Bizi Takip Edin

Lifestyle

Modunuzu yükseltin!

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste modunuzu yükseltecek öneriler Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili beyaz yakalılar! Sıcaktı, bayramdı, tatildi derken bu aralar ofiste modunuz epeyce düşmüş olabilir. Haksız sayılmazsınız, sizin durumunuzda olan birçok insan tanıyorum. Bilirsiniz, durumdan vazife çıkarmayı çok severim! Bu hafta sizler için hazırladığım listeyle ofiste modunuzu yükseltebilir, işlerinizde verimlilik ve başarı düzeyinizi arttırabilirsiniz. Ofiste modunuzu yükseltecek önerilerim işte huzurlarınızda… 

Geçmişteki başarılarınızı hatırlayın.

Günlük hayatın koşturmacasına kapılıp kendi değerimizi, kendimizden memnun oluşumuzu ve bunun sebeplerini sık sık unutabiliyoruz. Kendinizi iyi hissettiğiniz günleri geri kazanmak için ilk adım olarak geçmişteki başarılarınızı, kendinizle gurur duyduğunuz anları düşünebilirsiniz. Mesela, lisede en başarılı öğrenci siz miydiniz? Geçtiğimiz ay en çok satış yapan eleman siz misiniz? Superman olup hayatını kurtardığınız kediyi hatırlıyor musunuz? Ofiste modunuzu yükseltecek buna benzer anılarla kendinize olan güveninizi tazeleyebilir, hayatınıza daha mutlu ve pozitif bakabilirsiniz.

Hayatınızdaki iyi ve güzel yönleri görün.

Yalnızca ofiste modunuzu yükseltmek için değil, hayatın her alanında bardağa dolu tarafından bakmaya çalışın sevgili beyaz yakalılar. Ofisiniz şehrin en sevimsiz bölgelerinden birinde olabilir. Öğle yemeğini beğenmemiş olabilirsiniz. Ofisinizde çay, kahve, toner bitmiş olabilir. Bunların hiçbirine takılmadan, hayatınızdaki iyi ve güzel yönleri görmeye çalışmalısınız. Bu şekilde işinizi daha keyifle yapabilir, canınızı sıkan konular içinde çözebileceklerinizi çözmek için, çözemediklerinizi ise başkalarıyla paylaşmak için daha büyük bir heves duyabilirsiniz. 

Sağlıklı bir hayat ile mutlu bir yaşam arasındaki ilişkiyi fark edin.

Güne güzel bir kahvaltı ile başladığınızda, o gün fiziksel ve zihinsel olarak ne kadar iyi bir durumda olduğunuzu hiç fark ettiniz mi? Ya da akşam yatmadan önce yaptığınız atıştırmalar olmadan ne kadar rahat uyuduğunuzu? Buna benzer sağlıklı beslenme ve yaşama konularına gereken özeni gösterdiğinizde, mutluluğun da peşinden geleceğini ve ofiste modunuzun yükseleceğini göreceksiniz.

Hayatı bilinçli yaşayın, kendinizi sevin. 

Nasıl bir hayat istediğinizi her gün hatırlayın. Her gün kendinize mutlu ve sağlıklı bir 24 saat için söz verin. Bunu gün içindeki programınıza yansıtın. Yaşadığınız dakikaların, yaptıklarınızın farkında olun. Kontrolün sizde olduğunu hissedin ve verdiğiniz kararların bilincinde olun. Bu farkındalık sizi daha da güçlendirecek ve kendinize olan sevginizi arttıracaktır. Kendinizi severseniz, duygusal açıdan güçlenir ve kariyer yönetimi konusunda karşılaştığınız sorunlarla daha kolay baş edebilirsiniz. Kendinize inanarak başladığınız bir günde, ofiste modunuzu yükseltmek ve başarılı olmak için daha şanslı olacaksınız.

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler