Bizi Takip Edin

Lifestyle

Korona Döneminde Evler Ofise Dönüştü

Yayınlandı

tarihinde

Korona döneminde evlerin ofise dönüşümü hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili beyaz yakalılar! Nasılsınız, nasıl gidiyor “yeni normaller”e uyum süreciniz? Belki bir kısmınız ofisinize döndünüz ve işlerinizi ofisten takip ediyorsunuzdur. Fakat henüz ofise dönmeyen ve işlerini evden takip eden büyük bir kitle var. Korona döneminde artık şunu anladık ki, beyaz yakalıların yaptığı işler pekala evden de sürdürülebilirmiş. Bu haftaki blogumda, korona döneminde evlerin ofise dönüşümü hakkında benim sevgili şirketim Ofix.com‘un verileri üzerinden derlediğim bazı bilgileri paylaşacağım. 

Korona döneminde uzaktan çalışma sistemiyle birlikte hayatımıza bir anda home ofis kavramı girdi sevgili arkadaşlar. Aslında yabancısı olmadığımız bu kavram, belki birçoğumuzun daha önce hiç deneyimlemediği bir kavramdı ve çalışanların yanı sıra ailelerini de doğrudan etkiledi. Bu süreçte bazı birimler, yaptıkları işlerin gereğini yerine getirmeye çalışırken ailelerinden daha fazla fedakarlık bekledi. Şirketlerin mesela müşteri ilişkileri birimleri, gün boyunca çalan telefonlara yetişmeye çalışırken ev halkının anlayışına sığındı, bu süreçte karşılaştıkları sorunları ev halkının desteğiyle çözmeye çalıştı. Tabii bu durumlar, satış verilerine doğrudan yansıdı ve bazı ürün gruplarına yönelik talebi arttırdı.

Teknoloji Kategorisindeki Rekor Artışlar

Korona döneminde yaşanan değişimleri satış verilerine baktığımda açık ve net bir şekilde görebiliyorum. İşte, alın size bir örnek. Son 3 ayın satış verilerine göre kulaklık satışlarında yüzde 100’ün üzerinde bir artış yaşandı. Bu artışın en önemli nedeni şüphesiz ki, home ofis çalışırken ev halkını rahatsız etmeme isteğidir. Teknoloji kategorisinde evlerden verilen siparişlerde yazıcı, kartuş, toner ve fotokopi kağıdı büyük bir yer tuttu. Yazıcılar içinde özellikle daha küçük ve ekonomik ürünler ön plana çıkarken yazıcı satışlarındaki artış oranı yüzde 600’ü aştı. En fazla sattığımız yazıcılardan biri Canon i-Sensys LBP6030B tek fonksiyonlu siyah beyaz lazer yazıcı oldu. Bu ürünleri buradan inceleyebilirsiniz.

Teknoloji kategorisinde ayrıca, muadil yazıcı şeritlerinde yüzde 118, kartuşlarda yüzde 85, şişe mürekkeplerde ise yüzde 64’lük bir artış oluştu. Başka örnekler de verebilirim. Mesela, korona döneminde home ofis çalışan kullanıcıların kahvaltılarını evde yapmalarından dolayı tost makinesi ve su ısıtıcısı satışları yüzde 150 arttı. İletişimin büyük ölçüde mobil araçlar üzerinden sağlanması nedeniyle cep telefonu aksesuarlarının satışı yüzde 300, tablet aksesuarlarının satışı ise yüzde 250 arttı. Notebook soğutucularda oluşan artış oranı ise yüzde 300’ü buldu. Kullanıcılarımızın en fazla sipariş verdiği notebook soğutucumuz Addison ANC-788 notebook soğutucu stand okuma lambası 2 port USB 2.0 – siyah ürünümüz oldu. Bu ürünleri buradan inceleyebilirsiniz.

Home Ofislerin Masa ve Koltuk Tercihleri

Korona döneminde sayıları artan home ofisler nedeniyle teknoloji kategorisinin yanı sıra yapı-market kategorisinde yer alan ürünlerin satışında da ciddi artışlar gözlemledim sevgili beyaz yakalılar. Örneğin, ofis masası satışlarında korona öncesine oranla yüzde 700’lük bir artış elde ettik. Ki bu artış, kullanıcılarımızın korona döneminde çalışmalarını evde kullandıkları masalardan farklı olarak ofis ortamını hatırlatan bir masada sürdürme ihtiyacı duyduklarını gösteriyor. Ofis masalarında olduğu gibi ofis koltuklarının satışı da ciddi ölçüde arttı. Bunun nedeni ise şüphesiz ki, evde kullandığımız koltuk veya sandalyelerin home ofis çalışma şekline pek de uygun olmamasıdır.

Ofix.com‘un verilerine göre korona döneminde evlerde en çok Çilingirler 1353B sedef çalışma koltuğu – siyah ile Yıldız Çelik TM-104 yönetici koltuğu – siyah ürünlerimiz tercih edildi. Bu ürünlerden ilki ekonomik grupta yer alırken ikincisi lüks kullanımı tercih eden kullanıcılar tarafından sipariş verildi. Verilerimize göre bu dönemde İstanbul içinde evlerin ofise dönüşmesi en fazla Kadıköy, Ataşehir, Beşiktaş ve Şişli’de yaşandı. Kadıköy ve Ataşehir’deki kullanıcılar ekonomik gruptaki ürünleri tercih ederken Beşiktaş ve Şişli’deki kullanıcıların tercihlerinde lüks kullanıma yönelik ürünler ön plana çıktı. Bu ürünlerin ilkini buradan, ikincisini buradan inceleyebilirsiniz.

Korona döneminde evlerin ofise dönüşümü hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

Home ofis çalışma düzeni daha ne kadar devam edecek, bilemiyorum sevgili beyaz yakalılar. Fakat şunu bilmenizi isterim ki, ister ofisinize dönmüş olun, isterseniz home ofis çalışmaya devam edin, çalışmalarınızı sürdürürken ihtiyaç duyabileceğiniz tüm ürünleri benim sevgili şirketim Ofix.com‘da bulabilirsiniz. 7 binden fazla ürünü uygun fiyat avantajı ve güvenli kargo hizmetiyle sizlere sunan Ofix.com, zamanınızı ihtiyaçlarınızı karşılamak için değil, işlerinizi daha da geliştirmeniz için kullanmanızı sağlıyor.

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler