Bizi Takip Edin

Lifestyle

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimin 12. bölümüne hoş geldiniz. Bu hafta ele alacağım konu tüm sektörleri yakından ilgilendiriyor arkadaşlar. Hangi sektörde olursanız olun, işletmenizde kârlılık artışı sağlamak için lojistik ve nakliye giderlerinizde tasarrufa dikkat etmeniz şart. Çünkü bu alanlarda gerçekleşen harcamalar işletmenin kârlılığını ciddi ölçüde etkiliyor. Hepinizin bildiği nedenlerden dolayı 2022 yılında tüm sektörler ekonomik açıdan büyük zorluklarla karşı karşıya. Artan maliyetler, kur şoku, Ukrayna savaşı derken şirketlerde tasarruf önlemleri mümkün olan en üst düzeyde uygulanıyor. Nakliye ücretleri ve navlun fiyatlarındaki artış da hepimizin malumu. Bu hafta paylaşacağım yöntemler, lojistik ve nakliye giderlerinizden tasarruf konusunda umarım çok işinize yarar. Gerçi bu yöntemlerle şirketinizin cirosu uçar mı bilmem ama kârlılığınıza momentum kazandırmak için bu yöntemlerin faydalı olacağına inanıyorum. Tasarruf konulu blog dizimin 12. bölümü olan lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

Bölge depolarınızı mümkünse kapatın.

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri listemin ilk sırasında, bölge depolarından mümkünse kurtulmak var sevgili arkadaşlar. Bölge depoları oluşturmak, lojistik alanında 2000’lere kadar en yaygın yöntemlerden biriydi. Çünkü o yıllarda gerekli ve faydalıydı. Birçoğunuzun gayet iyi hatırlayacağı üzere o yıllarda ülkemizin lojistik altyapısı zayıftı. Kargo şirketlerinin sayısı az, hizmet alanları yetersizdi. Dünyada ve ülkemizde e-ticaret geliştikçe lojistik sektörü de gelişti. Artık kargo firmaları en ücra noktalara kadar hizmet götürüyor. Dolayısıyla bölge deposu oluşturmanın artık önemli bir nedeni kalmadı. Şirketlerin büyüklüğü, bölge depolarının sayısıyla ölçülmüyor artık. Çünkü sayı arttıkça maliyetler de artıyor. Depolama maliyetlerinin yanı sıra enerji ve personel maliyetleri de işletme bütçesinde ciddi bir yük oluşturuyor. İyi bir kargo şirketiyle çalışır ve lojistik süreçlerinizi hızlandırırsanız bölge depolarınızı kapatarak ciddi bir tasarruf elde edersiniz. Gerçi bölge deposu oluşturmak hızlı teslimat konusunda elbette avantaj sağlar. Fakat bunun maliyeti çok yüksek sevgili arkadaşlar. 

Araç ve personel sayınızı azaltın.

Belki bunu söylememe bile gerek yok. Çünkü zaten pandemiden bu yana hemen tüm firmalar bu yöntemi uyguluyor zaten. Üstelik 2022’de artan maliyetler bu yöntemi çok daha önemli hale getirdi. Bu noktada, değerli emekçi kardeşlerim bana sitemde bulunmasınlar lütfen. Dünyanın neresinde ve hangi büyüklükte olursa olsun hiçbir işletme, fazla araç ve personel maliyeti ile baş edemez. İstihdam yaratmak için tüm devletler özel sektöre kaynak sağlar. Ancak bu durum, işletme maliyeti üzerinde gereksiz bir yük oluşturmamalı. En basitinden, 10 araç ve personelin yaptığı bir işi 8 araç ve personelle yapmak mümkünse işletmede yüzde 20’lik bir verimlilik kaybı var demektir. Burada önemli olan, bu yüzde 20’lik kısmı verimli şekilde değerlendirmenin yollarını araştırmaktır. Örneğin yeni firma kurulmasının teşvikiyle devlet etkin çözümler üretebilir. Konunun bu kısımları şu an benim esas konumun dışında. Gerçek şu ki, dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir şirket verimlilik kaybını uzun süre görmezden gelemez. 

Otomasyon sistemlerinden etkin şekilde yararlanın.

Yukarıdaki yöntemler, kısa vadede lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında faydalı yöntemlerdir. Otomasyon sistemlerinden etkin şekilde yararlanmak ise orta ve uzun vadede daha faydalı bir yöntemdir sevgili arkadaşlar. Bildiğiniz gibi otomasyon sistemleri, insan gücü ile makinenin gerçekleştirdiği tüm işleri tek bir çatıda toplar. Ve etkin şekilde kontrol etmeyi sağlar. Sanayi devriminin temellerini atan James Watt, geliştirdiği buhar motorunun ne büyük bir kolaylık sağladığını görmüştü. Fakat günümüzdeki otomasyon sistemleri insan emeğine duyulan ihtiyacı çok daha düşük düzeye indirdi. Üstelik lojistik süreçlerindeki hataları önleme konusunda mükemmel çözümler sundu. Yakın gelecekte lojistik alanında otomasyon sistemlerinin daha fazla ön plana çıkacağını düşünüyorum. Örneğin ürün toplama, ürün yerleştirme, paketleme, etiketleme gibi işlemlerde bu sistemlerden giderek daha fazla yararlanılacak. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde siz de bu değişimlere ne kadar erken uyum sağlarsanız o kadar fazla avantaj elde edersiniz. 

Müşterilere yapılan geç ve hatalı teslimatların nedenlerini doğru analiz edin.

İşletmenizde iyi bir otomasyon sistemi yoksa lojistik ve nakliye süreçlerinizde zaman zaman birçok hatayla karşılaşmanız mümkündür sevgili arkadaşlar. Müşterilere teslimatlarınız gecikmeye başlamışsa bu durum işletmeden de kaynaklanabilir, kargo şirketinden de. Örneğin tam kapanma döneminde birçok kargo şirketi artan talebi uygun şekilde karşılayamadı. İşletmeler bu yüzden birçok şikayete muhatap oldu. Hatalı teslimatlar da yine lojistik alanında ciddi bir sorundur. Ürünlerin çapraz gönderimleri nakliye giderlerini arttırır. Oluşan zaman ve emek kaybı da cabası. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri bağlamında bu konulara da dikkat etmeniz lazım. Geç ve hatalı teslimatları önlemek için bulacağınız çözümler maliyet yönetimi konusunda önemli faydalar sağlar. Bu tür sorunların nedeni yazılımsal veya personel kaynaklı olabilir. İyi bir ERP sistemi kullanırsanız olası hataları en alt düzeye indirmeniz mümkün olur. Bu da işletmenizi gereksiz lojistik ve nakliye masraflarından kurtarır. ERP sistemlerinin en önemli avantajı, operasyonel hataları önlemede pratik çözümler sunmalarıdır. 

Teslimat rotası planlarınızı titizlikle yapın.

Şirketiniz bünyesinde kargo biriminiz varsa lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri işletme bütçeniz için kritik bir öneme sahiptir. Günümüz koşullarında işletmelerin kendi bünyesinde kargo birimi oluşturması kolay bir iş değil. Bununla birlikte, son kullanıcıya ürün teslimatında en başarılı sonuçları kendi kargo biriminizle alabileceğiniz de bir gerçek. Şu şartla ki, teslimat rotası planlarını titizlikle yapmalısınız. Araçlarınız gereksiz mesafe katetmemeli. Bu bağlamda iyi bir rut planlaması verimlilik için şarttır. Bu sayede araçlarda yakıt tasarrufu yöntemleri konusunda daha başarılı olursunuz. Rut planlarınızda optimizasyon fırsatlarını sürekli incelemenizde de yarar var. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri bu bağlamda dinamik bir süreçtir. Öğreneceğiniz her yeni bilgi, daha etkin bir tasarruf fırsatı sağlar. Üstelik teslimat sürecinde alt süreçlerde kazanacağınız her avantaj, teslimat süresini de kısaltır. Ki bu da müşteri memnuniyetini arttırır. Artan maliyetler için ise hedef maliyet değeri ataması yapabilirsiniz. Verimlilik kontrolünde bu yöntem çok faydalıdır. 

Dağıtım araçlarınızda alan kullanımına dikkat edin.

Şirketiniz bünyesinde kendi kargo biriminizi oluşturdunuz diyelim. Bu zor ve maliyetli işin altından kalkabilmeniz için araçların sadece dağıtım güzergahını planlamanız yetmez. Aynı zamanda da kapasite yönetimi konusunda etkin çözümleri devreye sokmalısınız. Ve bu konu, ürünlerin paketlemesinden araca yerleştirilmesine kadarki süreçte tüm imkanları kullanmayı gerektirir. Bildiğiniz gibi taşıma kolileri farklı ebatlara ve kalite standartlarına sahiptir. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde araçlarda alan kullanımı için bu konulara da dikkat etmelisiniz. Örneğin basit ve tek parça bir ürün için kocaman bir koli kullanırsanız aracınızın kapasitesini verimli kullanamazsınız. Diğer taraftan, dağıtım araçlarınıza kapasitesinin üzerinde yükleme yapmamaya da dikkat etmelisiniz. Çünkü kapasitenin üzerindeki yüklemeler aracın yakıt sarfiyatını arttırır. Bu hatayı özellikle şehirler arası taşımacılık hizmeti veren nakliye firmaları yapıyor. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri konusunda en büyük kayıpları da onlar yaşıyor. Dağıtım aracınızı ancak doğru kapasitede verimli kullanırsınız. Diğer tüm yaklaşımlar israf yaratır. 

Tedarik sürelerinizi kısaltmaya çalışın.

Lojistik alanının yumuşak karnını tedarik zinciri yönetimi oluşturuyor sevgili arkadaşlar. Üretim veya satış alanında tedarik sürecinin uzaması zincirleme sonuçlar yaratmakta. Mevcut ortamda maliyet artışı, kur krizi, Ukrayna savaşı gibi nedenlerle birçok kalemde ürün bulmada zorluk çekebilirsiniz. Ancak tedarik sürelerinizdeki her artış, aslında alternatif çözüm yollarını devreye sokmada geç kaldığınızı gösterir. Dolayısıyla tedarik süreçlerini takip etmek, ikame ürünlerle ilgili kararları daha hızlı almanızı sağlar. Ve tabii tedarik süresi uzayan ürünlerin ikameleri hakkında önceden beyin fırtınaları yapmalısınız. Bu sayede gerekli adımları daha hızlı atarsınız. Aksi durumda ne yazık ki kaynak kullanımı artar. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde ikame ürünler, işletmede gereksiz zaman ve emek kaybını önler. Aslına bakarsanız, tedarik zinciri yönetiminin her aşamasında elinizin altında bir risk haritası olmalı. İkame ürünleri nereden ve nasıl bulacağınızı önceden mutlaka planlamalısınız. Bu sayede işletmenizde gereksiz zaman ve emek kaybı oluşmaz. 

İş süreçlerinizde bireysel riskleri azaltın.

İşletmenizde çok başarılı bir eleman var diyelim sevgili arkadaşlar. Verdiğiniz işleri tam zamanında ve başarılı şekilde bitiriyor olsun. Peki izin aldığında yerine bakacak kişi de aynı niteliklere sahip mi? Ekibin başarısı, aynı zamanda da tek tek tüm personellerin başarısına bağlıdır. Örneğin ürün toplama elemanı adeta gözü kapalı bir şekilde bu işi başarıyla gerçekleştirebilir. Peki rapor alıp bir süre işten uzak kaldığında ne olacak? Bu gibi durumlara önceden hazır olmalısınız. Pandemi sürecinde bu tür şeyleri çok yaşadık. Karantinaya giren çalışanlar nedeniyle firmalar, iş süreçlerinde bireysel risklerin ne kadar önemli olduğunu anladılar. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde bireysel risklere de mutlaka dikkat etmelisiniz. Aksi durumda ne yazık ki bireysel hatalar maliyetleri arttırır. Yanlış ürün toplama, yanlış paketleme, yanlış etiket basma gibi konular işletmeye zaman ve para kaybettirir. Bu nedenle firmanın başarısı, lojistik ve nakliye alanında bireysel riskleri önleme becerisiyle yakından ilgilidir. 

Yeni işbirlikleri geliştirin, paydaş firmalarla ilişkilerinizi güçlendirin.

Lojistik ve nakliye alanında hizmet veren ne kadar çok firma var, değil mi sevgili arkadaşlar. Özellikle online alışverişin gelişmesiyle birlikte lojistik ve nakliye hizmeti veren firmalar hızlı bir büyüme ivmesi elde etti. Halihazırda bazı konularda aksaklıklar olsa da ileride çok daha iyi noktalara geleceğimiz muhakkak. Çünkü günümüzde, bundan 10 yıl öncesine oranla çok daha iyi bir noktadayız. Eskiden ERP çözümleri konusunda firmalar arasında iletişim zayıftı. Teknik altyapılar bu kadar güçlü değildi. Basit bir kargo takibi işlemi bile uzun uğraşlar gerektiriyordu. Artık hemen tüm süreçleri anlık olarak takip edebiliyoruz. Çünkü sistemsel çözümler çok gelişti. Tasarruf yöntemleri konusunda da imkanlar geniş. Çalıştığınız lojistik ve nakliye firması ihtiyaçlarınıza uygun çözümler sunmuyorsa yeni işbirlikleri geliştirebilirsiniz. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde bu yöntem çok faydalıdır. Bu sayede dilediğiniz çözümlere daha ekonomik şekilde ulaşırsınız. Paydaş firmalarla ilişkileriniz güçlendikçe giderlerinizi azaltan çözümleri daha kolay temin edersiniz. 

Maliyet yönetimi konusunda tüm çalışanları bilinçlendirin.

Bakın bu madde, lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde en kolayıdır sevgili arkadaşlar. Çünkü artan maliyetler hepimizin hayatını şu ya da bu şekilde etkiledi. Her şeyin fiyatı o kadar arttı ki, artık neyin pahalı neyin ucuz olduğunu ayırt etmede zorluk çekiyoruz. Tıpkı ev bütçesi gibi şirket bütçesi de bu durumdan etkileniyor. Örneğin son elektrik zamlarından sonra çalışanlara artık aydınlatma ürünlerini gereksiz kullanmamalarını söylemeye pek gerek kalmadı. Birçok işyerinde aydınlatma ürünleri zaten yarı yarıya kullanım dışı bırakıldı. Kartuş, toner, fotokopi kağıdı vb. giderlerde de tasarruf için farkındalıklar artık daha yüksek. Ancak yine de sürdürülebilir maliyet yönetimi için zaman zaman küçük hatırlatmalar yapmanızda yarar var. Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri içinde bu hatırlatmalar çok faydalı olur. Çalışanlarınız örneğin günlük işler için çıktı almak zorunda mı? Bu işler online yapılamaz mı? Bu gibi önlemler ve uyarılar sayesinde maliyet yönetiminde avantaj kazanırsınız. 

Lojistik ve nakliye giderlerinden tasarruf yöntemleri ile bu haftayı da kapatıyoruz sevgili arkadaşlar. Tasarruf konulu blog dizim önümüzdeki hafta 13. bölümüyle huzurlarınızda olacak. Hangi konuyu işleyeceğimi an itibariyle bilmiyorum. Ancak tasarruf yöntemlerinin yakın dönemde giderek daha önemli hale geleceğine inanıyorum. Blog dizimi takip eder ve tüm yöntemleri uygulamaya çalışırsanız zorlu ekonomik koşullarla daha kolay baş edebilirsiniz düşüncesindeyim. Haftaya başka bir konuda tasarruf yöntemlerini paylaşacağım blog yazısında görüşünceye kadar kendinize iyi bakın.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Funda

    16 Şubat 2023 saat 21:15

    Faydalı bir bilgi paylaşımı olmuş. Teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler