Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dekorasyonunda 2018 Modası

Yayınlandı

tarihinde

Ofis dekorasyonunda 2018 modası hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofis dekorasyonu hem iş verenler, hem de ofis çalışanları için son derece önemli bir konu. Günün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz ofisimizde motivasyon ve verimliliğimizi doğrudan etkileyen konuların başında ofis dekorasyonu geliyor. Konu bu kadar önemli olunca, her yıl yeni bir trend çıkıyor ve pek çok alışkanlığımızı yeniden gözden geçirmemizi sağlıyor. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofis dekorasyonunda 2018 modası hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Doğallık ve Konfor

Modern iş hayatı, evimizde geçirdiğimiz süreyi giderek azalttığı gibi, evimizdeki doğallık ve konforu ofisimize taşımamızı da gerekli kılıyor. Son yıllarda sayıları bir hayli artan incelemelere göre, tekdüze bir görünüme sahip çalışma alanlarında yaratıcı düşünceler gelişemiyor. Geleneksel ofis tasarımlarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiren bu durum, ofis dekorasyonuna duyulan ilgiyi de arttırıyor. Öyle ki, ortaya çıkan yeni konseptler hızlıca tüketiliyor, birkaç yıl içinde farklı konseptler geliştiriliyor. 

Son yıllarda olduğu gibi ofis dekorasyonunda 2018 modası içinde de doğallık ve konfor ilk sırada efendim. Ofis ortamınızda doğallık ve konfor sağlamak için canlı renkler tercih edebilir, ahşap mobilyalar kullanabilirsiniz. Ofis ortamında buzdolabı veya şömine uygulamaları da yine evde çalışma hissini arttırıyor. Dahası, oyun odası gibi düzenlemeler, büyük şirketlerin ofislerinde giderek yaygınlaşmakta. Ofis ortamınız bu tür konseptler için uygunsa bunları deneyerek daha doğal ve konforlu bir ortam yaratabilirsiniz.

Canlı Renkler

Ofisinizde kullanacağınız duvar rengini belirleyen en önemli unsur, gün ışığından yararlanma şeklinizdir aslında. Son yıllarda olduğu gibi ofis dekorasyonunda 2018 modası içinde de canlı renkler revaçta. 90’lı yıllara kadar kullanımı devam eden koyu tonlar, özel aydınlatma sistemleriyle destekleniyor ve bu da enerji masraflarını yükseltiyordu. 90’lı yıllardan itibaren ofis dekorasyonunda mat renkler tercih edilmiyor. Ayrıca, duvar renkleri ile zemin renklerinin uyumlu olmasına da dikkat etmelisiniz. Perde çeşitleri için de yine açık renkleri tercih edebilirsiniz. Bu sayede, yapay aydınlatma sistemleri yerine gün ışığından daha fazla yararlanabilirsiniz.

Ofisiniz gün ışığından yeterince yararlanamıyorsa, koyu renklerden uzak durmalısınız. Ofis dekorasyonunda 2018 modası içinde yer alan canlı renkler, gün ışığından yeterince yararlanamayan ofisler için en uygun çözümler arasında. Aydınlık ofisler, aydınlatma sisteminizin yükünü azaltır ve tasarruf yapmanızı sağlar. Ancak, mat renkleri özellikle de küçük ofislerde duvarlar ile kolonlar arasında kontrast oluşturup mekanı geniş göstermek için kullanabilirsiniz. Bu tür kontrastlar için son zamanlarda öne çıkan renkler kobalt mavisi, hardal sarısı ve bordo.

Ahşap Mobilyalar

Metal veya metal görünümlü eşyaların etrafımızı çepeçevre sardığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Dayanıklılık, pratiklik, vb. nedenlerden dolayı öne çıkan bu tür ürünler, hızlı sanayileşme döneminin birer sembolü. Oysa, sanayi sonrası Batı toplumlarında metalin yerine ahşap geçiyor. Son yıllarda olduğu ofis dekorasyonunda 2018 modası içinde de ahşap mobilyalar revaçta. Ahşabın doğallık ve sıcaklığını, ofis mobilyaları ile kolayca hissedebilirsiniz. Basit bir ahşap çerçeve bile ortamın havasını kolayca değiştirebiliyor.

Bununla birlikte, ahşap mobilyalarda ayaklı modeller yakın dönemde daha fazla tercih edilmekte. Nitekim ayaklı mobilyalar, ofis ortamında daha ferah bir görüntü yaratıyor. Üstelik, mekanı olduğundan daha büyük gösteriyor. Çalışma masalarının yanı sıra oturma gruplarının da ayaklı olmasını tercih edebilirsiniz. Ayaklı mobilyalar, genişlik ve ferahlık hissinin yanı sıra zarafeti de arttırıyor.

Tuğla Duvarlar

Ofis ortamına sıcaklık katan unsurlardan bir diğeri de tuğla duvarlar. Ofisinizde eğer ahşap mobilyalar değil de metal mobilyalar tercih ediyorsanız, ofis duvar dekorasyonu için tuğla veya tuğla görünümlü kaplama malzemeleri kullanarak metal mobilyaların arasında bile ev ortamındaki huzur ve rahatlık hissini yakalayabilirsiniz. Üstelik, tuğla duvarlar çok iyi bir dekorasyon malzemesi olsa da duvar genişliğine bağlı olarak bunların üzerine ikinci bir dekorasyon uygulaması yaparak daha farklı görüntüler oluşturabilirsiniz.

Ofiste tavan yüksekliğiniz genişse, duvarda kullanacağınız tablo veya panoların büyüklüğünü rahatlıkla arttırabilirsiniz. Tablolarda tercihinize göre klasik, modern veya post-modern tasarımlar deneyebilirsiniz. Ancak, bu tasarımlar arasında konsept bütünlüğü oluşturmanız önemli bir nokta. Eğer küçük tablolar kullanmayı tercih ediyorsanız, bunları duvara asimetrik bir şekilde monte ederek daha estetik bir görüntü oluşturabilirsiniz.

Doğa Motifli Duvar Uygulamaları

Tuğla duvarların yanı sıra doğa motifli duvar uygulamaları da ofis dekorasyonunda 2018 modası içinde yer alıyor. Aslına bakarsanız, “yeşil ofis” kavramı, son zamanların dikkat çeken kavramlarından biri. Bu kavram, yalnızca masanızın üzerinde veya duvar kenarlarında birkaç yeşil bitki bulundurmanın çok daha ötesinde bir anlama sahip. Ofiste organik yaşam konusunda güçlü bir farkındalığı ifade eden bu kavramı ofis duvarınıza çeşitli uygulamalarla yansıtabilirsiniz.

Ofislerde özellikle de dinlenme ve bekleme odalarında yapılabilecek bu gibi duvar uygulamalarıyla hem ofis dekorasyonunda 2018 modası yakalanabilir, hem de tüm günü kapalı bir mekanda geçen ofis çalışanlarının kendilerini doğa ortamında hissetmeleri sağlanabilir. Bu bağlamda ayrıca, özel doğal aydınlatmalar veya boydan boya cam pencereler de denenebilir.

Geniş Alanlar

Mekanın insan psikolojisinde olduğu kadar iş performansı üzerinde de büyük bir etkisi var. Eğer kalabalık bir ekibiniz var ve dar bir mekana sıkışmışsanız, öfke ve stres kontrolü başta olmak üzere pek çok sorunla karşılaşmanız muhtemeldir. Ofis ortamı içinde oluşturacağınız geniş alanlar, iş ortamında pek çok olumlu etkiyi beraberinde getirecektir. Ofisinizin mimari özelliklerini değiştiremiyorsanız, ofis mobilyalarınızın yerleşim planını değiştirerek iyileşme sağlayabilirsiniz.

Dijital dünyada giderek daha küçük alanlara daha çok şey sığdırmaya çalışıyoruz. Bilgisayarımızda sıkıştırmadan sakladığımız dosyalar hızımızı yavaşlatıyor. Oysa insan, doğası gereği özgürlük hissiyle dolu bir varlık. Geniş mekanlar bu yönüyle, insanı bir bilgisayar programı haline dönüştürmek isteyen dijital dünyaya bir tür meydan okuma olarak da değerlendirilebilir.

Sıra Dışı Çalışma Alanları

Sıra dışı çalışma alanları, özellikle de yaratıcılık gerektiren işlerde çok önemli. Bu tür ortamlarda güçlü uyaranlarla karşılaşan yaratıcılık yeteneği, daha dinamik fikir alışverişlerini olanaklı kılıyor. Tüm ofis ortamını değiştiremiyorsanız bile, ofisinizin bir köşesini mutlaka sıra dışı bir şekle sokabilirsiniz. Örneğin, toplantı ve dinlenme odalarınızda sıra dışı tasarımlar deneyebilirsiniz.

Ofis dekorasyonunda 2018 modası Ofix.com’da!

Online ofis marketiniz Ofix.com, ofis dekorasyonunda 2018 modası konusunda ihtiyaç duyduğunuz ürünleri uygun fiyat avantajlarıyla karşılama fırsatı sunuyor. Sitemizde ofis mobilyaları, dolap ve raf üniteleri, koltuk ve sandalyeler, çalışma takımları ve dekorasyon ürünlerini kolaylıkla sipariş verebilir, ofisinizde istediğiniz değişikliği gerçekleştirebilirsiniz. Kurumsal müşterilerimize sunduğumuz ekstra fiyat avantajlarından yararlanmak için Ofix Kurumsal sayfamıza buradan giriş yapabilir, üyelik kaydı oluşturabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler