Bizi Takip Edin

Lifestyle

Scrikss ve Öğretmen

Yayınlandı

tarihinde

Scrikss kalemler ile güzel bir nostalji deneyimi yaşayabilir, Scrikss kalem siparişlerinizi Ofix.com üzerinden verebilirsiniz.

Hani herkesin bildiği bir şarkı vardır; “Orda bir köy var uzakta, gitmesek de görmesek de…” diye. İşte, o gidilmeyen köylerde geçti çocukluğum. Yirmi, bilemedin yirmi beş ev, belki bir cami ve hemen hemen bütün köylerde aynı şekilde inşa edilmiş bir okul… O köyde doğup büyüyüp belki yine o köyde ölecek insanların hayatlarına dışarıdan gelip girmiş birisinin; öğretmenlerinin okulu. Bana Scrikss kalemleri hatırlatıyor…

İlkokul öğretmenimizi neden hiç unut(a)mayız? 

Günün birinde birisi gelir, hayatınızda asla unutmayacağınız izler bırakır. Bilmediğiniz ne çok şey olduğunu, onunsa ne çok şey bildiğini ve size öğrettiğini görürsünüz. Yaptığı her şey anlamlı, yapmanızı istediği her şey mutlaka yapılması gereken şeylerdir. Öğretmenlerimizin hepsine saygı duysak da ilkokul öğretmenimizin yeri her zaman ayrıdır. Minik gözlerimizin şimdiye kadar gördüğü en akıllı kişi, güvenli evimizdeki anne ve babamızdan sonra kendimize en yakın gördüğümüz kişi o değil midir? 

Tabii, durum benim için biraz daha farklıydı. Uzak olan o köylerdeki öğretmen benim babamdı. Sabah okul zamanı geldiğinde, lojmandan çıkıp binanın bitişiğindeki okula birlikte geçtiğim kişiydi. Süperman gibi, düşünsenize; evde üstüne atlıyorsunuz, oyunlar oynuyorsunuz, kapının önüne çıktığınızda ise öğretmen kostümünü giyip bir süper kahramana dönüşüyor… Çocuk aklı için müthiş bir durum… Evde “baba”, okulda “öğretmenim” diye seslenmek biraz kafa karıştırsa da öğretmenler hakkında hissedilen duyguları iki kat fazla hissettiğim için çok memnunum. 

El yazımızı ona borçluyuz… 

Zamanında çok şikayetçi olsam da şimdi mutlu olduğum bir diğer konu ise babamın ya da öğretmenimin bana okul içinde sevgisini eksik, öfkesini ise iki kat fazla göstermesiydi. Belki diğer çocuklar bana iltimas geçtiğini düşünmesin diye, belki de benim oğlu olduğumu abartmamdı böyle davranmasının sebebi. Ama eğer şu an birazcık empati yeteneğim varsa, bu olaya borçlu olduğumu düşünüyorum… 

Ve el yazımı borçluyum öğretmenime, herkes gibi… Her ne kadar öğrenci olduğum zamanlar şimdiki gibi okuma yazma el yazısıyla (el yazısı iyidir, hoştur, mantıklıdır; çocuğunuz varsa ve zorlanıyorsanız pes etmeyin) öğretilmiyor da olsa öğretmenim tüm sınıfların birleştirilmiş şekilde okuduğu o tek sınıflı minik okulda her gün bir saat güzel yazı dersi yapıp el yazısını öğretmişti. Hatta önünde bayağı vakit geçirdiğim ve sınıfın duvarında alfabenin büyük ve küçük harflerin nasıl yazıldığını, birbirlerine nasıl bağlanacağını gösteren bir afişimsi vardı. Keşke bir tanesini bulabilsem… 

Defter ve dolma kalem sevgimizi de…

Defter ve dolma kalem sevgimi de borçluyum öğretmenime… Babam her akşam, sene başında alıp özenle çizdiği, sabah okula götürüp akşam eve getirdiği siyah deri kaplı plan defterini önüne koyardı. Okul tek bir sınıftan oluşsa da her sınıfın ertesi gün işleyecekleri dersleri, konuları, amaçları yazdığı bir günlük plan defteri… Çarşaf gibi olan yıllık ve aylık planlara ve hazırlanma sürecindeki titizliğe hiç girmiyorum. Yıllar sonra bile o kadar aramama rağmen hâlâ o plan defterleri gibi güzel kareli defterler bulamadım. 

Senelerce ders planlarını hazırladığı iki dolma kalem vardı babama ait. Biri, içindeki kırmızı mürekkeple başlıkları yazdığı bordo; diğeri genelde mavi-siyah mürekkebiyle siyah. O kadar güzel ve erişilmezlerdi ki benim için… Kurşun veya kırmızı kalemime hiç benzemiyorlardı. O bordo rengini o zamanlar etrafımdaki başka hiçbir nesnede göremezken, siyah olanı ise eşsiz gövdesiyle beni büyülüyordu. Özellikle babamın kalemleri temizleyip içine yeniden mürekkep doldurduğu anlar, ayrı bir heyecan yaratırdı bende. Ilık su konmuş çay bardağının içinde kalemlerin içindeki mürekkep kalıntılarının bıraktığı izleri hayranlıkla seyrederdim…

Scrikss Kalemler ve Nostalji

Yıllar yıllar sonra kendime bir dolma kalem almak istediğimde aklıma gelen ilk imge işte bu Scrikss 17‘lerdi… Artık üretilmediğini duyunca üzülmüştüm. Ama ikinci el de olsa bulmak ve kullanmak oldukça keyifliydi. Şimdi bile o kadar kalem arasında zaman zaman elim bu kalemlere gider. Ve kimi zaman hüzünle, kimi zaman da mutlulukla kullanırım bu kalemleri. 

Scrikss 17, aslında Parker 51‘in yerli versiyonu diyebiliriz. Şekil olarak oldukça benziyorlar. Gizli piston, mürekkep haznesini gösteren pencerecikleri, gizli ucu ve lake gövdesiyle bence “yerli malı” olarak yaptığımız nadir güzel ürünlerden. Uçlarda kalınlık ayrımına gidilmemiş olsa da F’den B’ye kadar farklılık gösteren çeşitlerini bulmak mümkün. Renk olarak ise bordo, siyah, mavi ve yeşili mevcut. Evet, her rengini aldım… Evet, her renkten üçer beşer aldım… Evet, nostaljiyi seviyorum… 

Herkese nostalji tadında güzel günler dilerim. 

Kalem Gurmesi… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler