Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Felix Allemann, Nestle Türkiye’yi nasıl yönetti?

Yayınlandı

tarihinde

Felix Allemann ve Nestle hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

2014 yılında Nestle Türkiye‘nin CEO’luğunu üstlenen Felix Allemann, 5 yıl devam eden görev süresi boyunca Türkiye pazarında Nestle’nin güçlenmesini sağladı. Türkiye’de Nestle’nin üretim gücünü arttırmak için yatırım kararlarının alınmasını sağladı, yeni satış kanalları geliştirmek için tüketicilerle doğrudan iletişim kurmak, bilgi paylaşımında bulunmak ve medyayla ilişkileri geliştirmek gibi yöntemler benimsedi. 2019 yılında emekliye ayrıldığında Nestle, Türkiye pazarında bulunduğu tüm kategorilerde ortalama yüzde 15 büyümüştü. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog’da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Felix Allemann’ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Felix Allemann

Felix Allemann, 1958 yılında İsviçre’nin Zürich kentinde dünyaya geldi. Zürich Üniversitesi’nde işletme yönetimi alanında lisans eğitimini tamamladıktan sonra, Lozan’daki IMD’de (Institute for Management Development, İşletme Yönetimi Geliştirme Enstitüsü) üst düzey yönetici geliştirme programını tamamladı. Eğitiminin ardından, 1987 yılında Nestle ailesine katıldı ve kariyerine Vevey’deki genel merkezde başladı. Kısa bir süre sonra, Brezilya ofisine atandı ve pazarlama alanında farklı görevlerde bulundu.

1993 yılında Felix Allemann, Nestle’nin Şili ofisine çikolata, şekerleme ve bisküvi satışlarından sorumlu pazarlama müdürü olarak atandı. 3 yıl sonra görev alanına, evcil hayvan maması satışları da dahil edildi. 1999 yılında, İsviçre’ye döndü ve Vevey’deki genel merkezde Amerika’dan sorumlu operasyon müdürü olarak görev yaptı. 2001 yılında, Nestle içinde Amerika İçin Talep Yaratma ve Küresel İş Mükemmeliyet Merkezi’nin kurulmasını sağladı ve merkezin yönetimini üstlendi. Bu görevini 2005 yılına kadar sürdürdükten sonra, Nestle’nin Venezuela ofisine CEO olarak atandı. 6 yıl devam eden bu görevi sırasında Arjantin, Paraguay ve Uruguay’da da satış ve pazarlama işlerinin sorumluluğunu üstlendi. Güney Amerika’da gösterdiği başarıların ardından, 1 Şubat 2014 tarihinde Nestle Türkiye’nin CEO’su olarak atandı.

Nestle Türkiye’de Felix Allemann Dönemi

Nestle’deki kariyerinin 20 yıldan fazlasını Güney Amerika’da geçiren Felix Allemann, gelişmekte olan ülkelerde Nestle ürünlerinin satış ve pazarlama yöntemleri hakkında çeşitli deneyimler kazanmıştı. Türkiye’ye geldiğinde donanımlı ve hırslı bir ekiple karşılaşan Allemann, takım çalışmasının önemine inanıyor, başarıya giden yolun takım çalışmasından geçtiğini biliyordu. Şirket yönetmeyi futbol maçına benzeten Allemann’a göre takım içinde herkes nasıl oynaması gerektiğini bilirse takım olarak çok daha iyi bir sonuç alınabilirdi. Bunu sağlamak içinse şirkete bir amaç verilmeliydi.

Göreve gelir gelmez Felix Allemann, Nestle Türkiye için 5 ve 10 yıllık sürelerle birtakım hedefler belirledi ve tüm ekibin bu hedefleri benimsemesini sağladı. Bu hedefler, iki temel esasa dayanıyordu; üretimi arttırmak ve yeni satış kanalları yaratmak. Allemann döneminde Nestle Türkiye’deki değişimler, aynı zamanda çalışma ortamına da yansıdı. İşe ilk olarak güvenlikle başlayan Allemann, binaya giriş çıkışlarda güvenliği arttırdı, çalışanların uğrayabilecekleri güvenlik risklerini azalttı. Çalışanların yanı sıra müşterilerin de güvenliğine büyük önem verdi, şirketin operasyon gücünde kalite artışını sağlayan bir dizi yeni uygulamayı hayata geçirdi.

Nestle Türkiye’nin üretim faaliyetleri, Bursa’da Karacabey ve Kestel olmak üzere iki lokasyonda gerçekleştirilmekteydi. Bu iki tesisten 40 ülkeye ihracat yapan şirket, 1900’ü Bursa’da olmak üzere ülke genelinde toplam 3900 kişiye istihdam sağlıyordu. Allemann’a göre Türkiye, coğrafi konumu itibariyle Kuzey Afrika ve Ortadoğu pazarlarında büyümek için çok önemli bir avantaja sahipti. Doğru yatırımlarla Nestle Türkiye, yalnızca Türkiye pazarında değil, aynı zamanda Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da da büyüyebilirdi.

Başka deyişle, Felix Allemann için büyümenin esas unsuru satın almalar değil, yatırımları arttırıp yeni satış kanalları yaratmaktı. Bu amaç doğrultusunda, Nestle‘nin Türkiye’deki üretim gücünü arttıran yatırım kararlarının alınmasını sağladı. Yeni satış kanalları yaratmak içinse tüketicilerle doğrudan iletişim kurmak, bilgi paylaşımında bulunmak ve medyayla ilişkileri geliştirmek gibi yöntemler benimsedi.

Felix Allemann’ın Büyüme Stratejisi

Felix Allemann’a göre Türkiye’de içecek pazarı, çok dinamik bir pazardı ve çay odaklı olsa da öteden beri kahveye meraklı Türk halkı, son zamanlarda daha fazla kahve tüketmeye başlamıştı. Bu nedenle, Nestle Türkiye’nin üretim ve satış pazarlama faaliyetlerinin merkezinde kahve çeşitleri yer alacaktı. Kahve grubunda özellikle Nescafe Classic ve Nescafe Gold üzerinde yoğunlaşılırken, satış potansiyelini hızla arttırmakta olan soğuk kahve türü Nescafe Express ve kapsül kahve Nestle Dolce Gusto‘tan beklentiler de artıyordu.

Türkiye’de içecek pazarında kahveden sonra suyun geldiğini gören Allemann, su kategorisinde büyümenin lokomotifinin Erikli ve Nestle Pure Life markalarının olmasını sağladı. Nestle’nin en zayıf olduğu alan ise şekerleme kategorisiydi. Bu kategoride Nestle’nin Türkiye’de yeni yatırımlara girişmesine öncülük etti. Üstelik, Türkiye’de hızla artmakta olan obezite vakıaları karşısında şeker ve yapay tatlandırıcı kullanımının azaltılmasına çalıştı. 2016 yılında Nestle’nin kuruluşunun 150. yıl dönümü için başlattığı “İyi Beslen, Mutlu Yaşa” kampanyası, hem ürün tanıtımları, hem de tüketicilerle doğrudan iletişim kurmak ve bilgi paylaşımında bulunmak için büyük bir fırsat yarattı.

Bursa’dan başlatılan kampanya kapsamında, farklı şehirler gezildi ve tüketicilerle sağlıklı beslenme ile fiziksel aktiveletin önemi hakkında yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi. 3 milyon TL kaynak ayrılan kampanya süresince tüketicilerin vücut kitle endeksi ölçüldü, kötü beslenme şekilleri hakkında davranış tarzı değişikliği yaratılmaya çalışıldı. Nestle’nin kahve, su ve çikolata kategorilerinin dışında kalan ve daha az bilinen kahvaltı gevreklerinden diyet ürünlerine kadar birçok ürün grubunun tanıtımı yapıldı. 2019 yılında emekliye ayrılan Felix Allemann’ın yerine, 1 Mart itibariyle Ansgar Bornemann CEO olarak atandı.

Ofis dostu Nestle ürünleri Ofix’te!

Felix Allemann’ın başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Nestle ürünleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanabilirsiniz.

Nestle Coffee-Mate Kahve Kreması 500 Gram

Listemizin ilk sırasında, Nestle Coffee-Mate kahve kreması 500 gram var. Bu ürünler, kahvenin tadı ve kokusunu bozmadan yumuşamasını sağlıyor. Yenilenen ambalajı sayesinde raf ömrü uzayan bu ürünleri uzun süre tadı bozulmadan saklayabilirsiniz. 

Nestle Sıcak Çikolata 1 Kg

Listemizin ikinci sırasında, Nestle sıcak çikolata 1 kg var. Bu ürünleri soğuk havalarda içinizi ısıtmak ve lezzetli bir şeyler içmek için tüketebilirsiniz.

Nestle Coffee-Mate Kahve Kreması 5 Gram

Listemizin üçüncü sırasında, Nestle Coffee-Mate kahve kreması 5 gram var. Paket içi miktarı 100 adet olan bu ürünler bitkisel içerikli olup kahvenin doğal kokusunu kaybetmeden tadını yumuşatarak içimini keyifli hale getirmekte. 

Ofix’te satışı devam eden diğer Nestle ürünlerini sitemizde inceleyebilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler