Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Nobuaki Kurumatani ve Toshiba

Yayınlandı

tarihinde

Nobuaki Kurumatani ve Toshiba hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

2018 yılında Toshiba‘ya CEO olarak ataması yapılan Nobuaki Kurumatani, esasen bankacılık sektöründen geliyordu ve teknoloji alanında hiçbir deneyime sahip değildi. Toshiba‘nın 1990’lardan itibaren aşırı büyüyen ve yönetilemez hale gelen idari ve mali yapısını güçlendirmek için şirket yönetimi, en doğru ismin Nobuaki Kurumatani olduğuna karar vermişti. Daha önce Sumitomo Mitsui Banking Corporation ve Sumitomo Mitsui Financial Group‘ta hayata geçirdiği reformlar, mali disiplin konusunda Nobuaki Kurumatani‘nin ne kadar başarılı olduğunu göstermişti. Daha sonra CVC Asia Pacific Ltd.‘de de çok önemli reformları hayata geçiren Nobuaki Kurumatani, 2018 yılında Toshiba‘ya geçti ve CEO’luk görevini üstlendi. Nobuaki Kurumatani ile birlikte Toshiba, mali yapısını güçlendirdiği gibi inovasyon alanında öncü konumunu da güçlendirdi. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Toshiba‘nın CEO’su Nobuaki Kurumatani‘nin başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Nobuaki Kurumatani kimdir?

Nobuaki Kurumatani, 23 Aralık 1957 tarihinde Japonya’nın Ehime eyaletine bağlı Niihama kentinde dünyaya geldi. Tokyo Üniversitesi‘nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra iş hayatına 1980 yılında Tokyo merkezli Sumitomo Mitsui Banking Corporation‘da başladı. Kısa adı SMBC olan şirket, Japonya’nın en büyük ikinci bankasıydı ve Japon ekonomisinde finans akışına yön vermede stratejik bir konumda bulunuyordu. SMBC‘de 27 yıl boyunca banka görevlisi olarak çalışan Nobuaki Kurumatani, 2007 yılında yönetici konumuna yükseldi. Aynı zamanda da Sumitomo Mitsui Financial Group‘un genel müdürlüğünü üstlendi. 2012 yılında ise şirketin CEO’luğuna atandı. 

SMBC‘de banka görevlisi olarak çalıştığı süre boyunca Nobuaki Kurumatani, finansal konularda karar verme süreçlerinin uzamasından şikayet ediyordu. Ekonominin yumuşak karnını oluşturan sıcak para hareketlerinde en küçük bir yavaşlama, ekonomi için zincirleme sonuçlar doğuruyordu. Şirketin yönetici konumuna atandıktan sonra karar alma süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik projeleri hayata geçirdi. Özellikle orta kademe yöneticilere verilen yetkilerin alt kademelere paylaştırılması uygulaması sayesinde istediği sonuçları almaya başladı. SMBC‘de gerçekleştirdiği bu gibi dönüşümler sayesinde bankanın hizmet kalitesi yükseldi. İnsan kaynakları gücünden tasarruf sağlandı. SMBC‘nin yanı sıra SMFG‘nin de hayata geçirdiği pek çok reformun temelinde Nobuaki Kurumatani‘nin imzası vardı.

CEO’luk görevinin yanı sıra Nobuaki Kurumatani, 2017 yılına kadar SMBC‘nin başkan yardımcılığı görevinde bulundu. Ardından, CVC Asia Pacific Ltd. şirketine başkan olarak geçti. SMFG‘den sonra CVC‘de de Nobuaki Kurumatani, şirketin idari alanlarda yapacağı pek çok reformun temellerini attı. Nitekim, Asya’daki özel sermaye şirketlerinin en büyüğü olan CVC, aşırı büyümeden kaynaklı yönetilememe sorunu yaşıyordu. Yatırım uzmanları ve bölgesel ofis ağları arasında koordinasyonu sağlamak giderek zorlaşıyordu. Nobuaki Kurumatani döneminde CVC, tüketici ve hizmet sektörüne odaklandı. Asya’daki varlığını satın almalarla güçlendirdi. Şirketin Japonya merkezli Asya Pasifik ayağının basınla ilişkileri de Nobuaki Kurumatani tarafından yönetildi. Katıldığı etkinlikler sayesinde Nobuaki Kurumatani, Japon kamuoyunun tanıdığı ve ilgi duyduğu bir iş insanı haline geldi. 

Toshiba’ya Geçiş

Nisan 2018’de Nobuaki Kurumatani, Toshiba ailesine katıldı ve Haziran ayında CEO olarak atanması gerçekleşti. Bu dönemde Toshiba, oldukça sıkıntılı bir süreçten geçiyordu. 140 yıldan uzun bir marka geçmişine sahip olan Toshiba, elektronik alanında ve bilgi teknolojisi sistemlerinde pek çok yeniliğe imza atmıştı. İlk çift bobinli elektrik ampulü, ilk elektrikli çamaşır makinesi, ilk görüntülü telefon, ilk elektronik kasa, ilk notebook bilgisayar, ilk NAND flaş bellek, ilk dijital fotokopi makinesi ve ilk özel gözlük gerektirmeyen 3D LCD televizyon bu yeniliklerden yalnızca birkaçıydı. Fakat ne var ki, Toshiba‘nın yatırımları geniş bir yelpazeye yayılıyor, farklı sektörler arasında koordinasyon sağlamak mümkün olmuyordu. Bu konuda en önemli sorunlar enerji yatırımlarıyla ilgiliydi. Ve şirket yönetimi, enerji alanında yaşadığı milyarlarca dolarlık kayıptan sonra enerji yatırımlarını sınırlandırma kararı almıştı.

Nobuaki Kurumatani‘nin Toshiba‘ya katıldığı dönemde şirket yönetimi, başta flaş bellekler olmak üzere pek çok birimini elden çıkarma kararı almıştı. Bu sayede şirket yönetimini uğraştıran sorunlara kökünden çözüm sağlanacağı gibi, şirketin mali yapısı da güçlendirilecekti. Haziran ayında CEO olarak atanması onaylanan Nobuaki Kurumatani, ilk olarak Toshiba‘nın 700 milyar Japon Yeni değerindeki temettü payını geri aldı. Bu kararla birlikte Toshiba içinde doğal olarak şaşkınlık yarattı. Nitekim kendisi, Toshiba‘ya yeni katılmış ve CEO olarak atanmıştı. Üstelik, elektronik ürünler veya enerji alanında hiçbir deneyime sahip değildi. Meslek yaşamını bankacılık alanında sürdürmüştü. Oysa, şirketin mali yapısını güçlendirmeye dönük aldığı kararlar sayesinde Nobuaki Kurumatani, kendisi hakkındaki soru işaretlerini ortadan kaldırdı. Toshiba‘yı inovasyon alanında dünya liderliğine taşımak için gerekli kaynakları şirketin öz kaynaklarından sağlama yoluna gitti. 

Toshiba’da Nobuaki Kurumatani Dönemi 

2000’li yıllarda Toshiba “şirket içi şirket” ilkesine dayalı bir şekilde büyük bir reform süreci başlatmış, bundan sonraki büyümesini enerji sektörü ve yarı iletkenler üzerinde şekillendirmeye karar vermişti. Reform sürecini destelemek için Toshiba bünyesinde 8 farklı şirket kurulmuş, bu şirketlerin her birine geniş bir özerklik tanınmıştı. Bu özerklik içinde tüm şirketler, kendi Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştiriyor, kendi operasyonlarını kendileri yönetiyordu. İdari açıdan kolaylık sağlayan ve şirketin mali yapısını güçlendiren bu süreç, 2010’lu yıllarda Toshiba hissedarları arasında ciddi bir rekabet başlattı. Çünkü enerji sektörü ve yarı iletkenler üzerinde faaliyet gösteren şirketler öne çıktı. Havalandırma ve iklimlendirme sistemleri ile diğer alanlarda hizmet veren şirketlerin ise kârlılığı giderek azaldı. Ve bu durum, bazı hissedarlar arasında rahatsızlık yarattı.

Nobuaki Kurumatani göreve başladığında Toshiba hissedarları arasındaki rekabet en üst noktaya ulaşmıştı. Öyle ki, Nobuaki Kurumatani‘nin bu rekabet nedeniyle görevde uzun süre kalamayacağı, kısa sürede istifa edeceği değerlendiriliyordu. Toshiba‘nın mali disiplinini korurken büyüyebilmesini sağlamak için Nobuaki Kurumatani, bu rekabeti şirket çıkarlarına uygun şekilde yönetmek istiyordu. Mali disiplini sağlamaya dönük adımları aynı zamanda da kaynak kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin artmasını sağladı. Şirketlerin Ar-Ge çalışmalarına yönelik bilgi paylaşımları, şirketler arasında iletişimi ve işbirliğini güçlendirdi. Bu süreçte Nobuaki Kurumatani, basınla ilişkilerini güçlü tuttu ve Toshiba‘nın bölünmeye doğru gittiğine yönelik söylentileri kesin şekilde reddetti. Piyasalara verdiği güven sayesinde Toshiba hisselerinin değeri artarken, hissedarlar arasındaki rekabet de etkisini yitirdi. 

Koronavirüs Salgınında Toshiba ve Nobuaki Kurumatani

Toshiba‘da Nobuaki Kurumatani döneminin en önemli gelişmelerinden biri de şüphesiz ki koronavirüs salgınıydı. Dünya genelinde 190 binden fazla çalışana sahip küresel bir güç için bu salgın, hem çalışanların sağlığı ve operasyonun devamlılığı, hem de pazar gücünün korunması açısından zorlu bir süreçti. Salgın süresince temassız teknolojilerin öne çıkması, Nobuaki Kurumatani için yeni süreçte önemli fırsatları beraberinde getirmişti. Başta ödeme teknolojileri olmak üzere temassız teknolojilerde Toshiba‘nın atacağı adımlar, korona sonrası dönemde Toshiba‘yı sektörün lideri haline getirebilirdi. Havalandırma ve iklimlendirme sistemleri için de yine salgın dönemi yeni fırsatları beraberinde getirmişti. Solunan havanın kalitesini yükseltmeye dönük Ar-Ge çalışmalarına önem veren Nobuaki Kurumatani, koronavirüs salgınından Toshiba‘nın güçlenerek çıkması için büyük gayret sarf etti.

Ofis dostu Toshiba pilleri Ofix.com’da!

Nobuaki Kurumatani‘nin başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Toshiba pillerinden Toshiba Heavy Duty karbon AA kalem pil 1.5 V 4 adet ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Karbon piller daha çok düşük akım çeken TV kumandası, mini el feneri gibi araçlar için uygun özelliktedir. Ofisinizde bu gibi araçlar için AA kalem pil ihtiyacınız varsa bu ürünler iyi bir seçim olabilir. 1.5 V’luk 4 adet AA kalem pilden oluşan bu ürünleri düşük akım çeken cihazlarınızda kullanabilirsiniz. Sipariş işlemleriniz için burayı tıklayabilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlar için gerekli işlemleri buradan yapabilirsiniz.  

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Toshiba ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler