Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis aydınlatmasında nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Ofis aydınlatması hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofis aydınlatması iş hayatının en önemli konu başlıklarından biri. İşte verimliliği arttırmak ve iyi bir çalışma ortamı oluşturmak için işverenler ve çalışanlar bu konuya büyük özen göstermekte. Peki, ofis aydınlatmasında nelere dikkat etmek gerekir? Bu yazımızda bu konuyu ele alacağız ve iyi bir ofis aydınlatması için bazı önerilerde bulunacağız.

Ofis aydınlatması niçin önemlidir?

Ofis aydınlatması, yaptığımız işin niteliğini doğrudan etkileme gücüne sahip çok önemli bir konudur efendim. Beş duyu organımızdan biri olan gözlerimiz, nesneleri ve renkleri ancak belirli bir ışık düzeyi ve kontrast içinde algılamakta. Bu düzeylerin altına inildiğinde veya üstüne çıkıldığında görüş kalitemiz bozuluyor. Yaptığımız işe yoğunlaşmamız ve verimli çalışmamız da mümkün olamıyor. Çalışanların motivasyonları ve verimlilik düzeylerini yükseltmek isteyen işverenler, ofis aydınlatması konusunda çoğu zaman profesyonel destek alma yoluna gidiyor. 

Ofis aydınlatmasını önemli hale getiren bir diğer nokta da iş güvenliği. Nitekim, iş kazaları konusunda yapılan pek çok araştırma, bu kazaların büyük bir bölümünün ortamdaki ışık miktarının azlığından kaynaklandığını göstermekte. Ofis aydınlatmasına gereken özen gösterildiğinde, işin niteliğine bağlı olarak görüş alanı ve algı niteliği yükselmekte ve iş kazalarının önüne geçilmekte. Ve tabii, gereksiz enerji kullanımı önlenmekte ve enerji tasarrufu sağlanmakta.

Ofis aydınlatması için gün ışığı en büyük yardımcınızdır.

Ofis aydınlatması konusunda gün ışığı, işverenler tarafından genellikle tasarruf bağlamında dikkate alınmakta. Şüphesiz ki gün ışığından en verimli şekilde yararlanan ortamlarda enerji tasarrufu en yüksek düzeyde sağlanır. Ancak gün ışığı, ofis aydınlatma sistemlerinin planlanmasından dengeli bir şekilde kullanımına kadar tüm sürecin merkezindedir aslında. Ofisinizin mimari özellikleri ne olursa olsun en ucuz, en verimli ve en dengeli aydınlatma aracı gün ışığıdır. Yapay aydınlatma sistemleri, gün ışığının yetersiz olduğu durumlarda devreye giren ikincil aydınlatma sistemidir.

Ofis aydınlatması kaç lüx olmalı?

Ofis aydınlatması için gerekli standartlar, ilgili mevzuatta EN12464-1 standartları şeklinde ifade edilmekte. EN12464-1 standartları, kapalı çalışma ortamlarında görüş kalitesi için gerekli aydınlatma kurallarını nitelik ve nicelik bakımından ifade etmekte. Başka deyişle bu standartlar, açık çalışma alanları ve yeraltı madenciliği gibi çalışma ortamları için geçerli değil. Bu gibi ortamlar için farklı standartlar geçerli.

EN12464-1 standartlarına göre ofis içinde aydınlık seviyesi 500 lüx’ün altına inmemeli ve ortalama düzgünlük 0.6’nın üzerinde olmalı. Bu standartlar korunduğu sürece işverenler ofis aydınlatması için farklı tasarım türleri ve tercihlerinde bulunabilirler. Ofis aydınlatması hesapları buna göre yapıldığında, seçilen tasarım tür ve tercihlerinde görüş kalitesini korumak mümkün olacaktır. 

Bununla birlikte, 500 lüx’lük ışık miktarı, yapılan işin niteliğine göre bazen yetersiz kalabilir. Örneğin, görsellik niteliği yüksek bir iş yapıyorsanız en az 750 lüx, ya da montaj veya kalite kontrolü gibi bir işle uğraşıyorsanız en az 1000 lüx’lük bir ışık miktarına ihtiyacınız vardır. Bu konularda da yine uzman kişilerden destek alabilirsiniz.

Ofis aydınlatması için alanın büyüklüğüne dikkat etmeniz gerekir.

Ofis aydınlatmasında dikkat etmeniz gereken konuların başında alan büyüklüğü geliyor. EN12464-1 standartları ofis aydınlatması için ortalama değerleri ifade etse de ofisinizin bir bölümü için yüksek, diğer bölümü için düşük bir aydınlatma kullanırsanız, fotometrik açıdan sağlıksız bir çalışma ortamı oluşturmuş olursunuz. Ofisinizin alan büyüklüğüne göre ışık miktarının dengeli dağıtılmasına özen göstermelisiniz.

Alan büyüklüğü konusunda bir diğer önemli nokta da yüzeyde oluşan lüminesans değeridir. Kısaca ifade etmek gerekirse lüminesans değeri, belirli bir yüzeyde yansıyan veya emilen ışık miktarıdır. Alan büyüklüğüne ve hatta ofis mobilyalarınızın rengine ve konumlandırılış şekline bağlı olarak lüminesans değeri de değişecektir. Bu konularda yeterli bilgi sahibi değilseniz uzman kişilerden yardım alarak daha sağlıklı sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Özel ışıklandırmalarda abartıya kaçmamak gerekir.

Özel ışıklandırma sistemleri, ofis aydınlatması konusunda bir diğer önemli başlığı oluşturuyor. Ofisinizin belirli bir bölümünü öne çıkartmak ve ortamla kontrast oluşturup görüş kalitesini arttırmak için bu sistemleri tercih edebilirsiniz. Fakat, özel ışıklandırma sistemlerinizi şekillendirirken, ortamdaki toplam ışık miktarını dikkate almalısınız. Abartılı özel ışık sistemleri, fotometrik açıdan hem sağlıksız, hem de çirkin görüntüler oluşturabilir.

Işığın gözle temas şekline dikkat etmelisiniz.

Ofis aydınlatması için dikkat etmeniz gereken konulardan bir diğeri de ışığın gözle temas şeklidir. Göze doğrudan gelen ışıklar, gözlerin kamaşmasına ve hatta kısa süreli görme sorunlarına yol açabilmekte. Işığın göze doğudan gelmesinden kaçınmalısınız. Aydınlatma cihazlarınızın konumunu belirlerken, estetik tercihlerden önce çalışanların ofis içindeki yerleşim konumlarını dikkate almalı ve olası görme sorunlarını henüz baştan engellemelisiniz.

Aydınlatma sisteminiz ofis sıcaklığını olumsuz etkilememeli.

Işık yayan cihazlar, ışıkla birlikte sıcaklık da yayar. Ofiste gün boyunca çalışan bu cihazlar, ortamdaki sıcaklık değerini de yükseltecektir. Yüksek ısı yayan cihazlar, ofisinizdeki enerji maliyetini yükseltir. Üstelik, büyük ortamlarda ve çok kalabalık bir ekiple çalışıyorsanız, ortamdaki sıcaklık artışı epeyce yüksek olacaktır. Bu gibi durumların önüne geçmek için, ortama fazla ısı vermeyen cihazlara öncelik tanımalısınız.

Genel aydınlatma yetersizse, özel aydınlatmalardan yararlanabilirsiniz.

Ofis mimarisi, estetik tercihler veya bütçe yetersizliği gibi nedenlerden dolayı ofis aydınlatması konusunda bazı sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu gibi durumlarda en kolay ve ekonomik çözüm, özel aydınlatmalardan yararlanmanız olacaktır. Ofisinizin genel görüntüsüyle uyumlu özelliklere sahip masa lambaları ile bu sorunu kolayca çözebilirsiniz.

Ofis aydınlatması için gerekli ürünler Ofix’te!

Online alışveriş sitemiz Ofix ofis aydınlatması için ihtiyaç duyduğunuz ürünlere hızlı ve kolay erişim imkanı sunmakta. Eğer ofisinizde gün ışığından ve genel aydınlatma sisteminden yeterince yararlanamıyorsanız, bu durumda masa lambaları sizin için pratik bir çözüm olacaktır.

Masa lambası için önerimiz Pelsan Artem masa lambası. Kullanışlı ve çok şık bu ürünler, ofis masanızda ihtiyaç duyduğunuz ışık miktarını sağlayacaktır. Elektrostatik toz boyalı metal gövde ve başlığı çok zarif. 

Ofis aydınlatması hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofis aydınlatması için en sık tercih edilen ürünlerden biri de armatürlerdir. Aydınlatma armatürü için önerimiz Cata yuvarlak panel LED armatür. Geniş açılı aydınlatmalar için uygun özelliklere sahip bu ürünler, bir noktadaki ışığı kırarak diğer taraflara dağılmasını sağlamakta. Işık ısısı 3000 K olan bu ürünlerin Watt değeri 12, kullanım ömrü ise 25 bin saat. 

Ofis aydınlatması hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofis aydınlatmasında hem pratik, hem de ekonomik çözümler sunan LED ampüllerden de yararlanabilirsiniz. LED ampül konusundaki önerimiz Pal Systems LED ampül 9 W 3’lü paket. Beyaz renkli ve uzun ömürlü olan bu ürünlerde Samsung LED çiplerin yüksek kalitesini enerji tasarrufunda etkin bir şekilde kullanabilirsiniz. 

Ofis aydınlatması hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ve tabii, uzatma kabloları… Aydınlatma sistemlerinin yanı sıra ofisimizdeki elektronik cihazlar için de bu ürünlere sıkça ihtiyaç duyuyoruz. Uzatma kablosu önerimiz Sistem çoklu priz 6’lı uzatma kablosu. 3 metre uzunluğunda ve anahtarlı bu ürünler, ısıya dayanıklı N6 plastikten üretilen fiş girişlerine sahip. Toprak muhafazasıyla bu ürünleri güvenle kullanabilirsiniz. 

Ofis aydınlatması hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Tüm okurlarımıza aydınlık ve ferah ortamlarda keyifli çalışmalar ve bol kazançlar diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Ahmet

    29 Ağustos 2018 saat 10:44

    Merhabalar,

    Ofisimizde kullandığımız pelsan marka aydınlatmalardan oldukça memnunuz eğer sizde markalar arasında kararsız kaldıysanız pelsanı tavsiye edebilirim.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler