Bizi Takip Edin

Lifestyle

Mobbing nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Mobbing hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

İş hayatında en çok karşılaşılan sorunlar arasında mobbing üst sıralarda yer alıyor. İlk olarak 1984 yılında İsveç’te iş hayatında güvenlik ve sağlık konulu bir raporda Prof. Heinz Leymann tarafından kullanılan mobbing kavramı, Türkçeye “yıldırma” veya “bezdirme” olarak çevrilmekte. Aslına bakarsanız mobbing, iş hayatında belli bir grup tarafından yapılan tüm psikolojik tacizleri kapsar. Bununla birlikte, bir çalışanın başka bir çalışana psikolojik baskı uygulaması mobbing değildir. Nitekim mobbingden bahsedebilmek için bazı şartların oluşması gerekir. Bunların başında, psikolojik baskının tek bir kişi tarafından değil, belli bir grup tarafından uygulanması geliyor. Mobbinge işyerlerinin yanı sıra kamu kurumlarında da rastlanılmakta ve mobbingle mücadele için gerekli adımlar atılmakta. İşyerlerinde ise maalesef bu konuda istenilen sonuçlar alınamıyor. Çalışanların ruh sağlığını bozan mobbing, bazı durumlarda intihara sürükleyecek kadar tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, mobbing konusunu ele alacağız ve mobbinge karşı neler yapılması gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Kısaca Mobbing

Mobbingle ilgili son yıllarda artan farkındalıklar “Mobbing nedir?” sorusunun kamuoyu tarafından sıkça sorulmasını sağlamakta. Mobbingle mücadelede her şeyden önce yapılması gereken en önemli şey, “Mobbing nedir?” sorusunu doğru şekilde yanıtlamaktır. Çünkü mobbingle mücadelede başarılı olmak için öncelikle mobbingi iyi tanımak gerekir. Sözcük anlamı itibariyle mobbing, İngilizce mob sözcüğünden gelmekte. Mob sözcüğü İngilizcede, “şiddete başvuran yasa dışı insan kitlesi” anlamına geliyor. Sözcüğün Latince kökü ise “eşkıyalık” anlamına gelen mobile vulgus deyiminden gelmekte. Bu yönüyle mobbingin en önemli davranışsal belirtisi, kişinin maruz kaldığı psikolojik şiddetin belli bir gruptan geliyor olmasıdır. Bu çerçevede 1990’lı yıllarda mobbing kavramı, işyerlerinde çalışanlara belli bir grup tarafından uygulanan psikolojik şiddeti ifade edecek şekilde kullanılmaya başlandı. Mobbingle ilgili yapılan araştırmalar derinleştikçe, mobbingin iş hayatında maddi ve manevi bakımdan yol açtığı zararların boyutları daha iyi anlaşıldı. Bu çalışmalar sayesinde mobbingle mücadelede neler yapılabileceği de incelendi. Mobbingi cezalandırmaya dönük çeşitli hukuki düzenlemeler yapıldı. 

Mobbingin diğer maddi unsurlarına baktığımızda, çalışana uygulanan psikolojik şiddetin sistematik hale gelmesi, uzun süre devam etmesi ve çalışanın itibarına zarar vermesi gerektiğini söyleyebiliriz. Çalışanın özgüvenini ve özsaygısını azaltan mobbinge karşı çalışanın herhangi bir tepki vermemesi de önemlidir. Başka bir deyişle, işyerinde belli bir grup tarafından kendisine yapılan sataşmalara cevap veren, aynı ölçüde veya misliyle karşılık veren kişiler mobbing mağduru kapsamında değerlendirilmez. Bu gibi durumlarda çalışanın belli bir grupla arasında çatışma olduğu sonucuna ulaşılır. Oysa mobbingde uygulanan psikolojik şiddet tek taraflıdır ve çatışma yoktur. Yani mağdur karşı tarafa psikolojik şiddet uygulamaya çalışmaz. Grubun uyguladığı psikolojik şiddet, çalışanın kişiliğine, mesleki konumuna, sosyal ilişkilerine ve ruh sağlığına zarar verebilir. Gerekçesi ne olursa olsun grubun gerçekleştirdiği tüm kasıtlı olumsuz tutum ve davranışlar mobbingin kapsamında genişlemeye neden olur. Bu bakımdan mobbingle mücadelede psikolojinin yanı sıra sosyoloji, hukuk, yönetim bilimi gibi farklı disiplinlerin ortak çalışmalar yapmaları gerekir. 

Mobbingin kapsamı nedir?

Mobbingin tanımında yer alan psikolojik şiddet olgusu, içinde pek çok farklı olguyu barındırmakta. Bunlar içinde en çok baskı kurma, rahatsız etme, dışlama, gözden düşürme, motivasyonu ve özgüveni azaltma davranışlarının öne çıktığını söyleyebiliriz. Bu şiddet türünde herhangi bir fiziksel şiddet yoktur. Bununla birlikte mağdurda ileri derecede stres, depresyon, kaygı bozukluğu gibi şikayetler oluşur. Hangi yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve sosyal statüde olursa olsun tüm insanlar, hayatları boyunca psikolojik şiddete maruz kalabilirler. Fakat psikolojik şiddetin mobbinge dönüşmesi için belli bir grup tarafından, uzun süre ve sistematik şekilde uygulanması gerekir. Psikolojik şiddette kişi, istemediği birtakım davranışları yapmaya psikolojik yöntemlerle zorlanır. Mobbingde ise daha çok kişinin bulunduğu konumu terk etmesi veya istifa etmesi istenir. Mağdurun hissettiği aşağılanma, dışlanma, öfkelenme, cezalandırılma vb. duygular ruh sağlığını ciddi ölçüde bozar. Bunun sonucunda mağdur, fiziksel açıdan da bazı sorunlar yaşamaya başlar. Örneğin baş ağrısı, baş dönmesi ve uykusuzluk bunlar içinde en önemlileridir. 

Aslına bakarsanız mobbing uygulamak, işyerlerinin yanı sıra okul, hastane ve benzeri ortamlarda da görülebiliyor. Fakat bu gibi ortamlarda mobbingle mücadele daha etkin şekilde yapılmakta. Çünkü mobbinge başvuran kişilerin kamu görevlisi olması, önleyici mekanizmaları daha etkin şekilde devreye sokuyor. İşverenler veya şirket yöneticileri ile çalışanlar tarafından uygulanan mobbingde ise şikayetler çoğu zaman çözümsüz kalıyor. Veya yıllarca süren hukuki davalarla sonuçsuz kalabiliyor. Oysa çalışanın bulunduğu statüyü küçümsemek, onu tecrit etmek, farklı düşüncelerinden dolayı onu hor görmek, hukuk sistemimizde mobbinge bağlı olarak cezalandırılan davranış şekilleridir. Ayrıca sözünü kesmek, kişiye lakap takmak, sataşma amaçlı mail göndermek, iş düzenini bozmak gibi davranışlar da belli bir grup tarafından gerçekleştirildiğinde mobbing kapsamında değerlendirilir. Ne var ki davaların uzun sürmesi, mağdurların başvuru şansını azaltıyor. Bu nedenle mağdur, çoğu zaman iş değiştirme yoluyla mobbingden kurtulmayı seçebiliyor. Mobbingin kapsamı içinde yer alan konularla ilgili olarak işverenlerin aldıkları önlemler de yetersiz kalabiliyor. 

Kimler mobbing uygular?

Mobbing kavramını uluslararası literatüre kazandıran Prof. Heinz Leymann‘a göre mobbinge başvuranlar, iktidar açlığı içinde olan, aşırı derecede kontrolcü ve korkak, nevrotik kişilik bozukluğuna sahip kimselerdir. Mobbingin yayılmasında en önemli neden ise grup içinde yer alma çabası ve dışlanma korkusudur. Dolayısıyla mobbingi başlatan kişi veya kişilerin aslında mağdurla ilgili belirli bir amaçları vardır. Ancak mobbingin yayılmasıyla birlikte grup psikolojisi ağır basar. Ve bu ilk amacın ötesinde sonuçlar ortaya çıkar. Mobbingi uygulayanlar içinde çalışanın amirleri veya astları olabileceği gibi, meslektaşlarının olması da mümkündür. Çalışanların yanı sıra kamu görevlileri de mobbinge başvurabilir. Uygulanan mobbing açık ve doğrudan olabileceği gibi, gizli ya da dolaylı yoldan da olabilir. Gerekçesi ve türü ne olursa olsun, mobbingin cezalandırılması için öncelikle mobbingi uygulayan kişilerin objektif yöntemlerle tespit edilmesi gerekir. Bu konuda tanık ifadeleri, sağlık raporları, kamera kayıtları, bilirkişi raporları vb. maddi kanıtlar önem taşır. Mağdur eğer mobbing davası açacaksa bu kanıtlardan yararlanmalıdır. 

Mobbing kimleri hedef alır?

İşyerlerinde mobbingle ilgili yapılan araştırmalara göre mobbing, aslında tüm çalışanlara ve her zaman uygulanabilen bir suçtur. Nitekim, çalıştığınız işyerinde iktidar açlığı içinde olan, nevrotik kişilik bozukluğuna sahip birisi varsa, çevresindekileri size karşı örgütlemesi için fazla bir nedene ihtiyacı yoktur. Konumu için gerekli yeterliliğe sahip olmayan yöneticiler veya çalışanlar da yine, kendilerinden daha donanımlı kişileri bir tehdit olarak algılayabilir. Bu nedenle onları saf dışı bırakmak için mobbinge başvurabilirler. Bununla birlikte mobbing daha çok yaratıcılık gerektiren işlerle uğraşan, alanında büyük deneyim sahibi, zeki ve çalışkan, kendisinden beklenenleri başarıyla yerine getiren ve dini, felsefi, kültürel bakımdan farklı düşünce, davranış veya inançlara sahip kişileri hedef alır. Yani mobbinge genellikle üstün kavrayış ve analitik düşünce yetenekleri sayesinde yaptıkları işlere artı değer katan kişiler maruz kalır. Şirketi bir üst lige taşıma potansiyeli olan, sorunları hızlıca çözen, liderlik yeteneği olan kişilerin mobbingle karşılaşması mümkündür.

Mobbingin etkileri nelerdir?

Mobbingin kişide yarattığı ilk değişim, motivasyon düşüklüğü ve verimlilik kaybıdır. Yöneticiler veya işverenlerden gelmesi durumunda ise mobbingin ruh sağlığını bozma etkisi daha yüksektir. Sürekli ve her konuda eleştiriye maruz kalmak, kişinin savunma mekanizmalarını fazlaca kullanmasına neden olur. Küçümsendiği için kendini kabul ettirme ihtiyacı oluşur. Sorduğu soruların veya yolladığı maillerin cevapsız kalması işe duyduğu ilgiyi azaltır. Mobbingi bizzat uygulayanlar kadar görmezden gelenler de mobbingin etkilerinin artmasına neden olur. Çünkü mağdurun hissettiği değersizlik duygusunu arttırır. Kendisini değersiz hisseden mağdur, olgu ve olaylara kontrol dışı tepkiler gösterir. İşe ilgisi azaldıkça odaklanma sorunları yaşar. Mobbingin etkileri özellikle ileriki aşamalarda kişinin duyduğu kaygı ve stresi tahammülü güç bir noktaya taşır. Uğradığı mobbingi maddi kanıtlarla ispat eden çalışanlar, iş sözleşmelerini haklı nedenle sonlandırıp mobbing tazminatı için hukuki yollara başvurabilir. Fakat ispatın oluşmaması durumunda sadece istifayla yetinme yoluna gidebilirler. 

Mobbing karşısında neler yapmak gerekir?

Mobbinge maruz kalıyorsanız yapmanız gereken ilk şey, şikayetleriniz hakkında maddi kanıtlar toplamaktır. Daha sonra, yöneticinize veya işvereninize bu kanıtları sunarak şikayetlerinizi net bir şekilde iletmelisiniz. Mobbingle ilgili olarak her türlü davranış, açıklama, mail, bu görüşme sırasında mobbingin ispatı olarak sunulmalıdır. Mobbingin çalışanlardan gelmesi, sorunların kısmen daha kolay çözümünü sağlar. Ancak yöneticiler veya işverenlerden gelmesi durumunda çözümü zordur. İşverenler mobbing tazminatı ödeme konusuna sıcak bakmadıkları için şikayetleri görmezden gelebilirler. Dolayısıyla taraflar arasındaki görüşmelerle mobbing sona erebilir. Ancak durumun daha kötü hale gelmesi de mümkündür. Bu nedenle şikayetlerinizi iletirken her türlü sonuca hazır olmalısınız. Bu gibi durumlarda aşırı karamsarlık yanlış olduğu gibi, aşırı iyimserlik de yanlıştır. Nitekim çalışma hayatında mobbing örnekleri incelendiğinde, görüşmelerin her iki yönde de sonuçlanabileceğini söyleyebiliriz. 

Mobbingle ilgili yaptığınız görüşmelerin sonuçsuz kalması durumunda, şikayetlerinizi iletebileceğiniz farklı kanallar mevcuttur. Bunlar içinde özellikle Alo 170 Çalışma Hayatı İletişim Merkezi, en sık başvurulan kanallardan biridir. Bu hattı her gün binlerce çalışan arayarak iş hayatlarıyla ilgili çeşitli sorunlarını iletmekte. Bunlar içinde mobbing şikayetleri de önemli bir paya sahip. Bunun yanı sıra, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi‘ne Alo 150 Hattı veya e-Devlet üzerinden de şikayetinizi iletebilirsiniz. Sisteme düşen şikayetler bu kanallar üzerinden dikkatle incelenerek çalışanlara kısa süre içinde dönüş yapılmakta. Diğer taraftan kamuda görev yapmaktaysanız ve şikayetleriniz kurum içinde çözülememişse Kamu Denetçiliği Kurumu‘na başvurabilirsiniz. Mobbinge karşı yargı yoluna başvurmak isterseniz mobbing dilekçesi hazırlayarak şikayetlerinizi yargıya taşıyabilirsiniz. Nitekim Yargıtay‘ın bu konuda mağdurlar lehine vermiş olduğu çok sayıda emsal kararı mevcut. Yargıdan istediğiniz sonucu alamamanız durumunda, Anayasa Mahkemesi veya TBMM Dilekçe Komisyonu‘na bireysel başvuru hakkınızı kullanabilirsiniz. İç hukuk yollarının tükenmesi durumunda ise AİHM‘e başvurabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Homeopati

    22 Şubat 2022 saat 18:24

    Mobbing konusunda aklıma hep İbni Sina’nın iki kuzu ve bir kurt deneyi gelir. Kuzulardan birini kurdu görecek şekilde koyar ve her iki kuzuyu da besler. Kurdu görmeyen kuzu, sakince, huzurlu bir şekilde beslenip büyürken diğer kuzu maalesef ölür. İşte bu deneyde ki gibi mobbing te insanları sessizce yok eden bir şey… Söylenecek çok şey var ama zaten yazı olması gerekeni tam olarak anlatmış…

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler