Bizi Takip Edin

Lifestyle

Pınar meyve sularını hiç denediniz mi?

Yayınlandı

tarihinde

Pınar meyve suları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofiste enerjimiz düştüğünde veya mola anlarımızda genellikle çay ya da kahve tüketmeyi tercih ediyoruz, günlük su ihtiyacımızı bu ürünlerle karşılamaya çalışıyoruz. Fakat su kaybına yol açan bu ürünler, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri karşılayamıyor. Oysa meyve suları hem susuzluğumuzu gideriyor, hem de vücudumuza vitamin desteği sağlıyor. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, Pınar meyve suları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Pınar Meyve Suları

1973 yılında kurulan Pınar Süt peynir, yoğurt, tereyağı ve süt tozu üretimiyle sektöre giriş yaptı. Türkiye’nin ilk uzun ömürlü süt üretimini gerçekleştiren şirket, zaman içinde sektöre birçok yeniliği kazandırdı. Bunlar içinde ilk eritme peynir, kakaolu süt, dilimli kaşar ve kremli peynir en önemlileri olarak sıralanabilir. 1982 yılında Avrupa ve Ortadoğu’ya ihracata başlayan şirket, süt ve süt ürünlerinin kalitesini arttırmak için kurduğu Pınar Yem ile ülkemizde tarıma dayalı sanayi zincirinin gelişmesine büyük katkı sağladı. Pınar Süt sektörde ayrıca mayonez, salata sosu, krem şanti, ambalajlı içme suyu, bal ve reçel üretiminde çok önemli başarılara imza attı.

Meyve suyu üretimine ilk olarak 1986 yılında karadut suyu ve limonata üretimiyle başlayan şirket, ürünlerinde kullandığı ambalajı 1996 yılında yeniledi. 1998 yılında yüzde 100 saf meyve suyu üretimine başladı. 2009 yılında ferahlatıcı etkiye sahip meyve aromalı içecek türlerini arttırdı. 2012 yılında meyve suyu ürün grubunu daha da genişletti. 2014 yılında kadınlara özel meyve suyu Pınar Pink‘in lansmanını gerçekleştirdi. 2017 yılında Pınar meyve suları, tüketici beklentileri ve satış optimizasyonu doğrultusunda bir kez daha yenilendi ve çeşit sayısında azalmaya gidildi. 2’li meyve karışımlarıyla “Çılgın 2’li” konseptini geliştiren şirket, eğlenceli tasarımlara yer veren yeni ambalajları ve koruyucu, yapay tatlandırıcı veya renklendirici içermeyen yeni ürünleriyle meyve suları pazarında çok önemli bir yere sahip.

Pınar Meyve Suyu Akdeniz Kokteyli

Online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre Pınar meyve suları içinde kullanıcılarımızın en çok sipariş verdiği ürünümüz Pınar meyve suyu Akdeniz kokteyli. 200 ml hacmindeki bu ürünlerin paket içi miktarı 27 adet. Akdeniz meyvelerinin lezzetini ofisinize taşıyacak bu ürünlerle gün içinde düşen enerjinizi yükseltebilir, içindeki vitaminler sayesinde kendinizi daha dinç hissedebilirsiniz. Bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Pınar Meyve Suyu Şeftali Aromalı

Listemizin ikinci sırasında, Pınar meyve suyu şeftali aromalı var. Aynı hacim ve miktardaki bu ürünler, özellikle de uykusuzluk sorunu olanların ilk sıralarda değerlendirebileceği meyve sularından biri. Ofiste gün içinde fazla sayıda çay veya kahve içiyor ve akşamları uyumakta güçlük çekiyorsanız, bu ürünler iyi bir alternatif olabilir. Sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Pınar Meyve Suyu Vişne Aromalı

Listemizin üçüncü sırasında, Pınar meyve suyu vişne aromalı var. İyi bir antioksidan kaynağı olan vişne ülkemizde genellikle reçel ya da meyve suyu olarak tüketilmekte. Yaşlanmaya karşı etkin bir koruma sağlayan, cildi güzelleştiren, bağışıklık sistemini destekleyen vişne suyunu tüketmek, göz sağlığı için de oldukça faydalı. Ofiste çalışırken göz yorgunluğu veya göz kuruluğu gibi şikayetler yaşıyorsanız, göz sağlığına iyi gelen A ve C vitamini açısından zengin bir içecek olan vişne suyu tüketiminizi arttırabilirsiniz. Diğer ürünlerle aynı hacim ve miktardaki bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Pınar Meyve Suyu Kayısı Aromalı

Listemizin dördüncü sırasında, Pınar meyve suyu kayısı aromalı var. Lif bakımından zengin bir meyve olan kayısı, bağırsak sağlığı açısından çok faydalı. Ofiste çalışırken çeşitli hazım sorunları çekiyor ve bağırsak problemleri yaşıyorsanız kayısı tüketebilir, kayısı bulamadığınız zamanlarda kayısı suyunu tercih edebilirsiniz. A, B, C ve P vitaminleri bakımından iyi bir kaynak olan kayısı suyu, başta kanser olmak üzere birçok hastalığa iyi gelmekte. Bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Pınar Meyve Suyu Portakal Aromalı

Listemizin beşinci sırasında, Pınar meyve suyu portakal aromalı var. C vitamini deposu olarak bilinen portakal, aynı zamanda B vitamini, potasyum ve kalsiyum bakımından da zengin bir meyve. Bağışıklık sistemini güçlendiren, kalp sağlığı için çok faydalı olan, öksürüğü azaltan, sindirimi destekleyen portakalı ofisinizde meyve olarak tüketemiyorsanız, meyve suyu olarak tüketebilirsiniz. Daha ilk yudumda enerjinizi yükseltecek bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Pınar ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler