Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Egzersiz Vakti

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste yapılabilecek egzersizler hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Günün büyük bir bölümünü masa başı işlerde ve çok az hareket ederek geçiren beyaz yakalılarda çeşitli sağlık sorunları oluşabilmekte. Bunlar içinde özellikle kas ve eklem ağrıları, kireçlenme, sinir sıkışması, tendon yırtılması, parmaklarda uyuşma, göz yorgunluğu gibi sorunlar en yaygın olanları. Oysa ofiste yapılabilecek basit birtakım egzersizlerle bu sorunların birçoğundan kurtulmak mümkün. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, ofiste yapılabilecek egzersizler hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Boyun Egzersizleri

Hemen tüm işlerini bilgisayar kullanarak yapan beyaz yakalılarda en sık görülen şikayetler arasında boyun ağrıları üst sıralarda yer alıyor. Çalışma ortamında ergonominin sağlanamaması, boyun kaslarının fazla gerilmesi veya yırtılması, ani ve yanlış hareketler gibi nedenlerle oluşan boyun ağrıları nedeniyle beyaz yakalıların yaşam kalitesi ve iş performansı olumsuz etkileniyor. Ofiste yapılabilecek egzersizler içinde boyun için ilk olarak, nefes alıp başınızı yana döndürebilir, nefes vererek boynunuzu doğal konumuna getirebilirsiniz. Nefes alırken başınızı yukarı kaldırıp nefes verirken öne eğebilirsiniz. Ardından, başınızı önce saat yönünde, daha sonra aksi yönde döndürebilirsiniz. Bu hareketleri günde 5 kez tekrar ederseniz boyun ağrılarınızın birçoğundan kurtulabilirsiniz. 2 günden uzun süren ağrılarınız içinse hekiminize başvurabilirsiniz.

Omuz Egzersizleri

Omuz ağrıları da yine beyaz yakalılar arasında en yaygın şikayetler arasında. Yaz aylarının gelişiyle birlikte ofislerde artan klima kullanımı, omuz ağrılarının artmasına yol açabilmekte. Vücudumuzu hareket ettirmemizi sağlayan çok sayıda kas, bağ doku ve tendondan oluşan omzumuz, en karmaşık kas gruplarını ve en hassas eklemleri içinde barındırır. Bu nedenle dış etkenlerden kolayca etkilenir. Ofiste yapılabilecek egzersizler içinde omuz için ilk olarak, omuzlarınızı kulaklarınıza yaklaştırır gibi yukarı kaldırabilir, birkaç saniye bu şekilde bekleyebilirsiniz. Omuzlarınızı kendi ekseni etrafında arkaya ve aşağı doğru döndürebilir, ellerinizi başınızın arkasında birleştirebilir, dirseklerinizi geriye alıp nefesinizi tutarak 30 saniye kadar bekleyebilirsiniz. Nefesinizi verirken gevşeyebilir, bu hareketleri günde 5 kez tekrar ederek omuzlarınızda rahatlama sağlayabilirsiniz.

Esneme Egzersizleri

Masa başı işlerde çalışan ve ergonomi destek ürünleri kullanmayan beyaz yakalılarda kas ve iskelet sistemi olumsuz etkilendiği için kas kasılması ve spazm riskleri artabiliyor. Bu riskleri azaltmak için ofiste yapılabilecek egzersizler içinde esneme egzersizlerine özel bir önem vermelisiniz. Bununla birlikte, orta yaş üzerindeyseniz esneme egzersizlerinde abartıya kaçmamalı, kendinizi fazla zorlamamalısınız. Esneme egzersizleri için ilk olarak, boynunuzu sağ omzunuza doğru eğebilir, birkaç saniye bekleyebilirsiniz. Daha sonra diğer tarafa geçebilirsiniz. Boynunuzu esnettikten sonra omzunuzu esnetebilir, esneteceğiniz taraftaki kolunuzu göğsünüze zıt yönde yaklaştırabilirsiniz. Sırtınızı esnetmek için omuzlarınızı dairesel bir hareketle önce öne, sonra geriye doğru çevirebilirsiniz. Bu egzersizleri gün içinde tekrar ettikçe kas ve iskelet sisteminiz rahatlayacaktır.

Ayak Egzersizleri

Gün içinde yeterince hareket etmemek nedeniyle oluşan ağrıların önemli bir kısmı da ayaklarda meydana geliyor. Vücudumuzun tüm yükünü taşıyan ayaklarımızda ortaya çıkan ağrılar, hareket yeteneğimizi ciddi ölçüde kısıtlıyor. Ayakta durmakta veya yürümekte karşılaşılan güçlükler, ayak ağrıları ile kas ve eklemlerimizde, ardından omurga sistemimizde ve vücudumuzun değişik bölgelerinde ağrıların ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu sorunların önüne geçmek için ofiste yapılabilecek egzersizler içinde ayak için ilk olarak, otururken ayaklarınızı bileklerinizden kendi ekseni etrafında döndürebilirsiniz. Ayaklarınızı önce saat yönünde, sonra aksi yönde döndürerek daire çizebilirsiniz. Ayağa kalkarak ayaklarınızı omuz hizasında açabilir, ağırlığınızı bir bacağınıza vererek diğer bacağınızı dizinizi kırmayacak şekilde yukarı kaldırabilirsiniz. Bu şekilde ayağınızla dairesel hareketler çizerseniz ayak kaslarınız güçlenir.

Bacak Egzersizleri

Beyaz yakalılar arasında bacak ağrıları da büyük ölçüde hareketsizlikten kaynaklanmakta. Gün içinde bacaklarda hissedilen yanma, karıncalanma veya uyuşma durumuna çoğu zaman ağrı veya baldır bölgesinde elektrik çarpmasına benzer daha şiddetli ağrılar eşlik edebilmekte. Ofiste yapılabilecek egzersizler içinde bacak için ilk olarak, ofis koltuğu üzerinde dik oturup bacağınızı düz ve gergin olacak şekilde hafifçe yerden kaldırabilirsiniz. Karın kaslarınızı bir miktar sıkabilir, parmak uçlarınız yukarıyı gösterecek şekilde bacağınızı gerebilir, parmak ucunuzu yere çevirerek bacağınızı esnetebilirsiniz. Bacağınızı kalça hizasına kadar dizinizi kırmadan uzatabilir, bu şekilde 10 saniye bekleyebilirsiniz. Bu hareketleri gün içinde 10 kez tekrar edebilir, bacaklarınızdaki kan dolaşımını arttırarak birçok şikayetinizden kurtulabilirsiniz.

El ve Parmak Egzersizleri

Gün boyunca bilgisayar ve klavye kullanmaktan dolayı en fazla zarar gören uzuvlarımızın başında ellerimiz geliyor. Ofiste yapılabilecek egzersizler içinde el ve parmaklar için ilk olarak, bileklerinizi düz tutup parmaklarınızı kendinize çekerek başlayabilirsiniz. Bu şekilde 5 saniye kadar bekleyebilirsiniz. Daha sonra ellerinizi masanın üzerine yerleştirebilir, bileğinizi serbest bırakabilirsiniz. El bileğinizi germek için, parmaklarınız yukarı bakacak şekilde kollarınızı öne uzatabilir, bir elinizle diğer elinizin parmaklarını kendinize doğru çekip 5 saniye bekleyebilirsiniz. Baş parmağınızdan başlayarak tüm parmaklarınızı 5 saniye kadar gergin tuttuktan sonra serbest bırakırsanız bilgisayar kullanmaktan dolayı el ve parmaklarınızda oluşan baskıyı azaltabilirsiniz.

Göz Egzersizleri

Beyaz yakalılar arasında göz yorgunluğu da yine gün boyunca bilgisayar kullanmaktan kaynaklanan rahatsızlıklar içinde öne çıkmakta. Kendilerini işe kaptırıp aralıksız çalışarak ekrana bakan beyaz yakalılarda göz kasları zarar görüyor ve odaklanma güçlüğü oluşabiliyor. Ofiste yapılabilecek egzersizler içinde gözleriniz için 20-20-20 kuralını uygulayabilirsiniz. Bu kural kısaca, 20 dakikada bir gözlerinizi 20 saniye kadar, 20 fit yani 6 metre uzaklıktaki bir objeye odaklamak şeklinde ifade edilebilir. Bu kuralı uyguladığınızda, göz kaslarınızın gevşemesini ve dinlenmesini sağlayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler