Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

 

 

Kuruyemişlerde bulunan yüksek miktarda vitamin, mineral, protein, lif gibi maddeler, kuruyemişleri beslenme programımız içinde ayrıcalıklı bir konuma yükseltiyor. Ofiste kan şekerimiz düştüğünde aklımıza ilk gelen besinlerden biri olan kuruyemişler, doğru şekilde tüketildiğinde kan şekerini dengeliyor, tokluk hissi veriyor, kolesterolün yükselmesini önlüyor ve kilo kontrolüne katkı sağlıyor. Peki, ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri nelerdir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Badem

Listemizin ilk sırasında badem var. Gülgiller familyasının Prunoideae alt familyasından bir ağaç türü olan bademin anayurdu Anadolu. Akdeniz kıyılarında yetişen badem ağacının meyveleri için kimi zaman çağla sözcüğü kullanılsa da badem sözcüğü aslında hem ağacı, hem meyveyi, hem de çekirdeği kapsamakta. Badem ağacı üzerindeki çekirdekler olgunlaşmadan çağla veya yeşil badem şeklinde tüketilebileceği gibi, olgunlaştıktan sonra çağla kabukları açılarak da tüketilebilmekte. Kabukları açmak için badem kıracağı kullanılmakta. Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri içinde bademin tüketim şeklinde çiğ badem ve badem içi daha fazla tercih edilmekte. Badem yetiştiriciliği konusunda ülkemiz oldukça şansı konumda. Avrupa’da ise susuz badem yetiştiriciliği giderek artıyor. Kabuklu bademin yanı sıra toz badem, ballı badem ve buzlu badem de meraklıları tarafından ilgi görmekte. Badem fiyatı kuruyemişlerde piyasa ortalamasına göre makul düzeyde olup ofis çalışanlarının bütçelerini zorlamamakta.

Besin değeri açısından badem, oldukça zengin bir bileşime sahip. Bademde bol miktarda A, B, C ve E vitaminleri, lif, folik asit, kalsiyum, fosfor, demir, çinko, bakır, potasyum, magnanez ve magnezyum gibi mineraller bulunmakta. Bu mineraller içinde kalsiyum miktarı diğerlerinden daha fazla. Özellikle badem çekirdeği güçlü bir kalsiyum kaynağıdır. Bademin en yaygın iki türü bulunmakta. Badem çeşitleri içinde acı badem, badem yağı üretiminde kullanılıyor. İnce kabuklu badem olarak da bilinen tatlı badem ise çiğ veya kavrularak tüketilmekte. Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri içinde bademin besin değerini yükseltmek için dilerseniz az yağlı inek sütü veya ayran kullanabilirsiniz. Bununla birlikte, tek seferde 8-10 adetten fazla badem içi veya kavrulmuş badem tüketmemenizi tavsiye ederiz. Fazla badem tüketmek, kilo almaya ve bazı hazımsızlık sorunlarına yol açabilir.

Ceviz

Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri listemizin ikinci sırasında ceviz var. Latince adı juglans regia olan ceviz ağacı, uzun ömürlü ve kalın gövdeli bir bitkidir. Ceviz yetiştiriciliği açısından da oldukça şanslı olan ülkemizde çok sevilen ceviz, omega-3 yağ asidi bakımından oldukça zengin bir besindir. Bunun yanı sıra manganez, bakır ve B vitamini bakımından da zengin olan ceviz, özellikle kalp ve beyin sağlığı için çok faydalı. Ceviz çeşitleri arasında Brezilya cevizi, pikan cevizi, chandler ceviz, kırmızı ceviz ve fernor ceviz gibi çeşitleri daha çok tropikal iklim kuşaklarında yetişmekte. Cevizin ister taze ceviz, isterse ceviz yağı olarak tüketim şekilleri kan basıncını düşürüyor, kalp ritmlerini dengeliyor, kalp krizi riskini azaltıyor ve kalp damar hastalıklarının tedavi süreçlerini destekliyor.

Ofiste çalışırken her gün düzenli olarak ceviz tüketirseniz, bilişsel fonksiyonlarınızı daha etkin şekilde kullanabilirsiniz. Omega-3 yağ asidi için en önemli kaynaklardan biri olan ceviz içi, içerdiği yüksek miktarda B vitamini sayesinde sinir sistemini güçlendiriyor, hafıza sorunlarına iyi geliyor. Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri içinde ceviz türlerinin hemen hepsi bu özelliklere sahip. İsterseniz ceviz fidanı veya ceviz fidesi temin ederek evde kendi cevizinizi kendiniz de yetiştirebilirsiniz. Ceviz fiyatları da yine piyasa ortalamasına göre normal düzeyde olup ofis çalışanlarının bütçelerini zorlamamakta. Brezilya cevizi fiyatı ise ceviz fiyatlarına oranla daha yüksek olabilmekte. Günlük düzenli ceviz tüketimiyle uyku ve cilt sağlığı konusunda da olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz.

Fındık

Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri listemizin üçüncü sırasında fındık var. Huşgiller ailesinin crylus cinsini oluşturan ağaç ve çalı türlerinin ortak adı olan fındık, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve ülkemizde daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişmekte. Nemli ve humuslu toprakları seven fındık ağacı, yıllık ortalama 1500 mm yağışa ihtiyaç duyuyor. Çiğ fındık ve kavrulmuş fındık şeklinde iki yaygın tüketim şekli olan fındığın ülkemizde daha çok tombul, palaz, sivri, kargalak ve yassı fındık çeşitleri tercih edilmekte. Fındık fiyatı belirlenirken fındık borsası içinde oluşan durumlar değerlendirilmekte. Genel olarak fındık içi ve kabuklu fındık fiyatları halkın alım gücüne göre uygun düzeyde seyretmekte. Fındığın meyvesi, kabuğu ve yağı pek çok alanda kullanılırken fındık içi en çok çikolata endüstrisinde kullanılmakta.

Besin değeri oldukça yüksek olan fındıkta bol miktarda lif, magnezyum, çinko, potasyum, demir, folat, manganez ve omega-3 yağ asidi mevcut. Özellikle fındık içi protonosiyanidinler, kersetin ve kaemferol gibi fitopkimyasal ile A, B6, C ve E vitaminleri bakımından zengin bir besindir. Fındıkta ayrıca tiamin, niasin, piridoksin ve pantotenik asit gibi faydalı pek çok madde de mevcut. İster kabuklu fındık olsun, isterse kavrulmuş fındık, günlük düzenli fındık tüketimiyle vücudunuzun vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Bununla birlikte, fındığın faydaları konusunda etkin sonuçlar alabilmek için fındığın bayatlamamış olması gerekmekte. Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri içinde fındığın bayatlamasını önlemek için, tüketim miktarınıza uygun miktarda sipariş vermenizi tavsiye ederiz. Ve tabii, fındığı mümkünse hava almayan cam bir kapta saklamanız daha iyi olur.

Antep Fıstığı

Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri listemizin dördüncü sırasında Antep fıstığı var. Anacardiaceae denilen sakızağacıgiller familyasından kabuklu bir meyve olan Antep fıstığı, bazı bölgelerde Şam fıstığı olarak da bilinmekte. Ülkemizde Antep fıstığının yüzde 40’ı Şanlıurfa, yüzde 33’ü Gaziantep’te yetiştirilmekte. Besin bileşenleri açısından bakıldığında, Antep fıstığının fındık ve badem gibi diğer kuruyemişlere oranla daha yağlı olduğunu söyleyebiliriz. Yetiştirilmesinde yaşanan zorluklar ve piyasada oluşan yoğun talebe bağlı olarak Antep fıstığı fiyatları biraz yüksek. Taze Antep fıstığı özellikle tatlılara kattığı lezzetten dolayı Türk mutfağında ayrı bir öneme sahip. Antep fıstığına yönelik ilgi ve talep hem iç, hem de dış pazarlarda diğer kuruyemişlerden daha yüksek düzeyde.

Besin değeri açısından Antep fıstığı potasyum, fosfor, magnezyum, kalsiyum ve demir bakımından zengin bir bileşime sahip. Bu bileşimi sayesinde kolesterolü düşüren, kan şekerini dengeleyen ve kansere karşı koruma sağlayan Antep fıstığı, aynı zamanda da sindirime yardımcı oluyor. Ofiste örneğin yemeği fazla kaçırdıktan sonra sindirim sisteminizde rahatsızlık hissettiğinizde birkaç adet Antep fıstığı tüketerek rahatlama sağlayabilirsiniz. Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri içinde Antep fıstığında ayrıca pirinç, patates veya tahıl ürünlerinden daha fazla miktarda posa bulunuyor. Bu özelliği sayesinde de bağırsak sağlığı üzerinde oldukça faydalı bir besin. Antep fıstığındaki faydalı mineral ve vitaminler, cilt hücrelerinin metabolik faaliyetlerini de desteklemekte ve cilde parlak bir görüntü kazandırmakta.

Karışık Kuruyemiş

Ofislerde en fazla tüketilen kuruyemiş çeşitleri listemizin beşinci sırasında karışık kuruyemiş var. Karışık çerez olarak da bilinen bu ürünler, ofis çalışanlarının farklı kuruyemiş lezzetlerini bir arada deneyimlemesine imkan tanımakta. Karışık kuruyemiş fiyatları marka ve gramaja göre değişse de genel olarak ofis çalışanlarının alım gücüne uygun düzeyde. Kuruyemişleri karışık olarak tüketmek miktara dikkat edildiği sürece daha sağlıklı olabilir. Çünkü kuruyemişlerdeki besin değerleri farklılık arz etmekle birlikte, farklı çeşitlerin birlikte tüketilmesi vücudun vitamin ve mineral ihtiyacını daha etkin şekilde karşılamasını sağlayabilir. Fakat bununla birlikte, karışık kuruyemiş tüketiminde miktar konusunda ölçüyü kaçırmak da mümkündür. Bu gibi durumlarda artan tüketime bağlı olarak kuruyemişler kilo almaya yol açabilir.

Online ofis marketiniz Ofix’te satışı devam eden tüm kuruyemiş çeşitlerini kuruyemiş ve kuru meyveler kategorimizde inceleyebilir, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyeliğimizi inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Kuruyemiş Çeşitleri

    23 Haziran 2021 saat 11:23

    Hepsinin faydalı olduğu düşünüldüğünde karışık tüketmek daha faydalı olacak.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler