Bizi Takip Edin

Lifestyle

Dijital veri nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Dijital veri hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte hemen her alanda dijital veri kullanımı artıyor. Gün içinde en sık kullandığımız araçların birçoğu dijital veriler üzerinden iş görüyor. Günümüzde dijital verilerin toplanması, iletilmesi, korunması ve analiz edilmesine yönelik pek çok iş kolu mevcut. İş dünyasında devam eden dijital dönüşüm süreçlerinde dijital veri kullanımının her geçen gün daha da artacağını söyleyebiliriz. Peki, dijital veri nedir? Dijital verinin analog veriye karşı ne gibi avantajları vardır? Dijital veriler hayatımıza nasıl girdi? Dijital veri depolama araçları nelerdir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, dijital veri konusunu ele alacağız ve dijital veriler hakkında bu sorulara kısaca cevap vermeye çalışacağız. 

Kısaca Dijital Veri

Dijital veriyi kısaca, bilgisayarlar ve akıllı sistemler için üretilen veri çeşidi olarak tanımlayabiliriz. Dijital veri kullanımı, bilgisayar ve akıllı sistemlerin kullandığı her alanda mevcuttur. Bilgisayarlar ve akıllı sistemler birbirleriyle ve donanım bileşenleriyle 0 ve 1 rakamlarından oluşan özel bir komut sistemiyle iletişim kurar. Bu rakamların farklı kombinasyonlarının bir araya gelmesiyle oluşan dijital veriler, dijital cihazlardaki işlemciler tarafından anlaşılır ve verilen komutun gereği yerine getirilir. Örneğin, bilgisayarda yazı yazarken klavye üzerinde büyük A harfine bastığınızda, işlemci bunu 01000001 şeklinde dijital veri haline getirir ve ekranda harfi gösterir.

Dijital veriler üzerinden yapılan kodlamalar, yazılım alanında yapılan çalışmaların temelini oluşturur. İşlemciler ve mikro denetleyicilerin çalışma esasları da yine dijital veriler üzerinden belirlenir ve dijital veri kullanımı sağlanır. Arduino kartı olarak bilinen giriş/çıkış kartları, dijital veri kullanımında processing dilinin uygulamasını barındıran bir programlama platformudur. Farklı türlerde arduino kartları kullanılarak dijital verilerle her türlü prototip çıkarma, eskiz çalışması ve programlama yapılabilmekte. Arduino kartları tek başına kullanılabileceği gibi, Macromedia Flash veya Max/MSP gibi başka pek çok yazılımla birlikte de kullanılabilir. Arduino kartları ve yazılımlarda processing dilini kullanarak dijital veri işlemede ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmek mümkün.

Dijital verinin analog veriye karşı ne gibi avantajları vardır?

Sayısal haberleşmeyi sağlayan dijital veriler, sayısal kodlama sayesinde veri akışını analog verilere oranla daha mükemmel hale getirir. Analog sinyaller, sürekli sinyallerdir ve zamana bağlı olarak sürekli bir değer alırlar. Bu sinyaller sürekli değiştikleri için belirli aralıklarla tüm değerleri alabilirler. Doğadaki sinyallerin çoğu analog sinyallerden oluşur. Oysa dijital sinyaller, kesik zamanlı sinyallerdir ve sürekli olarak belli bir değer almazlar. Buna bağlı olarak analog sinyallerden zamana bağlı örnekler alınırken dijital sinyaller ikili formda taşınır. Dijital sinyallerin kullandığı ikili form, elektronik cihazlarda farklı işlemler yapmayı olanaklı sağlar. Analog sinyallerde ise böyle bir olanak yoktur.

Diğer taraftan, dijital sistemlerin tasarlanması çok daha kolaydır ve veri aktarım hızı çok daha yüksektir. Analog sinyallerin depolanması dalga sinyali biçiminde olduğu için analog sistemlerde veri depolanması çok daha zordur. Dijital sistemlerde kullanılan ikili form, veri işlemede yüksek bant genişliğine olanak tanır. Analog sistemlerde ise bant genişliği çok daha düşük ve veri işleme hızı oldukça yavaştır. Analog sinyaller gürültü ve benzeri dış etkenlerden etkilenir. Sistemlerde ise böyle bir etkilenme söz konusu değildir. Dijital sistemlerde sayısal kodlama sayesinde dijital veri bileşenleri, parazitsiz olarak iletilebilir veya sıkıştırılabilir. Dijital veri kullanımında CD, DVD gibi optik diskler verilerin korunması ve iletilmesinde kolaylık sağlar. Aynı şekilde dijital veri bileşenleri, optik kablolar ile yüksek hızla iletilebilir. Analog veriler için bu tür imkanlar yoktur.

Dijital veriler hayatımıza nasıl girdi?

Dijital verilerin hayatımıza girişi, bilgisayar teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin sonucunda gerçekleşti. 20. yüzyılın ilk yarısında kullanımı devam eden delikli kartların yerini yavaş yavaş entegre devreler almaya başlarken dijital veri kullanımı her geçen gün arttı. Nitekim entegre devreler, delikli kartların yerine mikroçiplerin geçmesini ve bilgisayarların hız ve işlem yeteneklerinin artmasını sağladı. Bununla birlikte, bilgisayarların bellek kapasiteleri henüz istenilen düzeyde değildi. Bu konuda en önemli adımlar ise 1960’lı yıllarda Robert Dennard tarafından atıldı.

Dünyaca ünlü teknoloji şirketi IBM’de elektrik mühendisi olarak çalışan Robert Dennard, bellek ve mantık devreleri ile dijital veri iletişim tekniklerinin geliştirilmesine dönük bir dizi Ar-Ge çalışmasında yer aldı. 1963 yılına kadar devam eden bu çalışmalar, bir taraftan IBM’in mikroelektronik alanında rakiplerinin önüne geçmesini sağlayan çok önemli buluşları ortaya çıkarttı. Bir taraftan da Robert Dennard’ın transistör hücreleri için bulduğu ölçeklendirme ilkeleri sayesinde, milyarlarca bellek hücresiyle sağlanacak veri depolama işlemleri tek bir DRAM (Dynamic Random Access Memory, yani Dinamik Rastgele Erişimli Bellek) ile yapılabilir hale geldi.

1960’lı yıllarda RAM bellekler, geçici olarak yazma ve okuma için ayrılmış, bilgisayar her kapandığında silinen hafıza kartlarından ibaretti. Bu belleklerin kapasiteleri son derece sınırlı olduğu gibi, verileri depolama süresi de kısıtlıydı. Robert Dennard, geliştirdiği DRAM belleklerde MOS kapasitörlerine ek olarak refresh devrelerinden yararlandı. MOS kapasitörleri boşaldığında verileri saklayan refresh devreler, yüksek yoğunluklu veri depolamayı olanaklı kıldı ve bellek üretim maliyetlerinde ciddi bir düşüş sağladı. DRAM bellekler, 1970’li yıllardan itibaren bilgisayarların yanı sıra diğer elektronik cihazlarda da kullanılmaya başlandı. Bu sayede daha fazla dijital veri daha hızlı bir şekilde işlenmeye başlandı ve elektronik ürünlerin hem hızı, hem de işlem yetenekleri arttı.

Dijital veri depolama araçları nelerdir?

En sık kullanılan dijital veri depolama araçlarının sabit disk (veya hard disk), hafıza kartı (veya SD kart), USB bellek (veya flash bellek), CD , DVD ve taşınabilir disk olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar içinde sabit disk, dijital veri depolamak amacıyla kullanılan manyetik kayıt ortamıdır. 1990’lı yıllara kadar fiziksel bakımdan büyük bir yer kaplayan sabit diskler, ilerleyen teknolojiyle birlikte küçülmeye başladı, depolama alanları ise katbekat arttı. Günümüzde sabit diskler artık bilgisayarların yanı sıra cep telefonlarından fotoğraf makinelerine kadar pek çok dijital üründe kullanılmakta.

Fotoğraf ve video kayıtları gibi geniş hacimli dosyalar için ek saklama alanları oluşturan hafıza kartları, dijital veri depolamada sınırları genişletti. USB bellekler ise daha düşük boyutta dijital veri bileşenlerinin taşınması için pratik çözümler sunuyor. Dijital veri bileşenlerini saklamak için elektrik akımına gerek duymayan USB bellekler, hafıza kartları için esin kaynağı oldu. CD ve DVD gibi optik diskler ise daha çok fotoğraf ve video dosyalarını saklamada sunduğu pratik çözümler nedeniyle tercih edilmekte.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler