Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Mehmet Sadık Kağıtçı: Türk ajandasının başarı hikayesi…

Yayınlandı

tarihinde

Mehmet Sadık Kağıtçı ve Ece ajandaları hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

1910 yılında üretimine başlanan Muhtıra ajandaları, Osmanlı’da bir ilke imza attı. Bab-ı Âli’de bulunan devlet erkanına yapacakları işlerle ilgili bir hatırlatma aracı sunmak isteyen Mehmet Sadık Kağıtçı, üretimini yaptığı Muhtıra ile Türk halkını ajandalarla tanıştırdı. Cumhuriyet döneminde Ece ismini alan bu ajandalar, 110 yıla yakın bir süredir hayatımızı daha planlı ve verimli bir şekilde sürdürmemize katkı sağlıyor. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Mehmet Sadık Kağıtçı‘nın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Mehmet Sadık Kağıtçı

19. yüzyılın ikinci yarısında iş hanlarıyla ünlü Mahmutpaşa semti, ticaretle uğraşan yerli ve yabancı çok sayıda esnafa ev sahipliği yapıyordu. 1868 yılında dünyaya gelen Mehmet Sadık 20 yaşına geldiğinde, Çakmakçılar yokuşu ile Fincancılar yokuşu arasındaki Büyük Valide Han 95 numarada bir kitapçı dükkanı açtı. Dönemin ticaret yıllığında kendisinden “İrani sahaf” olarak bahsedilen Mehmet Sadık Efendi, dükkan için gerekli sermayeyi kağıt hamallığı ve kartvizit basımından elde ettiği paralarla biriktirdi. 

Beyazıt’taki kağıtçı esnafıyla kurduğu yakın ilişkilerden dolayı Kağıtçı lakabıyla anılan Mehmet Sadık Efendi‘nin güneş anlamına gelen Afitap isimli dükkanı, birkaç yıl içinde bölgenin ilgi odaklarından biri haline geldi. Afitap’ta satışını yaptığı çiçekli nakışlı renk renk kağıtlar, manzara kartpostallar ve türlü boya takımları, benzerlerine oranla daha kaliteli ve kullanışlıydı. Ne var ki, 1905 yılında yaşanan Beyazıt yangını, Afitap’ın Sirkeci’deki Reşit Efendi Han’a taşınmasına yol açtı. Bu taşınmayla birlikte Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi, Osmanlı’nın yönetim organlarının yer aldığı Bab-ı Âli Caddesi’ne gelmiş oldu.

Bu yıllarda Osmanlı Devleti, tarihinin en sancılı dönemlerinden birini yaşamakta ve devlet kurumları arasındaki iletişim artmaktaydı. Bu iletişim büyük ölçüde yazılı yolla yapıldığı için, Bab-ı Âli’de kırtasiye ürünleri için talep artmaktaydı. Kırtasiye ihtiyaçları söz konusu olduğunda akla gelen ilk isimlerden biri ise Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi‘ydi. Örneğin, “Seyyar polis memurları için pazarlık suretiyle Bab-ı Âli Caddesi 109 numaralı Afitap dükkanında Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi’den mubayaa olup teslim edilen 20 adet mürekkepli kalem…” gibi ifadelere kaynaklarda sıkça rastlanılmakta.

Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi‘nin Afitap dükkanında mürekkepli kalemden kağıda, zarftan bloknota, dosya gömleklerinden imza defterlerine kadar pek çok kırtasiye ürünü uygun fiyata temin edilebiliyordu. Üstelik, kısıtlı ödenek nedeniyle devlet erkanının almakta güçlük çektiği ürünler için kolaylık gösteriliyor, ilgili yazışmalarda bu durum “pazarlık suretiyle” ifadesiyle anlatılıyordu. Afitap’tan alınan ürünler yalnızca İstanbul’da kullanılmıyor, aynı zamanda taşra birimlerine de gönderiliyordu.

Muhtıra Ajandaları

1910 yılında Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi, Bab-ı Âli’de bulunan devlet erkanına yapacakları işlerle ilgili bir hatırlatma aracı sunmak için Muhtıra isimli defterlerin üretimine başladı. Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı “takvimli defter” anlamını taşıyan muhtıra sözcüğünü, Fransızca agenda sözcüğünün karşılığı olarak kullandı. Osmanlı Devleti’nden aldığı ruhsatla üretimini yaptığı Muhtıra ajandaları, Osmanlı’da bir ilke imza attı ve devlet erkanı tarafından çok beğenildi. Ürünlerin Bab-ı Âli’de gördüğü ilginin ardından bu ajandalar, farklı meslek gruplarına (jandarma, kâtip, vb.) özel olarak ve cep boylarında üretilmeye başlandı. Üstelik, bölgede yer alan çok sayıda matbaacı ajanda basmak için ruhsat talebinde bulundu.

I. Dünya Savaşı döneminde Muhtıra ajandaları, Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa başta olmak üzere dönemin üst sınıf komutanları için 6 aylık dönemlerde kullanılmak üzere özel olarak üretildi. Üniformalarının üst ceplerinde kolayca taşınabilmesi için ince ve küçük boy üretilen bu ajandalar, yapılması veya takip edilmesi gereken işlerin öncelik ve önem bakımından sıralanması için pratik çözümler sunuyordu. Bu yönüyle Muhtıra ajandaları, yakın tarihimize ışık tutan pek çok yazıyla tarihsel bir öneme sahip. Savaş koşulları nedeniyle kağıt kıtlığının görüldüğü bir dönemde Muhtıra ajandalarına alınan notların büyük bir bölümü tarihsel belge niteliği taşıdığı için günümüzde devlet arşivlerinde koruma altında tutulmakta.

Muhtıra’dan Ece’ye…

1920’li yıllarda Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi, Afitap’ta kırtasiye ürünleri satmaya devam ediyor, Beyazıt kağıtçıları arasında parmakla gösteriliyordu. Üstelik, ürünleri yalnızca vitrin camlarını süslemiyor, aynı zamanda gazete sayfalarında da boy gösteriyordu. Bu dönemde Muhtıra reklamları, Türk halkının modernleşme çabasıyla iç içe geçti. “Muasır medeniyetler”e özgü planlama alışkanlığı, Muhtıra ajandalarının reklamlarında en sık kullanılan temalardan biriydi. Reklamlarda ayrıca nikel ve kaplama masa takvimleri, modern mürekkepli kalemler, yazı takımları, kalem takımları yer alıyor, Türk halkının yazı yazma alışkanlığını kazanması ve geliştirmesi teşvik ediliyordu.

1932 yılında yaşanan hazin bir olay, Muhtıra ajandalarının isminin Ece olarak değiştirilmesine vesile oldu. Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi‘nin oğlu Ahmet, Afganistan’da Ece isimli bir kadına aşık oldu ve aşkı uğruna hayatını feda etti. Bu olaydan çok etkilenen Kağıtçı Mehmet Sadık Efendi, o yıl Muhtıra ajandasını Ece Muhtırası ismiyle yayınladı. Cahit Uçuk’un el yazısıyla yazdığı Ece yazısı logo olarak kullanıldı. 1934 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu‘ndan sonra, 1932’de Dünya Güzellik Kraliçesi seçilen Keriman Halis’e “kraliçe” anlamına gelen Ece soyadı Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildi. Bu dönemde lakabını soyadı olarak alan Mehmet Sadık Kağıtçı, Ece ajandalarını Keriman Halis‘e ithaf etti.

Ece Ajandaları ve Afitap

1930’lu yılların sonlarında Ece ajandaları, Muhtıra‘yı aratmayacak ölçüde popüler olmayı başardı ve farklı beklentileri karşılayacak şekilde gelişmeye başladı. Yıl sonuna doğru Mehmet Sadık Kağıtçı tarafından gazetelere verilen “Yeni yılın Ece ajandası çıkmıştır” şeklindeki ilanlar ülke genelinde büyük ilgi görüyordu. Ve farklı şehirlerden siparişler yağıyordu. Reklamlarda ayrıca, “Ece ismine dikkat, taklit ürünlerden sakının” türünden uyarılar yapılıyor, orijinal Ece ajandasının hangi özelliklere sahip olduğu kısaca anlatılıyordu. Ajandalara eklenen “faydalı bilgiler” veya “bono tarihleri için mufassal cetvel” gibi özel bölümler ilgiyle karşılanıyordu. Bu bölümler ajanda kullanıcılarının sayısını arttırıyordu.

Ece ajandaları, 1937 yılında 4 farklı boyda üretilmeye başlandı ve uzun yıllar boyunca bu boyutlarda üretildi. Bunlar içinde 17 x 23 cm ve 17 x 33 cm ölçüsündeki iki ürün tipi daha fazla ilgi gördü ve en çok bu ölçülerdeki ürünlerin satışı yapıldı. II. Dünya Savaşı döneminde Mehmet Sadık Kağıtçı, işleri sürdürmekte önemli bir sorun yaşamadı. Nitekim, gazetelerin bile kağıt bulup yayına devam etmekte güçlük çektiği bu dönemde Ece ajandalarının üretimi kesintisiz bir şekilde devam etti. Ürünlerin fiyatları ise dönemin koşullarına göre fazla yüksek değildi. 17 x 23 cm ölçüsündeki Ece ajandaları 5, 17 x 33 cm ölçüsündeki Ece ajandaları ise 6 liradan satışa sunuldu. İstikrarlı bir fiyat politikası izleyen Mehmet Sadık Kağıtçı, bu fiyatlara uzun yıllar boyunca zam yapmadı.

1940’lı yıllarda Afitap’ın ürün çeşitliliği genişlemeye başladı. 1945 yılında satın alınan Ahmet İhsan Matbaası‘yla birlikte ajanda üretim kapasitesi büyük ölçüde artmaya başladı. Üstelik, kırtasiye ürünlerinin yanı sıra matbaalar için merdane tutkalları başta olmak üzere çok sayıda ürünün satışı yapıldı. Dönemin gözde yazı araç ve gereçlerinden Parker dolma kalemleri gibi çok sayıda ürün, Afitap’ın rafları arasında yer buldu. Matbaada ayrıca, otobüs biletleri ve İş Bankası senetlerinin basılması gibi işler yapıldı. İşlerin büyümesi sonucu mekan darlığı nedeniyle Afitap önce Nuruosmaniye Caddesi’ne, ardından Karaköy’e taşındı.

1950’lerden Günümüze Ece Ajandaları

II. Dünya Savaşı geride kalırken Ece ajandalarının yükselişi devam ediyordu. Türk halkının modernleşme çabasının yeniden ivme kazandığı bu dönemde Ece ajandaları, toplumun modern yüzünü temsil etmeye başladı. Dönemin edebiyatçı ve fikir insanlarından birçoğu, eserlerini daktiloya geçirmeden önce Ece ajandasında el yazıları ile kaleme alıyor, bu ilk kopyayı arşivlerinde özenle saklıyordu. Farklı meslek gruplarından büyük ilgi gören Ece ajandaları, ticari kayıtların tutulmasını kolaylaştırıyor, ticaret alanında önemli bilgilere hızlıca ulaşmayı sağlıyordu. 

1970’li yıllarda Ece ajandaları, çeşitli reklam kampanyaları ve sloganlarıyla daha geniş kitlelere ulaşmayı başardı. Dönemin reklam sloganları içinde “Her şeyin yenisi, dostun eskisi” sloganı, akıllarda en fazla kalanıydı. Yeni yıl ajandasını alanlara verilen renkli kuponlarla yapılan “100 kişiye 22 ayar bilezik ve son moda jarse elbiselik kumaş” çekilişleri de yine, Ece ajandaları tarihinde iz bırakan kampanyalar arasında yerini aldı. Mehmet Sadık Kağıtçı‘nın vefatının ardından, Ece ajandalarının tüm hakları yasal varisleri olan oğlu Murtaza Sadık Kağıtçı ile kızları Rubabe Ar, Pervin Esenkova ve Nermin Muhsinzade‘ye geçti. Ece ajandalarının üretim ve satış işlerini 2001 yılında vefat edene kadar Murtaza Sadık Kağıtçı üstlendi.

Ofis dostu Ece 2020 ajandaları Ofix.com’da!

Mehmet Sadık Kağıtçı‘nın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘da satışına başladığımız Ece 2020 ajandalarını kısaca tanıtmak istiyoruz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Ece 2020 Günlük Ajanda Ticari Asya Serisi

Sitemizde satışına başladığımız Ece 2020 ajandaları, Ticari Asya ve Ticari Anadolu serisi olmak üzere ikiye ayrılmakta. Ticari Asya serisi ajandaları 17 x 33 cm ölçüsünde ve günlük ticari sayfalardan oluşmakta. Toplam 472 sayfalık bu ürünlerde 70 g/m² lüks kağıt ve pandizot bez kapak kullanılmakta. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Ece 2020 Günlük Ajanda Ticari Anadolu Serisi

Sitemizde satışına başladığımız Ece 2020 ajandalarından Ticari Anadolu serisi ajandaları ise 17 x 25 cm ölçüsünde. Aynı sayfa sayısı ve kağıt türüne sahip bu ajandalarda aylık gelir-gider çizelgesi, özel şeffaf kartvizitlik ve ekonomiyle ilgili faydalı bilgiler bulunmakta. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler