Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Sarf Malzemeleri Piyasasının Nabzını Tuttuk

Yayınlandı

tarihinde

Ofis sarf malzemeleri piyasası hakkında önemli bilgiler Ofix Blog'da...

Ofis sarf malzemeleri piyasası her geçen gün gelişiyor, ofislerin sarf malzemesi ihtiyaçları artıyor ve farklılaşıyor. Ofislerin çay, kahve, fotokopi kağıdı, kartuş ve toner, karton bardak gibi günlük tüketim ihtiyaçlarını karşılamak için yeni satış kanalları ortaya çıkıyor, piyasada rekabet artıyor. Bu rekabette ürün çeşitliliği ve hizmet kalitesini arttırmayı başaran firmalar öne çıkıyor, piyasanın durumunu net bir şekilde görebiliyor. Online ofis marketi konseptiyle sektörde 6. yılını dolduran ve piyasadaki büyümeyle birlikte her geçen gün büyüyen Ofix.com sitemizde kurumsal müşterilerimizin ofis sarf malzemesi alışverişlerine ilişkin olarak çok önemli bir analiz çalışması yaptık. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, bu analizin sonuçlarını okurlarımızla paylaşacağız.

İşletmelerin Büyüklüğüne Göre Ofis Sarf Malzemesi Giderleri

Ofix.com üzerinden kurumsal müşterilerimizin yaptığı alışverişleri incelediğimizde, ofislerde kişi başı aylık ofis sarf malzemesi giderlerinin ortalama 60 TL düzeyinde olduğunu görüyoruz. Yaklaşık 12 milyar TL’lik hacme sahip olan ofis sarf malzemeleri piyasasında mikro işletmelerin yıllık masraf ortalaması 2.500 TL düzeyindeyken, KOBİ üstü işletmelerin yıllık masraf ortalamaları 300.000 TL’yi buluyor. En çok tüketilen sarf malzemeleri listesinde ise ilk sırada çay yer alıyor. Çayın ardından karton bardak, Türk kahvesi, şeker, kağıt havlu, fotokopi kağıdı, poşet dosya ve klasör geliyor.

Analizimizde işletmeleri, çalışan sayısına göre mikro, küçük, orta ve KOBİ üstü işletmeler olarak 4 kategoriye ayırdık. Mikro işletmeler olarak ele aldığımız işletmelerde çalışan sayısı 1 ile 9 arasında olup bu işletmelerde yıllık sarf malzemesi giderleri 1.500 TL’den başlayıp 6.000 TL’ye kadar çıkabilmekte. Yıllık masraf ortalaması ise 2.500 TL düzeyinde. Küçük işletmeler, 10 ile 49 arası çalışana sahip işletmeleri kapsıyor. Bu işletmelerin yıllık sarf malzemesi giderleri 7.000 TL’den başlayıp 30.000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Yıllık masraf ortalamaları ise 20.000 TL düzeyinde.

Orta işletmeler, çalışan sayısı 50 ile 249 arasında olan işletmelerden oluşmakta. Bu işletmelerde yıllık sarf malzemesi giderleri 32.000 TL’den başlayıp 150.000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Yıllık masraf ortalaması ise yaklaşık 75.000 TL düzeyinde. KOBİ üstü işletmeler ise çalışan sayısı 250 ve üzeri olan işletmeleri kapsamakta. Bu işletmelerin yıllık sarf malzemesi giderleri 200.000 TL’den başlıyor, yıllık masraf ortalamaları ise 300.000 TL’yi buluyor.

İşletmelerin Sipariş Adetleri ve Sıklığı

Kurumsal müşterilerimizin Ofix.com‘dan yaptıkları alışverişlerde sipariş adetleri ve sıklığını incelediğimizde, mikro işletmelerin 2-3 ayda bir ürün sipariş verirken orta işletmelerin yaklaşık 15 günde bir sipariş verdiklerini görüyoruz. İşletmelerde sarf malzemesi olarak en fazla çay sipariş verilirken, işletmelerin çalışma alanlarına göre sipariş verdikleri ürünler değişmekte. Örneğin, yazılım şirketlerinin en sık sipariş verdiği ürünler arasında atıştırmalıklar öne çıkıyor. Atıştırmalıkların ardından gazlı veya gazsız içecekler üst sıralarda yer alıyor. Mimarlık ofisleri, noterler, serbest muhasebeci mali müşavirler (SMMM) ve tercüme ofislerinin en fazla sipariş verdiği sarf malzemeleri içinde fotokopi kağıtları, poşet dosyalar, klasörler ve koli bantları ilk sıralarda yer almakta.

Beyaz Yakalılar ile Mavi Yakalıların Çay Tüketim Alışkanlıkları

Yaptığımız analiz çalışmasında, beyaz yakalılar ile mavi yakalıların çay tüketim alışkanlıklarına ilişkin önemli bir sonuca ulaştık. Beyaz yakalıların çoğunlukta olduğu işletmelerde çay için bardak poşet çaylar ile bitki ve meyve çayları daha fazla tercih edilmekte. Mavi yakalıların çoğunlukta olduğu işletmelerde ise dökme çaylar daha fazla tercih ediliyor. Bu işletmelerde ayrıca, kullan-at bardak tüketimi daha fazla. Dolayısıyla beyaz yakalıların çayı cam ya da kupa bardakta, mavi yakalıların ise dökme çayı kullan-at bardakta tüketmeyi tercih ettiğini söyleyebiliriz.

Piyasanın Nabzını Tutmaya Devam Edeceğiz!

Ofix.com olarak online ofis marketi konseptiyle ofislerin sarf malzemesi ihtiyaçlarını karşılamak için 6 yıldır artan bir ivmeyle sürdürdüğümüz faaliyetlerimize, önümüzdeki süreçte ürün çeşitliliğimizi ve hizmet kalitemizi daha da arttırarak devam edeceğiz. Müşterilerimize daha iyi bir alışveriş deneyimi sunmak için yaptığımız analizleri genişletecek, ofis sarf malzemeleri piyasasının nabzını tutmaya devam edeceğiz. Ofis alışverişlerinde bizleri tercih eden tüm kullanıcılarımıza Ofix.com ekibi olarak teşekkür ediyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler