Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste enfeksiyonlardan korunmak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste enfeksiyonlardan korunma yolları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Kendimize ne kadar dikkat edersek edelim, toplu ortamlarda ve özellikle de mevsim geçişlerinde enfeksiyonlara yakalanabiliyoruz. Gerekli önlemleri almadığımızda hızla yayılan enfeksiyonlar hem günlük hayatımızı, hem de iş hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, ofiste enfeksiyonlardan korunma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Enfeksiyon hastalıkları nelerdir?

Önce biraz enfeksiyon hastalıklarından bahsedelim efendim. Enfeksiyon hastalıkları kısaca bakteriler, virüsler, parazitler ve diğer mikroorganizmaların insan vücuduna girmesiyle ortaya çıkan hastalıklar şeklinde tanımlanabilir. Mikroorganizmaların vücudumuza girmesiyle bağışıklık sistemimiz, belirli birtakım savunma mekanizmalarını harekete geçiriyor. Bu mekanizmalar yeterince güçlüyse ve vücut direncimiz yüksekse, enfeksiyon oluşumu ortaya çıkmıyor. Aksi durumlarda, mikroorganizmalar hızla çoğalıp bizi hasta ediyor.

Enfeksiyonlar nasıl bulaşır?

Enfeksiyonlar hava yoluyla, temas yoluyla, ara kaynaklar yoluyla ve vektörler yoluyla bulaşabilmekte. Hava yoluyla bulaşan enfeksiyonlar içinde en bilinenleri nezle, grip, verem, boğmaca, suçiçeği, menenjit ve kızamıktır. Bu enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmalar, hapşırma veya öksürmeyle partikül veya toz parçacıkların içinde havada uzun süre asılı kalabilmekte. Solunum yoluyla vücuda giren bu mikroorganizmalar, bağışıklık sistemi zayıfsa hızla çoğalıyor ve kişiyi hasta ediyor.

Temas yoluyla bulaşan enfeksiyonlar ya doğrudan, ya da dolaylı temas yoluyla bulaşabilmekte. Doğrudan temas, insandan insana gerçekleşen fiziksel temastır. Uçuk ve bit enfeksiyonu gibi hastalıklar, bu şekilde bulaşan enfeksiyonlar arasında en bilinenleri. Dolaylı temas ise mikrop bulaşan nesnelerle gerçekleşmekte. Ofiste en sık kullandığımız masaüstü gereçler, kapı kolları, ofis telefonları, kumandalar ve elektrik düğmeleri, dolaylı temas yoluyla bulaşan enfeksiyonlar için risk oranı yüksek yüzeylerdir.

Ara kaynaklar yoluyla bulaşma, mikroorganizmaların yaşam döngüsünü sağlayan su, kan, serum, çeşitli yiyecek maddeleri ve dışkı yoluyla gerçekleşmekte. Bu şekilde en sık karşılaşılan enfeksiyonların başında tifo, hepatit A ve kolera gibi hastalıklar geliyor. Vektör yoluyla bulaşma ise mikroorganizmayı canlı bir organizmaya aktaran pire, kene veya sivrisinek gibi ara taşıyıcılarla gerçekleşiyor. Bu şekilde en sık karşılaşılan enfeksiyonların başında sıtma geliyor.

Ofiste enfeksiyonlardan korunma yolları nelerdir?

Enfeksiyonu ve bulaşma yollarını kısaca özetledikten sonra, yazımızın bu kısmında ofiste enfeksiyonlardan korunma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Bu arada, çok önemli bir hatırlatma yapalım. Her enfeksiyonun tedavisi antibiyotik gerektirmez. Mevsim geçişlerinde sıkça rastladığımız viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı hiçbir fayda sağlamayacağı gibi, bağışıklık sistemi üzerinde pek çok zarara yol açabilmekte. Antibiyotikler, yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda ve ancak hekim gözetiminde kullanılmalı. Ofiste enfeksiyonlardan korunmak için bilinçsiz antibiyotik kullanımından uzak durmalısınız.

Ellerinizi sık sık yıkamalısınız.

Mikroplar sabit objelerin üzerinde saatlerce yaşayabilirler. Ofiste en sık kullandığımız masaüstü gereçler, kapı kolları, ofis telefonları, kumandalar ve elektrik düğmeleri enfeksiyon bulaşma riski yüksek olan yüzeylerdir. Ki bu yüzeyler, ofisinizin günlük temizliği içinde mutlaka temizlenmesi gereken yüzeylerdir. Fakat çeşitli nedenlerle bu işler genellikle ihmal edildiği için, bu yüzeylerle doğrudan ve sıkça temas eden ellerimizi temiz tutmamız ofiste enfeksiyonlardan korunma yolları içinde ilk sırada değerlendirilebilir.

Ellerimizi yıkarken her zaman için ilk tercihimiz antibakteriyel sabunlar olmalı. Nitekim bu ürünler, kötü hijyen koşullarına karşı tam koruma sağlamakta. Ofiste eğer bulaşık yıkıyorsanız, antibakteriyel deterjanlar da her zaman için ilk tercihiniz olmalı. Fakat bulaşık yıkamayı tercih etmiyorsanız, kullan-at mutfak malzemeleri için hijyenik saklama koşullarını sağladığınızdan emin olmalısınız. Aksi durumda, bu gibi ürünlerle de enfeksiyonlar bulaşabilir. Ellerimizi yıkamak yerine ıslak mendillerle silmek, enfeksiyonların bulaşma riskini ortadan kaldırmak için yeterli olmuyor.

Özel eşyalarınızı kimseyle paylaşmamalısınız.

Ofiste kullandığımız bardak ve diğer mutfak gereçlerimiz ile kişisel bakım ürünlerimizi hiçbir zaman hiç kimseyle paylaşmamalıyız. Kişisel hijyenimizi korumak için göstereceğimiz çaba, enfeksiyonların bulaşmasını önlemede büyük fayda sağlayacaktır. Kişisel bakım konusunda ayrıca, özellikle de mevsim geçişlerinde cilt bakımınızı ihmal etmemelisiniz. Cilt yüzeyinde nem kaybı ve diğer nedenlerden dolayı oluşacak çatlamalar, mikropların vücuda girişi için uygun birer zemin olacaktır. Bakım kremlerinizi hiçbir zaman kimseyle paylaşmamalı, kişisel hijyeninize her zaman çok dikkat etmelisiniz.

Hasta kişiye fazla yaklaşmamalısınız.

Hava yoluyla bulaşan bazı enfeksiyon vakıalarında mikroplar, öksürük ve hapşırmayla 1.5-2 metreye kadar yayılabilmekte. Enfeksiyona yakalanan bir ofis arkadaşınıza bu mesafeden yakın olmanız durumunda, enfeksiyon riskiniz artacaktır. Ofis ortamı içinde gün boyunca maske takmanız pek mümkün değilse, özellikle de öksürük ve hapşırma anlarında mutlaka kendinizi korumalı, solunum yoluyla mikrop geçişini engellemelisiniz. Doğrudan ve dolaylı temas şekillerinize dikkat etmeli, temas miktarınızı olabildiğince sınırlandırmalısınız. Bu konuda özellikle de tokalaşmaya dikkat etmelisiniz. Fazla tokalaşmamak en iyisi.

Ofisinizi sık sık havalandırmalısınız.

Ofiste çalışırken kendimizi işimize bazen o kadar kaptırabiliyoruz ki, havasızlığı fark edemiyoruz. Odamıza giren birisi, bu durum karşısında şaşkınlığını hemen belli edebiliyor. Gerçekten de ofiste temiz hava ihtiyacımızı çoğu zaman başkalarının uyarısıyla fark ediyoruz. Oysa mikroplar, havasız ortamlarda çok daha hızlı şekilde çoğalır ve daha kolay bulaşır. Üstelik, ofisimizde klima ve havalandırma sistemimizin bakımını ihmal etmişsek, hava yoluyla bulaşan enfeksiyonlar için daha yüksek bir risk altındayız demektir.

Açıkta satılan yiyecek ve içeceklerden uzak durmalısınız.

Yemek ve atıştırmalıklar için dışarıda açıkta satılan yiyecek ve içecekleri tüketmek gibi bir beslenme alışkanlığınız varsa bundan vazgeçmeli, ara kaynaklar yoluyla bulaşan enfeksiyonlara karşı önlemlerinizi mutlaka almalısınız. Sıvı tüketiminde keza, yalnızca kapalı kaplarda satılan ve güvenli olduğundan emin olduğunuz sıvıları tüketmelisiniz. Sıvı tüketiminde kullanılan bardakların yeterince temiz ve deterjan kalıntısı taşımadığından emin değilseniz, kullan-at bardakları tercih edebilirsiniz.

Sağlıklı beslenmeli, bağışıklık sisteminizi güçlendirmelisiniz.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirme ve vücut direncimizi yükseltmenin en etkin yollarından biri de sağlıklı beslenmeden geçiyor efendim. Bu konuda en çok proteinler, probiyotikler ve prebiyotikler, yeşil sebzeler, D vitamini, kabuklu deniz ürünleri ve ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler faydalı. Savunma sistemimizin yapı taşları olan antikorlar, besinlerden alınan proteinlerden üretilmekte. Enfeksiyon risklerinin arttığı mevsim geçişlerinde protein ağırlıklı beslenme, üretilecek antikor miktarını arttırarak hastalıklara karşı etkin bir koruma sağlıyor. Protein alımının yetersiz kalması durumunda, mikroplar hızla çoğalıyor ve hastalıklar daha zor geçiyor.

Ofis dostu kutu mendiller Ofix.com’da!

Ofiste enfeksiyonlardan korunma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği kutu mendillerden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Ofiste enfeksiyonların bulaşmasını önlemek için hapşırırken ve öksürürken bu ürünleri rahatlıkla kullanabilir, ofisinizde daha sağlıklı bir çalışma ortamı yaratabilirsiniz.

Marathon Kutu Mendiller

Eczacıbaşı Topluluğu‘na ait İpek Kağıt‘ın bir markası olan Marathon, endüstriyel alanlarda hijyenin sağlanmasında çok önemli görevleri yerine getiriyor. Temizlik kağıtları grubunda lider markalardan biri olan Marathon‘un kutu mendilleri, Ofix.com verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği kutu mendiller listesinde ilk sırada. 21 x 21.5 cm ölçüsünde çift katlı 80 yapraktan oluşan Marathon kutu mendiller için siparişlerinizi buradan verebilirsiniz.

Konfor Kutu Mendiller

Listemizin ikinci sırasında, Konfor kutu mendiller var. Tümüyle selülozdan üretilen 20 x 19.5 cm ölçüsünde çift katlı 100 yapraktan oluşan bu ürünler, özel yumuşak dokusu nedeniyle kullanıcılar tarafından çok beğenilmekte. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Papia Kutu Mendiller

Listemizin üçüncü sırasında, Papia kutu mendiller var. Fonksiyonel yapısı ve şık tasarımıyla evde, ofiste, arabada rahatlıkla kullanılabilecek bu ürünler, çift katlı 150 yapraktan oluşuyor. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler