Bizi Takip Edin

Lifestyle

Maaştan tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Maaştan tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Aldığınız maaş ne olursa olsun, maaş tasarrufu yöntemleri ile bu zorlu süreci daha kolay atlatmanız mümkün. Yapacağınız her israf ileride sizi bir şeylerden mahrum bırakabilir. Maaş tasarrufu ve para biriktirme yöntemleri konusunda kontrolün sizde olduğunu hiçbir zaman unutmayın.

Kumbara edinin.

Maaştan tasarruf yöntemleri listemin ilk sırasında kumbara edinmek var. Eskisi kadar yaygın mı, bilemiyorum ama bizim zamanımızda hemen her çocuğun bir kumbarası vardı. Benim yaşımda olanlar gayet iyi hatırlayacaktır. Harçlıklarımızdan artakalanları kumbarada biriktirirdik. Sonra da istediğimiz bir şeyi alır, bunun keyfini yaşardık. Kumbara kullanmak sadece para biriktirmeye yaramıyor sevgili arkadaşlar. Aynı zamanda da isteklerimiz arasında sıralama yapmamızı sağlıyor. Kaynakları iyi kullanmamıza ve gereksiz harcamalardan uzak durmamıza yardımcı oluyor. Gerçi günümüzde kumbaraların yerini tasarruf hesapları almaya başladı. Bu da şüphesiz ki maaştan tasarruf yöntemleri için faydalıdır. Ancak alışverişlerden artakalan o “küçük” dediğiniz paralar var ya, işte onlar için bir kumbara şart. Kendiniz için olduğu kadar çocuğunuz için de kumbara almayı ihmal etmeyin. Böylelikle çocuğunuz küçük yaşlardan itibaren tasarrufa alışır. İsteklerine ulaşmak için sabırlı olmayı, emek harcamayı, fedakarlık yapmayı öğrenir. Dolayısıyla arkadaşlar, kumbara kullanmak para biriktirmenin çok ötesinde anlamlara sahip. 

Harcamalarınız için bütçe oluşturun.

Gelir düzeyiniz ne olursa olsun, harcamalarınız için bütçe oluşturmazsanız tasarruf şansınız olmaz. Malumunuz, gelirlerimiz sınırlı, isteklerimiz ise sonsuz. Elimizdeki sınırlı kaynakları en doğru şekilde kullanmanın yolu bütçe oluşturmaktır. Aksi durumda ne yazık ki harcamalarımız sürekli artar. Maaştan tasarruf yöntemleri içinde bütçe oluştururken sabit giderleriniz (kira, aidat vb.) en önemli kalemi oluşturacaktır. Bunlar için gerekli kaynakları ayırdıktan sonra ihtiyaçlarınız için önem ve öncelik sıralaması yapmalısınız. Acil ve zorunlu ihtiyaçlarınız ikinci sırada yer alacak. Örneğin gıda ve mutfak, ulaşım, çocuğun okul taksiti vb. ihtiyaçlarınız için yeterli kaynak ayırın. Üçüncü sırada ise sizi mutlu eden, kendinizi iyi ve huzurlu hissettiren işler için kaynak ayırın. Örneğin kitap almak, sinemaya gitmek için bir miktar kaynak ayırın. Bütçenizde kalan tutarın bir kısmını daha büyük ihtiyaçlarınız için ayırın. Mesela çeyiz parası, mobilya vb. ihtiyaçlar için kaynak ayırın. Bir kısmını da ileride lazım olursa diye tasarruf amaçlı biriktirin. 

Tasarruf hedefi belirleyin.

Diyelim ki maaşınız giderlerinize zor yetiyor. Elinizde tasarruf için hiç kaynak kalmıyor. Hayır arkadaşlar, tasarruf için kaynak yaratmayı gerçekten isterseniz bu kaynağı bulursunuz! Maaştan tasarruf yöntemleri içinde tasarruf hedefi belirlemek bu gibi durumlarda çok işe yarar. Diyelim ki haftalık gıda harcamaları için 400 liralık bir kaynak ayırdınız. Bu kaynağın mesela 50 lirasını tasarruf hedefi olarak belirleyin. Ve bu hedefi tutturmaya çalışın. Mesela pilava tereyağı koymayın. Kahvaltıda yediğiniz tostun mayonezi de olmayıversin. Hedefi tutturmak için alışveriş listenizde bu tür değişiklikler yapmanız mümkün. Sağlayacağınız tasarruf miktarı arttıkça, elinizdeki kaynakları daha verimli kullanmaya başlamış olacaksınız. Bu bağlamda gelir düzeyinin bir önemi yok. Herkes kendi bütçesine göre uygun bir tasarruf hedefi belirleyebilir. Gıdada olduğu gibi giyim kuşamda da bu böyle. Hedefi tutturmak için bu ay bir tane tişört almayıverin. Maaştan tasarruf yöntemleri içinde elde edeceğiniz her kazanım size daha büyük bir faydayla geri dönecektir. 

Tasarruf yapmak sizi mutsuz etmemeli.

Bakın arkadaşlar, insan ihtiyaçları sadece zorunlu ihtiyaçlardan ibaret değildir. Eğitim, kültür, sanat, spor gibi alanlarda da birçok ihtiyacımız var. Yukarıda maaştan tasarruf yöntemleri bağlamında bütçenin önemine işaret ettim. Fakat bunun anlamı, harcamaları zorunlu ihtiyaçlara indirgemek değildir. Bu bakımdan örneğin ayda 1 kitap almak için ayırdığınız kaynağı tasarruf için biriktirmenizi hiç tavsiye etmem. Tasarruf yapmak sizi hiçbir zaman mutsuz etmemeli. Aksi durumda ne yazık ki sürdürmesi imkansız bir hale gelir. Hatta daha büyük sorunlara yol açması da mümkündür. Örneğin depresyon bunlardan biridir. İnsanın sosyal ihtiyaçları da beslenme ve barınma gibi önemli ihtiyaçlardır. Bunları da bütçeniz ölçüsünde karşılamaya çalışın. Ayda 1 kitap almanız tasarruf hedeflerinize zarar vermez. Aksine, kitabı daha doğru seçmek ve aldığınız kitabı gerçekten de okumak konusunda motivasyonunuzu arttırır. Böylelikle evinizde veya ofisinizde gerçekten size özgü ve faydalı bir kitaplık meydana gelir. Bu bağlamda tasarruf, hiç kitap almamak değildir. Okumayacağınız kitapları almamaktır. 

Gereksiz tüketimleri engelleyin.

Tasarruf konulu blog dizimi takip edenler bugüne kadar birçok ürün grubunda tasarruf yöntemleri paylaştığımı iyi bilirler. Evde veya ofiste çeşitli araçların gereksiz kullanımını engellemek için yapacağınız akıllı hamleler para tasarrufu olarak size geri dönecektir. Bildiğiniz üzere tasarruf para biriktirme ile eş anlamlı değildir. Tasarruf yaparak elbette para biriktirirsiniz. Ancak tasarruf sözcüğü para biriktirmenin ötesinde bir anlama sahip. Nitekim tasarruf sözcüğünün esas anlamı, bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisidir. Yani bir konuda tasarrufta bulunduğunuz zaman o konudaki kullanma yetkinizi gerçekleştirmiş olursunuz. Gereksiz ve savurganca kullanım şekilleri ise israftır. Örneğin tencereyi sıcakken buzdolabına koyarsanız enerji sarfiyatı artar. Oysa buzdolabında tasarruf yöntemleri ile buzdolabınızın enerji sarfiyatında israfı önlersiniz. Aynı şekilde, çamaşır makinesini dolmadan çalıştırmamak çamaşır makinesinde tasarruf yöntemleri içinde faydalıdır. Bu gibi tasarruf yöntemleri maaştan tasarruf yöntemleri bağlamında çok faydalıdır. Maddi durumunuz ne olursa olsun, yapacağınız akıllı hamlelerle tasarruf ve para biriktirme konusunda imkanlarınız artacaktır. 

Yemek kartınızı mutfak harcamalarınız için kullanabilirsiniz.

Şirketiniz size yemek kartı vermişse, bunu da maaştan tasarruf yöntemleri içinde değerlendirmeniz mümkün. İmkanınız var diye her gün kebap, döner, pizza yemeniz gerekmiyor. Karın doyurmanın birbirinden güzel yüzlerce çeşidi mevcut. Sabah kahvaltısını iyi yaparsanız öğle yemeğinde ağır yiyecekler tüketmenize gerek kalmaz. Biliyorsunuz değil mi, basit bir lahmacun ayran menüsünün fiyatı bile 40-50 liraya yükseldi. Karnınız aç değil ise sırf yemiş olmak adına bu tür menüleri tercih etmenize gerek yok. Fazla aç değilseniz bir dürümle öğle yemeğinizi halletmeniz mümkün. Bu sayede yemek kartınızda kalan tutarı mutfak harcamalarınız için değerlendirirsiniz. Mutfak harcamalarınız için ayırdığınız bütçeyi ise tasarruf amacıyla biriktirirsiniz. Hele bir de güzel bir indirim fırsatı yakalarsanız, gıda alışverişlerinizi daha da ucuza getirmeniz mümkün. Yiyeceğiniz basit bir dürüm, resmin bütününe baktığınızda böyle domino etkisi yaratır. 

Fatura ve ekstrelerinizi mutlaka inceleyin.

Maaştan tasarruf yöntemleri içinde en etkili yöntemlerden biri de fatura ve ekstreleri incelemektir. İster market alışverişleri olsun, isterse diğer alışverişlerden sonra faturaları incelemek tasarruf için çok faydalıdır. Böylelikle ürünler veya hizmetlerin fiyatları arasında karşılaştırma yapmak kolaylaşır. Maaş tasarruf önlemleri bağlamında fiyat değişimlerine karşı farkındalıklar artar. Banka ve kredi kartı ekstreleriniz size sadece yaptığınız harcamaları göstermez. Aynı zamanda da alışverişlerinizdeki dağılımları gösterir. Bunun amacı, gelirleriniz ile giderleriniz arasında daha sıkı bir kontrol sağlamanıza yardımcı olmaktır. Harcamalarınızın dağılımında en geniş payı örneğin eğlence almaya başlamışsa maaştan tasarruf yöntemleri konusunda başarı şansınız azalır. Maaştan tasarruf için eğlenceden mahrum kalmanız doğru değil. Ancak maaş tasarrufu için gider dağılımında dengeye erişmek lazım. Bu amaçla fatura ve ekstreleriniz için bir dijital arşiv oluşturursanız bu tür incelemeleri daha kolay yaparsınız. Dijital arşivinizi kullanarak yapacağınız incelemeler maaş tasarrufunda başarı düzeyinizi ölçmenize büyük katkı sağlar. 

İndirimlere dikkat edin.

Halihazırda TÜFE’de yıllık enflasyon resmi rakamlara göre yüzde 73.5 düzeyinde. Fakat hissettiğimiz enflasyon bunun çok üzerinde. Hal böyle olunca, indirimli ürünlere karşı farkındalıklarımız artıyor. Ancak bununla birlikte, ihtiyacımız olmayan ürünleri de sırf indirimde diye alma yoluna gidebiliyoruz. Maaştan tasarruf yöntemleri bağlamında indirimlerden yararlanmak faydalıdır. Ancak gereksiz ürün alışverişleri maaşı tasarruflu kullanma konusunda başarı düzeyini düşürür. Örneğin beş tane spor ayakkabınız varsa, sırf indirimde diye altıncısını almanıza gerek yok. Fakat gerçekten ihtiyacınız varsa, yakalayacağınız indirim fırsatı maaştan tasarruf yöntemleri konusunda güzel sonuç doğurur. Maaş israfını önleme, indirimler hakkındaki farkındalıklarla doğrudan ilgilidir. Bu konuda gerçekten de objektif olmazsanız maaştan israf sorununu çözemezsiniz. Hatta tasarruflu olmak adına daha fazla israf yapmanız da mümkün. Para tasarruf yöntemleri bu gibi durumlarda işe yaramıyor maalesef. 

Markaların çekiciliğine kapılmayın.

Hayatta bazı konularda “markacı” olmak faydalı olabilir sevgili arkadaşlar. Bunu büsbütün yadsıyamam. Örneğin elinize tam oturan bir kalemde, vücut kalıbınıza tam uygun bir tişörtte, kotta “markacı” olabilirsiniz. Fakat marka merakınız gerçekten rasyonel bir nedene dayanmalı. Yoksa para biriktirme ve maaştan tasarruf yöntemleri konusunda istediğiniz sonuçları almanız zorlaşır. Mesela cep telefonlarına bir bakın. En pahalı cep telefonunun fiyatı 40 bin lira düzeyine ulaştı sevgili arkadaşlar. Vallaha, yazık bu paraya! Yakın döneme kadar bu parayla araba almak mümkündü. Sadece maaştan tasarruf yöntemleri için değil, hiçbir konuda hiçbir marka veya modeli saplantı haline getirmeyin. Örneğin kullandığınız cep telefonu markası ve modeliyle hiç kimseye hava atmaya çalışmayın. Eğer kendinizle övünmek istiyorsanız (ki hiç gerek yok, bırakın başkaları sizi övsün), iletişim yeteneklerinize odaklanın.  

Doğal ürünler de markalı ürünler kadar etkilidir.

Daha önce de birçok defa belirttiğim üzere, tasarruf yöntemleri konusunda işyerleri birçok bakımdan evlerden daha avantajlı bir konumda. Çünkü harcamalar ve tüketim şekilleri sıkı takipte. Gereksiz kullanımlar böylelikle daha kolay önleniyor. Ancak evlerin de bazı avantajları mevcut. Örneğin işyerinde cam silerken sirke kullanamazsınız. Oysa evde temizlik yaparken sirkeli su da en pahalı temizlik ürünleri kadar başarılı sonuçlar verir. Doğal temizlik ürünleri kullanmak evde tasarruf yöntemleri bağlamında çok faydalıdır. Mesela sirke, karbonat, limon vb. malzemelerle harika temizleyiciler elde etmeniz mümkün. Üstelik bu ürünler tümüyle doğal olduğu için cilt dostu. Yani hem bütçenizi, hem de cildinizi korumak için doğal ürünlerden yararlanabilirsiniz. Ayrıca saç boyası, cilt bakımı vb. konularda da yine doğal ürünler maaştan tasarruf yöntemleri bağlamında güzel çözümler sunar. Böylelikle para tasarrufu için daha fazla kaynak ayırırsınız. Tasarruf miktarınız arttıkça doğaya vereceğiniz zararlar da azalacaktır. Bildiğiniz gibi her çeşit kimyasal ürün denizleri ve okyanusları mahvediyor. 

Sezon sonu indirimleri tatil için daha iyi bir fırsattır. 

Yaz sezonu geldi arkadaşlar, hemen herkesin aklında bir tatil düşüncesi vardır sanırım. Fakat otel fiyatlarındaki artış oranı enflasyonun katbekat üzerinde. Paket turlar için de durum aynı. Önceden rezervasyon yaptırmadıysanız önümüzdeki üç ay içinde tatil masrafları konusunda çok fazla harcama yapmak zorunda kalırsınız. Bu gibi durumlarda sabırlı olmak lazım. Bekleyin biraz, Ağustos ve Eylül geçsin, Ekim-Kasım dönemine girelim. Her yıl bu zaman dilimlerinde tur şirketleri fiyatları yarı yarıya düşürüyor. Sezon sonu indirim fırsatları sayesinde güzel bir tatil lokasyonunda ailecek 1 hafta tatil geçirmeniz mümkün. O güne kadar maaştan tasarruf yöntemleri ile para biriktirmeye devam edin. Böylelikle yapacağınız tatil sizin gözünüzde daha değerli ve anlamlı hale gelir. Hayatta bir şeye ne kadar emek verirsek bizim için değeri o kadar artar. Piyangodan tatil çıksa emin olun bu kadar keyifli olmaz. Güzel güzel çalışın, emeğinizle kazanın, doğru zamanda ve doğru şekilde harcayın. Olay budur. 

Alışveriş için online kanallardan yararlanın.

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de online alışverişe ilgi her geçen gün artıyor. Online alışverişin faydalarını pandemi döneminde çok net şekilde gördük. Sokağa çıkma kısıtlamaları devam ederken ihtiyaçlarımızı karşılamak için internetten sipariş verme yoluna gittik. Genel olarak baktığımızda, online alışveriş kanalları perakende satışa oranla yüzde 10 ile 30 arasında daha avantajlıdır. Özel kampanyalar sayesinde oranlar artar. Maaştan tasarruf yöntemleri bağlamında siz de birçok ihtiyacınızı online kanallardan karşılayabilirsiniz. Bu sayede bütçe tasarrufu konusunda başarı düzeyiniz artar. Nitekim tasarruf yapmanın yolları çok geniştir. Tasarrufu sadece harcarken değil, alırken de yapmanız mümkün. Örneğin internetten 50 liraya alabileceğiniz bir ürünü markette 70 liraya alıyorsanız, 20 lira israf olmuş demektir. Bu bağlamda ofis sarf malzemesi ihtiyaçlarınız için Ofix’i mutlaka ziyaret edin. Kullanıcılarımıza sunduğumuz fiyat avantajı ve hizmet kalitesini bilenler biliyor!  

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler