Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Pepsi: Gazlı içecekler pazarında bir dünya markası…

Yayınlandı

tarihinde

Pepsi markasının başarı hikayesi Ofix Blog'da...

1890’lı yıllarda ABD’nin Kuzey Carolina eyaletine bağlı New Bern kasabasında eczacılık yapmakta olan Caleb Davis Bradham, Carolina’nın sıcak ve nemli havasında hastalarını hem serinletecek, hem de hazımsızlık sorunlarına iyi gelecek bir içecek üzerinde çalışmalar yapıyordu. İlk olarak 1898 yılında hastalarının beğenisine sunduğu içecek, daha sonra Pepsi Cola ismini alacak ve gazlı içecekler pazarında bir dünya markası haline gelecekti. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Pepsi markasının başarı hikayesini ele alacağız.

Caleb Davis Bradham

Pepsi’nin mucidi Caleb Davis Bradham, 1867 yılında Kuzey Carolina eyaletinin Duplin County kasabasında dünyaya geldi. 1886 yılında Chapel Hill’deki Kuzey Carolina Üniversitesi’nde eczacılık bölümünden mezun oldu. Kendisi aslında tıp doktoru olmak istiyordu. Bu isteğini gerçekleştirmek için Maryland Üniversitesi’ne kayıt yaptırdı. Fakat, babasının iflas etmesi üzerine eğitim için gerekli kaynağı bulamadı ve okuldan ayrılmak zorunda kaldı.

Kuzey Carolina’ya döndüğünde, özel bir akademide kısa süreliğine dersler verdi. Tıp doktoru olma isteğini gerçekleştiremeyeceğini anladığında, New Bern’de kendi eczanesini açmaya karar verdi. Bu dönemde eczanelerde balgam söktürücü şuruplar, ülser gibi mide hastalıklarına iyi gelen ilaçlar, egzama gibi cilt hastalıklarını tedavi eden kremler yapılıyor, bu ürünlerin satışıyla eczanelerin gelirleri artıyordu. 1880’li yıllarda Columbus’ta eczacılık yapmakta olan John Pemberton, mide hazmını kolaylaştırmak için yeni bir şurup geliştirmişti. 1886 yılında Coca Cola ismiyle satışı yapılan bu içecek, bir ilaç olmasa ve herhangi bir tıbbi etkide bulunmasa bile içenlerin beğenisini topluyor, başka eczacılara esin kaynağı oluyordu.

1890’lı yıllarda Caleb Davis Bradham, eczanesinde çeşitli hastalıklara iyi geldiği düşünülen içecekler üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırmıştı. Bu içecekleri daha çok meyve ekstreleri, baharatlar ve bitki çaylarından elde ediyordu. İçecekleri tatlandırmak için vanilya ve şeker kullanıyor, mide sorunlarına iyi geldiğini düşündüğü içeceklerde ise az bulunan yağları ve koka yapraklarını kullanıyordu. Kafein içermeyen bu içeceklerin herhangi bir yan etkisinin olmadığını düşünüyor, sindirimin yanı sıra çeşitli sinir hastalıklarına da iyi geldiğine inanıyordu.

Brad’s Drink ve Pepsi Cola

1898 yılında Caleb Davis Bradham, iki ana bileşeni pepsin ve kola fındığı olan içeceğini hastalarının kullanımına sundu. Carolina’nın sıcak ve nemli havasında hastaları hem serinleten, hem de mide sorunlarına iyi geldiği düşünülen bu içecek büyük ilgi gördü ve Brad’s Drink (Brad’in İçeceği) olarak anılmaya başlandı. Satış için kullanılan Brad’s Drink ismi kısa bir süre sonra, Coca Cola örneğinde olduğu gibi, Pepsi Cola olarak değiştirildi. Pepsi Cola ismi ilk olarak 28 Ağustos 1898 tarihinde kullanıldı.

1900’lerin başlarında Pepsi satışları yıllık 30 bin litre düzeyine ulaştı. 1902 yılında Bradham, kurumsallaşma yönünde çok önemli bir adım attı ve Pepsi Cola Company şirketini kurdu. Ardından, ABD Patent Ofisi’ne başvurup Pepsi Cola ticari marka adını tescil ettirdi. Artan talebi eczanesinde karşılamakta zorluk çekince, 1903 yılında yeni bir depo kiraladı ve Pepsi üretimini burada gerçekleştirdi. Bu dönemde başlattığı reklam çalışmalarında, Pepsi Cola’nın canlandırıcı ve sindirime yardımcı etkisinin altını özenle çizdi. 1904 yılında New Bern’de 5 bin dolara satın aldığı fabrika, operasyon gücünü ciddi ölçüde arttırmasını sağladı.

1906 yılında Bradham, ürün satışları için yeni bir konsept belirledi ve ürünleri bir tür şurup olarak sunmak yerine, yemeklerin lezzetini arttıran “saf” bir içecek olarak tanıttı. Bu tarihte ABD’de yürürlüğe giren Saf Gıda ve İlaç Yasası uyarınca sakinleştirici ve yatıştırıcı etkisi olan her türlü ürünün satışına sınırlama getirilmişti. Bu sınırlama nedeniyle Bradham, reklamlarda ürünün saflığına ve lezzetine dikkat çekti. Bu dönemde Pepsi ürünleri, ABD dışında ilk olarak Kanada’da satışa sunuldu ve şirket, franchise modeliyle büyümeye başladı. 1907 yılında satış ofislerinin sayısı 40’a, 1910 yılında ise 300’e ulaştı. 

Pepsi Cola ile Coca Cola Rekabeti

I. Dünya Savaşı sırasında şirket, oldukça zor bir döneme girdi. Savaş döneminde hem üretim, hem de satış rakamları ciddi ölçüde düştü. Ürünlerde kullanılan şekeri temin etme güçlüğü fiyatları arttırdığı gibi, üretimde kullanılan şeker ikameleri de tüketicilerin markaya ilgisini azalttı. Üstelik, Coca Cola’yla girilen rekabette önemli bir başarı elde edilemedi. Coca Cola’nın markalaşma sürecinde Asa Griggs Candler tarafından geliştirilen satış ve pazarlama teknikleri, gazlı içecekler pazarına yeni oyuncuların girmesini güçleştirmişti. Bu nedenlerle Pepsi Cola Company, 1923 yılında iflas etti ve Caleb Davis Bradham, New Bern’deki eczanesine geri döndü.

1931 yılında şirket, Loft Inc’e satıldı. 3 yıl sonra Bradham hayatını kaybetti. Şirketin el değiştirmiş olması, Coca Cola ile rekabette önemli bir başarı sağlamadı. 1929 Bunalımı’nın etkilerinin en ağır şekilde yaşandığı bu dönemde de Pepsi ürünleri, Coca Cola karşısında önemli bir başarı gösteremedi. 1939 yılında şirket bir kez daha el değiştirdi ve Phoenix Securities’in başkan yardımcısı Walter Staunton Mack Jr.’a satıldı.

Pepsi’nin ABD pazarında yükselişi, Walter Staunton Mack Jr. döneminde gerçekleşti. Pazarlama alanında bir “dahi” olarak kabul edilen Mack, Pepsi Cola reklamları için yepyeni yöntem ve teknikler geliştirdi. Örneğin, radyo ve sinema filmleri için hazırlanan reklamlarda eski İngiliz baladlarını tercih etti, baladları Pepsi Cola reklamlarına uyarladı. 1941 yılında ise marka renklerini ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki faaliyetlerini desteklemek için kırmızı, beyaz ve mavi olarak değiştirdi. Mack’ın bu gibi yöntem ve teknikleri sayesinde şirket, ABD pazarında Coca Cola’yla rekabet edebilir hale geldi. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ise dünya pazarına açılmaya başladı.

Dünya Pazarında Pepsi Cola

1950 yılında Alfred N. Steele, Pepsi’nin başkanı ve CEO’su oldu. Oyuncu eşi Joan Crawford’un yer aldığı reklam ve tanıtım çalışmaları Pepsi’nin dünya pazarına açılmasına önemli bir katkı sağladı. Bu dönemde ürünlerin formülü yenilendi, şeker miktarı azaltıldı, ürün şişeleri revize edildi. Kullanıcı kitlesini genişletmek için gençlere yönelik çalışmalar yapıldı. 1963 yılında şirket yönetimi bir kez daha el değiştirdi ve Donald M. Kendall başkan oldu. 1964 yılında diyet ürünler tüketicilerin beğenisine sunuldu.

1970’li yıllar boyunca şirket, hemen tüm reklam çalışmalarında yeni bir slogan geliştirdi ve hedef kitlelere yönelik subliminal mesajlar verdi. Bu mesajların temelinde, Pepsi’nin Coca Cola’dan daha üstün olduğuna yönelik algı yaratma çabaları vardı. Pepsi’nin tüm reklam çalışmaları içinde en fazla iz bırakanı ise şüphesiz ki 1984 yılında Michael Jackson’ın yer aldığı “Pepsi: Yeni Neslin Seçimi” kampanyasıydı. Bu kampanyanın gördüğü yoğun ilgi sonucunda 1985 yılından itibaren Pepsi reklamlarında Lionel Ritchie, Tina Turner, Gloria Estefan, Joe Montana, Dan Marino gibi isimler yer almaya başladı.

1994 yılında şirket, tüm ürünlerine son kullanım tarihi ekledi. 1996 yılında Star Wars Trilogy filmleri için Lucasfilm şirketiyle uzun vadeli bir ortaklığa imza atıldı. 1998 yılında Pepsi’nin 100. yıl kutlamaları Ray Charles ve Rolling Stones gibi ünlü isimlerin katıldığı görkemli bir partiyle kutlandı. 1999 yılında Pepsi Şişeleme Grubu, halka açık bir şirket haline geldi. 2001 yılında Britney Spears, Pepsi ailesine katıldı ve Joy of Pepsi şarkısını seslendirdi. 2002 yılında Cindy Crawford, Diet Pepsi’ye yeni bir görünüm kazandırdı ve ürünlerin daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasını sağladı. 2004 yılında ürünlerin formülü bir kez daha yenilendi ve bileşimindeki şeker ve karbonhidrat miktarı yarıya indirildi.

Ofis dostu Pepsi ürünleri Ofix’te!

Pepsi markasının başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Pepsi ürünleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Pepsi Cola Max Slim

Listemizin ilk sırasında, Pepsi Cola Max Slim var. 250 ml hacmindeki bu ürünlerin kutu içi miktarı 4 adet. Şeker içermeyen bu ürünler, Türkiye pazarına ilk olarak 2007 yılında girdi. Şekersiz kola olarak pazara büyük bir yenilik kazandıran bu ürünler, Pepsi markasının dünya genelinde en fazla tercih edilen ürünlerinden biri. 

Pepsi Cola Slim

Listemizin ikinci sırasında, Pepsi Cola Slim var. 250 ml hacmindeki bu ürünlerin de kutu içi miktarı 4 adet. 

Pepsi Cola 330 ml

Listemizin üçüncü sırasında, Pepsi Cola 330 ml var. Paket içi miktarı 24 adet olan bu ürünler, soğuk içecek grubunda en fazla tercih edilen ürünlerden biri. Çantanızda bile güvenle taşıyabileceğiniz kutu ambalajı ofisinizde ve diğer ortamlarda bu ürünleri kolaylıkla tüketebilmenizi sağlıyor. 

Ofix’te satışı devam eden diğer Pepsi ürünlerini inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler