Bizi Takip Edin

Lifestyle

Zor Patronla Başa Çıkmanın Yolları

Yayınlandı

tarihinde

Zor patronla başa çıkmanın yolları Ofix Blog'da...

Sonunda hayallerinizdeki işi buldunuz, sevdiğiniz işi yapıyorsunuz diyelim. Maaşınız gayet iyi, ofisinizin yeri eve çok yakın olsun. Üstelik iş arkadaşlarınızı da çok seviyor olabilirsiniz. Fakat, patronunuz gerçekten de çok zor biriyse ne yaparsınız? İşten ayrılır mısınız, yoksa doğru davranış stratejileri geliştirip yolunuza devam mı edersiniz? Bugünkü yazımda, bu gibi durumlarda doğru davranış stratejileri geliştirmek isteyenler için zor patronla başa çıkmanın yolları konusunu ele alacağım. Demokrasilerde çare tükenmediği gibi, zor patronla başa çıkmak da olanaksız değildir sevgili beyaz yakalılar! Hadi başlayalım o zaman.

Durum değerlendirmesi yapmalısınız.

Öncelikle şu konuyu netleştirmelisiniz. Patronunuz gerçekten de zor biri mi yoksa onunla ilişkilerinizin kötü olmasında sizin de payınız var mı? Bunu netleştirmek için, patronunuzun genel olarak herkesle arasının kötü olup olmadığına bakabilirsiniz. Eğer herkes tarafından sevildiği halde sizinle arası kötüyse, sorun sizin davranışlarınızdan kaynaklanıyor olabilir. Bu durumda kendi davranışlarınızı gözden geçirmeli ve nerede nasıl bir hata yaptığınızı bulmaya çalışmalısınız. Kendi hatanızı görmezden gelip patronunuzu suçlarsanız, sorunların üstesinden gelemezsiniz. Fakat patronunuzun genel olarak herkesle arası kötüyse ve patronunuz kimse tarafından sevilmiyorsa, o zaman onunla ilişkilerinizde doğru davranış stratejileri üzerinde düşünmeye başlamalısınız. 

Patronunuzla empati kurmalısınız.

Patronunuz ne gibi işlerle uğraşıyor, hangi sorunların üstesinden gelmeye çalışıyor, bu sorunlar onu nasıl etkiliyor, bunları anlamak için onunla empati kurmalısınız. Patronunuzu zor bir insan haline getiren esas nedenleri görürseniz, onunla daha sağlıklı bir iletişim kurabilirsiniz. Belki onun da hesap vermesi gereken birileri vardır. Ya da belki eşiyle sorunlar yaşıyor ve boşanma sürecine girmiştir. Belki ailesi dağıldığı için büyük bir stres altında çalışmak zorunda kalmıştır. Patronunuzun içinde bulunduğu durumu anlamaya çalıştığınızda, ona duyduğunuz haklı veya haksız kızgınlıktan kurtulabilirsiniz. Ki bu durum, ona karşı doğru davranış stratejileri geliştirmenin en temel koşuludur. Patronunuza duyduğunuz kızgınlıktan kurtulmadıkça hiçbir sorunu çözemezsiniz.

Davranışlarınızda ölçülü olmalısınız. 

İş hayatı içinde en güzeli, her zaman açık sözlü ve net olmaktır. Fakat patronunuzla zor bir süreçten geçiyorsanız, söyleyeceklerinizi iyice tartmalı, bir şey yapmadan önce iyice düşünmelisiniz. Ortamda gergin bir hava hissettiğiniz anda, yangına körükle gitmekten sakınmalı, konuşmak için doğru koşulların oluşmasını beklemelisiniz. Patronunuz olaylar karşısında soğukkanlı ve sakin kalmayı başaramıyor olsa bile, sonradan pişman olabileceğiniz şeyler söylememeli, yanlış davranışlarda bulunmamalısınız. Söylem ve davranışlarınızda ölçülü olmayı başarırsanız, zor patronla başa çıkmanın yolları içinde en zor aşamalardan birini başarıyla geçebilirsiniz. 

Durumu iş arkadaşlarınıza çaktırmamalısınız. 

Zor patronla yaşadığınız kötü deneyimleri ailenizle ve çok yakın arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Bu paylaşım, psikolojik açıdan rahatlamanızı ve kendinizi güven içinde hissetmenizi sağlayabilir. Ayrıca size, olayları farklı bir bakış açısıyla değerlendirme fırsatı da sunabilir. Fakat bu deneyimleri ofiste iş arkadaşlarınızla paylaştığınızda, pek çok dedikoduya fırsat verebilirsiniz. Ofis ortamında dedikodunun yayılma hızı ışık hızından bile fazladır! Üstelik, paylaştığınız bir deneyimin üzerine ben diyeyim 10, siz deyin 100 kat abartı eklenebilir. Ve bu durum patronunuzun kulağına gittiğinde ofiste herkesin tadı fena halde kaçar. Siz siz olun, ofiste dedikodu için hiçbir malzeme de vermeyin, hiçbir dedikoduya kulak da asmayın. 

Köprüleri yakmamalısınız. 

Hayat her zaman istediğimiz şekilde gitmeyebilir sevgili beyaz yakalılar. Söz konusu iş hayatı olunca, nerede ve ne zaman ne olacağını kestirmek iyice zorlaşır. Zor patronla başa çıkmanın yolları içinde doğru davranış stratejileri geliştirmek yerine köprüleri yakarsanız ve bunu alışkanlık haline getirirseniz, iş hayatında kalıcı bir başarı elde edemezsiniz. Kaldı ki, yukarıdaki maddeleri iyi bir şekilde yerine getirirseniz, hiçbir zaman köprüleri yakma ihtiyacı hissetmezsiniz.

Tüm okurlarıma başarı ve mutluluklar diliyorum. 

Ofixboy…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler