Objektiflik

Kontrol listesi hazırlarken objektif olmak, yapılan işlerin objektif bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. Listenizde yer vereceğiniz konuları seçerken kendi görüş, düşünce, kanaat veya önyargılarınıza göre değil, işin doğasına ve şirketinizin beklentilerine uygun şekilde hareket etmelisiniz. Kontrol listenizi objektif bir şekilde hazırlarsanız, istenen sonuçların alınmasını sağlar ve başarılı olursunuz. Kendi düşünce ve kanaatlerinizi şirketinizin beklentilerinden üstün tutmanız durumunda hazırlayacağını kontrol listesiyle kalite standartlarının yükselmesine katkı sağlayamazsınız. Bu konuda dilerseniz, daha önce hazırlanmış kontrol listelerini gözden geçirmeyi deneyebilirsiniz. Bu sayede, önemli olduğunu zannettiğiniz birtakım konuların belki aslında hiçbir öneminin olmadığını veya şirketinizin beklentilerini yansıtmadığını fark edebilirsiniz. 

Yaptığınız işte en sık karşılaştığınız hataları ve olası riskleri önceden belirlerseniz, bunların giderilmesini sağlamak için çok daha objektif bir liste hazırlayabilirsiniz. Bu belirlemeleri yapmak için aynı zamanda meslektaşlarınıza da danışabilirsiniz. Benzer işleri yapan kişilerin benzer hatalarla karşılaşması ve bu hatalar karşısında benzer çözüm yolları geliştirmeleri mümkündür. Meslektaşlarınızın deneyimlerine kulak verirseniz, hazırlayacağınız kontrol listesini daha objektif hale getirebilirsiniz. Bu sayede listenizin etkinlik gücü de artacaktır. Kontrol listesi kullandığınız halde yaptığınız işlerden istediğiniz sonuçları alamıyorsanız, listenizde yer verdiğiniz konuları mutlaka gözden geçirmelisiniz. Başarılı sonuçlar almaya katkı sağlamayan kontrol listeleri objektif bir gözle incelenirse başarılı hale getirilebilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
2 Yorum

1 Yorum

  1. Adana oto kiralama

    2 Şubat 2021 saat 16:40

    Araçlarımızın envarterlerinde kontrol listesi oluştururken kullanıyoruz. Bilgi işe yaradı teşekkür ederiz.

  2. Seo

    4 Şubat 2021 saat 12:30

    Harika bir içerik, teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler