Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Nuri Erbak ve Uludağ

Yayınlandı

tarihinde

Nuri Erbak hayatı ve başarı hikayesiyle Ofix Blog'da...

Yerli maden suları ve gazlı içecekler pazarında çok önemli bir konumda bulunan Uludağ‘ın 150 yıllık marka tarihinde Nuri Erbak isminin çok özel bir yeri var. 1938 yılında üstlendiği şirket yönetimini II. Dünya Savaşı’nın zorlu koşulları altında başarıyla sürdüren Nuri Erbak, Efsane Uludağ Gazozu‘nun formülünü bularak Uludağ İçecek’in büyümesini sağladığı gibi, yerli maden suları ve gazlı içecekler pazarının da büyümesini sağladı. Nuri Erbak sayesinde Uludağ, hızlı bir büyüme ivmesi yakalayarak ülkemizi yabancı pazarlarda başarıyla temsil etmeye başladı. Adını taşıyan Nuri Erbak Anadolu Lisesi, Bursa’nın Yıldırım ilçesinde her yıl yüzlerce genci hayata hazırlıyor. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Nuri Erbak’ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız.

Kısaca Nuri Erbak

Nuri Erbak, 1914 yılında Bursa’da doğdu. Ailesi Bursa’nın köklü ailelerinden biriydi ve şehirde tanınıp sevilmekteydi. Bursa’nın en eski sokaklarından biri olan Orhan Sokağı’ndaki evleri Rum ve Ermeni ailelerle komşuydu. 1920 yılında Bursa’nın Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine, çok sevdikleri evlerini bırakıp Sarayönü Caddesi’ne taşındılar. Babası Mehmet Hakkı Bey’in işletmekte olduğu ünlü Alboyacılar Hamamı, Yunan işgali sırasında Kuva-yı Milliyecilerin buluşma noktasıydı. Bu dönemde ilkokula başlayan küçük Nuri, Bursa’da Türklere yönelik artan baskılar sonucu ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. 

1922 yılında Bursa’nın düşman işgalinden kurtulmasından sonra küçük Nuri ve ailesi, Bursa’ya geri döndüler. İstanbul’dayken ailesinin geçimini bakkalcılık yaparak sağlayan Mehmet Hakkı Bey, Bursa’ya döndükten sonra sigortacılık yapmaya başladı. 1930 yılına kadar bu mesleğe devam etikten sonra, gazozculuk işine girmeye karar verdi. Hamam işlettiği dönemden beri gazozculuğun getirisi yüksek bir iş olduğunu biliyordu. Fakat kendi işini kurmaya cesaret edemiyordu. Yakın arkadaşlarından Mustafa Bey’in teşvikiyle, 1930 yılında Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Uludağ İçecek şirketini kurdu.

1920’lerin sonlarında Bursa’da gazoz üretimi iki yerde yapılmaktaydı. Bunlardan ilki, Aliş Efendi ve Davi Efendi’nin ortak oldukları Sakarya Gazoz Fabrikası’ydı. İkincisi ise Mustafa Bey ve abisi Köse Hüseyin Efendi’nin işlettiği Kayhan Gazoz Fabrikası’ydı. Mehmet Hakkı Bey, Alboyacılar Hamamı’nda satışını yaptığı gazozları Mustafa Bey’den alıyordu. İşgal öncesi dönemde satışlar da iyi gidiyordu. Fakat Mustafa Bey, yaşı ilerlediği için işleri sürdürmekte zorluk çekiyor, fabrikayı güvenebileceği birisine devretmek istiyordu. Sonunda, Mehmet Hakkı Bey’le anlaştı ve Uludağ İçecek şirketi kuruldu. Piyasaya çıkan ilk ürünler için Nilüfer Gazozu ismi kullanıldı. Kısa bir süre sonra marka ismi olarak Uludağ kullanılmaya başlandı.

Uludağ’da Nuri Erbak Dönemi

Uludağ İçecek kurulduğunda küçük Nuri, eğitimini İstanbul’da abisi İhsan’la birlikte Cadde Bostan Amerikan Koleji’nde sürdürmekteydi. Okullar tatil olduğunda Bursa’ya dönüp Setbaşı’nda Mustafa Necip Sokağı’ında bulunan gazoz imalathanesinde babalarına yardım eden İhsan ve Nuri kardeşler, gazoz imalatına ilgi duymaya başladılar. Daha sonra Bursa’ya kesin dönüş yapan genç Nuri, Bursa Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Bu dönemde Erbak soyadını alan aile, Bursa’da gazoz imalatında büyük itibar görmeye başladı. Gazozlara küçüklüğünden beri ilgi duyan Nuri Erbak, imalathanede geçirdiği zaman diliminde işin püf noktalarını babasından öğrendi. 

1938 yılında Mehmet Hakkı Bey vefat etti. Bu gelişme üzerine şirket yönetimini Nuri Erbak üstlendi. Bu dönemde Uludağ İçecek’i oldukça zor günler bekliyordu. II. Dünya Savaşı’nın adım adım yaklaşmakta olduğu bu zaman diliminde şehirde gazoz tüketimi durma noktasına geldi. Satışlar ciddi ölçüde düştüğü gibi, ham madde temininde de çeşitli zorluklar başladı. Gazoz üretiminde kullanılan şekerin karneye bağlandığı ve tüketiminin kısıtlandığı bu dönemde Nuri Erbak, şirketi ayakta tutmak için büyük sıkıntılar çekti. Satışların yeniden canlanmaya başlaması, 1950’lerin başlarını buldu. Bu zor günlerde Nuri Erbak, en büyük desteği 1943 yılında evlendiği Neriman Erbak’tan gördü.

Uludağ İçecek’in kullandığı kaynak arazisi üzerinde işletme ruhsatının alınması, son derece uzun ve karmaşık bir sürecin sonunda gerçekleşti. Kaynak arazisi üzerinde ortaklık hissesini elinde bulunduran son varis Guido Parodi, hisselerini 1953 yılında Nuri Erbak ve ailesine devretti. Aynı kaynak arazisi üzerinde faaliyet göstermekte olan Uludağ Maden Suları’nın son sahibi Hüseyin Sıtkı Ulusu’nun hisseleri de 1958 yılında vefatının ardından, vasiyeti üzerine Nuri Erbak ve ailesine devredildi. Böylelikle Nuri Erbak, Uludağ İçecek’in hem kaynak arazisi, hem de işletme ruhsatı üzerinde tek söz sahibi oldu. Üretim tesislerinde kapasite artışına başladığı bu dönemde Nuri Erbak, Uludağ doğal kaynak suyu ile yeni pazarlara giriş yapmak istiyordu. 

Nuri Erbak ve Efsane Uludağ Gazozu 

Uludağ’ın 150 yıllık marka tarihinde Nuri Erbak ismini önemli hale getiren bir diğer neden ise şüphesiz ki, Efsane Uludağ Gazozu’nun formülünü bulmuş olmasıdır. Henüz çocukluk döneminde babasına yardım ederken kullandığı araçlar, yeni formüller geliştirmek konusunda Nuri Erbak üzerinde büyük bir heves yaratmıştı. 19 yaşında bulduğu bu formül ise şirketin ileride zor günlerden çıkışını sağlamada büyük rol üstlenecekti. Üstelik, Nuri Erbak ismini maden suları ve gazlı içecekler pazarında ölümsüz kılacaktı. 

1966 yılında Nuri Erbak, Efsane Uludağ Gazozu’na yönelik talebi karşılamak için saatte 6 bin şişe üretim kapasitesine sahip Prot marka ilk otomatik dolum hattının devreye girmesini sağladı. 2 yıl sonra ikinci dolum hattı, saatte 4 bin 800 şişe üretim kapasitesiyle devreye girdi. 1969 yılında ithal edilen Noll marka dolum makinesi sayesinde Uludağ İçecek, üretim kapasitesinde büyük bir artış elde etti. Üretim kapasitesindeki bu artış, Nuri Erbak için yeni bir fırsattı. 1970’lerden itibaren şirket, Hollanda ve Almanya’ya ihracat yapmaya başladı. 1975 yılında uygulanmayan başlanan franchising sistemi, Uludağ soda çeşitlerini Avrupa’da daha fazla tüketiciye ulaştırdı. 

1970’lerin sonlarında Nuri Erbak, Uludağ’ın büyümesi için gerekli yatırımlara ve modernizasyon projelerine hız verdi. Saatte 36 bin şişe dolum kapasitesine sahip tam otomatik dolum hattı Simonazzi’nin devreye girmesi, Uludağ’ın büyük markalarla rekabet gücünü arttırdı. Bu dönemde Prot marka dolum hattına yapılan revizyon sayesinde, Türkiye’deki ilk depozitolu litrelik cam şişenin üretimi sağlandı. Rivi marka dolum hattına yapılan revizyon ise dünyanın ilk 1 litrelik pet şişede doğal maden suyunu tüketiciyle buluşturdu. Aynı şişeyle Türkiye’deki ilk litrelik meşrubat üretimi de yapıldı.

1980’li yıllar, Nuri Erbak ve Uludağ için dünya pazarlarında büyüme yıllarıydı. 1985 yılında Türkiye’de ilk diyet gazoz ve kola üretimini gerçekleştiren şirket, 1987 yılında Amerikan pazarına giriş yaptı. Nuri Erbak sayesinde Uludağ, artık yalnızca yerli markalarla değil, aynı zamanda yabancı markalarla da rekabet ediyordu. 1993 yılında vefat eden Nuri Erbak’ın yerine şirketin yönetim kurulu başkanlığını oğlu Mehmet Erbak üstlendi. Uludağ ana markası altında günümüzde 7 kategori, 13 alt marka, 39 değişik ürün ve 112 farklı ambalaj yer almakta.

Ofis dostu Uludağ ürünleri Ofix’te!

Nuri Erbak’ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Uludağ ürünleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Uludağ Doğal Maden Suyu

Listemizin ilk sırasında, Uludağ doğal maden suyu var. İnternet kullanıcılarının Uludağ maden suyu olarak da aramasını yaptığı bu ürünler, maden suyu kategorisinde en fazla tüketilen içeceklerden biri. 200 ml’lik 24 adet özel cam şişede satışı yapılan bu ürünlerle evde veya ofiste mide sağlığınızı koruyabilirsiniz. Hazımsızlık sorunlarınızı giderebilir, kemik sağlığınızı güçlendirebilir ve kan basıncınızı düzene sokabilirsiniz. Diyet yapıyorsanız, içerisinde kalori bulunmayan bu ürünler diyetinize zarar vermez.  

Uludağ Premium Maden Suyu

Listemizin ikinci sırasında, Uludağ Premium maden suyu var. 250 ml’lik 6 adet özel cam şişede satışı yapılan Premium maden suyu çeşitleri, son derece etkileyici bir tasarıma sahip. İnternet kullanıcılarının Uludağ soda Premium şeklinde de aramasını yaptığı bu ürünler, hafif içimli doğal maden suları içinde yer almakta. Uludağ Premium soda fiyatı da internet kullanıcılarının en fazla yaptığı aramalar içinde yer almakta. Litre başına 5-6 miligram doğal karbondioksit gazı içeren bu ürünlerin özel kobalt mavi şişesi çok beğeniliyor. Bu şişeler, dünyaca ünlü Türk markası Dicle Kayek tarafından Osmanlı cam sanatı ve Baccarat vintage tarzından esinlenerek tasarlandı.

Uludağ Efsane Gazozu 

Listemizin üçüncü sırasında, Uludağ Efsane Gazozu var. İsmiyle müsemma Efsane Gazoz, Uludağ markasıyla adeta özdeş bir konumda. 250 ml’lik 6 adet özel cam şişede satışı yapılan bu ürünlerin formülü Nuri Erbak tarafından geliştirildi. Efsane Uludağ Gazozu ile Nuri Erbak, sektörde ismini ölümsüzleştirmeyi başardı. 1933 yılından bu yana formülü hiç değiştirilmeden korunan bu ürünler, Uludağ’ın doğal kaynak suları ve kristal toz şekerden üretilmekte. İnternet kullanıcıları bu ürünlerin yanı sıra Uludağ Efsane Gazoz fiyatı aramasını da sıkça yapmakta.

Ofix’te satışı devam eden diğer Uludağ ürünlerini inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler