Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Minoru Usui’nin Başarı Hikayesi

Yayınlandı

tarihinde

Minoru Usui ve Epson hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

1979 yılında Epson‘da mühendis olarak çalışmaya başlayan Minoru Usui, geliştirdiği piezo teknolojisi sayesinde Epson‘un dijital baskı sistemlerinde fark yaratmasını sağladı. 1993 yılında lansmanı yapılan piezo baskı kafası, yalnızca dönemin en iyi yazıcı performansını sağlamadı, aynı zamanda baskı teknolojilerinde bir standart haline geldi. Alanında gösterdiği başarılar sayesinde 2007 yılında şirketin CEO’luğunu, 2008 yılında ise başkanlığını üstlenen Minoru Usui yönetiminde Epson, yazıcılar ve dijital baskı sistemlerinde dünya liderliğini güçlendirdi. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Minoru Usui‘nin hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Minoru Usui

Minoru Usui, 22 Nisan 1955 tarihinde dünyaya geldi. 1979 yılında Tokyo Üniversitesi Mühendislik Fakültesi‘nden mezun olduktan sonra, gemicilikle ilgili bir şirkette 6 ay boyunca mühendis olarak görev yaptı. Ardından, Shinshu Seiki ailesine katıldı. Seiko saatleriyle özdeşleşen ve ileride Seiko Epson Corporation ismini alacak olan şirket, Epson markasıyla Japonya’nın Batı’yla rekabet sürecinde önemi giderek artmakta olan teknolojik ürünlerin imalatını yapıyordu. 1964 yılında Tokyo’da düzenlenen Olimpiyat Oyunları için geliştirilen EP-101 elektronik yazıcılar, şirkete önemli bir pazar gücü sağlamıştı. 1968 yılında seri üretimine başlanan bu yazıcılar, Seiko ve Epson markası için baskı teknolojilerinde kaydedilecek büyük yeniliklerin habercisiydi.

1979 yılında Shinshu Seiki‘de Epson için çalışmaya başlayan Minoru Usui, Epson‘un Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerinde aktif bir rol üstlendi. Özellikle de EP-101‘in geliştirilmesi sürecinde çok önemli başarılar elde etti. EP-101 yazıcılar, dünyanın ilk kompakt ve dijital yazıcısıydı ve baskı teknolojileri alanında bir dünya devi olan Xerox‘la rekabetinde Epson‘a çok önemli bir avantaj sağlamıştı. Mürekkep püskürtmeli yazıcılar çağının başladığı bu dönemde Minoru Usui‘nin katıldığı projeler, EP-101‘in daha da geliştirilmesini sağladı. Öyle ki, enerji tüketiminde yüzde 95 oranında tasarruf sağlandı.

1980’li yıllarda, dijital yazıcıların yanı sıra hesap makineleri alanında da önemli gelişmeler yaşanıyordu. Hesap makinelerinde Kashio Kardeşler ve Casio markası, ilerlemenin motor gücü haline gelmişti. 1950’li yıllarda Japonya’nın ilk elektrikli hesap makinesini üretmeyi başaran Kashio Kardeşler, mekanik hesap makineleri devrinin kapanmasını sağlamıştı. Baskı teknolojilerinde Xerox‘la rekabetinde EP-101‘le önemli bir avantaj elde eden Seiko ve Epson, 1980’lerde dijital ürünlerde yelpazesini genişletmek ve pazar gücünü arttırmak için Casio‘yla rekabete başladı. Bu süreçte Minoru Usui, hesap makineleri için bir mini yazıcı geliştirme projesinin yönetimini üstlendi ve hesap makinelerini piezoelektrik baskı sistemleriyle birleştiren yeni teknolojiler üzerinde çalışmalar yaptı.

Minoru Usui’nin Epson’da Yükseliş Serüveni

1990’lı yıllar, Minoru Usui ve Epson için çok önemli değişimlere sahne oldu. Piezoelektrik baskı sistemlerini geliştirmede Usui‘nin elde ettiği başarılar, piezoelektrik elemanlar sayesinde Epson‘un seri, kompakt ve yüksek performanslı yazıcılar geliştirmesini sağladı. 1993 yılında Minoru Usui öncülüğünde geliştirilen piezo baskı kafası, yalnızca dönemin en iyi yazıcı performansını sağlamadı, aynı zamanda baskı teknolojilerinde bir standart haline geldi. Yazıcı tarafından kendilerine elektrik sinyalleri gönderildiğinde vuruş yapan piezo kristallerini kullanan piezo teknolojisi, net ve keskin baskılar için hem şekil, hem de boyut bakımından tutarlı damlacıklar üretiyordu. Bu başarı sayesinde Minoru Usui, 1997 yılında Epson‘un ürün geliştirme ve tasarım departmanının yönetimini üstlendi.

Usui‘ye göre teknolojinin ilerlemesinde herhangi bir sınır yoktu. Bu ilerlemeye öncülük yapmak içinse çok çalışmak ve gözlem gücünü geliştirmek gerekiyordu. Piezo teknolojisi, yüksek hızda baskı alabilmek için mürekkep damlacıklarını her bir nozülden saniyede 40 bin kez püskürtebiliyordu. Zaman içinde daha da geliştirilen bu teknoloji Epson‘a, Xerox‘la rekabetinde EP-101‘den sonra en büyük ikinci avantajı kazandırdı. Usui‘nin Epson‘da yükseliş serüveni, 2002 yılında direktörlük ve genel müdür yardımcılığı, 2005 yılında üretim mühendisliği ve geliştirme COO’luğuyla devam etti. 2004 yılında genel müdür yardımcılığını sürdürürken, şirketin kurumsal araştırma ve geliştirme bölümünün başkanlığını üstlendi.

Epson’da Minoru Usui Dönemi

Minoru Usui‘nin Epson‘daki kariyeri, 2007 yılında atandığı CEO’luk ve 2008 yılında gelen başkanlıkla birlikte en üst noktaya ulaştı. Epson‘da geçirdiği 28 yıllık sürenin ardından gelen CEO’luk görevi Usui‘nin sorumluluklarını arttırdı. Ve Epson‘da uluslararasılaşmadan kaynaklanan pek çok sorunun çözümüne önemli bir katkı sağladı. Başta iş modelleri olmak üzere çeşitli konularda geliştirdiği çözüm modelleri, Epson‘un yazıcılar ve dijital baskı sistemlerinde dünya liderliğini güçlendirdi. Aradan geçen 12 yıllık süre boyunca Epson’un güçlü yönlerine odaklanıp ürün gruplarını buna göre yeniledi, yeni iş alanları geliştirerek faaliyetlerini yeniden düzenledi ve mali yapısını konsolide etti. Dijital baskı sistemlerinde verimli, kompakt ve hassas teknolojilerin kullanılmasına öncülük yaptı.

Ofis dostu Epson ürünleri Ofix.com’da!

Minoru Usui‘nin başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Epson ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Epson L4160 Çok Fonksiyonlu Renkli Mürekkep Tanklı Yazıcı

Listemizin ilk sırasında, Epson L4160 çok fonksiyonlu renkli mürekkep tanklı yazıcı var. Yazıcı, tarayıcı ve kopyalama özelliklerine sahip bu ürünleri ister USB kablosuyla, isterseniz Wi-Fi bağlantı özelliğiyle kullanabilirsiniz. Baskı hızı siyah çıktılar için dakikada 10.5, renkli çıktılar için 5 sayfa. Sipariş için ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Epson T7021XL Siyah Mürekkep Kartuş

Listemizin ikinci sırasında, Epson T7021XL siyah mürekkep kartuş var. 45 ml’lik bu ürünlerle yaklaşık 2400 sayfa çıktı alabilirsiniz. Sipariş için ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Epson C13S015647 2’li Yazıcı Şerit

Listemizin üçüncü sırasında, Epson C13S015647 2’li yazıcı şerit var. Siyah renkli ve nokta vuruşlu bu ürünlerde baskı kapasitesi, yaklaşık 4 milyon karakter. Sipariş için ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Epson ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler