Bizi Takip Edin

Lifestyle

ERP nedir?

Yayınlandı

tarihinde

ERP hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesi ve e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte işletmeler fiziksel, finansal ve insan kaynaklarını daha etkin ve verimli bir şekilde kullanmalarını sağlayan çözümlere ihtiyaç duyuyor. İşletmelerin tüm kaynaklarını tek bir veritabanı üzerinden yönetmelerini sağlayan ERP sistemleri, operasyon güçlerini ve müşteri memnuniyetlerini arttırmalarına büyük katkı sağlamakta. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ERP hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Kısaca ERP

İngilizce Enterprise Resource Planning ifadesinin baş harflerinden oluşan ERP, işletmelerin kaynaklarını bir araya getirerek bunların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan kurumsal kaynak planlamasıdır. ERP adı altında geliştirilen sistem ve yazılımlar, işletmelerin fiziksel, finansal ve insan kaynaklarını verimli bir şekilde kullanmalarını sağlar. ERP yazılımları, işlem yapmak için bilgisayarın farklı yazılım ve donanımlarını kullanır ve farklı türden verilerin saklanabildiği bütünleşik bir veritabanı sunar. Bu sayede, birbirinden bağımsız olarak çalışabilen çeşitli uygulamaların eşgüdüm içinde çalışmasını sağlar.

E-ticaretin gelişmesiyle birlikte kullanımı her geçen gün artan ERP sistemleri, müşteri siparişlerinin tedarikinden teslimine kadar geçen tüm aşamalarda iş süreçlerinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlamakta. Bu süreçler içinde yer alan ürün yönetimi, finans yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi, bütçe yönetimi gibi farklı uygulamalar, işletmenin kullandığı ERP sistemi içinde kolayca ve eşgüdümle takip edilebilmekte. Bu yönüyle ERP sistemleri, işletmelerin operasyon gücünü arttırdığı gibi verimlilik düzeyini de arttırmakta ve sorun çözme becerilerini geliştirmekte.

ERP sistemlerinin faydaları nelerdir?

ERP sistemleri, işletmelere pek çok bakımdan büyük faydalar sağlıyor. Bunlar içinde özellikle maliyet tasarrufu ve verimlilik artışının ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Bu sistemler ayrıca, iş süreçlerinin takibini kolaylaştırıyor, farklı departmanlar arasında koordinasyon sağlıyor. Yönetim kademelerinde hızlı karar alma ve uygulama mekanizmalarını güçlendiriyor. Farklı pek çok veriyi bir araya getirerek kolayca analiz eden bu sistemler, insan kaynaklı hataları en aza indiriyor, sözlü iş şekillerini sayısal verilere ve raporlara dönüştürerek yönetimi objektif hale getiriyor. Ürün, bilgi ve para akışını müşteri lehine ve şirket çıkarlarına uygun şekilde koordine etmeyi sağlayan ERP sistemleri, işletmelerin kurumsal becerilerini geliştiriyor.

Eğer satış odaklı bir işiniz varsa, ya bir ürün, ya da bir hizmet satışı gerçekleştiriyorsunuz demektir. Sattığınız şey bir ürünse ve bu ürünü siz üretmeyip yalnızca satışını gerçekleştiriyorsanız, o zaman bu ürünün tedarik süreçlerini iyi bir şekilde planlayıp başarıyla yönetmeniz gerekir. İşletmenizin ERP sistemiyle kuracağınız tedarik zinciri yönetimi, satışını yapacağınız ürünlere doğru zamanda, uygun fiyatla ve mümkün olan en düşük maliyetle ulaşmanızı sağlayacaktır. Bu yönüyle ERP sistemleri, ürün yönetiminin yanı sıra tedarikçiler, toptancılar, dağıtımcılar ve hatta, üreticileri de içine alan bütünleşik çözümler geliştirmenizi sağlamakta.

E-ticarette ERP sisteminin önemi nedir?

Türkiye’de e-ticaret henüz çok yeni bir sektör ve hızlı değişimlere sahne oluyor. Türkiye’de e-ticaretin henüz emekleme dönemini yaşadığını söyleyebiliriz. Fakat bu, aynı zamanda da geleceğin en önemli sektörlerinden birinin e-ticaret olacağı anlamına geliyor. E-ticaret siteleri günümüzde, satışını yaptıkları ürünleri farklı pek çok kanaldan tedarik edip daha uygun fiyatla müşterilerine sunmak için yarışıyor. Bunu yaparken hizmet kalitelerini arttırmak için de birbirleriyle kıyasıya yarışıyor. Uygun fiyat avantajı sunan ve hizmet kalitelerini yükselten siteler, bu yarışta öne çıkmayı başarıyor. Diğerleri ise bir zaman sonra piyasadan çekilmek zorunda kalıyor.

E-ticaretle ilgileniyorsanız, kullanacağınız ERP sistemiyle tedarik zinciri yönetiminde hız ve verimlilik kazanabilirsiniz. Müşterilerinize sunacağınız uygun fiyat avantajı ve hizmet kalitesini daha üst noktalara taşıyabilirsiniz. E-ticaret sitelerinde ürün yelpazesi genişledikçe, tedarik zinciri yönetiminde en önemli konu zaman yönetimi oluyor ve bu da lojistik birimini stok yönetiminde etkin ve pratik çözümler üretmeye zorluyor. Üstelik bir de pazar yerlerinde satış yapıyorsanız, müşteri portföyünüzdeki genişlemeye paralel bir şekilde pek çok ürünü stoğunuza dahil etmeniz gerekir. Çünkü stoklu ürünler, kargoya teslim süresini aşağıya çeker ve müşteri memnuniyetini arttırır.

E-ticaret siteniz büyüdükçe, ürün yelpazeniz genişler ve stok maliyetiniz artar. Bu süreçleri sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için tüm operasyonu tek bir ERP sistemi üzerinden yönetmeniz gerekir. Aksi takdirde maliyetiniz artar, rekabet gücünüz azalır, müşteri memnuniyetiniz düşer. Türkiye’de “drop shipping” (komisyonculuk) yöntemiyle çalışan pek çok e-ticaret sitesi var. Ne var ki bu yöntem, e-ticaret sitelerinin rekabet gücünü arttırmasını engellemekte. Bu yöntemi sitenizin kuruluş aşamasında kullanarak stok maliyetinizi azaltabilirsiniz. Ancak, tüm ürünler için stoksuz satış yaparsanız, ürünleri toptan almadığınız için maliyet yükselir ve kâr oranınız düşer. Oysa, sitenizde kullanacağınız ERP sistemiyle operasyon yeteneğinizi geliştirebilir, sektörünüzde daha iyi noktalara gelebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler