Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Mahmut Tüzün: Ofix’le doğa dostu ofisler…

Yayınlandı

tarihinde

Mahmut Tüzün ile yaptığımız blog röportajında Yeşil Ofix'in doğuş hikayesini bulabilirsiniz.

Bir Ofix Blog klasiği haline gelen başarı hikayeleri köşemizde bu hafta çok değerli bir misafiri ağırlıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda okurlarımıza duyurduğumuz gibi Ofix.com, WWF Yeşil Ofis Programı‘nı tamamlayarak yeşil ofis diplomasını alan ilk online ofis marketi oldu. Ofislerde enerji tasarrufunu arttırmak ve doğanın korunmasına katkı sağlamak için sitemizde Yeşil Ofix kategorisini oluşturduk. Bu kategorinin doğuşunu ve amacını Ofix.com Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Tüzün ile konuştuk…

Ofix.com Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Tüzün Röportajı 

Merhaba Mahmut bey, öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Yeşil Ofix kategorisinin doğuşunu sizden dinleyebilir miyiz?

Merhabalar, WWF Yeşil Ofis Programı‘na başlarken “Ofiste küçük bir adım at, doğada büyük fark yarat!” diyerek yola çıkmıştık. Enerji tasarrufu ve doğanın korunması konularında Ofix.com‘da kısa sürede büyük başarılar elde ettik. Ülkemizde yeşil ofislerin sayısını arttırmak ve Ofix.com kullanıcılarını da bu sürece dahil etmek için sitemizde Yeşil Ofix kategorisini oluşturduk. 

Bu kategorinin içeriğinden biraz bahsedebilir misiniz? 

Ofis sarf malzemeleri pazarında doğa dostu ürünlere tek bir kategoriden ulaşmak bugüne kadar mümkün değildi. Türkiye’de ilk ve tek olan bir çalışmayla tüm doğa dostu ofis sarf malzemelerini Yeşil Ofix kategorisinde topladık. Bu ürünleri daha fazla öne çıkartmak için, Yeşil Ofix Ürünü logosunu da üzerlerine ekledik. Kırtasiyeden gıdaya, temizlik ürünlerinden ofis mobilyalarına kadar 150’den fazla doğa dostu ürünü kullanıcılarımız bu kategoride kolayca bulabilirler. Ofislerde kullanılmaya başlanacak doğada çözünebilir çöp poşeti, kağıt havlu, şarj edilebilir pil gibi Yeşil Ofix Ürünleri ile kullanıcılarımız, ofislerini yeşil ofis haline getirebilirler. 

“Amacımız, yeşil ofislerin sayısını arttırmak!” 

Yeşil ofis programı, ofislerde ne gibi tasarruf önlemleri içeriyor? 

Öncelikle şunu belirtmek isterim. Modern iş hayatı bizi doğadan koparıyor. Çoğu zaman pencereden dışarı bakacak vakit bile bulamıyoruz. Doğadan kopuş, modern insanı doğaya yabancılaştırıyor. Gereksiz yere aldığımız her çıktı, oksijen kaynaklarımızı yitirmemize yol açıyor. Boşa yanan her lamba, enerji kaynaklarımızın israfına yol açıyor. Bu bağlamda yeşil ofis programı, ofislerde uygulanan bir tasarruf ve iyileştirme programı olarak insanlığın doğaya yabancılaşmasını aşma ve ekolojik ayak izini azaltma çabasında. 

Program kapsamında ofislerde enerji israfının önlenmesi, doğanın korunmasına önemli bir katkı sağlıyor. Ayrıca, atıkların ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması da doğal yaşamın sürdürülmesi için çok önemli. Kağıt ve plastik gibi geri dönüştürülebilir malzemeleri atmadan önce iki kere düşünmek lazım. Ofisimizde kullanacağımız doğa dostu ürünler, doğanın korunmasının da ötesinde, biz modern iş insanlarını yeniden doğayla buluşturacak ürünler aslında. 

Ofix’in yeşil ofis olma süreci nasıl gidiyor? Yılın ilk çeyreğinde ne gibi aşamalar kat edildi? 

Süreç gerçekten de hızlı ve verimli bir şekilde devam ediyor. Ofix.com ekibi, çevre duyarlılığı son derece yüksek bir ekip. Yılın ilk çeyreğinde, fotokopi kağıdı ve kartuş kullanımımızı büyük oranda düşürmeyi başardık. Su ve elektrik tasarrufunda da önemli miktarda tasarruf sağladık. Ortak alanlara yerleştirdiğimiz geri dönüşüm kutuları, atıkların ayrıştırılmasında ve geri dönüşümünün sağlanmasında çok faydalı oldu. 

Yakında hayata geçireceğimiz Ofix kupam projesiyle kullan-at bardak tüketimimizde de ciddi bir tasarruf yapmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde, tek kullanımlık kalem pil tüketimini sonlandırıp tüm birimlerimizde şarj edilebilir pil kullanımına geçmeyi planlıyoruz. Önce biz örnek olmalıyız ki, başkalarından da aynı şeyleri bekleyebilelim. Ofix.com olarak amacımız, yeşil ofislerin sayısını arttırmak. 

“Ofix’le doğa dostu ofisler…” 

Peki Mahmut bey, Yeşil Ofix’te ileride bizi ne gibi yenilikler bekliyor? 

Yeşil Ofix, bizim için bir kategori ismi olmanın çok ötesinde, dinamik bir proje aslında. Ofislerde doğa bilincinin yükselmesi için çok çalışmamız gerektiğinin farkındayız. Bilinçsiz tüketime dur dediğimizde, geri dönüştürülebilir enerji kullanımı ve çevrenin korunması için büyük bir aşama kat edeceğimize inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte Yeşil Ofix‘in doğa dostu ürün sayısını daha da arttıracağız ve doğayı koruyan projelere müşterilerimizle birlikte imza atacağız. 

Yeşil Ofix‘i daha da geliştirmek için Eczacıbaşı Profesyonel, Unilever Food Solutions, Adore MobilyaGP Batteries, Acco Brands, Le Color gibi iş ortaklarımıza sürekli temas halindeyiz. 16 Mayıs 2018 tarihinde yapılacak WWF Yeşil Ofis Üyeler Buluşması‘nda, Türkiye’deki 75 yeşil ofis sertifikasına sahip şirkete bu kategorimizi ve projemizi tanıtacağız. Ofix‘le doğa dostu ofisler, enerji tasarrufu ve doğanın korunmasına büyük bir katkı sağlayacaktır. 

Bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederiz. 

Ben teşekkür ederim. Sevgiyle…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler