Bizi Takip Edin

Lifestyle

Fazla ıslak mendil kullanmanın zararları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Fazla ıslak mendil kullanmanın zararları Ofix Blog'da...

Gerek evde olsun, gerek ofiste veya ofis dışı alanlarda suya ve sabuna erişemediğimiz durumlarda ıslak mendiller temizlik ve hijyen ihtiyacımızı karşılıyor. Birçoğumuzun çantasında, çekmecesinde veya masasının üzerinde ıslak mendiller var. Bebekli ailelerde bebek ıslak mendil ürünleri en önemli gider kalemlerinden biri konumunda. Özellikle bebek temizliği söz konusu olduğunda ıslak mendiller ve ıslak havlu çeşitleri ebeveynlerin çok işine yarıyor. Peki, hiç düşündünüz mü bu ürünler acaba cilde zarar veriyor mu?  

Islak mendil kullanmak zararlı mıdır?

Öncelikle belki birçoğunuzun zihnini meşgul eden bir noktadan başlayayım. Islak mendil kullanmak zararlı mıdır? Sevgili arkadaşlar, eğer herhangi bir ürünün doğrudan kendisinden kaynaklı nedenlerden ötürü zararlı olduğu ilgili makamlar tarafından tespit edilirse bu ürünün satışı, dağıtımı, reklamı ve diğer hususlar emin olun kesin şekilde yasaklanır. Bu konuda mesela Tarım ve Orman Bakanlığı‘nın belirli aralıklarla yayınladığı yasaklı ürünler listesi önemli bir kaynaktır. Başta bitki koruma ürünleri ve hileli gıdalar olmak üzere ilgili bakanlık bu konulara büyük bir hassasiyet gösteriyor. Benzer şekilde Sağlık Bakanlığı da satışını yasakladığı bitkisel ürünler veya diğer aktif maddeler hakkında listeler yayınlıyor. Başka örnekler de verebiliriz. Peki siz hiç ıslak mendilleri herhangi bir yasaklılar listesinde gördünüz mü? O zaman, bu konuda yapılan spekülasyonlardan uzak durmamız gerek. İnternette mutlaka görmüşsünüzdür, ıslak mendil kullanmayın, bu ürünleri almayın, türünden çok fazla içerik mevcut. Oysa sevgili arkadaşlar, bu tür söylemlerin bilimsel bir temeli bulunmamakta. 

Peki ıslak mendil kullanmanın hiç mi zararı yok? İşte arkadaşlar, işin düğümlendiği nokta burası. Elbette var, ancak bu zararlar esasen yanlış ve fazla tüketim durumunda ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanıyor. Bir örnek vermem gerekirse, tıpkı bitki çayları gibi düşünebilirsiniz. Söz gelişi, yeşil çay metabolizmayı hızlandırır. Bu bilimsel bir gerçektir. Eğer zayıflamak için doğru bir diyet yapar, yeşil çay da tüketirseniz faydalarını görürsünüz. Ancak akşam yatmadan önce yeşil çay içerseniz uykunuz kaçar. Diyet yapmadan sadece yeşil çay tüketerek zayıflayacağınızı düşünmeniz ise kusura bakmayın ama boş bir rüyadır. Şimdi bu örnek bize yeşil çayın zararlı veya faydasız olduğunu mu gösteriyor? Elbette hayır. Hangi ürün söz konusu olursa olsun, ürünü doğru şekilde kullanırsanız doğru sonuçlarla karşılaşırsınız. Yanlış kullanım şekilleri ise çeşitli sorunlarla karşılaşmanıza yol açar. Aynı durum ıslak mendil kullanımı için de geçerli. Burada işin püf noktası, fazla ıslak mendil kullanmanın zararları hakkında doğru bilgi sahibi olmaktır. Bu sayede zararları minimalize edebiliriz. 

Gün içinde eliniz suya, sabuna değmiyorsa dikkat!

Islak mendilleri doğru şekilde kullanmak isteyenlerin bilmesi gereken konulardan biri, bu ürünlerin ancak ikincil seçenek olarak kullanılması gerektiğidir. Yani elinizi, kolunuzu, yüzünüzü temizlemek için suya ve sabuna erişim imkanınız varsa ıslak mendil kullanmayı tercih etmemelisiniz. Su ve sabunla yapacağınız temizlik işlerine oranla ıslak mendiller bu kadar etkin sonuçlar sağlamaz. Bununla birlikte, ıslak mendili kullandıktan sonra eğer suya ve sabuna erişim imkanınız oluşmuşsa, ıslak mendilin temas ettiği yüzeylerin üzerinden su ve sabunla geçmenizde yarar var. Hepinizin bildiği gibi ıslak mendilleri elinize aldığınızda elinizde bir ıslaklık oluşuyor. Bu ıslaklık, üründe kullanılan kimyasal maddelerden gelmekte. Kullanımın ardından bu kimyasallar deride kalır. Bulduğunuz ilk fırsatta ellerinizi yıkamazsanız, kimyasallar deride kalmaya devam eder. İşte, ne oluyorsa bundan sonra oluyor. İşi abartıp günde 8-10 ıslak mendil tüketir ve ellerinizi hiç yıkamazsınız gün sonunda kızarmış, kaşınan ellerle karşılaşabilirsiniz. Fakat bunun nedeni ıslak mendil değil, yanlış ve fazla tüketim şeklinizdir. 

Kaşıntı ve kızarıklık gibi cilt sorunlarına yol açabilir.

Şimdi gelelim fazla ıslak mendil kullanmanın zararları nelerdir konusuna. Bu konuda ilk olarak kaşıntı ve kızarıklık gibi cilt sorunlarından bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz gibi cildimiz çok sayıda hücreden oluşuyor ve bu hücreler zaman içinde ölüyor, yerlerine yenileri geliyor. Yanlış ve fazla kullanım durumunda ıslak mendilin zararları ilk olarak ciltte kaşıntı ve kızarıklıkla kendisini belli etmekte. Islak mendildeki kimyasallar cilt hücrelerinde biriktiğinde, hücrenin oksijen alması zorlaşıyor. Bunun sonucunda hücresel fonksiyonlarda yavaşlama başlıyor. Bu fonksiyonların düzgün şekilde gerçekleşmemesi ve hücresel atıkların hücre içinde birikmesi kaşıntı oluşmasına neden olmakta. Bu konuda özellikle cilt hassasiyeti olanlar daha dikkatli olmalı. Kaldı ki, cilt hassasiyetiniz varsa güneşe korunmasız çıkıp 10 dakika bile güneş ışığına maruz kalsanız cildinizde kızarıklık ve yanma hissi oluşur. Hassas cilt türlerinde ıslak mendiller az kullanım durumunda bile zararlı sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla cilt hassasiyetiniz varsa ıslak mendil kullanmayı tercih etmeyebilirsiniz. 

Farkındasınız değil mi, koronavirüs salgını omicron varyantıyla birlikte tüm hızıyla devam ediyor. Ben bu blogu yazarken günlük sayılar 100 bini geçti. Bu bağlamda alkol bazlı ıslak mendil çeşitlerine ilgi hâlâ yüksek. Zaten salgından önce böyle bir ürün tipini çok az insan biliyordu. Yukarıda da belirttiğim gibi, bebeklerde zaten alkol bazlı ürün kullanımı söz konusu değildir. Yetişkinler ise salgınla birlikte alkol bazlı ıslak mendil çeşitlerine de ilgi göstermeye başladı. Bu ürünleri kullanırken çok dikkatli olmalısınız sevgili arkadaşlar. Islak mendiller için geçerli olan konular, alkol bazlı ıslak mendiller için de geçerli. Alkolün bir süre sonra elinizden buharlaşacağını düşünerek sakın yanılgıya kapılmayın. Çünkü markası ne olursa olsun alkol bazlı ıslak mendil çeşitleri de ciltle temasın ardından cildin reaksiyon göstermesine neden olur. Bu reaksiyonun kimilerinde az, kimilerinde çok olması mümkündür. Reaksiyonlar ne yönde olursa olsun, bu ürünleri kullandıktan sonra da ilk fırsatta ellerinizi yıkamayı ihmal etmeyin. 

Bebeklerde isilik yapabilir.

Tamam, bebekler için alkolsüz ürünler mevcut, peki isilik riski nedir? Bebeği olan ebeveynler isilikle karşılaştığında genellikle ilk olarak bezin kalitesini suçlama eğilimindedir. İkinci sırada pudranın kalitesi gündeme gelir. Gerçekte çok az ebeveynin aklına isilik ile ıslak mendil arasında bir bağ olduğunu düşünmek gelir. Hatta ıslak mendillerin isiliği önlediğini düşünenlerin de sayısı az olmasa gerek. Oysa sevgili arkadaşlar, ıslak mendillerin bebeklerde isiliğe yol açması mümkündür. Çünkü isilik, ter kanallarının tıkanması sonucunda oluşan cilt döküntüsüdür. Bu bazen bebek bezinden, bazen pudradan, bazen de ıslak mendilden kaynaklanabilir. Islak mendillerde kullanılan bazı maddeler ter kanallarını tıkayabilir. Bu maddeler içinde en kötü şöhretlisi methylisothiazolinone maddesidir. Bu yazması ve okuması zor olan maddenin aslında bebek ürünlerinde kullanımı tavsiye edilmiyor. Bu maddenin en önemli özelliği, mikroorganizmaların üremesini durdurmasıdır. Ancak ter kanallarını tıkadığı için isiliğe yol açtığı da bilinen bir gerçek. 

Sedef hastalığını hızlandırabilir.

Fazla ıslak mendil kullanmanın zararları içinde önemli bir diğer konu da sedef hastalığıdır. Sedef hastalığı, cilt hücrelerinin normalden çok daha hızlı şekilde bölünmesi sonucunda oluşan bir cilt hastalığıdır. Başta aşırı stres, sigara ve alkol kullanımı, obezite gibi çok sayıda nedene bağlı olarak sedef hastalığı oluşabilir. Islak mendiller, özellikle alkol bazlı olanları fazla kullanım durumunda cildin yağ ve nem dengesini bozabilir. Bunun sonucunda cilt kuruluğu başlar. Fazla ıslak mendil kullanmanın zararları içinde bu nokta, doğrudan sedef hastalığı nedeni olmamakla birlikte sedefi hızlandırıcı bir etki gösterir. Başka bir deyişle, fazla ıslak mendil kullanarak cildinizin kurumasına neden olabilirsiniz. Bu durumda sedef hastalığı daha hızlı ilerleme gösterir. Sedef hastaları da yine bu bağlamda dikkatli olmalı. Sedefiniz varsa ıslak mendilin yanı sıra kolonya, losyon gibi ürünleri de kullanmamalısınız. Cilt temizliğinizi nasıl yapmanız gerektiği hakkında en doğru bilgileri ise dermatologunuzdan öğrenebilirsiniz. 

Islak mendilin alternatifi ne olabilir?

Fazla ıslak mendil kullanmanın zararları hakkında söyleyeceklerim özetle bu şekilde. Bu sözlerimin ardından belki bazılarınız ıslak mendilin alternatifi ne olabilir diye düşünebilir. Islak mendilin en iyi alternatifi, kuru bir peçeteyi biraz ıslatarak kullanmaktır. Eğer su ve peçeteye erişim imkanınız varsa bu yöntemi kullanabilirsiniz. Fakat ıslak mendili yıkayıp kullanmak gibi bir alışkanlığınız varsa bunu hiç tavsiye etmem. Diğer taraftan, ıslak mendilin zararları gözlerinizi korkutmasın. Islak mendil zararlı mı diye merak edenler, bu blogu okuduktan sonra en doğru kararları verecektir diye düşünüyorum. Eğer alkolsüz veya “soft” ürünleri seçer, bebeğiniz için “çok amaçlı” ürünlerden uzak durur, bulduğunuz ilk fırsatta ellerinizi su ve sabunla yıkarsanız ıslak mendilleri gönül rahatlığı içinde kullanabilirsiniz. Özel durumlar için kullanacağınız alkollü ıslak mendiller için de dikkatli olmalısınız. Fazla ıslak mendil kullanmanın zararları ile alkollü ürünlerde daha fazla karşılaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler