Bizi Takip Edin

Lifestyle

Rulopak masaüstü peçete dispenserlerini hiç denediniz mi?

Yayınlandı

tarihinde

Rulopak masaüstü peçete dispenserleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Gıda tüketimi yapılan ortamlarda peçete dispenserleri hijyenin sağlanması açısından kolay ve ekonomik çözümler sunmakta. Restoran, yemekhane ve kafe gibi ortamlarda temiz peçete ihtiyacını en güzel şekilde karşılayan peçete dispenserleri, içerisine yerleştirilen peçeteleri hijyen koşullarına uygun şekilde saklıyor ve peçete israfını önlüyor. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, kullanıcılarımızın en çok sipariş verdiği peçete dispenserleri içinde üst sıralarda yer alan Rulopak masaüstü peçete dispenserleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Endüstriyel Hijyende Lider Marka Rulopak

Türkiye’nin ilk hijyenik klozet kapağı sistemi üreticisi ve endüstriyel hijyen sektörünün lider markası Rulopak’ın sanayi geçmişi, 1980’li yıllara kadar uzanıyor. Kalıp imalatıyla sektöre giriş yapan Rulopak, 2000’li yılların başlarında kalıpçılıktan plastik ürünlere geçti ve hijyen sektörüne odaklandı. Rulopak kurucusu Nurettin Karaman, Avusturya’da gördüğü hijyenik tuvalet kapağı sisteminin Türkiye’de büyük ilgi yaratacağını düşündü ve Türkiye’nin ilk hijyenik klozet kapağı sistemini üretti.

Klozet kapaklarının ardından ürün yelpazesini sabunlar ve dispenserler ile genişleten Rulopak, 2000’li yıllardan itibaren toplu kullanım alanlarında hijyen konusunda güçlü bir farkındalık yarattı. “Tuvalet medeniyettir!” sözünü motto edinen şirket, hijyen grubunda havayla teması tümüyle kesmeye dönük ürünler geliştirmeye öncelik verdi. Bu durum, Rulopak’ın sektörde farklılaşmasını ve öne çıkmasını sağladı. Modern üretim tesislerinde kullanılan nanoteknoloji, Rulopak’ı endüstriyel hijyende lider marka haline getiren unsurlar içinde en önemlilerinden biriydi. Ürünlerini yalnızca yerli pazarlarda değil, aynı zamanda yurt dışı pazarlarda da kullanıcıların beğenisine sunan şirket, bugün itibariyle 72 ülkeye ihracat yapmakta.

Rulopak Modern Masaüstü C Katlama Peçete Dispenseri 

Ofix.com kullanıcılarının en çok sipariş verdiği peçete dispenserleri listemizin ilk sırasında Rulopak modern masaüstü C katlama peçete dispenseri var. Restoran, yemekhane ve benzeri ortamlarda temiz peçete ihtiyacına hijyenik çözümler sunan bu ürünler, yüksek kalitede ABS malzemeden üretilmekte. 250 yaprak kapasitesine sahip bu ürünleri tek elle kolayca kullanabilir, yemek yediğiniz ortamlarda peçete israfını önleyebilirsiniz. 

Rulopak Masaüstü Peçete Dispenseri

Temiz peçeteye ulaşım konusunda hijyenik çözümler sunan Rulopak masaüstü peçete dispenserleri içinde kullanıcılarımızın en çok sipariş verdiği ikinci ürün, Rulopak masaüstü peçete dispenseri. Bu ürünler de aynı malzemeden üretilmekte ve aynı kapasiteye sahip. Yemek yemek için gittiğiniz birçok ortamda görebileceğiniz bu ürünler, aynı zamanda ofis mutfakları için de oldukça kullanışlı. 

Rulopak Modern Mini Masaüstü Peçete Dispenseri 

Listemizin üçüncü sırasında, Rulopak modern mini masaüstü peçete dispenseri var. Diğerleriyle aynı malzemeden üretilen ve aynı kapasiteye sahip bu ürünler sayesinde peçetelerinizi tek tek kullanabilir, sarf malzemesi tüketiminizde tasarruf sağlayabilirsiniz. Ev dışı ortamlarda peçete kullanımını kolaylaştıran bu ürünler de diğerleri gibi, peçetelerin kirlenme ve dağılma riskini ortadan kaldırmakta. 

Ofix’te satışı devam eden diğer Rulopak ürünlerini inceleyebilir, kurumsal müşterilerimize sunduğunuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler