Bizi Takip Edin

Lifestyle

Cilt temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Cilt temizliği hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Sonbaharı hızla geride bırakıp kışa hazırlandığımız şu günlerde, özellikle de kadınlar arasında cilt bakımı konusu gündemde ilk sıralarda yer alıyor. Cilt bakımı aslında yalnızca mevsim geçişlerinde değil, günlük olarak yapılması gereken ve aynı zamanda erkeklerin de dikkat etmesi gereken bir konu. Cilt bakımında en önemli nokta ise şüphesiz ki cilt temizliği. Bu yazıda sizler için, cilt temizliği konusunda bazı önemli bilgiler paylaşacağız.

Cilt temizliği niçin önemlidir?

Efendim, güzel görünme isteği insanın doğasında var. Sosyal bir varlık olduğumuz için, kendimizi hep daha güzel ve değerli hissetmek istiyoruz. Öyle ki, cilt bakımı ve temizliği konularında yapılan araştırmalar, tarih öncesi dönemlerde bile bu ihtiyacın hep hissedildiğini göstermekte. Ayrıca, kadınların yanı sıra erkeklerin de bu konuya büyük özen gösterdiğini anlıyoruz. Bakımlı ciltler, kişinin sağlıklı ve dinç görünmesini sağlar, kırışıklıkları önler, yaşlanma belirtilerini gizler, daha güzel ve olumlu bir imaj yaratır.

Sağlıklı bir cilde sahip olmak için, cilt temizliğine büyük önem vermek gerekir. Ve tabii, günlük su tüketimi konusuna da dikkat etmelisiniz. Cilt temizliğinde temel amaç, ciltte biriken yağ ve kirleri arındırmak, cildin ihtiyaç duyduğu nemi kazandırmak ve ölü hücre ya da siyah nokta gibi oluşumları ciltten uzaklaştırarak yeni hücre oluşumunu sağlamaktır. Cilt temizliğine yeterince özen gösterilmediğinde, ciltte matlaşma ortaya çıkar, siyah noktalar ve silvilcelere zemin hazırlanır, yaşlanma belirtileri ve kırışıklıklar artar.

Cilt temizliği için öncelikle cilt tipinizi bilmeniz gerekir.

Cilt temizliği konusunda dikkat etmeniz gereken şeylerin başında, cildinizi tanımak geliyor. Cildinizi temizlerken, sahip olduğunuz cilt türüne uygun ürünler kullanmanız gerekir. Cilt türleri genel olarak kuru ciltler, normal ciltler, yağlı ciltler ve karma ciltler olmak üzere dört başlık altında incelenmekte.

Kuru ciltler, yağ salgısı normalin altında olan ciltlerdir. Kuru ciltlerde keza, nem oranı da normalin oldukça altındadır, ince bir üst deri vardır, ciltteki gözenekler daha küçüktür, cildin genel görünümü daha mattır, kırışıklıkların oluşumu ve artması daha kolaydır. Kırışıklıklar özellikle de gözeneklerin azaldığı yanak bölgelerinde yoğunlaşır.

Normal ciltler, yağ salgısı ve gözenek genişliği normal düzeyde olan ciltlerdir. Bu ciltlerde siyah nokta, sivilce veya kızarıklık pek görülmez. Fakat, sıcak havalarda ciltte yağ miktarı, soğuk havalarda ise cilt kuruluğu artar. Normal ciltlerde doğal güzelliğin kaybolmaması ve yaşlanma etkilerinin görünmemesi için cilt bakımı ve temizliğini özellikle de mevsim geçişlerinde ihmal etmemek gerekir.

Yağlı ciltler, normalin üzerinde bir yağ salgısına ve dolu gözeneklere sahip ciltlerdir. Ciltte biriken yağ, cildin görüntüsünü parlaklaştırır ve bu parlaklık, yüzün tüm bölgelerinde görünür. Gözeneklerin içi dolu olduğu için, bu cilt türünde siyah nokta ve sivilce oluşumu daha kolaydır. Biriken yağdan dolayı akne oluşumu da sık görülür.

Karma ciltler ise alın, burun, yanak çevresi ve çene kısmından oluşan T bölgesinin yağlı olduğu ciltlerdir. Bu cilt türünde diğer bölgeler kurudur ve cildin dengesini bulması oldukça zordur.

Cilt türlerine göre cilt temizliği nasıl yapılır?

Kuru ciltlerin temizliği, hassas bir temizleyici ile yıkadıktan sonra kuru ciltler için uygun bir nemlendirici ve bakım kremiyle sağlanır. Temizlik için ayrıca, süt veya özel yağlarla zenginleştirilmiş jeller de kullanabilirsiniz. Kuru ciltler soğuk hava ve rüzgar ile güneş ışınlarından en fazla etkilenen ve erken yaşlanma sorununu en fazla yaşayan ciltler olduğu için, kuru bir cilde sahipseniz cilt bakımı ve temizliğinizi hiç aksatmamanız gerekir.

Normal ciltlerin temizliği ise cilt sağlığında en fazla ihmal edilen konular arasındadır. Bu cilt tipi diğerlerine göre ne yağlı, ne de kuru olduğu için temizliği hep geçiştirilir. Fakat, rengini ve sağlıklı görüntüsünü hızlı bir şekilde kaybetme riski en yüksek cilt tipi de yine normal ciltlerdir. Normal ciltlerin temizliğinde, sıcak havalarda artan yağ miktarı nedeniyle yağlı ciltlerin; soğuk havalarda artan kuruluk nedeniyle de kuru ciltlerin temizliğinde kullanılan cilt temizleyiciler kullanılmalıdır.

Yağlı ve karma ciltlerin temizliğinde, özel yıkama jellerinden yararlanabilirsiniz. Fakat, yağlı ciltlerde jel kalıntıları ve kir artıklarının temizlenmesi daha zordur. Karma bir cilde sahipseniz, yağlı ve kuru bölgeler için farklı cilt bakım ve temizlik ürünlerini de tercih edebilirsiniz. Yağlı ve karma ciltlerde ölü hücreler, gözeneklerin tıkanmasına ve aşırı genişlemesine yol açar. Gözenekler dolu olduğu için kir artıklarının tümüyle temizlenmesi için mutlaka tonik kullanmalısınız. Bu toniklerle, gözeneklerin tümüyle temizlenmesini sağlayabileceğiniz gibi, cildinizde sıkılaşma da sağlayabilirsiniz.

Tüm cilt türleri için geçerli cilt temizliği kuralları nelerdir?

Nasıl bir cilde sahip olursanız olun, cildinizi temizlerken her türlü ovalama hareketinden kaçınmalı, yavaş ve dairesel hareketlerle cilt temizliğinizi gerçekleştirmelisiniz. Ovalama hareketleri, cildinizin üst deri kısmında sürtünmeye yol açar ve bu da kızarıklık oluşmasına neden olur. Yavaş ve dairesel hareketlerle cilt temizliğinizi yaparsanız, kullandığınız temizlik ürünlerinin deriye nüfuzunu artırabilir, temizlik sonrası oluşan nemi uygun bir şekilde alabilirsiniz.

Cildinizi kurularken kullanacağınız ürünlerin seçimine de dikkat etmelisiniz. Nemi almak için geleneksel havlular yerine hidrofil pamuk kullanmanız daha doğru bir tercih olacaktır. Disk şeklinde tasarlanmış özel makyaj temizleme pamukları, bu işlem sırasında işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. Geleneksel havlularla ve ani hareketlerle yapacağınız kurulama işlemlerinin aksine, tampon şeklinde ve yavaş hareketlerle yapacağınız kurulama işlemleri cildinizi tahriş etmez, kızarıklık oluşumuna yol açmaz.

Son olarak, cildinizdeki nemi aldıktan sonra cilt türünüze uygun bir tonik yardımıyla son bir kez daha cildinizdeki kalıntıları temizlemeniz gerektiğine de dikkat çekelim. Çünkü bazı kirler ve jel kalıntıları, ancak bu son aşamada ve tonik yardımıyla temizlenebilmekte. Cilt türünüze uygun bir tonik ve bir miktar pamukla cildinizde tampon yaparak bu son kalıntıları da temizlemelisiniz.

İpek Pamuk ile hijyenik cilt temizliği mümkün!

Türkiye’nin ilk ve en köklü pamuk üreticilerinden biri olan İpek Pamuk, faaliyete başladığı 1972 yılından bu yana ürün çeşitliliğini ve hizmet kalitesini sürekli arttırmakta. Hidrofil pamuk piyasasında lider bir konuma sahip İpek Pamuk ürünleri, cilt temizliği ile hijyeni bir araya getirmekte. Bu ürünler, evde cilt bakımı ve temizliği yapmak için de son derece kullanışlı.

Bu yazıda sizlere önereceğimiz İpek disk makyaj temizleme pamuğu, disk şeklinde 70 adet hidrofil pamuktan oluşmakta. Bu ürünler, cildinizde kalıntı bırakmadan temizlik sağlar, cilt temizliğinin yanı sıra makyaj temizliğinde de kullanıma uygundur ve portatif kullanım imkanı sunar. Bu ürünleri dilerseniz çekmece veya raflarınızda, dilerseniz çantanızda rahatlıkla bulundurabilirsiniz. 

Cilt temizliği hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Cilt temizliğinde dikkat edilmesi gereken konulara dikkat çektiğimiz bu yazımızı sonlandırırken, ihtiyaç duyduğunuz tüm temizlik ürünlerine online alışveriş sitemiz Ofix.com üzerinden kolayca ulaşabileceğinizi hatırlatalım. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler