Bizi Takip Edin

Lifestyle

Dijital iletişim nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Dijital iletişim hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Günümüzde hızla gelişen teknoloji, mobil cihaz kullanımını arttırıyor ve yaygınlaşan internetle birlikte dijital araçlar hayatımızda giderek daha fazla yer kaplıyor. Buna bağlı olarak dijital iletişim kanalları artıyor, dijital iletişimi etkin bir şekilde kullanan firmalar hızlı bir büyüme ivmesi yakalıyor. Peki, dijital iletişim nedir, dijital iletişimin temel unsurları nelerdir? Dijital iletişimin ekonomiye katkıları nelerdir? Dijital iletişimde nelere dikkat etmek gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, dijital iletişim konusunu ele alacağız ve bu soruları kısaca cevaplamaya çalışacağız. 

Kısaca Dijital İletişim

İletişimi en genel şekliyle, iki insan veya insan toplulukları arasında gerçekleştirilen bilgi, düşünce, duygu ve davranış alışverişi olarak tanımlamak mümkün. Tarih boyunca insanlık, sözlü veya sözsüz iletişim şekillerini kullanarak bilgi, düşünce, duygu ve davranış alışverişinde bulunmuş. Sözlü iletişim şekillerinde dil kullanılırken, sözsüz iletişim şekillerinde ses tonu, vücut dili ve çeşitli resimler veya semboller kullanılmış.

Bu çerçevede dijital iletişimi kısaca, dijital araçlar üzerinden gerçekleştirilen iletişim olarak tanımlamak mümkün. Bu iletişim, internete bağlanan bilgisayarlar ve akıllı cihazlarda kullanılan birtakım yazılım veya uygulamalar sayesinde dijital iletişim kanalları üzerinden gerçekleşmekte. Dijital iletişim yoluyla bir kişi veya gruba bilgi göndermek ve onlardan bilgi almak; belge, fotoğraf, video veya müzik dosyası göndermek artık çok kolay hale geldi. Bilgi ve diğer verilerin online bir kanal üzerinden paylaşılması, yayılma hızlarını arttırıyor. Dijital iletişim sayesinde insanlar hem günlük hayatlarını, hem de iş ilişkilerini internet ortamında paylaşıp başkalarını takip edebiliyor, çeşitli görsel ve yazılı anlatım olanaklarını kullanarak başkalarının hayatlarının bir parçası olabiliyorlar.

Dijital iletişimin temel unsurları nelerdir?

Her şeyden önce, birden çok teknolojinin bir araya gelmesi gerekir. Bunlar içinde bilgisayar teknolojisi, internet teknolojisi ve mobil teknolojiler en önemlileri olarak sıralanabilir. Dijital iletişimde tüm internet kullanıcıları potansiyel bir hedef kitle oluşturur. Hedef kitleye yönelik olarak hazırlanan içerikler, dijital iletişim kanalları olan web siteleri, sosyal medya ağları, bloglar, forum siteleri, mobil uygulamalar, sohbet yazılımları, e-postalar ve e-bültenler yoluyla iletilir.

Dijital iletişim araçlarını genel olarak masaüstü bilgisayarlar, notebooklar ve akıllı cihazlar olarak üç grupta toplayabiliriz. Bunlar içinde akıllı cihazların oranı her geçen gün artmakta. Türkiye açısından baktığımızda, internet erişimine sahip 60 milyon kullanıcı var ve bunlardan 46 milyonu, internete akıllı cihazlar üzerinden bağlanıyor. Diğer taraftan, yakın dönemde gelişmeye başlayan nesnelerin interneti de dijital iletişime farklı bir boyut kazandırmakta. Yakın gelecekte kullanımı daha da artacak olan nesnelerin interneti, internete bağlanma özelliğine sahip cihazların kendi aralarında kurdukları iletişim şekliyle dijital iletişimi zenginleştirecek.

En yaygın dijital iletişim kanallarının ise web siteleri, sosyal medya ağları, bloglar, forum siteleri, mobil uygulamalar ve sohbet yazılımları olduğunu söyleyebiliriz. Bunların yanı sıra e-postalar ve e-bültenler de dijital iletişimde kullanılmakta. Web siteleri sayesinde hem firmalar, hem de bireysel kullanıcılar, kendi hedef kitlelerine çok daha kolay ulaşabiliyor. Sosyal medya ağları içinde özellikle Facebook, Twitter ve Instagram‘da dijital iletişim, hayatın içine daha fazla nüfuz ediyor. Bloglar sayesinde hem firmalar, hem de bireysel kullanıcılar, kendi hedef kitlelerine yönelik hazırladıkları içeriklerle kendilerini daha iyi anlatıyor, hedef kitle için belirledikleri davranış tarzı değişikliğinin gerçekleşmesini sağlıyorlar.

Dijital iletişimde forum siteleri, mobil uygulamalar ve sohbet yazılımları ise daha çok bireysel kullanıcıların belirli bir konu, olay veya durum hakkında duygu ve düşüncelerini ya da deneyimlerini paylaşmalarını sağlamakta. Bu kanallar üzerinden gerçekleştirilen dijital iletişimde kullanıcılar, kendilerini daha rahat ifade edebilmekte ve iletişim sürecinde daha aktif bir rol üstlenebilmekte.

Dijital iletişimin ekonomiye katkıları nelerdir?

Ekonomi açısından değerlendirildiğinde dijital iletişim, özellikle internet üzerinden iş yapan firmalara büyük avantajlar sağlıyor. Dijital iletişim kanalları, aynı zamanda da firmalar için yeni reklam kanalları anlamına geliyor. Bu kanalları etkin bir şekilde kullanan e-ticaret siteleri, yaptıkları kampanya veya indirimler hakkında bilgi paylaşımında bulunabiliyor, ürün tanıtımı yapabiliyor, hedef kitleyi müşteri haline getirebiliyor. Dijital iletişim yoluyla hedef kitlesini genişleten firmalar, yeni bağlantı grupları kuruyor, topluluklar oluşturuyor ve organizasyon yeteneklerini geliştiriyor.

Bu bakımdan dijital iletişim, göze hoş gelen bir web sitesi hazırlamak ve yapılan işlerle ilgili e-bültenler hazırlayıp kişi veya kurumlara göndermenin çok ötesinde bir iş. Kurumsal iletişimi güçlendiren ve daha geniş kitlelere ulaşmayı sağlayan dijital iletişim sayesinde birçok sektörde hızlı bir büyüme ivmesi görülmekte. Hatta günümüzde dijital iletişim, ayrı bir iş kolu haline geldi ve dijital iletişim hizmeti veren firmaların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu firmalar içinde web master ve grafik-tasarım becerilerini geliştiren firmalar daha başarılı oluyor.

Dijital iletişimle birlikte gelişen alanlardan biri de sosyal medya uzmanlığı. Günümüzde pek çok firma, dijital iletişimi daha etkin bir şekilde kullanmak için sosyal medya uzmanlarından hizmet alıyor ve kurumsal iletişimini bu uzmanlarla birlikte gerçekleştiriyor. Dijital iletişim kapsamında firmalar marka yönetimi, PR çalışmaları ve tanıtım faaliyetlerini kapsayan entegre iletişim hizmetlerine daha fazla rağbet gösteriyor. Bu sayede marka değerlerini ve satış başarılarını arttırıyorlar. Bu yönüyle dijital iletişimin, internet reklamcılığını geliştiren esas unsurlardan biri haline geldiğini ve dijital ortamlarda firmaların satış becerilerini arttırdığını söyleyebiliriz.

Dijital iletişimde nelere dikkat etmek gerekir?

Tüm iletişim türlerinde olduğu gibi, dijital iletişimin de kendine özgü bazı püf noktaları mevcut. Bunları bilir ve etkin bir şekilde kullanırsanız, dijital iletişimde daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Dijital iletişimi ele aldığımız yazımızın bu kısmında, dijital iletişimin püf noktaları hakkında birkaç konuya kısaca işaret edeceğiz.

Hazırladığınız içerik hedef kitle tarafından erişilebilir olmalı.

Dijital iletişimde hazırlanan içeriklerin hedef kitleye ulaşması için erişilebilirliğinin sağlanması gerekir. Örneğin blogları kullanıyorsanız, hazırladığınız içeriğin odak anahtar sözcük tanımlamasını mutlaka yapmalısınız. Uygun meta açıklamaları, etiketler ve bağlantılarla optimize ettiğiniz içerikler, arama motorları tarafından daha üst sıralarda indekslenecektir. Hazırladığınız içerik SEO kriterlerine uygunsa, ilgili odak anahtar sözcük üzerinden arama yapacak internet kullanıcılarına erişim şansınız artacaktır. SEO kriterlerine uygun olmayan içerikler arama motorları tarafından değersiz kabul edildiği için ya hiç indekslenmemekte, ya da çok alt sıralarda kalmakta. Ki bu da erişilebilirliği azaltmakta.

Sosyal medya ağlarını kullanırken dikkatli olmalısınız.

Sosyal medya ağları, milyonlarca kullanıcının yer aldığı ağlardır. Bu ağlarda özensizce hazırlanmış veya yanlışlıkla paylaşılmış bir görsel veya içerik, kısa bir süre içinde çok sayıda (bazen milyonlarca!) kullanıcının tepkisini çeker. Görsellerde düşük görüntü kalitesi, içeriklerde harf hataları ve yazım yanlışları vb. durumlar, firmaların dijital dünyadaki prestijlerine zarar verir. Sosyal medya ağlarını kullanırken görsellerinizin veya içeriklerinizin kontrolünü etkin bir şekilde sağlamalı, tepki çekebilecek durumların oluşmasına fırsat vermemelisiniz.

Dijital iletişim verilerinizi takip etmelisiniz.

Dijital iletişimde kullanılan görsellerin veya içeriklerin tıklanma, okunma ve beğenilme sayıları firmaların hem kurumsal imajları, hem de satış başarılarını geliştirmede büyük önem taşımakta. Firmanızın sosyal medya hesaplarından paylaşılan görsellerin kaç kişi tarafından beğenildiği, hangi görsellerin daha fazla beğenildiği, hazırladığınız içeriklerin kaç kişi tarafından tıklandığı, web sitenize günde kaç kullanıcının geldiği ve hangi sayfalarda ne kadar süre geçirildiği gibi verileri takip ederseniz dijital iletişimde daha sağlıklı bir gelişim ivmesi yakalayabilirsiniz.

E-posta gönderirken doğru bir iletişim stratejisi izlemelisiniz.

E-posta üzerinden kurulan dijital iletişim, yazılı ve görsel iletişim kurallarıyla yakından ilişkili. E-postanız olması gerekenden uzun veya kısa olmamalı, kafa karıştıran cümleler içermemeli. Seçtiğiniz konu başlığı ve sözcükler, e-postanızın içeriğiyle yakından ilişkili olmalı, karşı tarafın anlama kapasitesine uygun olmalı. Ve tabii, iş amaçlı bir e-posta gönderimi yapacaksanız şahsi e-posta hesabınızı değil, şirket e-postanızı kullanmalısınız.

Dijital iletişimde ayrıca, hazırladığınız içeriği uygun ve dikkat çeken görsellerle güçlendirmeli, mümkünse video veya diğer çoklu medya ögeleriyle zenginleştirmelisiniz. İçeriklerinizi sosyal medya ağlarında paylaşmalı, gelen beğeni ve yorumları dikkatle incelemeli, performans analizi yapmalısınız. Farklı internet siteleriyle ilişkilerinizi güçlendirmeli ve yeni paydaşlar kazanmalı, hazırladığınız içerikleri paylaşmalarını sağlamalı, onların hazırladıkları içeriklere kendi kanallarınızda yer vermelisiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
3 Yorum

1 Yorum

  1. Ali BEY

    27 Mayıs 2020 saat 18:50

    Tamda araştırdığım bir konuydu. Teşekkürler Ofix 🙂

  2. SEO

    31 Aralık 2020 saat 01:27

    Dijital iletişimin ekonomiye katkıları çok güzel özetlenmiş çok faydalı oldu. teşekkür ederim.

  3. SEO Hizmeti

    7 Mayıs 2021 saat 04:12

    Dijital dünyanın başarısı dijital iletişimden geçer bu sebeple bu konunun iyi irdelenmesi gerekir. Bilgiler gayet açıklayıcı olmuş. Teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler