Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis harcamalarından tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Bu haftaki blogumuzda ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri ile ilgili çok önemli bilgiler paylaşacağız. Bu bilgiler sayesinde sıkıntılarınızda bir miktar iyileşme sağlayabileceğinize inanıyoruz. Bunların bir kısmını belki aranızda bilenler ve uygulayanlar vardır. Ve tabii, bunların bir bütün oluşturduğunu unutmamalısınız. Yani birini yapıp diğerini yapmadığınızda tasarruftan beklediğiniz sonuçları alamayabilirsiniz. Hadi hemen başlayalım. 

Belgelerinizi dijitalleştirin.

Hepinizin bildiği gibi, ofis harcamalarının en önemli kısmını fotokopi kağıdı, toner, kartuş, drum masrafları oluşturuyor. Hangi sektörde ne tür bir iş yaparsanız yapın, bu araçları kullanmak durumunda kalabilirsiniz. Dolayısıyla ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri listemin ilk sırasına belgeleri dijitalleştirmeyi koyuyorum. Ofiste yaptığınız işleri şöyle bir gözden geçirin bakalım. Bunlar içinde dijital kanallar üzerinden yapabileceğiniz işler yok mu? Özellikle insan kaynaklarıyla ilgili işleri dijital kanallardan takip edemez misiniz? Mesela çalışanlarınız izin kullanmak istediğinde form doldurup imzanızı almak zorunda mı? Bu işler niçin dijital kanallar üzerinden yapılmasın? Personel yönetiminin yanı sıra envanter ve zimmet yönetimi gibi işleri dijital kanallar üzerinden yapamaz mısınız? Bu bağlamda sizlere HRplan uygulamasını özellikle tavsiye ederim. Çünkü kullanıcı dostu bir arayüzü var. Bulut tabanlı erişim imkanı sunuyor. Ve altyapısı çok güçlü. Belgelerinizi dijitalleştirme konusunda bu uygulama iyi bir başlangıç olabilir. Bu sayede ofisinizdeki kağıt, toner vd. masraflarınızdan tasarruf etmeye başlayabilirsiniz. 

Altyapınızı güçlendirin.

Pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma sisteminin sağladığı nimetlerin farkındasınız değil mi sevgili arkadaşlar? Bu süreç özellikle beyaz yakalıları birçok sıkıntıdan kurtardı. Örneğin artık sabahın köründe kalkmıyoruz. Trafik sorunumuz yok. Ailemizle daha çok zaman geçiriyoruz. Bu süreç işverenlere de büyük fayda sağladı. İşletmenin elektrik, doğal gaz, su, yemek, içecek vb. giderlerinden tasarruf imkanı oluştu. Ayrıca çalışanların verimliliği arttı, personel sayısı azaldı. Bununla birlikte, uzaktan çalışma sistemine geçiş için bazı teknik gereksinimler mevcut. Eğer iş modeliniz uzaktan çalışma sistemine uygunsa altyapınızı güçlendirerek bu sistemin tüm avantajlarından yararlanabilirsiniz. Örneğin bulut çözümleri, sunucu güvenliği, IP santral gibi uygulamalar bir taraftan tasarruf sağlar. Bir taraftan da operasyonunuza esneklik kazandırır. Ayrıca e-fatura ve benzeri uygulamalar, ortak dosya sistemi, ortak çalışma araçları gibi konuların tasarrufa etkisi büyük. Bu konuda sizlere Hipposoft şirketini tavsiye ederim. Yeni nesil dijital bir iş geliştirme şirketi olan Hipposoft‘un deneyimli kadrosu sizlere bu konularda gerekli desteği sağlar. 

Periyodik bakım işlerinizi ihmal etmeyin.

Ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri listemin üçüncü sırasında periyodik bakım işleri var sevgili arkadaşlar. Ofis giderleri içinde elektrik ve doğal gaz giderlerinin payı oldukça büyük. Tasarruf yöntemleri dediğimizde birçok kişinin aklına kombiyi, klimayı daha az çalıştırmak geliyor. İyi ama, bunların bakımını ihmal etmişseniz daha az çalıştırsanız bile yeterince tasarruf yapamazsınız. Kombi bakımı içinde örneğin baca temizliği yılda bir kez yapılmazsa kombinin doğal gaz sarfiyatı artar. Klima bakımı içinde filtre temizliği, iç ve dış ünite temizliği enerji sarfiyatını doğrudan etkiler. Periyodik bakım işlerinin de elbette belli bir maliyeti var. Ancak orta ve uzun vadede bu maliyet size tasarruf yoluyla geri döner. Üstelik daha fazla avantaj sağlar. Bu gibi işler için benim tavsiyem Servis365 şirketidir. İşletmenizle ilgili her türlü bakım, onarım, tadilat vb. işleriniz için Servis365‘le iletişime geçebilirsiniz. Yurt genelini kapsayan hizmet ağıyla Servis365 ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri içinde elektrik ve doğal gaz giderlerinizi azaltacak çözümler sunmakta. 

Ofis cihazlarının kullanımını takip edin.

Belgelerinizi dijitalleştirdiniz, çalışanlarınızı uzaktan çalışma sistemine geçirdiniz, periyodik bakım işlerinizi yaptırdınız diyelim. Sırf bu üç yöntem bile tasarruf etmenin yolları konusunda size önemli kazanımlar getirecektir sevgili arkadaşlar. Şimdi gelelim doğrudan doğruya ofisinizle ilgili konulara. Çalışanlar öğle yemeğine çıkarken bilgisayarlarını kapatıyorlar mı? Peki ya eve giderken? Günde bir defa fotokopi çekmek için kullandığınız fotokopi makinesi gün boyunca açık kalıyor mu? Toplantı odasında aydınlatma ve havalandırma sistemleri açık bırakılıyor mu? Bu son derece önemli konular ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri bağlamında büyük sonuçlar doğurur sevgili arkadaşlar. Bu konularda bazı şehir efsanelerine sakın kulak asmayın. Örneğin bilgisayar uyku modunda bile olsa enerji sarf etmeye devam eder. Bu nedenle molaya çıkarken kapatmak gerekir. Fotokopi makinesini gereksiz yere açık tutmak çok büyük bir israftır. Toplantı odasını gün içinde takip ederseniz aydınlatma ve havalandırma sistemlerindeki gereksiz kullanımları önlersiniz. Hatta daha iyisi, çok gerekli olmadıkça toplantı yapmayın. Ya da dijital kanalları kullanın. 

Sensörlü ürünlerle henüz tanışmadınız mı?

Pandemiyle birlikte talebi artan ürünlerden biri de sensörlü ürünlerdi sevgili arkadaşlar. Bu ürünler ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri bağlamında önemli sonuçlar sağlamakta. Örneğin sensörlü sıvı sabun dispenseri bir taraftan el yıkamada hijyenik çözümler sunuyor. Çünkü teması kesiyor. Bir taraftan da gereksiz sabun tüketimini önlüyor. Onlarca kişinin çalıştığı işyerlerinde sırf bu yöntemle sıvı sabun giderlerinizde ciddi bir tasarruf elde edebilirsiniz. Tasarruflu olmanın yolları birçok kişiye ürünleri daha az kullanmak gibi geliyor. Oysa tasarruf yapmak için her ürünü ancak ihtiyacınız kadar ve doğru şekilde kullanmalısınız. Sensörlü ürünler işte bu konuda büyük bir avantaja sahip. Çünkü ürünü size zaten ihtiyacınız ölçüsünde sunuyor. Ayrıca sensörlü kağıt havlu makinesi ve el kurutma makinesi de bu konuda faydalıdır. Ofisinizde kağıt havlu tüketimi fazlaysa, gereksiz kullanımı önlemek için sensörlü kağıt havlu makinesi kullanabilirsiniz. Ya da el kurutma makineleri iyi bir seçim olabilir. Bunlar en iyi tasarruf yöntemleri içinde önemli fırsatlar sunmakta. 

Alışveriş yapmadan önce liste hazırlamalısınız.

Ofis harcamalarının ev harcamalarından önemli bir farkı var sevgili arkadaşlar. Ev için alışveriş yaparken hazırladığınız listenin bazen biraz dışına çıkabilirsiniz. Markette veya online kanallarda gördüğünüz bir ürünü mesela kendinizi şımartmak için sepete ekleyebilirsiniz. Ancak ofis harcamaları böyle değildir. Ofis için alışveriş yapmadan önce mutlaka liste hazırlamanız gerekir. Eğer standart kullanıcıysanız, listenizin yetkili kullanıcı tarafından onaylanması gerekir. Tam yetkili kullanıcı olsanız bile listenin dışına çıkıp her gördüğünüz ürünü sepete eklememelisiniz. Sepete ekleyeceğiniz ürüne şubenizde veya diğer şubelerde gerçekten ihtiyaç var mı? Size böyle bir talep iletildi mi? Bu konularda iletişime geçmeden listenin dışına çıkmamalısınız. Alışverişe başlamadan önce hazırladığınız liste ile alışveriş sonunda aldığınız ürünleri karşılaştırmayı da ihmal etmemelisiniz. Böylelikle alışveriş aşamalarında daha bilinçli adımlar atabilirsiniz. Onay süreçlerinde de sıkıntı yaşamazsınız. Ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri size her ürünü doğru zamanda ve doğru şekilde satın alma bilinci kazandırır. Bu yolla yöneticilerinizin takdirini de kazanırsınız. 

Ofis harcamalarını mutlaka incelemelisiniz.

Bu madde işverenlerle ilgili. Ofis harcamalarını bizzat yapsanız da yapmasanız da harcamaları mutlaka incelemeyi alışkanlık haline getirmelisiniz sevgili işverenler. Ofisinizde ayda ne kadar fotokopi kağıdı, kahve, şeker tüketiliyor? İhtiyaçlarınızı karşılamak için hangi kanalları tercih ediyorsunuz? Alışverişlerinizi hangi sıklıkla gerçekleştiriyorsunuz. Ofis harcamalarından tasarruf yapmak için bu sorular kritik bir öneme sahip. Siparişleri siz veriyorsanız, bunları daha kolay takip edebilirsiniz. Fakat satınalma biriminiz gerçekleştiriyorsa takibi sakın ihmal etmeyin. Hatta gerektiğinde sorular sorun. İlgili kişi bu konularda ne gibi araştırmalar yapıyor acaba? Hangi ürünü hangi fiyata nereden daha uygun şekilde alabileceğine bakıyor mu? Ofis harcamalarını düzenli şekilde incelerseniz bu konularda farkındalıklar artar. Bu da alışverişlerin daha planlı ve ekonomik şekilde gerçekleşmesini sağlar. Bu konularda online kanallar çok daha avantajlı. Örneğin benim sevgili şirketim Ofix ofis harcamalarını inceleme konusunda birçok pratik çözüm sunuyor. Sistemimizden çekeceğiniz satış raporlarına bakarak ofis harcamalarından tasarruf yöntemleri konusunda önemli kazanımlar elde edebilirsiniz. 

Tasarruf konusunda belli hedefleriniz olmalı.

Hangi işte olursa olsun hedef koymak başarıya giden yolda en önemli adımlardan biridir sevgili arkadaşlar. Hedefi doğru koyar, çalışanların bu hedefi benimsemesini sağlarsanız her konuda başarıya ulaşırsınız. İnternette bazen görüyorum, “bilinmeyen tasarruf yöntemleri” türünden bazı paylaşımlar yapılıyor. Tasarrufla ilgili aslında bilinmeyen bir şey yok. Kullandığınız her ürünü doğru zamanda doğru şekilde kullanmalı, gereksiz kullanımları önlemelisiniz. Ürünleri doğru şekilde saklamalı, ihtiyaç duymadığınız hiçbir şey almamalısınız. Tasarrufun temel mantığı işte budur. Ancak bu mantığın doğru işlemesi için hedeflerinizin de somut olması lazım. Örneğin, bu ay elektrik sarfiyatında yüzde 20 tasarruf yapma hedefi koyabilirsiniz. Bu hedefi tüm çalışanlarınızın benimsemesini sağlayın. Böylelikle çalışanlar bu hedefe ulaşmak için kendi yöntemlerini geliştirirler. Akşam çıkarken kapatacakları bilgisayarlar bile bu noktada önemli bir kazanım sağlar. Bu hedefleri her konuda koyabilirsiniz. Şu şartla ki, uygulanabilir olmalı ve tüm ekip tarafından benimsenmeli. Ay sonunda bir de bakmışsınız ki, hedeflerin üzerinde başarılar oluşmuş. Neden olmasın!?… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler