Bizi Takip Edin

Lifestyle

Waymo, robotaksilerinde Gemini’yi deniyor: Araç içi yapay zekâ asistanı yolda olabilir

Yayınlandı

tarihinde

Otonom araç denince akla gelen ilk şirketlerden biri olan Waymo, bu kez direksiyon başında değil, yolcu koltuğunda yeni bir deneyim test ediyor. Şirketin, Google’ın yapay zekâ modeli Gemini’yi robotaksilerine entegre ederek araç içi bir yapay zekâ asistanı üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.

Bu detay, uygulama kodlarını incelemesiyle tanınan araştırmacı Jane Manchun Wong’un Waymo’nun mobil uygulamasında yaptığı bir keşifle gün yüzüne çıktı. Wong, henüz herkese açık olmayan bu entegrasyona ait 1.200 satırı aşan kapsamlı bir sistem dokümanına ulaştığını söylüyor.

Sıradan bir chatbot değil

Belgelerde geçen adıyla “Waymo Ride Assistant Meta-Prompt”, bu yapay zekânın basit bir sohbet botundan fazlası olduğunu gösteriyor. Asistan;

  • Yolcuların sorularını yanıtlayabiliyor

  • Klima gibi bazı araç içi kontrollerle ilgili yardımcı olabiliyor

  • Gerekli durumlarda yolcuyu sakinleştirmeye ve güven vermeye odaklanıyor

Henüz bu özellik herkese açık sürümlerde yer almıyor. Waymo cephesinden yapılan açıklama da temkinli bir çizgide. Şirket sözcüsü Julia Ilina, TechCrunch’a yaptığı açıklamada, “Sürüş deneyimini daha keyifli ve sorunsuz hale getirmek için sürekli yeni fikirler deniyoruz. Bunların bazıları kullanıcıya ulaşabilir, bazıları ulaşmayabilir,” demekle yetiniyor.

Waymo ve Gemini aslında yabancı değil

Bu, Gemini’nin Waymo ekosistemine ilk girişi değil. Waymo daha önce Gemini’nin “dünya bilgisi” yeteneklerinden faydalanarak, otonom araçlarını nadir ve riskli senaryolara hazırlamak için kullandığını açıklamıştı. Yani Gemini, sadece yolcuyla sohbet eden bir asistan değil; sistemin arka planında da aktif rol oynayan bir bileşen.

Asistanın karakteri net: Sade, güven veren ve arka planda

Sistem talimatlarına göre bu araç içi asistanın kimliği oldukça net tanımlanmış:

“Waymo otonom aracıyla entegre, arkadaş canlısı ve yardımcı bir yapay zekâ yol arkadaşı.”

Ama burada önemli bir sınır var. Asistan:

  • Teknik terimlerden kaçınıyor

  • 1–3 cümleyi geçmeyen, kısa ve net cevaplar veriyor

  • Sürüşle ilgili anlık kararları, manevraları veya kazaları yorumlamıyor

Hatta bir yolcu, internette gördüğü bir Waymo kazasını sorarsa, asistanın bu soruyu doğrudan yanıtlamaması ve konuyu nazikçe başka yöne çekmesi isteniyor. Talimatta açıkça şu ifade yer alıyor:

“Sürüş sisteminin performansı hakkında konuşmacı rolüne girmemeli, savunmacı ya da özür dileyen bir ton kullanmamalısın.”

Neleri yapabiliyor, neleri yapamıyor?

Gemini destekli asistan;

  • Hava durumu

  • Eyfel Kulesi’nin yüksekliği

  • Yakındaki bir marketin kapanış saati

  • Son Dünya Serisi’ni kimin kazandığı

gibi genel bilgi sorularını yanıtlayabiliyor.

Ancak;

  • Yemek siparişi veremiyor

  • Rezervasyon yapamıyor

  • Acil durumları yönetemiyor

Yani yetenekleri özellikle kontrollü ve sınırlı tutulmuş.

Araç içi yapay zekâ yarışında yalnız değil

Waymo bu alanda tek oyuncu değil. Tesla, kendi araçlarında Grok adlı yapay zekâyı test ediyor. Ancak iki yaklaşım arasında net bir fark var.

Gemini, daha çok “sürüş deneyimini destekleyen, arka planda kalan” bir yardımcı olarak konumlanırken; Grok, uzun sohbetler edebilen, bağlamı hatırlayan ve araç içinde daha sosyal bir yol arkadaşı gibi tasarlanıyor.

Kısacası, otonom araçlar sadece kendi kendine gitmeyi değil, yolcuyla nasıl iletişim kuracağını da öğrenmeye başlıyor. Görünen o ki, gelecekte “Arabam konuşuyor” demek pek de garip karşılanmayacak.

Kaynak : Link

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler