Bizi Takip Edin

Lifestyle

Eklem sağlığımızı korumak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Eklem sağlığı hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Eklem ağrıları, özellikle de beyaz yakalılar arasında oldukça yaygın bir sağlık sorunu. Gün içinde yeterince hareket etmeme, yanlış oturma şekilleri, sağlıksız beslenme, bilinçsizce egzersiz ve spor yapma gibi nedenlerden dolayı beyaz yakalıların eklem sağlığını koruması zorlaşıyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, eklem sağlığı konusunu ele alacağız ve eklem sağlığımızı korumak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Eklem sağlığı niçin önemlidir?

Önce biraz eklemlerden bahsedelim efendim. Omurgalı canlılarda gövde kemiklerinin uç uca gelerek birleştiği yere eklem diyoruz. Nitekim eklemler, vücudun hareket eden bölgelerinde kemikler arasında bulunur ve çeşitli bağ dokuları ile sıvılar sayesinde vücuda hareket yeteneği kazandırır. Hem günlük hayatımızı, hem de iş hayatımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmemiz için hareket yeteneğimizi ve eklem sağlığımızı korumamız gerekir.

Vücudumuzdaki eklemler, işlevlerine ve yapılarına göre iki gruba ayrılmakta. İşlevlerine göre eklemler oynar eklemler, yarı oynar eklemler ve oynamaz eklemler şeklinde üç türlüdür. Bunlar içinde oynar eklemler, tam hareket yeteneğine sahiptir ve bacaklarımızda, bileklerimizde ve omzumuzda bulunur. Yarı oynar eklemler, sınırlı bir hareket yeteneğine sahiptir ve hareket sırasında yardımcı görevleri yerine getirir. Oynamaz eklemler ise iki kemik arasındaki bağları sıkılaştırıp kemiklere dayanıklılık özelliği kazandırır.

Yapılarına göre eklemler ise fibröz eklemler, kartilaginöz eklemler ve sinoviyal eklemler şeklinde üç türlüdür. Bunlar içinde fibröz eklemler, kemiklerin birbirine tutunmasını güçlendirir ve hareketin dengeli seyretmesine yardımcı olur. Kartilaginöz eklemler, kemikler ile kıkırdak arasında bulunur ve kemiklerin birbirine sürtünmesini engeller. Sinoviyal eklemler ise hareketi eklem sıvısı yardımıyla kolaylaştırır.

Başta da belirttiğimiz gibi, gün içinde yeterince hareket etmeme, yanlış oturma şekilleri, sağlıksız beslenme, bilinçsizce egzersiz ve spor yapma gibi nedenlerden dolayı beyaz yakalılarda eklem sağlığını korumak zorlaşıyor. Eklemlerin sonundaki kıkırdağın bozulması, eklem alanını daraltıyor ve kemikler birbirine sürtündükçe acı hissi ortaya çıkıyor. Eklem yüzeylerindeki sürtünme arttıkça, aşınma miktarı ve acı hissi de artıyor. Gerekli önlemler alınmadığında şişme ve kemik çıkıntıları, kireçlenme ve çeşitli enfeksiyonlar gelişebiliyor.

Eklem ağrıları, en çok sabah saatlerinde ortaya çıkıyor. Önce diz eklemlerinde başlayan bu ağrılar, kısa sürede kalça, omuz, bilek ve dirseklere yayılıyor. Sabahları yürürken ve merdiven çıkarken eklem ağrıları daha güçlü bir şekilde hissediliyor. Eklemlerin adeta paslanmış gibi tutukluk yapması sonucu artan hareket sorunları ve ağrılar, kişinin yaşam kalitesine zarar verdiği gibi, iş performansını da olumsuz etkiliyor. Hayatımızı sürdürebilmek için yapmamız gereken hareketleri gerçekleştirebilmek için eklem sağlığımızı korumamız şart.

Eklem sağlığımızı korumak için neler yapmak gerekir?

Eklem sağlığı konusunu ele aldığımız yazımızın bu kısmında, eklem sağlığımızı korumak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle belirtmek istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca koruyucu hekimlik bağlamında olup hiçbir tedavi edici niteliğe sahip değildir. 2 günden uzun süren eklem ağrılarınız varsa, mutlaka hekiminize giderek muayene olmalı ve gerekli tedavi süreçlerini hekiminiz gözetiminde sürdürmelisiniz.

Kilonuza dikkat etmelisiniz.

Fazla kilolar, eklemler üzerindeki baskıyı arttırmakta. Ülkemiz obezitede maalesef dünya dördüncüsü, Avrupa birincisi. Aşırı kilolarla birlikte eklemler üzerinde artan baskı, eklem ağrılarını kaçınılmaz hale getiriyor. Öyle ki, alınan her fazla kilo, eklemler üzerinde 4 kiloluk bir basınç yaratıyor. Bu nedenle, eklem sağlığı ile ilgili konuların başında sağlıklı beslenmek ve formda kalmak geliyor.

Postürünüzü korumalısınız.

Vücut kısımlarının diziliş ve düzenini ifade eden postürle ilgili sorunlar, eklemlere büyük zarar veriyor ve eklem ağrılarını arttırıyor. Günün büyük bir bölümünü masa başı işlerde geçiren ve çok az hareket eden beyaz yakalılar arasında postür sorunları ve dolayısıyla eklem ağrıları daha fazla ortaya çıkıyor. Masa başı işlerde çalışıyorsanız, uzun süre aynı pozisyonda oturmamalı, oturduğunuz süre boyunca postürünüzü korumaya dikkat etmelisiniz. Yaptığınız iş nedeniyle günün büyük bir kısmını ayakta durarak geçirmeniz gerekiyorsa, postürünüzü ayakta dururken de korumalısınız.

Postürünüzü korumak için, otururken vücut ağırlığınızı her iki kalçanıza eşit olarak dağıtmalı, belinizi ve sırtınızı dik tutmalısınız. Mümkünse şayet, sırt desteği olan ofis koltukları kullanmalı ya da ergonomi destek ürünleri ile sırtınızı dik tutacak şekilde gerekli önlemleri almalısınız. Ayağa kalkarken küçük hareketlerle önce kalçanızı öne doğru hareket ettirmeli ve bacaklarınız düz şekilde ayağa kalkmalısınız. Ayakta dururken başınız dik, göğsünüz ileride, karnınız hafif içe çekik olmalı.

Doğru şekilde hareket etmelisiniz.

Eklem ağrılarınız varsa, günlük hareketlerinize dikkat etmeniz çok önemli. Eklemlerinizin sertleşmesini önlemek için hızlı hareket etmekten kaçınmalı, hareketlerinizde esnekliği korumalısınız. Dengeli ve ölçülü hareket ettiğiniz sürece eklem sağlığı konusunda daha olumlu sonuçlar alabilirsiniz. Bu konularda nasıl davranmanız gerektiğini hekiminize veya fizyoterapistinize danışabilirsiniz.

Düşük etkili egzersizler yapmalısınız.

Düşük etkili egzersizler, eklem sağlığı için çok faydalı. Özellikle de yüzmek ve bisiklete binmek, eklemlerinize iyi gelecektir. Karın ve sırt kaslarınızı güçlendirecek egzersizler, günlük hareketleriniz sırasında denge kurmanıza yardımcı olacak ve eklemleriniz üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Ve tabii, süreyi de ortalama yarım saatle sınırlamak gerek. Daha ağır egzersizleri uzun süre yaparsanız, eklem sağlığınızın bozulmasına yol açabilirsiniz. Yüksek etkili ve sarsıntılı egzersizler, kıkırdak dokunuza büyük zararlar verebilir.

Egzersiz yapmaya özellikle de orta yaş ve sonrasında başlayanlar, pek çok yanlışı kolayca yapabilmekte. Doğru bilinen yanlışlar içinde ilk sırada esneme hareketleri geliyor. Genel kanının aksine, egzersiz öncesinde yapılan esneme hareketleri kasların daha fazla sertleşmesine yol açıyor ve kasın kopma riskini arttırıyor. Eklem ağrıları yaşıyorsanız ve kireçlenme sorununuz varsa, egzersizden önce fazla esneme hareketi yapmaktan kaçınmalı, egzersize hazırlık için basit birtakım ısınma hareketleri yapmalısınız. Örneğin yüzmeden önce küçük adımlarla atacağınız tekmeler çok faydalı olacaktır. Bu gibi konularda hata yapmamak için hekiminize veya fizyoterapistinize danışabilirsiniz.

Spor yaparken dirsek ve diz bantları kullanmalısınız.

Spor yaralanmaları içinde en sık karşılaşılan diz yaralanmaları, burkulmalar, kaval kemiği kırıkları, rotador manşet yaralanmaları ve şişen kaslar, eklem sağlığı konusunda ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Paten, kaykay, ip atlama gibi sporlara ilgi duyuyorsanız, bunları yaparken mutlaka dirsek ve diz bantları kullanmalısınız. Eklem ağrılarınız nedeniyle tenis veya golf oynamakta zorluk çekiyorsanız, askı takmayı da ihmal etmemelisiniz.

Ağır kaldırmamalı, belinizi öne eğmemelisiniz.

Ağır kaldırırken yapılan hareketlerin bir çoğu, dikkatsizlik ve bilinçsizlik nedeniyle eklem sağlığına büyük zararlar veriyor. İşiniz gereği gün içinde ağır kaldırmanız gereken durumlar varsa, doğru eğilme ve kalkma pozisyonları hakkında iş sağlığı ve güvenliği uzmanınızdan mutlaka gerekli bilgileri almalısınız. İş sırasında ayrıca, ağır kaldırmak için uygun özellikteki araçları kullanmalı, yaralanmalara karşı dikkatli olmalısınız.

C ve D vitaminlerinden yararlanmalısınız.

C vitamini, eklemlerde kıkırdak dokusunu güçlendiriyor ve incelme ya da aşınmalara iyi geliyor. Özellikle de sabah saatlerinde diz, kalça, el bileği ve omurganızda çeşitli eklem ağrıları yaşamak istemiyorsanız, C vitamini yönünden zengin sebze ve meyveleri beslenme programınızdan eksik etmemelisiniz. Bu arada, küçük bir hatırlatma yapalım. C vitamini vücutta depolanmıyor. Bu nedenle C vitaminini günlük olarak almanız gerekiyor.

D vitamini de yine eklem sağlığı için çok önemli. C vitamininden farklı olarak D vitamini, vücutta depolanıyor ve kemiklerin güçlenmesine büyük katkı sağlıyor. Kemik erimesi, kemiklerde çatlama ve kırılma, kireçlenme gibi şikayetleriniz varsa D vitamininden etkin bir şekilde yararlanmalısınız. D vitamini ayrıca, kemik hastalıklarının ilerlemesini yavaşlatmak gibi çok önemli bir özelliğe sahip. D vitamini için en iyi iki kaynak ise güneş ışığı ve tereyağıdır. Gün içinde kısa aralıklarla güneşe çıkar ve yemeklerinizde tereyağına (yakmadan ve az miktarda) yer verirseniz, eklem sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler