Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste deprem anında neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste deprem anında yapılması gerekenler hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

26 Eylül Perşembe günü İstanbul’da yaşadığımız 5.8’lik deprem, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini tekrar hatırlamamızı sağladı. Deprem aslında bir felaket değil, bir doğa olayıdır. Yer kabuğunun alt katmanlarının kırılıp yer değiştirmesiyle oluşan depremler, belirli zaman aralıklarıyla tekrar eden büyük yer sarsıntılarıdır. Gerekli önlemler alındığı takdirde, depremleri sıfır hasarla atlatmak mümkün. Peki, ofiste çalıştığımız sırada depreme yakalanırsak neler yapmamız gerekir? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, ofiste deprem anında neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Asla panik yapmamalısınız.

Deprem anında karşılaşılan çeşitli kayıp ve yaralanmaların esas nedenlerinden biri paniktir. Nitekim panik, kişide birdenbire ortaya çıkan güçlü bir korku ve endişe duygusudur. Panikle baş etmenin en iyi yolu, beklenmedik durumlara karşı kişinin olabildiğince hazır olmasıdır. İşyerlerinde zaman zaman yapılan yangın veya deprem tatbikatları, paniği önleyecek doğru bilgilerin aktarılmasını sağlıyor. Bu tatbikatlar sırasında edindiğiniz bilgileri zihninize yerleştirdiğinizde, panikten büyük oranda kurtulabilirsiniz. Unutmayın ki, depremi önlemek mümkün değildir, ama depremleri hasarsız veya en az zararla atlatmak bizlerin elinde. Paniğin artması durumunda, hayati tehlikeler de artacaktır. Bu nedenle, ofiste deprem anında yapılması gerekenler listemizde ilk sıraya paniği önlemeyi koyuyoruz.

Kendinizi güvene almalısınız.

Deprem anında yapılan en önemli yanlışlardan biri, binadan hızlıca çıkmaya çalışmak oluyor. Oysa bu davranış şekli, yangın gibi diğer beklenmeyen olaylarda yapılabilecek bir şey. Ofiste deprem anında olabildiğince az hareket etmeli, kendinizi güvene almak için o anda bina dışına çıkmaya çalışmak yerine ofis masası veya dolgun hacimli koltuk ya da kanepe gibi eşyaların altına ya da yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturmalısınız. Bu sırada iki elinizle başınızı tutmalı ve yakınınızda bel yastığı ya da kitap gibi şeyler varsa bunları da kendinizi korumak için kullanmalısınız. 

Ofiste deprem anında masa veya diğer ofis mobilyaları uzağınızda kalmışsa, etrafta anlamsızca koşuşturmak yerine, sabitlenmemiş dolap ve kırılma riski olan pencerelerden uzak bir yer bulup yere diz üstü çömelip başınızı iki elinizle korumalısınız. Ofiste deprem anında koridorlarda koşuşturduğunuzda, başınız ve diğer uzuvlarınızda oluşabilecek yaralanma risklerini arttırmış olursunuz. Deprem anında olabildiğince az hareket etmek, koridor gibi alanlar için de geçerli. Ayrıca, düşme riski bulunan aydınlatma sistemleri veya armatürlerinden de olabildiğince uzak bir noktada durmalısınız. 

Asansörleri kullanmamalısınız.

Deprem nedeniyle asansör boşluğunda hasar oluşma riski oldukça yüksektir. Deprem anında eğer asansördeyseniz, en yakın katın düğmesine basmalı ve asansörün durduğu katta hemen inmelisiniz. Ofiste deprem anında eğer yüksek kattaysanız, alt katlara oranla sarsıntıyı daha fazla hissedersiniz. Fakat asansörde daha yüksek bir riske maruz kalırsınız. Asansör boşluğuna düşme, bu gibi anlarda oldukça sık karşılaşılan bir durum.

Kapı ve balkonlara yaklaşmamalısınız.

Yaygın kanının aksine, deprem anında kapı ve balkonlara yaklaşmamanız gerekiyor. Ülkemizde özellikle de iç mekanlarda kullanılan kapıların basitçe monte edildiği ve depreme pek dayanıklı olmadığı bilinen bir gerçek. Bu nedenle, kapı kirişlerinde beklemek yaralanma riskini arttırmakta. Balkonlar da yine, binanızın mimari özellikleri zayıfsa ilk etkilenecek alanlardan biridir ve yaralanma risklerinin artmasına yol açar. Deprem anında veya depremin ardından balkondan atlamaya çalışmak da yine, ülkemizde en yaygın yanlışlardan biri. Oysa, binanızda deprem nedeniyle hasar oluşmuş olsa dahi deprem anında içeride beklemeniz balkondan atlamanızdan daha az yaralanma riskine sahip. Ofiste deprem anında hasar oluşmuşsa ve çıkışları kullanamıyorsanız, güvenliğinizi sağladığınız yerde kalıp depremin bitmesini ve kurtarma ekiplerinin gelmesini beklemelisiniz.

Elektrik düğmelerine dokunmamalısınız.

Deprem anında oluşabilecek hasarlar içinde elektrik ve gaz tesisatlarındaki hasarlar hayati bir öneme sahip. Deprem sırasında eğer gaz vanasına çok yakın değilseniz, önceliği kendi güvenliğinize vermeli ve vanaları kapatmak için etrafta kesinlikle koşuşturmamalısınız. Depremin ardından, vanalar eğer ulaşabileceğiniz bir yerdeyse ve güvenliğinizi sağlamışsanız, vanaları kapatmanız gerekir. Ancak, vanalar açık olsa da olmasa da elektrikli araçlardan uzak durmalı, elektrik düğmelerine dokunmamalısınız. Olası bir gaz sızıntısı durumunda elektrikle oluşacak kıvılcım, büyük patlama ve can kayıplarına yol açabilir. Aynı şekilde, depremin ardından ortamda kesinlikle sigara içmemeli, kibrit çakmamalısınız. 

Toplanma alanına inmek için depremin bitmesini beklemelisiniz.

Ana depremin ardından çoğu zaman artçı bir ya da birkaç deprem daha ortaya çıkmakta. Bunların bir kısmı çok zor hissedilebileceği gibi, bir kısmı da ana deprem kadar şiddetli hissedilebilir. Ana deprem sırasında zarar gören pek çok nesne veya yapı malzemesi, artçı depremler sırasında oluşan sarsıntı nedeniyle hasar riski veya hayati tehlike yaratabilir. Bu gibi durumların önüne geçmek için, ana deprem ve artçı depremler devam ederken kendinizi güven altına aldıktan sonra kesinlikle hareket etmemeli, toplanma alanına inmek için depremin bitmesini beklemelisiniz. Toplanma alanına inerken yeni bir artçı depremle karşılaşırsanız, panik yapmadan yeni bir hayat üçgeni oluşturarak depremin durmasını beklemeli, koridorda veya acil çıkış merdiveninde koşuşturmamalısınız.

Ofiste deprem çantanızı hazır bulundurmalısınız.

Depreme ne zaman nerede yakalanacağımızı bilemeyiz. Eğer ofiste yakalanmışsak, içeride hasar büyükse ve kendi imkanlarımızla dışarı çıkamıyorsak, hayatımızı bir süre zor şartlar altında geçirmemiz gerekecektir. Ofisimizde bulunduracağımız bir deprem çantası, bu gibi anları daha iyi şekilde geçirmemize katkı sağlayacaktır. Ofiste deprem için hazırlayacağımız çantada mutlaka bolca su, konserve ve atıştırmalıklar, kronik bir hastalığımız varsa kullandığımız ilaçların birer kutu yedeği, düdük, el feneri ve yedek pil, kalın birkaç giysi, ıslak mendil, peçete veya tuvalet kağıdı, çok amaçlı çakı ve sargı bezi bulunmalı.

Editörün Tavsiyesi: Dr. Plus Acil Durum Yardım Kiti

Ofiste deprem anında neler yapmamız gerektiği konusunu ele aldığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Dr. Plus acil durum yardım kiti ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Ofiste yaşanabilecek deprem, su baskını, yangın gibi doğal afetlerde yaşamsal ihtiyaçlarınızı karşılamak için gerekli pek çok malzemeyi bu sette bulabilirsiniz. Acil durum battaniyesi, düdük, fener, maske, yara bandı, elastik flaster, disk pamuk gibi ürünlerden oluşan toplam 34 parçalık bu set, ofiste hazır bulunduracağınız deprem çantası içinde yer alabilir.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler