Bizi Takip Edin

Lifestyle

Kullanıcılarımızı İkinci Dalgadan Koruyoruz

Yayınlandı

tarihinde

Koronavirüs salgınına karşı koruma sağlayan ürünler Ofix.com'da!

Merhaba sevgili beyaz yakalılar! Koronavirüs salgınına ilişkin olarak kamuoyunda bir süredir devam eden ikinci dalga endişesi, Ağustos ayı itibariyle oldukça yüksek bir noktaya ulaştı. Her akşam endişe içinde beklenen test sonuçlarına göre hasta sayısının yeniden 1200-1400 aralığına yükselmesi, korunma önlemlerine yeterince dikkat edilmediğini düşündürdü. 

Koronavirüsten korunmak için alınması gereken önlemler arasında maske ve dezenfektan kullanımı, aynı zamanda mali boyutları olan bir konu. En fazla 4 saat kullanılması tavsiye edilen maskeler ve gün içinde en az 3-4 kez kullanılan dezenfektanlar nedeniyle temizlik sarf malzemesi giderlerindeki artış, bireysel ve kurumsal müşteriler açısından önemli bir masraf kalemini oluşturuyor. Aynı maskenin gün ve hatta hafta boyunca kullanılması veya yetersiz dezenfektan kullanımı koronavirüsün yayılmasını önleyemiyor.

500 Bin Adet Maske, 30 Bin Litre Dezenfektan Sattık

Ofix.com olarak pazardaki değişimleri yakından takip edip pazarın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ürün gamımızı yenilerken, düzenlediğimiz kampanyalar sayesinde kullanıcılarımıza çeşitli fırsatlar sunuyoruz. Uygun fiyat avantajı sağladığımız ürünlerle ihtiyaçlarını ekonomik şekilde karşılamalarına imkan yaratıyoruz. Mart ayının ilk yarısından itibaren sitemizde Joli, Goodcare, Sargas, Digi, Woware gibi markaların tek kullanımlık, 3 katlı, telli ve lastikli maskeleri ile Rulopak, Maratem, Sercair, Frontline gibi markaların yeni dezenfektanlarını ve dezenfektan dispenserlerini satışa açtık. Pazarın talepleri doğrultusunda ürün gamımıza Duru, Selin, Rulopak, Düşler Bahçesi gibi markaların yeni kolonyalarını da ekledik.

Ürün gamımızda bu genişleme devam ederken, düzenlediğimiz kampanyalar sayesinde maske ve dezenfektan kullanımını arttırdık. Başka deyişle, biz yalnızca bu ürünleri sitemizde satışa açmakla yetinmedik, aynı zamanda da maske ve dezenfektan kullanımını teşvik ettik. Son olarak geçen hafta yaptığımız düzenlemeyle, koronavirüsten korunmak için öne çıkan ürünleri bir araya getirerek kullanıcılarımızın bu ürünlere erişimini kolaylaştırdık.

Ofix.com kullanıcılarının maske ve dezenfektan siparişlerine ilişkin verileri incelediğimizde, Mart ayının ikinci yarısından Haziran ayına kadarki 2.5 aylık dönem ile Haziran ayından Ağustos ayının ilk yarısına kadarki 2.5 aylık dönem arasında çok önemli artışlar elde ettiğimizi görüyoruz. Ürün bazlı incelediğimizde maskelerde %765, el dezenfektanlarında %133, yüzey dezenfektanlarında %161, dezenfektan dispenserlerinde %60, kolonyalarda %390’lık bir artış elde ettik. Korona döneminde sattığımız maske sayısı 500 binin üzerinde. Dezenfektanlarda 30 bin litreyi aştık, kolonyalarda ise 10 bin litre düzeyindeyiz. Satış verileri üzerinden tespit ettiğimiz bu rakamlar bir taraftan satış ve pazarlama alanında Ofix.com‘un başarısını gösterirken, bir taraftan da koronavirüsle mücadelede ne kadar önemli bir rol üstlendiğimizi gösteriyor.

Ofix.com Kullanıcılarının Maske ve Dezenfektan Tercihleri

Sitemizde satışını yaptığımız maskeler arasında kullanıcılarımız en çok Digi Mask 3 Katlı Tek Kullanımlık Telli Lastikli Cerrahi Yüz Maskesi 50 Adet ürünümüzü sipariş vermekte. %99,2 oranında filtrasyon sağlayan bu ürünler telli ve tam ultrasonik olup dokumasız kumaştan üretilmekte. Bu ürünler için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Dezenfektanlarda ise kullanıcılarımız en çok Maratem M105 Alkol Bazlı El Dezenfektanı – 5 L ürünümüzü sipariş vermekte. Bakteri ve virüslere karşı etkin bir dezenfeksiyon ve cilt üzerinde uzun süreli bakteriyostatik etki sağlayan bu ürünler etkin bir cilt koruma sistemine sahip olup sürekli kullanımdan dolayı alkole bağlı cilt kurumasına yol açmıyor. Bu ürünler için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Ofix.com olarak önümüzdeki süreçte sitemizde satışa açacağımız yeni ürünler ve düzenleyeceğimiz kampanyaların ülkemizde maske ve dezenfektan kullanımını daha da teşvik etmesini ve ikinci dalgayı önlemede faydalı olmasını diliyorum.

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler