Bizi Takip Edin

Lifestyle

İyi bir çay demlemenin püf noktaları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

İyi bir çay demlemenin püf noktaları Ofix Blog'da...

Ülkemizde en sık tüketilen içeceklerin başında gelen çayın hayatımızda özel bir yeri var. Sabah kahvaltıda başlayan çay tüketimimiz gün içinde artarak devam ediyor. Ofiste çalışırken, toplantı ve mola anlarımızda ya da misafir ağırlarken yanımızda genellikle çay oluyor. Peki, iyi bir çay demlemenin püf noktaları nelerdir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, iyi bir çay demlemenin püf noktaları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kaliteli çay kullanmalı, çayınızı uygun koşullarda saklamalısınız.

İyi bir çay demlemenin ilk püf noktası, kaliteli çay kullanmaktır efendim. Kullandığınız çay kaliteli değilse, lezzetli bir çay demleyemezsiniz. Çayınızın kalitesini korumak için saklama koşullarına dikkat etmelisiniz. Aksi durumda çayınız bayatlar, kokusu değişir, aroması ağırlaşır. Çayınızı mümkünse hava almayan cam kaplarda ve nem ile her türlü kokudan uzak tutacak şekilde saklamalısınız. Cam saklama kabınız, aşırı ısı ve gün ışığından uzak bir yerde durmalı. Çayınızı uzun süre saklamakta zorluk çekiyorsanız, tüketim miktarınıza uygun ölçüde almak pratik bir çözüm olabilir.

İyi bir demlik kullanmalısınız.

Çay demlemek için ülkemizde daha çok metal çaydanlıklar kullanılıyor. Ne var ki, iyi bir çay demlemenin püf noktaları içinde metal demlik yerine porselen veya cam demlik kullanabilirsiniz. Nitekim metal demlikler, üretildiği metallerden dolayı çayın demlenmesi sırasında lezzetinin azalmasına yol açabilmekte. Oysa porselen veya cam demliklerde bu sıkıntı yoktur.

Çay demlemek için kullandığınız demliği başka amaçlarla kullanmamaya dikkat etmelisiniz. Nitekim çaylar, demlendikleri kabın kokusunu çekmek gibi bir özelliğe sahiptir. Demliğinizde eğer bitki çayları demliyor veya örneğin ıhlamur kaynatıyorsanız, demliğinizde oluşan kokular çayın kokusuna mutlaka yansıyacak, hatta tadının bozulmasına yol açacaktır. Bu gibi durumların önüne geçmek için demliği deterjanla yıkamak yeterli olmadığı gibi, demlikte kalan deterjan kalıntıları da çayın lezzetini yitirmesine yol açabilir.

Musluk suyu yerine içme suyu kullanmalısınız.

Çay demlerken kullanacağınız suyun niteliği, çayın lezzetini doğrudan etkileyecektir. Çay demlerken musluk suyu kullanırsanız, içindeki klor nedeniyle çayınızın lezzeti düşük olacaktır. Musluk suyundaki kireç ise sağlık açısından ciddi riskleri beraberinde getirmekte. Bu nedenle, iyi bir çay demlemenin püf noktaları içinde musluk suyu yerine içme suyu kullanmalısınız. Çayınızın lezzetini arttırmak için çay suyunun iyice kaynamasını beklemeli, ısıtıcıda hazırladığınız sıcak suyu demliğe boca etmemelisiniz.

Çay demlemek için kullanacağınız içme suyunun sert ve kireçli olmaması gerektiği gibi, asit-baz dengesinin de nötr olmasına dikkat etmelisiniz. Berrak ve kırmızı bir çay için kullandığınız suyun bileşimini mutlaka bilmelisiniz. Kullandığınız suyun mineral ve oksijen oranı zengin olursa, demleyeceğiniz çay o kadar lezzetli olacaktır. Arıtılmış su kullanıyorsanız, suyun içinde hiçbir kalıntı kalmadığından emin olmalısınız. Çaydanlığın altına koyacağınız su miktarı, çaydanlığın 2/3’ünden fazla olmamalı.

Bekletilmiş veya kaynatılıp soğutulmuş su kullanmamalısınız.

Bekletilmiş veya kaynatılıp soğutulmuş suların oksijen oranı düşmekte, içerisindeki mineraller etkisini yitirmekte. Kullandığınız su nedeniyle çayın aromasının bozulmaması için iyi çay demlemenin püf noktaları içinde taze su kullanmaya dikkat etmeli, aynı suyu kullanarak birden fazla kez çay demlememelisiniz. Suyunuz ne kadar taze olursa, çayınız o kadar iyi dem verir.

Demliğinizi doldurmadan önce sıcak suyla biraz ısıtmalısınız.

Sıcak suyu demliğe bir anda boca etmek, çayın lezzetini düşüren uygulamaların başında geliyor. Oysa demliğinizi doldurmadan önce sıcak suyla biraz ısıtırsanız, sıcak suyu döktüğünüzde ısı kaybı oluşmaz ve çayınız daha iyi demlenir. Çayınızın aromasını kaybetmemesi için iyi bir çay demlemenin püf noktaları içinde demliğinizi sıcak suyla biraz ısıtmayı ihmal etmemelisiniz.

Çayınız demlenirken aynı ısıda kalmasını sağlamalısınız.

Çayınızı demledikten sonra demliği çaydanlığın üzerine oturtup orta ateşte 15-20 dakika demlenmesini beklemelisiniz. Bu süre zarfında ocağınızın ısısıyla oynamamalı, çayın çabuk demlenmesini sağlamak adına ateşi açmamalısınız. Demliğin gereğinden fazla sıcak olması, çayın lezzetini kaybetmesine yol açar. Demliğin ısısını korumak için iyi çay demlemenin püf noktaları içinde ateşi fazla kısmamaya da dikkat etmelisiniz.

Çayın demlenme süresi 20 dakikadan fazla olmamalı. Aksi durumda tadı bozulmaya başlar. Çayınızın demlenip demlenmediğini anlamak için demliğin kapağını kaldırıp çay parçacıklarının dibe çöküp çökmediğine bakabilirsiniz. Dibe çökmüşse, çayınız demlenmiş demektir. Çayınızda daha farklı bir aroma elde etmek için, demleme aşamasında çayınıza karanfil, tarçın veya başka birtakım aroma vericiler ekleyebilirsiniz.

Editörün Tavsiyesi: Çaykur Rize Turist Dökme Çay

Ofisimizde eğer çay demleniyorsa, ilk tercihimiz genellikle dökme çaylar oluyor. Online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofisler dökme çay konusunda en çok 1000 gramlık Çaykur Rize Turist dökme çayı sipariş vermekte. Karadeniz bölgesinde yetişen çay yapraklarından özenle seçilen bu ürünler güzel bir çay keyfi yaşatabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Başkak

    26 Eylül 2020 saat 23:11

    Otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime; anne dedim, haydi çay koy da içelim. Her detayı ne de güzel anlatmışsınız.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler