Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.
Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.
Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.
Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.
Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.
Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;
- “Bunu nasıl başardım?”
- “10 adımda…”
- “DM’den yazın.”
- “Link biyoda.”
gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.
Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.
Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.
Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.
Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.
Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:
LinkedIn yeni Instagram mı ?
Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.
Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.
Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.
Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.
remta satış
1 Eylül 2020 saat 12:46
Sektörümüzden dolayı bize de DDoS saldırısı yapıyorlar. Bilgilendirme için teşekkürler.
SEO
16 Ocak 2021 saat 13:47
Yakın bir zamanda saldırı aldığımız saldırı şekli. Datacenter dan aldığımız bilgiye göre sırf bu saldırıyı yapabilmeleri için ciddi para harcamışlar. Ücretsiz bir saldır şeklinin olmadığı belirtilmişti. Ama önlenebiliyor.
Harun
6 Nisan 2022 saat 12:31
Son zamanlarda artan saldırı şekli. Herkesi bilgilendirmek bence çok iyi bir davranış. Elimden geldiğince yaymaya çalışıyorum bende.