Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Anton Frederik Philips: Hollanda’dan bir başarı hikayesi…

Yayınlandı

tarihinde

Anton Frederik Philips hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

1895 yılında abisi Gerard Philips‘in kurduğu ampul şirketi Philips‘e satış müdürü olarak giriş yapan Anton Frederik Philips, kurduğu iş bağlantıları sayesinde şirketin pazar gücünü arttırdı, Avrupa pazarında büyümesini sağladı. 1922 yılında Gerard Philips‘in emekliye ayrılmasından sonra şirketin CEO’luğunu üstlenen Anton Frederik Philips, 1939 yılına kadar devam eden görev süresi boyunca Philips‘i Hollanda’nın en önemli teknoloji şirketlerinden biri haline getirdi. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Anton Frederik Philips‘in hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Anton Frederik Philips

Anton Frederik Philips, 14 Mart 1874 tarihinde Hollanda’nın Zaltbommel kentinde Benjamin Frederik Philips ve Maria Elisabeth Heyligers‘in en küçük oğlu olarak dünyaya geldi. Zaltbommel’de bir bankada çalışan babası, işten arta kalan zamanlarında kahve ve tütün ticareti yapıyor, çocuklarının da ticaretle uğraşmasını istiyordu. Küçük yaşlardan itibaren Anton, tıpkı büyük abisi Gerard Philips gibi iş hayatının içinde oldu ve babasından çok şey öğrendi.

19. yüzyılın sonlarında aydınlatma teknolojileri, elektriğin bulunuşu ve ampulün icadı ile hızlı bir gelişim ivmesi yakalamıştı. Dönemin en gözde aydınlatma ürünlerinden biri haline gelen karbon filamanlı lambalara talep arttıkça sektöre yeni girişler sağlanıyor, piyasada rekabet artıyordu. Bu rekabet ortamı içinde Gerard Philips, 1891 yılında Hollanda’nın Eindhoven şehrinde 10 kişilik bir ekiple Philips & Co. şirketini kurarak karbon filamanlı lamba üretimine başladı. Babasının sağladığı 75 bin guldenlik sermayeyle kurulan şirket, birkaç yıl içinde ampuller ve bazı elektrikli aletlerle ürün çeşitliliğini arttırarak Hollanda pazarında önemli bir konuma yükselmeye başladı.

1895 yılında Anton Frederik Philips, şirkete ortak oldu ve satış işlerini üstlendi. Şirketin yönetimini ve Ar-Ge çalışmalarını ise Gerard Philips üstlendi. Şirket kurulduğu sırada genç Anton, Amsterdam’daki Kamu Ticaret Okulu‘na devam ediyordu. Ticarete atılmak yerine eğitimine devam etmek ve ileride profesör olmak istiyordu. Fakat babası, iş hayatı için gerekli eğitimi aldıktan sonra abisine yardımcı olmasını istedi ve Philips‘e ortak olmasını sağladı. Karbon filamanlı lamba üretiminde Gerard Philips tarafından geliştirilen yeni teknikler sayesinde Philips, 20. yüzyılın başlarında Hollanda pazarında aydınlatma teknolojileri alanında en önemli oyunculardan biri haline geldi. 1912 yılında Philips Kardeşler, 6 milyon guldenlik sermayeyle limited şirketlerini kurdular.

Philips Markası ve Anton Frederik Philips

Philips markasının yükselişinde Gerard Philips‘in öncülük ettiği Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra, Anton Frederik Philips tarafından kurulan iş bağlantılarının payı büyüktü. Göreve başlar başlamaz Avrupa’ya çeşitli seyahatler düzenleyen Anton Frederik Philips, özellikle Almanya ve Belçika pazarında Philips‘in büyük başarılara imza atabileceğini görmüştü. Avrupa’nın en gelişmiş sanayi işletmelerine ev sahipliği yapan bu ülkelerde aydınlatma teknolojilerine yönelik talep yüksekti. Ayrıca İtalya, İspanya ve Rus pazarına da Philips ürünleri ihraç edilebilirdi.

1898 yılında Anton Frederik Philips, Avrupa seyahati sırasında Rotterdam Bayındırlık İşleri Müdürü‘nün kızı Anna de Jongh‘la evlendi. Avrupa’da kuracağı iş bağlantılarına olumlu bir katkı sağlayan bu evlilik, sanayi işletmeleri arasında Philips markasına yönelik ilgiyi arttırdı. Fakat şirket henüz, artan talebi karşılayabilecek yatırımlara ve insan gücüne sahip değildi. Gerekli sermaye desteğini sağlamak ve insan gücüne ihtiyacı azaltmak için Ar-Ge çalışmalarına büyük önem vermeleri gerekiyordu. Bu süreçte Gerard Philips, inovasyon alanında çok önemli başarılara imza attı, şirketin üretim kapasitesini arttıran teknolojik çözümler geliştirdi.

I. Dünya Savaşı öncesi dönemde Philips markası, Gerard Philips öncülüğünde sürdürülen Ar-Ge çalışmaları sırasında geliştirilen volfram telli metalik lamba ve argon gazıyla doldurulmuş yarım vatlık ampullerin satışından büyük bir ciro elde etmeyi başardı. Bu sayede Philips‘in Avrupa pazarında büyümesi için gerekli sermaye ihtiyacı karşılanabildi. Anton Frederik Philips tarafından kurulan iş bağlantıları sayesinde artan talebi karşılamak için şirket, ampul üretim miktarını günlük 80 bin adete çıkardı. İstihdam edilen işçi sayısı ise 3 bin 700’ü aştı.

Satış Müdürlüğünden CEO’luğa…

I. Dünya Savaşı döneminde Philips, ham madde ve mamul madde bulmada büyük sıkıntılar çektiği için üretim kapasitesinde ciddi bir düşüş yaşadı. Bu dönemde şirket cam, oluklu mukavva ve hidrojen gazı alanlarına yatırım yapmaya başladı. Savaşın ardından şirket, ilk medikal X-ray tüpünü 1918 yılında piyasaya sundu. Avrupa pazarında büyümek için üretim ve satış faaliyetlerini Avrupa’da genişletmek isteyen şirketin bu dönemde esas önceliği, toptancılar ve satış temsilcilerini aradan çıkartıp ürünlerini kendi satış ağı üzerinden tüketiciye sunmaktı. Gerekli organizasyonu sağlamak için Gerard Philips ve Anton Frederik Philips, 1920 yılında limited şirketlerini holdinge dönüştürdüler.

1922 yılında Gerard Philips‘in emekliye ayrılması sonucu Philips‘in CEO’luğunu Anton Frederik Philips üstlendi. Philips‘e 1895 yılında satış müdürü olarak giriş yapan Anton Frederik Philips, artık yönetimi bizzat üstlenmişti. Philips‘in büyümesinin yalnızca aydınlatma teknolojileriyle değil, aynı zamanda teknolojik ürünlerle mümkün olduğuna inandığı için ürün çeşitliliğini arttırmaya büyük önem verdi. Özellikle radyo ve televizyon üretimi konusundaki araştırmalara hız verdi ve 5 yıl içinde Philips radyolarıyla Philips tarihinde yeni bir sayfa açtı. Şirketin bu alana giriş yapmasında, İngiliz elektronik şirketi Mullard‘la kurduğu ortaklığın payı büyüktü. Bu işbirliği sonucunda radyo üretimi konusunda her iki şirket de yüksek bir üretim kapasitesine ulaştı ve elektronik ürünler alanında piyasadaki güçlerini arttırdılar.

1932 yılında Philips radyolarının toplam satış rakamı 1 milyonu aştı ve şirket, dünyanın en büyük radyo ve radyo tüpleri üreticisi haline geldi. Anton Frederik Philips‘in Alman elektronik şirketi Valvo‘yla yaptığı işbirliği, Philips‘in Almanya pazarında büyümesini sağladı. Almanlar özellikle de ampullere büyük ilgi gösterdi. 1933 yılında şirketin satışını yaptığı toplam ampul sayısı 100 milyona ulaştı. Ayrıca, ABD’de tıbbi röntgen cihazları üretimine başlandı. Philips markalı ilk televizyon, 1938 yılında Utrecht Fuarı‘nda sergilendi. 1939 yılında ise ilk elektrikli tıraş makinesi Philishave piyasaya sunuldu. Anton Frederik Philips 7 Ekim 1951 tarihinde hayata veda ettiği sırada Philips‘in 44 bini Hollanda, 28 bini Eindhoven’da olmak üzere 100 binden fazla çalışanı vardı.

Ofis dostu Philips ürünleri Ofix.com’da!

Anton Frederik Philips‘in başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Philips ürünleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Philips Essential Led Ampul 14 W 1521 Lümen Beyaz Işık E27

Listemizin ilk sırasında, Philips Essential Led ampul 14 W 1521 lümen beyaz ışık E27 var. A+ enerji sınıfında, beyaz renkli, 10 bin saat kullanım ömrüne sahip, normal duya uygun bu ürünleri ofiste ve ofis dışı ortamlarda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Enerji tasarruflu ampuller konusunda en sık tercih edilen bu ürünlerle elektrik masraflarınızı azaltabilir, doğanın korunmasına katkı sağlayabilirsiniz. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Philips Enerji Tasarruflu Ampul 23 W CDL 1540 Lümen Beyaz Işık E27

Listemizin ikinci sırasında, Philips enerji tasarruflu ampul 23 W CDL 1540 lümen beyaz ışık E27 var. Genişliği 61, yüksekliği 118 mm olan bu ürünlerin renk sıcaklığı 6500 Kelvin. Yüzde 80 oranında enerji tasarrufu sağlayan bu ürünlerin ortalama kullanım süresi 6 bin saat. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Philips 193V5LSB2 18.5 İnç Led Monitör 5 ms VGA

Listemizin üçüncü sırasında, Philips 193V5LSB2 18.5 inç Led monitör 5 ms VGA var. HD görüntü kalitesine sahip bu ekranın tepkime süresi 5 ms. Görüntüleri daha akıcı ve kaliteli hale getiren özel Led teknolojisi, daha az enerji tüketerek kullanıcıların tasarruf yapmasını olanaklı kılmakta. VGA bağlantı özelliğine sahip bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Philips ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler